![]() |
Psikolojik Test / TED'in Savunması ya da Ted'in Savunulması
PSİKOLOJİK TEST
Aşağıdaki sorular TED Kazyincski adlı kişinin birebir gerçek yaşam öyküsüne dayanarak uyarlanmıştır. Gerçek öyküye dayalı (yeniden yorumlanmış) kurgudur, ufak nüans farkları olabilir https://i.milliyet.com.tr/MolatikDet...f33108283.Jpeg TED KAZYINCSKI NİN ÖYKÜSÜ TED Kazyincski dahi bir matematikçiydi ve modern topluma uyum sağlayamadı . Sanayi toplumuna ve onun değerlerine uyum sağlamanın delilik olduğunu düşünüyordu. Bu onu doğaya itti ve doğa da tek başına yaşamayı denedi. Sonuç olarak yalnız başına doğada yaşayamadı. Modern dünyaya ve sanayi toplumuna geri döndü. TED modern dünyaya geri döndüğünde bir plan yaptı. El yapımı bombalar hazırlayarak posta paketleri yoluyla üniversiteler ve havayolu şirketlerine göndermeye başladı. Sonuçta bu iş öyle bir hal aldı ki; FBI bu gizemli bombacıyı yakalayabilmek için özel bir ekip kurdu ve ayrıca 150 posta görevlisi tüm işleri bu olacak şekilde onu ve gönderdiği postaları yakalayabilmek için görevlendirildi. TED'in bombalı posta eylemleri 10 yıldan uzun bir süre devam etmesine ve bu süreçte 3 kişinin ölümü ve bir kaç kişinin de yaralanmasına ve sakat kalmasına yolaçmasına rağmen FBI ona dair en ufak bir iz yakalayamadı. Sonuç olarak TED 3 farklı yere posta gönderiyordu. Üniversiteler, havayolları ve New York Times gazetesi. New York Times gazetesine yolladığı postaların amacı şuydu. Sanayi toplumunun içinde yaşanılamaz olduğunu ve yeniden düzenlenmesi ya da yıkılması gerektiğini düşünüyordu. Bunu anlatan 35 bin kelimeden oluşan bir metin yazmıştı ve bunu insanların okumasını istiyordu. Gazeteden bombalı eylemlerini durdurmak karşılığında bunu yayınlamasını istedi. TED New York Times'a gönderdiği mektuplarda eğer bildirisini yayınlarlarsa bombalama eylemlerine son vereceğine dair söz veriyordu. Sonunda New York Times Ted'in isteğini kabul etmek zorunda kaldı ve TED'in bugün yaklaşık 60 sayfa olarak kitaplaştırılan "Sanayi Toplumu ve Geleceği" adlı bildirisi New York Times gazetesi tarafından yayınlandı. TED sonuç olarak bir zafer kazandı ancak bu onun özgürlüğüne mal olacaktı çünkü gazetede bu satırları okuyan kardeşi bunun ağabeyinin cümleleri olduğunu hemen anlayacaktı. Ted'in kardeşi biraz düşündükten sonra ağabeyini ihbar etmeye karar verdi. Sonuç olarakta güvenlik güçleriyle şüphelerini paylaştı ve TED bu sayede yakalanabildi. TEST SORULARI A - Ted'in kardeşinin yerinde siz olsanız ne yapardınız? Yani kardeşinizi polise ihbar eder miydiniz? B - Sonuç olarak kardeşinizi çok iyi tanıyorsunuz ve niyetinin topluma söylemek istediklerini gazetede yayınlatmak olduğunu ve bunu başarırsa da bomba eylemlerine son vereceğini yani sözünü kesin olarak tutacağını düşünüyor olsanız yani artık bombalı posta göndermeyeceğine emin olsanız ne yapardınız? Yine de onu şikayet eder miydiniz? Yani bu durumda yukarıdaki düşünceniz değişir miydi? C - Sizce Ted'in kardeşi Ted'i neden ihbar etti? C1- Kardeşi suç işlediği ve bu nedenle onu polise bildirmesi gerektiği, doğru ve ahlaki olanın bu olacağına karar verdiği için C2 - Yarın öbür gün kardeşi yakalanırsa toplumun onu yargılayacağını düşündüğü için. Bu iki yönlü. Bir suçlunun kardeşi olarak yaşama ve itibar kaybı vb. Bunu yaparak prestij kaybını önleyebileceği gibi ayrıca prestij kazanır. İkincisi kardeşi eğer onun ihbarı dışında yakalanırsa; "sen bu metnin onun tarafından yazılmış olabileceğini anlamadın mı?", "onu mu korudun;" gibi bir yargıya maruz kalabilir. C3 - C2 durumunda FBI tarafından sorgulanabileceği için vs C4 - Varsa başka nedenler. Lütfen ekleyin. D - Eğer bu ikisinden biri siz olacak olsanız kimin yerinde olmak isterdiniz? Ted mi kardeşi mi? Lütfen soruyla boğuşmayın sadece cevap verin ve şöyle düşünün. Bu dünyaya Ted ya da kardeşi olarak gelme hakkınız var ama mutlaka bu ikisinden biri olarak doğmanız gerekiyor ve bu zorunlu. Kimi seçerdiniz? E - Ted ve kardeşi hakkında ne düşünüyosunuz? Lütfen bir kaç kelime ya da cümle ve belirli sözcüklerle ikisi için ayrı ayrı tanımlayın. Örneğin Ted için, sempatik, bir katil, özgür, deli... Başka bir yolunu bulamaz mıydı? İyi yapmış.. gibi.. Örneğin kardeşi için.. bir kardeş ispiyoncusu ya da doğru olanı yaptı gibi.. F - Bu olay zinciri dışında başka bir yaşamda (yeniden dünyaya geliş gibi düşünün) Ted ya da kardeşinden birinin kardeşiniz olmasını seçseniz hangisini seçerdiniz? G - Gerçek dünya da Ted le ya da kardeşiyle görüşme ya da yazışma şansınız olsa hangisini seçerdiniz? H - Diyelim ki; biz aksini istersek Ted'in yaşam öyküsü hiç varolmayacak yani bu ilginç hikaye hiç gerçek olmamış ve yaşanmamış olacak:.. Ama bir istisna var.. Bu hikayenin yaşanabilmesi için ve gerçekten varolabilmesi için birilerimizin kurban olmayı seçmesi gerekiyor H1- Ted in hayat hikayesinin gerçekte varolması için bombalı eylemler de ölenlerden biri olmayı seçer miydin? H2 - Ted in hayat hikayesinin varolması için bombalı eylemlerden birinde elini kaybeden olmayı seçer miydiniz? H3 - Ted diye biri hiç varolmasaydı? yani bu durumda bunlar hiç olmamış olacaktı ve biz TED Kazyincski diye birinin yaşam öyküsünü ve bunları hiç duymamış olacaktık. Bunu ister miydiniz? Ted Kazyincski ve UNABOMBER (Üniversite ve Havayolu Bombacısı) FBI tarihin en büyük, en uzun süren ve en maliyetli insan kovalamaca serüveni olabilir ve kardeşi onu ihbar edene dek asla yakalanamamıştır. Bugün artık bir Netflix dizisinin doğal senaryosu. New York Times a yazdıkları sanayi toplumunuz ve onun geleceği hakkında tam olarak gerçekleri söylüyor. Size yalan söyleyen tüm diğer toplumsal otoritelerin aksine. Ted mi deli diğerleri mi? Ted mi dostunuz diğerleri mi? I/J- Lütfen aklınıza gelen benzer diğer soru varsa ekleyin, yorum ya da yanıt sunun Lütfen tek tek yanıtlayın. Saygılar -"içtenlik" tarafından üretilmiştir. İsim belirtilerek çoğaltılabilir geliştirilebilir - .. EK- Q - New York Times ilk mektubunda onu ciddiye alsaydı ve bildiriyi yayınlasaydı? -devam edecek- -geliştirilecek- |
Alıntı:
Nüans farkları olabilir: yanlış Nüans olabilir: doğru |
Alıntı:
Bu konu da seninle anlaşamıyoruz . Ayrıca sorumu yanıtlamamışsın. Kardeşi olsan Ted'i ihbar eder miydin? |
Alıntı:
Doğada yaşamanın uygun olmadığını deneyip görüyor, bunun üstüne hala sanayi sistemini eleştiriyor. Tam bir çelişki. Adamın sorunu sisteme uyum sağlayamaması değil, beceriksiz olması. Doğa insanı umursamaz. İnsanlar insanı umursar, o da bedavaya umursamaz. İnsana bu menfaatçi özelliği de yine doğa vermiştir. Dolayısıyla adam doğayı savunduğunu zannederken bir yandan doğaya karşı çıkmış. |
Alıntı:
Alıntı:
Çelişkinin ne olduğunu anlatan bir ders için tam bir örnek olsa gerek. Oysa yaşanmaz olan doğa değil, doğa yaşamını toplumun elinden alan kapitalist sanayileşmedir. Kapitalistlerin kendileri iş dışında kentlerden uzak doğada yaşarlar. Varlığından 200 yıl öncesine kadar doğada yaşayan toplum kente mahküm edilirken, toplumu mahküm edenler doğada yaşamak için trilyonlar harcarlar. Görülüyor ki, yaşanmaz olan doğa değil, kapitalizmin getirdiği kent tutsaklığıdır. |
Alıntı:
Öncelikle Ted Kazyincski'yi çok yeni tanıdım. Yaşam öyküsünü incelemedim. Çok kısa bir kaç okuma yaptım, boşluklarım (ve bir nebze yanlış bilgi aktarımı vb) olabilir Varsayımlarla konuşacağım ama kabaca Ted'i anladığımı varsayıyorum. Aslında varsayımlarla konuşmak istemiyorum ama konuşup daha sonra geniş çaplı bilgi edinirsem ve hatalı aktarımım/yorumum olduğunu düşünürsem ekleme sunayım... Ted Kazyincski'yle reddit Antipsikyatri forumlarında bir gönderi de bir üyenin paylaştığı bir kaç cümlesiyle tanıştım. Şunu söylüyordu. Alıntı:
Kendi kardeşine bir suçlu, deli gözüyle bakıyor olmalı. Mesela bugün öğrendim. Aslında New York Times'a el yazmalarını göndermiş ve New York Times bunları tanıyan biri olabileceğini düşünerek özellikle yayınlamış. Ben bunu bilmiyordum. (Nasıl bir deha bu hatayı yapabildi? Kardeşine mi güveniyordu ya da zaten yayımlanırsa yakalanmayı ve tutuklanmayı göze mi almıştı ki hoş kurulu bir yaşamı olduğunu da söylemeyiz. Kaybedecek bir şeyi yok. Toplumla zaten çatışmalı.) Sanayi sistemini eleştirmesine gelince bunu anlıyorum ama açıklaması çok güç. Bu benim bireysel deneyimimde/yaşantımda benzer duyguyu paylaşmamla bir paralellik bulmamla ilgili bir şey. Bunu nasıl açıklayabilirim bilmiyorum Durum tek başına sanayi sistemini eleştirme gibi bir şey değil tabi ki bireyin duyduğu zorlantı ve toplumun diğerlerinin empatisizliği/yardımsızlığı/dayanışmasızlığı vb olmalı ya da kabaca deha zorlantısı/uyumsuzluğu denen gibi gözüküyor ama bilmiyoruz. Duygusal profil ve çatışkıları, yaşam profili, deneyim profili, varsa travma, süreçler öncesi uyuşturucu madde ya da psikoaktif ilaç kullanımları var mı? Tüm bunları bilmiyoruz Örneğin sosyal fobi tanımlaması gibi bir şey var mı? ki olsa bile erken çocukluk duygusal fiziksel vb hasar ve yaralanmalarına işaret edebilir bilmiyoruz Bunu anlıyorum Alıntı:
Doğada yaşamla ilgili olayı süreci tam bilmiyorum ama kentte büyümüş bir insanın doğaya gidip yalnız başına mutluluk araması ya da sorunu bu sanması mı? Her neyse orada olanı tam bilmemekle birlikte onu da anlıyorum ama sorunun bu olmadığını insanlarla çatışmasını anlamış olmalı ki insan teki yalnız değildir. Bir şeyleri savunmak gibi şeyler.. Bana bir şey ifade etmiyor. Bireyin zorlantısıyla ilgiliyim ve bireysel empati tarafım o. Yani kişiyi kendime yakın bulma ama yineliyorum bu başlık özelinde aradığım yanıt "Ted Kaczynski " nin kardeşi olunsa onun ihbar edilip edilmeyeceği -(-ki bana göre kişi zaten tek başına bile kendini satacak bir kardeşe sahip olarak hiç bir şeye sahip olmamış boşluklar ve çalkantı olağan ve tek bu durumda bile başına gelenler normal gözüküyor.-)- |
Alıntı:
insan kimsenin bilmediği ve herkesin bilmeyi arzuladığı bir bilgiye sahip olduğunda bunu içinde zor tutar ve evrenle/insanlıkla paylaşmak ister. ayrıca kardeşlik bağları kopmuş belli ki, adam ormana çekilince sosyal bağı kalmamış. |
Alıntı:
B, C'nin sebebidir. O halde C'nin nedenselliği A'ya dayanır. Burada ikinci üçüncüyle çelişmez. Sadece birden fazlalılık ortaya çıkarır. Alıntı:
Bombacı adam teknoloji karşıtı, ormana taşınmış tek başına. Pislik içinde bir kulübede yaşam sürmüş. Hasta olsa orman onu tedavi edemez. Teknolojik ilaçlar tedavi eder. |
Alıntı:
Toplumumuz, sistem için uygun olmayan her türlü düşünce veya davranışı hastalık olarak görme eğilimindedir ve bu makuldür, çünkü bir birey sisteme uymadığında hem bireye acı verir hem de sistem için sorunlara neden olur. Bu durumdaki bir bireyin kendini sisteme uyarlamak için manipülasyonu bir hastalık için bir tedavi ve dolayısıyla iyi bir şey olarak görülür. Ted Kaczynski Alıntı:
Bütün buEndüstriyel-teknolojik sistem ayakta kalabilir veya bozulabilir. Eğer hayatta kalırsa, sonunda düşük düzeyde bir fiziksel ve psikolojik ıstırap elde EDEBİLİR, ancak ancak uzun ve çok acı verici bir uyum döneminden geçtikten sonra ve yalnızca insanları ve diğer birçok canlı organizmayı kalıcı olarak mühendislik ürünlerine ve salt ürünlere indirgeme pahasına. sosyal makinedeki çarklar. Bunların kulağa bilim kurgu gibi geldiğini düşünenlere, dünün bilim kurgusunun bugünün gerçeği olduğunu belirtiyoruz. Sanayi Devrimi, insanın çevresini ve yaşam biçimini kökten değiştirdi ve teknolojinin insan bedenine ve zihnine giderek daha fazla uygulanmasıyla, insanın kendisinin de çevresi ve yaşam biçimi kadar kökten değişmesi beklenebilir. Sistem bozulursa, sonuçlar yine de çok acı verici olacaktır. Ancak sistem ne kadar büyürse, çöküşünün sonuçları da o kadar feci olur, bu yüzden eğer çökecekse bir an önce yıkılması en iyisi olacaktır. Teknoloji ve özgürlük arasında KALICI bir uzlaşma yapmak mümkün değildir, çünkü teknoloji çok daha güçlü bir toplumsal güçtür ve TEKRARLANAN tavizler yoluyla sürekli olarak özgürlüğe tecavüz eder. Ted Kaczynski https://quotes.thefamouspeople.com/t...nski-15069.php |
Alıntı:
Bu nasıl bir soru? Sonuçta bir fiil var. Ölenler var. Bunun kardeşi mardeşi mi var. Adam tımarhanelik bence... Hani adama birileri zarar vermiştir. Misilleme yapıyordur dersin, kendince haklı sebepleri var dersin. Ama bu ne? Elin ayağın sağlam, doğada özgürsün işte. He doğada da, bir başınasın, kimseye zararın yok, rahat bırakmıyorlarsa bak o zaman kim olursa olsun özgürlüğüne kast edenlere karşı her türlü fiil, misilleme haktır. O davanın "kendince" başka türlü meşruluğundan söz edilemez. Rastgele postaneye bomba göndermekte neyin nesidir? Manyakmısın bilader. Ki, manyaksın, onun için yeri tımarhanedir. Postaneye bende girebilirim, sende, kardeşide. Bunun ihbarla ne alakası var. Adam kendi can güvenliğini düşünür. Bir manyağın kardeş olup olmaması fark etmez. He param varsa kardeşimi ihbar etmem, kendim kapatırım bir yere, orası ayrı. Bu sisteme de teslim edemem, elimde imkan varsa tabii... Bu sistemde manyaklarla dolu yani... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:32 . |