![]() |
Evlilik hakkında bir soru
Günümüzde pek çok evlilik yürümüyor, boşanmayla sonuçlanıyor.
Sebebi/sebepleri nelerdir sizce? |
Cinsel rüşt sorunu, seks deneyiminin gecikmesi, bu anlamda hem flört hem özgür cinsel deneyim eksikliği üzerinden partneri tanıyamama seçememe ve bu anlamda uyumsuzluklar başta, ekonomik sorunlar ..
Cinsellik bilgisinin çocuğa öğretilmemesi, cinselliğin yasaklanması ve özgürleştirilmemesi. Zaten bozuk aile yapıları, erkçi toplum, gerontokrasi ,toplumsal uyumsuzluklar, toplumsal özgürlük ve bilgi tabanı kültürel dinsel vb doku farkları ,erkeğin ve kadının yetişme kültürü, cinsel ayrımcılık cinsiyetçilik, dış toplumlarla uyum kültür farkları, büyülü modern dünyayı yaşayamama ve deneyimlememe, bunun oyun (evcilik) olmadığını farketme Bir de evlilikler aslında yürümek zorunda değil. Yukarıda söylenenler aşılsa biraz daha çatışkısız biter hepsi o. sekse yüklenen abartılı anlam, seksin anlamının çarpıtılması ama spesifik bir neden aranıyorsa; kadının özgürlük arayışı ve ekonomik özgürleşmesi, cinsel, cinsel uyumsuzluk, cinsel zevk anlamında istediği aradığını bulamama, kadının zaten başka partner deneyimleyememe sorunu var bir de evliliğe sıkıştı, aynısı erkek içinde geçerli aslında abartılmış cinsel istek ve bunun evliliğe yönelmesi evliliği yönetmesi gibi bir şey dinsel kültür, bekaret kültürü vs uzuyor http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=40585 |
Sevgili Barlas,
Boşanmayla ilgili sebeplere değinen şöyle istatistikler buldum. Türkiye https://dergipark.org.tr/tr/download...le-file/234604 https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/37422 Avrupa ve Türkiye https://tr.euronews.com/2020/01/06/t...ari-ne-durumda Epey ayrıntıya girilmiş, incelersiniz. --/-- Ben şehirdeki evliliklere dair bazı gözlemlerimi aktarayım. Birincisi, günümüzde insanlar genel olarak dürüst değiller. Evlilik öncesinde birbirlerine iyi yanlarını gösterip, kötü yanlarını gizleyip diğerini kandırıyorlar. Evlenince takke düşüyor kel görünüyor. İkincisi, günümüzde insanların tatmin seviyesi çok yükseldi. Ben çocukken çikolata-dondurma-oyuncak-bisiklet çok nadir elde edilen şeylerdi. Üstelik çok pahalıydı. Bir çocuğa "dersini çalışırsan, sınıfı geçersen çikolata alırım" diyerek motive edebilirdin. "Doktor-mühendis olacaksın" dediğinde etkili olurdu. Şimdinin çocuklarını motive edecek şey bulamıyorsun. Çocuk büyüyünceye kadar -eskiyle kıyaslandığında- o kadar çok şeye doyuyor ki, tattıklarından daha fazlası çoğunlukla limitleri aşıyor, ulaşılamaz hedefler haline geliyor. Bu hedeflere ulaşmak için ya kişiliğinden ödün veriyor, ya sisteme boyun eğiyor, ya depresyona giriyor. Ebeveyn desteğiyle evlenenlerin bir kısmı, ebeveyn desteği ortadan kalkıp hayatın gerçek yüzüyle karşı karşıya kalınca evlilikleri sarsılıyor. Bir kısmı evliliğin TV dizilerindeki boyalı senaryolar gibi olmadığını ev işi yapmaya başlayınca anlıyorlar. Bu andan sonra evliliğin devamını erkeğe-kadına biçilen role boyun eğmek-eğmemek-katılımcı olmak belirliyor. Ebeveyn etkisi-baskısı evliliği bitirebiliyor. Kadının ekonomik olarak güçlü olması evliliğe genellikle olumsuz etki ediyor. Toplumun erkeğe-kadına biçtiği rol, ebeveynler ve toplum tarafından her fırsatta başlarına kakılıyor çünkü. Evlenenler avanak tiplerse, evliliklerinin masallardaki gibi süreceğini zannediyorlar. Oysa, şehirde iki çıplak bir hamama yakışıyor. Gözlemlerime göre ekonomik sorunlar ağır basıyor. Şehir, sesiyle-trafiğiyle-kalabalığıyla-insanların saygısızlığıyla-insan dokusunun kozmopolitliğiyle ciddi bir stres kaynağı. |
Evlilik ilkel bir etkinlik olarak tanımlanabilir. Geleceği olmayan bir kurum.
Dayanağı üreme-çocuk büyütme üzerine. Bana kalırsa genetikle oynanıp her bireyin kısır olarak doğması sağlanmalı. Çocuk yapmak, hamile kalmak gibi kavramlar yok olmalı. İnsan üretimleri laboratuar ortamında sınırlı sayıda gerçekleştirilmeli. Bebekler aile ortamında büyümek yerine laboratuar ortamında bir çeşit simülasyon içinde büyütülmeli. Devamında belirli aşamaları başarıyla tamamlayan insan yavruları doğaya salınmalı. Bu söylediklerim bilim kurgu gibi gelebilir ama insanlık küresel ısınma, savaşlar, ekonomik sorunları aştıktan sonra bu tarz çözümlere kafa yoracaktır. |
Alıntı:
Genetik kusurların aktarımının kesimi şart. Hasta beyinli insanlar para-güç-makam sahibi olarak diğer insanlara yaşamlarını dar ediyorlar. Zulm ediyorlar. Paylaşmıyorlar... v.s. v.s. Bu konu bir çok filmde işlenmiş esasında... Kimileri insanın beynini sıfırlayarak işlemiş. Benliğini yitirtip, robotlaştırarak işlemiş. Kimileride laboratuvarda üretilen embriyo olarak v.s. Çok komplike bir sorun. Aşağısı sakal yukarısı bıyık diyoruz biz bu duruma halk dilinde. Çünkü bu kararı alabilecek insanda nihayetinde o kusurlu genlerden gelen olacak. Sonra olay ölümcül deney filmine dönecek v.s. |
Çok teşekkürler arkadaşlar, güzel ve faydalı yorumlar yapmışsınız...
Evliliğini yürütemeyen arkadaşlarımdan birinin evlilik hakkında söylediği bir cümleden bahsetmeden geçemeyeceğim... Demişti ki, "Ağbi bir süre sonra karının g*tünü tuttuğun zaman kendi g*tünü tutmuş gibi oluyorsun." |
Resmiyetteki evlilik?
İki bireyin beraber yasayabilmesi ? Fikrim ise Mademöyle Neden resmi evlilik yada , beraber yaşayamayı beceremedigin insanla evlilik dedigin olaya girişiyorsun a.q cocugu demekte mahzur görmüyorum. Evlenme yaprak kafalı denilebilir. |
Alıntı:
|
Konu eskiceymiş. Daha seyrek yazdığım dönemlerde açıldığından mütevellit olsa gerek fark etmemişim. Ben o zamana göre değil de günümüz konjektürüne uygun olarak düşüncelerimi paylaşacağımdır.
Evliliğin olmazsa olmazı karşılıklı saygı ve sevgidir. Önce sevgi olacak tabi, sevmiyorsan en baştan işler yürümez. Saygı da olacak, yoksa bir süre sonra karşılıklı saygı yoksunluğundan dolayı kavgalar başlar ve iş yine biter. Ancak günümüzde evliliklerin önündeki en büyük engel ekonomik. Dünya nüfusunu hedef alan ve ABD'de adına "bilim kurulu" (Science Board) diyen küresel çete ve uzantıları, nüfusumuzu azaltma stratejilerinin bir sonucu olarak evlilikleri hedef almaktadır. Bu yüzden küresel ekonomik krizi yaratmışlardır. Arkadaşlar gerçek manada ekonomik kriz yoktur, olamaz. Ekonomik kriz teori dışı bir olaydır, böyle bir şey gerçek olamaz. Kapalı bir çevrede aranızda deniz kabuğu takas ederek ticaretinizi yürütebilirsiniz. Ama küresel sistemde insanları istedikleri gibi köleleştirmek ve kullanabilmek için para icad edilmiştir. Bu sayede para yok diyerek istediğiniz yerde kriz çıkarabilirsiniz. Kısacası küresel ekonomik krizin kaynağı parayı tekelinde tutan küresel çete ve onun adını "bilim kurulu" olarak tanımlayan köpeklerinden başkası değildir. Küresel çeteler insanları ekonomik yönden sıkıştırarak aileyi hedef alırken, adına bilim kurulu denen soytarılar insanları eve tıkarak parasızlık içindeki karı kocanın daha rahat kavga etmesine zemin hazırlarlar. Her gün sabah akşam yüzünü gördüğün biriyle kavga etmemek imkansızdır. Bunun sonucunda taraflardan biri evi terk eder, kaçınılmaz olan budur. Netice itibariyle evliliklerin önündeki en büyük engel küresel çete ve ABD'de kurulu Science Board adıyla bilimi temsil ettiğini iddia eden soytarılardır. Çözüm ekonomiktir, ve biraz da direniştir. Zincir Marketlerden birine girdiğinizde çalışan kasiyer "abi maskeni düzgün takar mısın" diye soruyorsa bu soran kişi ya hiç medyayı, sosyal medyayı takip etmeyen cahil cühela birisidir, komploların farkında değildir, ya da farkında olmadan küresel çetelerin oyuncağı olmuştur. Ben daha az nefes alıp solunum güçlüğü çektiğimde eline ne geçecek? Hiç bir şey birazdan eve gideceksin ve hem oksijensizlikten hem de yaşadığın gerilimden dolayı eşinle kavga edeceksin. İşte bunlar hep küresel çete ve onların köpeklerinin oyunu. Sakin, sabır, sabır, sabır... |
Başlıkla ilgili olmayan iletiler forum kirlerine atıldı.
TuranDursun.com moderasyonu |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:03 . |