![]() |
VİDEO > Bilinçsiz Atomlar Nasıl Bir Araya Gelip Bilinçli Varlıklar Yaratabilir?
Evrim konusunda en çok merak edilen ve ilk öğrenilmeye başlandığında hep soru işareti oluşturan bir konuya değinilmiş. İnançlı insanların ateistlere hemen hemen ilk sorduğu soruya cevap...
|
Kısaca yasa var diyor ki doğru. Belli şeyler belli şeylerle belli şekilde biraraya gelirse belli şeyler açığa çıkar. Olan bu. Bunun için atomun bilinçli olması gerekmiyor. Bilinç sebep değil sonuçtur. Soru atomu ön kabul olarak bilinçli olması lazım diye varsaydığı için nasıl diye soruyor. Ön kabulün yanlışlığını gördüğümüzde soru ortadan kalkıyor. Olan bu çünkü.
|
Bilinç denilen şey etkileşimlerden doğan algılamadır. Nesneler birbirlerine etkide bulunur, buna karşılık tepkide de bulunur. İki gezegen arasında da bu etkileşim var, zihnimdeki nöronla önümdeki klavye arasında da bu etkileşim var.
Dolayısıyla bilinçsiz atomlar nasıl bir gezegeni, toprağı, taşı ortaya çıkarmış sorusu ile nasıl bilinci ortaya çıkarmış sorusunun cevapları aynı kökene dayanıyor. Bilincin ortaya çıkması ile bir kaya parçasının ortaya çıkması arasında ''nadir bulunurluk'' dışında sıradışı bir fark yok. Nadir bulunması onun açıklamasını farklılaştırmaz, zorlaştırmaz. Bilinç sanki madde ötesi, atom ötesi, etkileşim ötesi metafiziksel bir şeymiş gibi yansıtıldığı için bu sorunlar yanlış yorumlanıyor. Ben maddeyim, algıladığım şey de madde, algılama araçları da madde. Maddeler arası etkileşimden doğan yeni sonuçlar da madde. O halde açıklama zaten ortada. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Diyebiliriz ki demek ki kimyasallar belli şekilde biraraya gelince organize sistem de çıkabiliyormuş. Yani başlıktaki soru aslında onu soruyor belki de. Ne şekilde nasıl bir etkileşim olursa bilinç çıkıyor da kayadan ayrılıyor demek istiyor. Bunu bilemeyiz şu an ama bir şekilde etkileşimle oluyor bu belli. Şu kimyasal şunla şöyle etkileşirse şöyle olur gibi formül veremeyiz ama bir şekilde etkileşimle oluyor denir. |
Alıntı:
Kendi yazdığını iyi oku, aynı cümlede hem soru gibi "bilemeyiz" demişsin hem de cevap şeklinde "belli" demişsin. Yani aynı cümlede hem sormuşsun hem cevaplamışsın, hem de doğru cevaplamışsın. Bilimsel konuyu böyle mizah diliyle yazmak büyük bir yetenektir, ciddi söylüyorum:) |
Bu konularla ilgili insanda gördüğüm en genel problem şu.
İnsan bir şeyleri değiştirebiliyor, çevresine etkide bulunabiliyor, diğer insanların bir şeyleri değiştirebildiğini de görüyor. Buradan hareketle psikolojik bir saplantıya giriyor ve ''değişen şeyleri birileri yapmış olmalı'' gibi bir kurguya takılıp kalıyor. Bu takıntı ona bilinçsiz olarak yükleniyor da olabilir. Bu kadar 'güzel' şeyler nasıl var olmuş, elma armut olmasaydı biz ne yerdik, karaciğerim ne yapacağını nasıl bilebiliyor, güneş ay olmasaydı ölürdük, elimi kolumu kim yaratmış vs vs. hep aynı takıntının(psikolojik sorunun) sonucu. İnsanların bunu anlayabilmesi zor. Bakış açılarını tamamen değiştirmeleri gerekiyor. Kendini mekanda ve zamanda merkeze koymaması gerekiyor. Güzel ve kusursuz olma kriterlerinin öznelliğinden kurtulması gerekiyor. Kim sorusuna şartlanmaktan kurtulması gerekiyor. Bu nedenle insanları tanrısız yapmak, dinsiz yapmaktan daha zor. Doğa üzerine yeterince kafa yormamış insanlara ''allah yok'' dediğimde ''nasıl olur öyle şey, saçmalama'' diyip gülüyorlar bana. Buna şaşırmıyorum. Güzel denilen hiçbir şey güzel değil, çirkin de değil. Anlamlı denilen hiçbir şey anlamlı değil. Bunlar doğada geçerli olmayan kavramlar. İnsan zihninde var olan kurgular. İnsan, varoluşsal olarak psikopat. Kendi kendimizi tedavi etmemiz gerekiyor. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ama bu canlı oluşumunu "etkileşim" kelimesi yeterli olarak ifade etmez. Çünkü etkileşim olayını herkes farklı algılayabilmektedir. Örneğin bazı dinciler "kendiliğinden etkileşim olmaz" der, bunu kadere bağlarlar. O halde "kaderi anlatın" deriz, bu defa da kaderden emin olmadıklarını söylerler. Bir de senin etkileşim anlayışını öğrenelim, senin anlayışına göre "canlılar ne gibi etkileşim sonucu meydana geliyor?" |
Alıntı:
Benim anlayışım yağmur yağması gibi kendiliğinden oluyor. Doğal bir sonuç yani. Mıknatıs çekmesi gibi kendiliğinden. İlla yasa olması da gerekmez. Olasılıksal bir durum olabilir. Yani oluştur. Oluyordur. Bunun detayını bilmiyorum. Detayına dair hipotezler var abiyogenez adı altında. Abiyogenez olduğu da kesin denebilir ama detayı belli değil. Dinciler detayı bilmemekten yola çıkıp kendiliğinden etkileşimle olmadı sonucuna varmak isterler. Bu kurnazlıktır. Bu tuzağa düşmemek lazım. Evrimde de detayı sorup temeli inkar etmeyi çok yapıyorlar. Mantıklı yaklaşımları yok. Akla yatkın olanı ya da oluyormuş gibi soslayıp kesin bir gerçekmiş gibi sunuyorlar. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:24 . |