![]() |
Karadeniz'in Asi Çocuğu
25 Haziran...
---------------- "Yeni bir şeyler yapmak gerek, çalışmak gerek. Cesur, yürekli. Sesi yükseltmek, çoğaltmak, müzik gerek...Şarkılar politikadan, kurumlardan, sistemden daha güçlüdür. Hayatın sonuna kadar kalabilirler, temizdirler ve birçok güzel şeye sebep olabilirler... Müziği sadece sahnedekiler yapmaz, eğer anlamlı ve güzel bir şeyler yapılacaksa bu hep beraber olacak, kimse seyirci kalmayacak...Müzik hayatım boyunca içimden gelen en güzel şeyleri yaratmak, onları en güzel halleriyle sizlere ulaştırmak, paylaşmak istedim. İnanın en büyük amacım buydu. Üretebildiklerimi, üretebildiklerimizi sizlerle paylaşmak, çoğalmak. O seslerle, şarkılarla birlikte bir sevgi yaratmak ve o sevgiyi her yere taşımak...O kadar güzel müzikler çalıyor ki aklımda, ruhumda. Hayal edebiliyorum üstelik onları sahnede. Sanırım dönüşüm muhteşem olacak" Kazım Koyuncu 2004-2005 "Karadeniz'in daha çok bilinen eğlenceli, en çok bilinen müzikleri şarkıları-türküleri ortaya çıkarıldı ama çok farklı, çok zengin birçok türkü mevcut. Bunu da cesareti olanlar ortaya çıkarıyor. Tabii ki televizyonlarda çok fazla görünmüyor ama geleceğe kalacak olanlar da bunlar. Bir sürü türküler var, bir sürü kültürel durumlar var, folklorik öğeler var. Bütün bunları tüm dünyaya armağan etmek lazım. Karadeniz müziğini temsil eden bir şey asla yapmıyorum. Ama modern, bütün bu dünyanın bütün sorunlarını sorumlulukla hisseden, herhangi bir felakette acı duymayı başarabilen, vicdan sahibi bir müzisyen olarak kendi türkülerime de sahip çıkıp hayata onları kazandırmaya çalışıyorum" Kazım Koyuncu- Tutkulu Ezgiler Belgeseli, TRT 2, 2005 Selamlamak, anımsamak isteyenler için: http://www.youtube.com/watch?v=bQY6z...elated&search= Ve anısına: http://www.youtube.com/watch?v=O9UHTYmiPn4&NR=1 |
Re: Karadeniz'in Asi Çocuğu
Kazım, bizden biridir, bizim halktan biridir, bizim Anadolu'dandır.
Aslına bakılırsa, biz kazımız arkadaşlar. Çünkü içten olmayı daima bildi. kendimizi daima onun yerine koyabildik. işte bir insan içinde önemli olan bu olsa gerek. |
Re: Karadeniz'in Asi Çocuğu
Ölümünün 2. yılında bize Kazım Koyuncu'yu hatırlattığın için teşekkürler sisyphos. Şarkılarını tekrar tekrar dinlemeye doyamıyorum.
http://www.kazimkoyuncu.com/ |
Re: Karadeniz'in Asi Çocuğu
Ah kazım ah sende gencecik gittin... eh bizde kukuliyiz kukuli yahu :)
|
Re: Karadeniz'in Asi Çocuğu
Evet bizden biri ama daha da önemlisi, müziğin evrensel dilini *yakaladığı için genç yaşında çok az çalışmasıyla ölümsüzleşti.
Bir konserinde dido nana için diyordu: "Bu kadar anlaşılmayan ama bu kadar anlaşılan bir parça olabilir ancak. Çok sevildi." Dido Nana'yı dinleyip de sözlerini kaç kişi anlıyor ama bir anda içine çeken bir hüzün sarıveriyor. Burda devreye giriyor müzikalite. Megrelce: Dido *Nana oropa ardzo arti varen çkim iveri nçari çkvaşa miordini miçkutu do goytiroku ma si çkvaşa miordini miçkutu do didou do na ni na huriyadas çima ndğasu skani mamulyas makipginam kankaleşa gamkomile vaşilebu taşi rina kankaleşa gamkomile didou do na ni na seri do ndğaşi arti mapu skani şaras ginocinepu skani dudi midamiğuru şkvak kargi mokileku skani dudi midamiğuru didou do na ni na ah orapa si ncgiri ndğaşi guri muço domixaşi seri iri şeni seriren do kukumela naku ndğaşi seri iri seriren do didou do na ni na Anlayanlar parmak kaldırsın.:))) Eh, bu kadar sözden sonra bari anlayalım artık dinlerken Türkçe: dido: büyük, nana: anne ise dido nana: büyük anne (Başlık *çevirisi benim lazca sözlükten sözcükleri yerine koyarak yaptığım bir büyük buluş. Eğer hatalı oldu ise dido ve nana yanyana gelince başka bir anlam arzediyorsa ve bilen arkadaş varsa düzeltsin lütfen.) her sevgili bir değil benim kaderimi başkasına yazdın beni sevdiğini biliyordum ama sen beni başkasına değiştin titreyerek sabah günü senin çiftliğinde dolanıyorum başıboş şuursuzca bu yaptıgın mümkün değil sensiz ben ne yapayım gecem ile gündüzum bir oldu senin yolunu gözler oldum sen benim için öldün başkalarının sevdiği geldi ah sevgili seni iyi günlerimde yüreğimi nasıl dağıttın gece herkes için gece de ben gunlerdir uykusuzum |
Re: Karadeniz'in Asi Çocuğu
"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik.Teşekkürler dünya."
Arkadaslar, Kazim Koyuncu'nun bu sozunu de alinti yapalim konu ile alakali olaraktan... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:02 . |