Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Dil, Mantık & Zihin Felsefesi (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=150)
-   -   Beni Ben yapan Hafıza mı ? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=41058)

ilahimasal 23-07-2018 22:46

Beni Ben yapan Hafıza mı ?
 
Bir saniye öncemi dahi anımsayamasam Benin ben olduğunu nasıl biliceğim ki ?

Hafıza dediğimiz madde yada başka bir şey değilki ! Olanların kayıt olduğu ve duruma ve benim ihtiyaç duyduğum anda karşıma çıkan , bedensiz , maddesiz atomsuz acayip birşey.

Hafıza öyle bir şablon ki ! Neyi açıklamak istersen onun üzerine koy ve ANLAMLANDIR. hafıza olmasa seninde , benimde bir anlamım yok.

Hafıza yok iken , Tanrı mevzuun da , birisi karşınıza çıktı ve Tanrı dedi !! Hafızaya kayıt olmayan bu isim , bir an sonra ne ifade eder ki ? Anlamsız ! Manasız. Her şey gibi .

Hafızam olmasa benim ben olduğumun hiç bir kıymeti olmayacak. Çok karışık . Benim bunu anlatmam mümkün de değil.

Bilen varsa !!

Dijwar 24-07-2018 10:43

Benim bu konuda bizi biz yapan anılarımız ve geçmiş zamanı hatırlayışımız ile ilgili bir takıntım var.
Yani ya hafızayı sahte bilgilerle doldurursak ne olur, şeklinde.
Yani diyelim senin adın Hasan. Yoksul bir aileden geliyorsun ama bir şekilde hafızanı sıfırlayıp senin adını Mehmet koysak, köken olarak zengin bir ailenin çocuğu olarak başka şehirde başka bir yaşam sürerek buralara geldiğini yüklesek beynine...

Sen de samimi olarak inansan buna ve bir ömür buna inanarak yaşam sürsen...Burada kişinin yüzde yüz inandığı şey, onun gerçekliği oluyor sanırım. Daha sonra biz ne kadar, sen aslında o değilsin desek bile, o kişi kendini öyle görmeye devam edecek.

Geçmiş zaman- hafızalarımızda kalan bilgi kadar- onu da ne kadar gerçekçi hatırlayabilirsek artık...

Neva 24-07-2018 13:22

Bir saniye oncesini dahi hatirlamiyor olsaniz da, yine ben babinda bilirsiniz.
Hafiza dediginiz bir organ degildir, beynin, geri cagirma yetenegidir sadece.

spartacus 24-07-2018 14:18

Hafıza benliğin bir parçasıdır sadece.

Ama burada bir sorun var, ben-lik ile kastedilen nedir?

Benliği anlamlı kılan faktörlerden birisi de diğerleridir.

İşin aslına bakılırsa, ben-lik de verili durum-koşulda geçerli. Aslında daha önceki ben artık yoktur, verili koşul ancak kayıt altına alınarak, artık gerçeklik vasfı taşımayan, geçmişin veritabanı.

Haliyle benliğin farkındalığı kadar bilincin şekillenişi de çevre faktörüne bağlıdır. Kısaca ortam, algılar ve tüm diğerleri, benliği anlamlı kılar.

Hasılı zaten özünde veritabanı, çevre, yaşam ve etkileşimle oluşuyor. Eğer bir insanın hafızası tamamen silinip yerine başka birisinin hafızası yüklenirse, şimdiki ben olmayan geçmişteki bir başka ben hissi oalbilir, ama verili koşuldaki ben, hafıza olarak aktarılan ben'in kendisi değildir. Burada beyin bir işlemci gibi ve evet yüklenen yeni bellek, davranışları da değiştirecektir, zira işlemci veritabanındaki veriye göre de çalışacaktır ama benlik verili koşulda, diğerleriyle anlam kazandığı için, o benlik, aktarılan hafızadaki kişi-ben olmayacaktır.

Kabaca, bir bilgisayara windows 7 yüklü iken format atılır, windows 10 yüklenirse, işlemci yorumlamaya yine devam edecektir, tabi artık windows 7 değildir, yine de bir şeydir.

Kısaca insanın öznel, düşünme, inanç vb biçimini böylece karar mekanizmalarını da etkileyen, belirleyici rol almasını sağlayan, içinde bulunduğu çevre ve edinimleridir.

Geçerken, yeri gelmişken, Marx iki yönden de(yukarıdaki ifadede belirtilen) haklıydı, diğeri ise yabancılaşma. Bu neoliberal sahtekarların hoşuna gitmese bile.

Hafıza olmasaydı ben'lik olur muydu? Olurdu, ama bu düzeyde kapsamlı olmazdı. Refleks düzeyi de temelde yeterlidir ve bu bağlamda dönüp dolaşıp etkileşm faktörünün nelere kadir olduğu noktasına geliyoruz. Benliği anlamlı kılan temele...

Yıldıztozu 24-07-2018 20:43

Bütün, parçaların toplamından daha fazlasıdır. Ben elim, kolum ya da beynim değilim. Bu parçaların birleşimi de değilim. Çünkü parçalar birleştiklerinde, kendilerinde olmayan yeni bir nitelik ortaya çıkarırlar. Hidrojen ile oksijen birleştiğinde, hidrojenlik ve oksijenlik özelliği dışında bir nitelik olan suyu ortaya çıkarmaları gibi.
Kolumu kessem o kol tek başına artık bendeki haliyle aynı olmaz. Kol bendeyken diğer parçalarla etkileşim halindeydi, ama tek başınayken bu etkileşime sahip olmaz.

Ben nedir sorusu yerine elma nedir? sorusunu sorsak da cevap yine aynı temele dayanırdı. Elmayı rengiyle mi, kokusuyla mı, tadıyla mı, şekliyle mi, içerdiği elementlerle mi tanımlarız? Bunların hiçbiri tek başına elmayı tanımlayamaz.

Beni ben yapan mekanizma ile evrimin işleyiş mekanizması arasında benzerlik görüyorum. Her ikisinde de bilginin kaydedilip aktarılması sözkonusu. Evrimsel işleyişte bilgi genetik ve kültürel olarak nesillere aktarılırken, ben mekanizmasının işleyişinde de deneyimlere dayalı kayıt ve aktarım geçerli. Her ikisinin de genel ilerleyişi kayıt ve aktarımdan ibaret.
Beni ben olmayandan ayıran şey ise deneyimler.

Velhelebe 24-07-2018 20:46

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 624875)
Bütün, parçaların toplamından daha fazlasıdır. Ben elim, kolum ya da beynim değilim. Bu parçaların birleşimi de değilim. Çünkü parçalar birleştiklerinde, kendilerinde olmayan yeni bir nitelik ortaya çıkarırlar. Hidrojen ile oksijen birleştiğinde, hidrojenlik ve oksijenlik özelliği dışında bir nitelik olan suyu ortaya çıkarmaları gibi.

Peki parçalar biraraya gelince neden farklı bir nitelik açığa çıkıyor, bunun sebebi var mı?

Yıldıztozu 25-07-2018 00:12

Alıntı:

Velhelebe´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 624876)
Peki parçalar biraraya gelince neden farklı bir nitelik açığa çıkıyor, bunun sebebi var mı?

Parçalar arasındaki ilişkiden dolayı. Bir araya geldiklerinde birbirlerine etkide bulunarak parça olma özelliğinin ötesinde yeni bir parça/bütün (her parça bir bütündür ve her bütün bir parçadır) ortaya çıkarmış oluyorlar.

Velhelebe 25-07-2018 06:41

Alıntı:

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 624885)
Parçalar arasındaki ilişkiden dolayı. Bir araya geldiklerinde birbirlerine etkide bulunarak parça olma özelliğinin ötesinde yeni bir parça/bütün (her parça bir bütündür ve her bütün bir parçadır) ortaya çıkarmış oluyorlar.

Parçalar biraraya gelince ne tür bir etki uyguluyor veya ilişkiye giriyor ki? Hem bu neden ayrı bir niteliği açığa çıkarttığı belli değil. Sanırım her şeye böyle sorabiliriz ve kısır döngü olur. Onun yerine yasadır şeklinde kavrayabiliriz herhalde. Parçalar biraraya gelirse ayrı bir nitelik ortaya çıkar, biraraya geliş bunu sağlıyor sebebi yok deyip geçebiliriz. Aksi takdirde sonsuza gidiyor ve anlamsızlaşıyor gibi. Ya da biraraya gelenle gelmeyen arasındaki farkı tam bulmak gerekebilir. Biraraya gelende gelmeyenden ayrı olarak tam neyin olduğuna bakmak lazım. Biraraya gelmenin yanında başka şeyler de varsa söylenir ve böyle oluyormuş sebebi yok denir.

Neva 25-07-2018 09:41

Alıntı:

Dijwar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 624849)
Benim bu konuda bizi biz yapan anılarımız ve geçmiş zamanı hatırlayışımız ile ilgili bir takıntım var.
Yani ya hafızayı sahte bilgilerle doldurursak ne olur, şeklinde.
Yani diyelim senin adın Hasan. Yoksul bir aileden geliyorsun ama bir şekilde hafızanı sıfırlayıp senin adını Mehmet koysak, köken olarak zengin bir ailenin çocuğu olarak başka şehirde başka bir yaşam sürerek buralara geldiğini yüklesek beynine...

Sen de samimi olarak inansan buna ve bir ömür buna inanarak yaşam sürsen...Burada kişinin yüzde yüz inandığı şey, onun gerçekliği oluyor sanırım. Daha sonra biz ne kadar, sen aslında o değilsin desek bile, o kişi kendini öyle görmeye devam edecek.

Geçmiş zaman- hafızalarımızda kalan bilgi kadar- onu da ne kadar gerçekçi hatırlayabilirsek artık...

Sahte bilgi yuklemesi de yapsan, cok fazla durum degismiyor. Gecici bir gerceklik diyebiliriz belki, ornek olarak evcillestirdigimiz hayvanlar verilebilir. Hayvanlarin eski sahiplerini unutmamasi ve tanimasi ornek olabilir. Burada onemli olan ne kadar evcillestirebildigimiz sorusudur, ama bu evcillestirme bahsi Her ne kadar farketmesek de cift yonludur. Yani biz bir hayvani evcillestirdigimizi dusunurken, aslinda o da bizi evcillestirme davranisi sergiler.

Insanlarda da benzeri, verdigin ornekte de bolunme yasacaktir sonucta.. Sozgelimi cesitli sebeplerle alinan cocuklarin yetiskin doneminde, gercekte ailesinin farkli oldugunu ogrenmesi gibi..Bu kimi zaman cevresel kosullara iliskin bir reddedis icerse de, kimi zaman tam tersi de olabiliyor.

ilahimasal 25-07-2018 11:36

Alıntı:

Neva´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 624855)
Bir saniye oncesini dahi hatirlamiyor olsaniz da, yine ben babinda bilirsiniz.
Hafiza dediginiz bir organ degildir, beynin, geri cagirma yetenegidir sadece.

Hafızaya kayıt olmazsa , şöyle bir durum oluşur. Bir saniye değil bir ANLIK diyelim BİLME , ANLAMA durumu oluşur. Bu durumda insan garip bir davranış sergiler. Benzerlik için örnek vermek gerekirse , araçlarda ki sinyal veren flaşör lambası gibi olur. Yanıp söner ..... bilir unutur....anlar anlamaz....

Lamba ömrü ve kalitesi kadar dayanır ve biter.. insan için flaşör etkisi ne gibi sonuçlara gider. İnsan bu duruma göre nasıl yaşayabilir ?

Hafıza olmadan insanın kendisini bilmesi anlaması ve gelişmesi mümkün değil.

Spartküs , benliği diğerleri ile anlamlandırıyor ancak bu durum hafıza varken geçerlidir. Hafıza yokken diğeri içinde geçerli olan benlik sorunu insanlar arasında hiçlik gibi bir sorun ortaya çıkarır. YAŞAM ANLAMSIZ olur.

Hafıza olayı insanda nasıl evrimleşti bunu ben bilemem ancak HAFIZA yoksa , ne ben varım nede sen.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:26 .