Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Maraş'lar Unutulmasın !!! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5397)

dilaver 04-01-2008 21:29

Maraş'lar Unutulmasın !!!
 
MARAŞLAR'IN YAŞANMAMASI İÇİN!...

* "… Küçük çocukların ve yaşlı adamların üzerine gaz dökülerek yakılmış, insanlık dışı olaylar işlenmiştir. Toplu katliam olayları, toplu halde ceset bulunmasıyla doğrulanmaktadır. Ölü sayısının resmi miktarı aşarak iki yüzü aşacağını tahmin ediyorum." (Dündar Saner/ Dönemin Maraş Davası Savcısı)

* "Hastaneye getirilen ölülerden elli ikisini inceledim. Bunlardan üç tanesi sopayla öldürülmüş, diğer ölüler mermilerle… Boğularak öldürülenlerin olduğunu söylediler. Yetmişlik yaşlıları, üç yaşında bebekleri vurmuşlardı. Bir cehennem aleminden geldim." (Mete Tan / Dönemin Ecevit Hükümeti Sağlık Bakanı)

* * "… Karşımızda oturan ve bir gözü görmeyen 80 yaşındaki, yaşlı Cennet Çimen'in evine gittiler. Bu kadını, 'Gel nene, gel' diyerek elinden tutup dışarıya çıkardılar. Cennet Kadın, gözleri görmediği ve yaşlı olduğu için öldürülenlerden ve yakılanlardan habersizdi. Sanıklardan Cuma Yalçın ve Nuri Boğa *tornavida *ile onun gözlerini oydular, sonra silah sıkarak öldürdüler. Yakınında bulunan helanın çukuruna baş üzeri atıp, üzerine at arabasını devirdiler…" (Maviş Toklu/ Katliam mağduru ve tanığı)

* *Günümüz genç nesillerinin havsalasının alamayacağı vahşet örneği bu olaylar Maraş'ta yaşandı.
* *Maraş, Maraş olalı böyle bir zulüm görmedi.
* *Neden?

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *Maraş Katliamına Doğru…

* * 1960'lı, 70'li yıllar sol değerlerin yükseldiği yıllardı .
* * 12 Mart darbesi, gelişen sol mücadeleyi kesintiye uğratmış olsa da solun üzerinde geliştiği toplumsal mecraya nüfuz edemedi. *İki yıllık bir sessizlikten sonra 1973 *Genel Seçimlerinin ardından, sol topraktan fışkırırcasına boy attı.

* * 1973 Genel Seçimlerinin galibi Ecevit'in CHP'siydi. Gerçekte ise Ecevit'te sembolize olan halkın geleceğe dair umutlarıydı galip olan…

* *Halk, cumhuriyet tarihinde ilk kez geleceğe umutla bakmaya başlamış, kendi kaderini ele alma düşüncesiyle devlet sınıfından kaçmıştı. Mevcut düzenin de, Ecevit'inde *ötesinde bir gelişmeydi bu…

* * Genel seçimlerden sonra kurulan CHP-MSP koalisyon hükümeti bir şekilde dağıldı. 'Komünizme karşı Milliyetçi Cephe' adı altında, asıl işlevi, her türlü sol ve ilerici düşünceyi yok etmek olan bir hükümet kuruldu. Yeni hükümetin konseptine göre MC'nin mimarı olan Demirel, bürokrasiyi ve meclisi; Alparslan Türkeş ise sokağı kontrol edecekti.

* *Faşistler artık hükümet ortağıydı. İlk elden, İstanbul ve Ankara gibi büyük kent merkezlerinden başlayarak lise ve üniversiteleri işgal edeceklerdi. İlerici-devrimci öğrenciler okula alınmayacak, "tarafsızlar" faşist beyin yıkama mekanizmasının bombardımanına tabi tutulacak, direnenler dövülecek, mücadelede ısrar edenler öldürülecek, polis olan biteni görmezden gelecek, faşistlerin yetmediği noktada yedek destek güç olarak hazır bekletilecekti.

* Hadise büyük kent merkezleriyle sınırlı değildi elbette. Çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan, Malatya, Maraş gibi Türkeş'in "Altın Hilal" diye adlandırdığı kentlere ve ilçelere de yayılmıştı toplumsal uyanış. Türkeş'e göre *'Altın Hilal, tarihsel ve kültürel olarak Türklüğün köklerini derinlere saldığı topraklardan oluşmuştu. Komonist ideoloji ve Kızılbaşlar bu kökleri bozuyordu. Etnik temizlik ve öze dönüş şarttı.' Ona göre 'Türklüğün ve Türk milliyetçiliğinin Anadolu'daki bekası bir yerde buna bağlıydı.'

* * Yaşanmış tarih bu kanlı hesabın yalnızca Türkeş'in ideolojik sapkınlığından kaynaklanmadığını gösterdi. Türkeş ipleri Pentagon'un elinde olan devlet çekirdeği mensubuydu neticede.

* *MC'nin kurulduğu tarihlerde Altın Hilal'in kent ve ilçe merkezlerinde bir yabancı dolaşıyordu. ABD büyükelçiliği ikinci katibi Aleksander Peck'ti bu! AP'li v e MHP'li il başkanları ve yöneticileriyle, milliyetçi iş adamlarıyla, eşraftan ileri gelenlerle, toprak sahipleriyle toplantılar düzenliyor, tam da Türkeş'in söylediği gibi Altın Hilal'de 'etnik temizlik'ten bahsediyordu. Etnik temizlik yapılacaktı. Asıl üzerinde durulan nokta bunun sağ-sol mu, Alevi- Sünni *çelişkisi kullanılarak mı uygulanacağıydı. Bu topraklar binlerce yıldır farklı mezheplerden kesimlerin iç içe yaşadığı, dinsel duyarlılıkları hassas topraklardı. Geçmişte Ermeni katliamları başta olmak üzere gayrimüslim halklara dönük en büyük katliamların bir kısmı Maraş'da gerçekleşmişti. Yani maziden gelen olumsuz bir miras vardı. Sonuçta, Alevi-Sünni çelişkisinin körüklenmesi üzerinde karar kılındı.

* *Elazığ, Malatya ve Sivas'taki ilk denemeler, gelişen güçlü direnişler nedeniyle istedikleri sonucu vermemişse de Alevi-Sünni çelişkisi üzerinden hızlı bir kamplaşma yaratılabileceğinin verilerini ortaya koymuştu.

* Bu çerçevede en kapsamlı katliam Maraş'ta düzenlendi.
* Her katliam öncesinde ortaya çıkan CIA ajanı Peck' de Katliam arifesinde Maraş'taydı. Bu şaibeli unsur, 1980 Çorum katliamında da görülecekti. *Bir daha kimse görmedi onu. Kısa bir süre sonra da 12 Eylül darbesi gerçekleşti. Peck, kendisine verilen görevi hakkıyla yerine getirmiş ve ortadan kaybolmuştu.

* *1975 yılında kurulan MC'nin başbakan yardımcılığına getirilen Alparslan Türkeş'e MİT bağlanmıştı. Bir süre sonra MİT, asıl görevinden kopacak, kontrgerilla ve MHP ile ortak bir çalışma içine girecekti.

* *1978 Ocak'ında hükümet olan CHP, MİT'e hakim olmamıştı. Türkeş Hukuk Müşavirliği, Psikolojik Savunma Başkanlığı; İstanbul, Ankara ve Diyarbakır Bölge Daire Başkanlıklarındaki yandaşları aracılığıyla MİT'i kontrol ediyordu.

* *Maraş katliamından aylar önce Türkeş; *MİT'teki *üst düzey ilişkiler aracılığıyla, MİT Güney bölgesini ele geçirmişti. MİT'in desteğini arkasına aldığından, Maraş olaylarını rahatlıkla düzenleyeceğine emindi. Bölgeden merkezi hükümete istihbari bilgi akışı kesilecek, her şeyi sola bağlayan, sağ ile ilgili masumane tasvirlerle hükümet 'uykuya yatırılarak' tezgahlanan plan uygulamaya konulacaktı.

* *Maraş katliamının planlamasını dört MİT mensubu yapmıştı. MİT'in katliamın içinde olması, sağlıklı istihbarat akışını engellerken, vahşete varan sonuçlara yol açtı.

* *MİT bu rolünü sonrada sürdürdü. Faşistlerle ilgili raporlar mahkemelerden gizlenirken, *sol gruplar *hakkında gerçek dışı raporlar düzenlendi. MİT raporlarının bu şekilde tanzim edilmesi, bizzat Türkeş'in talimatı ile olmuştu. Nitekim 12 Eylül darbesinden sonra Maraş Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Yusuf Haznedaroğlu, bu tek yanlı raporlara dayanarak katliamı tersine çevirip, işkenceyle sol bir gruba mal etmeyi deneyecekti.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
* * * * * * * * * * * * * * * * Yargısız Hukuktan Yargılayan Vicdana!
* *12 Eylül sonrasında Maraş olayları hakkında açılan davalar tam bir hukuk skandalıydı. Katliamın faili olarak 804 kişi yargılandı. Katliamda birinci dereceden rol oynayan 68 kişi hiç yakalanmadı. 379 kişi beraat etti. 1 ila 15 yıl arasında mahkumiyet cezası ile yargılanan 314 kişinin cezalarında önce 1/6 oranında indirim yapıldı, sonra hepsi mahkeme sürecinde salıverildi. 29 kişi hakkında verilen idam ve *yedi kişi hakkında verilen müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. 1991'de çıkan Terörle Mücadele Yasası'nda yapılan değişiklikle katliam sorumlularının hepsi salıverildi. Böylece Maraş Katliamı dava dosyası sessiz sedasız kapatılmış oldu. Bundan sonra da bu dosya hiç açılmadı. Tarihe kara bir leke olarak geçen katliam unutulmaya bırakıldı.

* *Unutuldu da!

* Maraş'ta öldürülenlerin çocukları, eşleri, anne, babaları katliamdan nasıl etkilendiler, bugün nerede ve nasıl yaşarlar, bilmiyoruz. Maraş'taki solcu, Alevi halkın yüzde sekseni büyük kentlere ve yurt dışına göçerek köklerinden koptular. *Bu insanların yaşadığı evsizlik ve memleketsizlik nasıl bir haldir, yarattığı kırılmalar, eziklikler, travmalar nedir ve nasıl yaşanır, araştırmadık.
* *Maraş'ın filmini, tiyatrosunu yapamadık. Romanını yazamadık. Maraş katliamı üzerine kaç şiir yazıldı, bilemiyoruz. Maraş üzerine bir ağıtımız yok. Ağlayamıyoruz.

* Maraş'ta yaşananları bugünkü kuşakların havsalasının alamayacağı gerçeğini ifade ettik. Bu denli unutkanlık, umarsızlık, mazisizlik nasıl bir şeydir, nasıl yaşanır? Canıyla kanıyla yaşayan bir insandan, hem-türleri tarafından işkenceyle, tecavüzle, boğularak, yakılarak öldürülen bir insanın yokluğuna nasıl geçilir, geçişte hiç mi evrim olmaz? Yok mudur? Olması gerekmez mi? Evet, bunlar genç kuşakların havsalasının alamayacağı şeylerdir ama gerçektir.

* *Kim bilir, belki Maraş katliamı başta bizim kuşağımız olmak üzere, toplum olarak hepimizin yüzünü kızartıyor, vicdanımızı kanatıyor. Zayıflığımızla, güçsüzlüğümüzle, çaresizliğimizle yüzleşmekten korkuyoruz. Belki de bu yüzden kimsenin ulaşamayacağını düşündüğümüz derinliğimize gömdük Maraş katliamının izlerini… Nesneleştirdik, ona yabancılaştık.

* Bu ruh hali bir şekilde katliamla ve katliamcılarla suç ortaklığı yaptığımız gerçeğinin üstünü örtmüyor.

* Katliamı yapan partinin yıllar yılı Maraş'ta en güçlü parti olduğu, böylece 'en doğruyu bilir' halkımızın katliamcılığı ödüllendirdiği, katliamcılarla suç ortaklığı yaptığı gerçeğini değiştirmiyor. Katliamı örgütleyenlerden birinin basit bir soyadı değişikliği ile kendini unutturduğu, hatta halkın temsilcisi olarak TBMM'ne girdiği gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Katliamı kontrgerilla, dönemin MİT görevlileri ve MHP'nin ortaklaşa düzenlediğini gayet iyi bilen, bu konuda elinde MİT'deki MHP kadrolaşması hakkında MİT'den kendi deyimiyle 'güvenilir' kadroların verdiği raporlar bulunan 'vicdanlı ve dürüst' Ecevit'in tarih önünde suçluluğu yetmezmiş gibi MHP'yi iktidara taşıdığı gerçeğini de değiştirmiyor.

* Katliamın asıl kurmaylarına gelince… Darbe koşullarını yaratmak için Türkiye'yi istikrarsızlaştırma siyaseti güden, darbeyi "kendi çocuklarına" yaptıran ABD'nin, simgesel olması bakımından CIA ajanı A. Peck'in, Alparslan Türkeş'in, dönemin MİT yetkililerinin; bölgedeki AP'li ve MHP'li il başkanları ve yöneticilerinin, iş adamlarının, toprak sahiplerinin, eşrafın, Abdullah Çatlı ve Haluk Kırcı başta olmak üzere Susurluk Çetesinin katliamdaki sorumluluklarının kamuoyunun gündemine gelmediği, gerçekle yüzleşilmediği, sorgulanmadığı ve bir yargılanma yaşanmadığı açıktır.

* Peki bir yüzleşme, sorgulama ve yargılama yoksa adalet nasıl sağlanacaktır?
* Adalet yoksa, toplumsal barış, demokrasi ve özgürlük nasıl olacaktır?
* Bir daha aynı şeylerin yaşanmaması için toplumun ortak vicdanı nasıl oluşacaktır?
* Yaptırım olmayan bir suç her daim işlenmeye açık değil midir?

* *2 Temmuz Sivas katliamı, aynı makus tarihin tekerrürü değilse nedir? Süren linç kampanyaları aynı makus tarihin ayak sesleri değilse nedir? *

* *Maraşların bir daha yaşanmaması için 78'liler Girişimi olarak *açtığımız dosya çalışmasını ülke çapında bir dizi etkinlik eşliğinde sürdürüyoruz.

* *Gerçek, adalet, toplumsal barış ve demokrasi için, sonuç alıncaya kadar Maraş katliamını kamuoyunun gündeminde tutmayı 78'lilerin tarihi sorumluluğu olarak kabul ediyoruz.
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 78'liler Girişimi



not : 78 liler girişiminin bu çalışmasını yeni nesillerin bu katliamı unutmaması ve dersler çıkarması için buraya asıyorum.

saygılarımla

pante 04-01-2008 21:50

Re: Maraş'lar Unutulmasın !!!
 
http://www.youtube.com/watch?v=aVSIC...elated&search=

ikg 13-01-2008 00:29

Re: Maraş'lar Unutulmasın !!!
 
sevgili dilaver,
maraş nasıl unutulur ya da unutturulmaya çalışılır.

faşizmi şiddet ve savaşla ülkemize getirmeye çalışanları kimse unutmadı. nasıl bahçelievler de katliam yapan abdullah çatlı ve haluk kırcı ları unutmadıysak. ama her zaman bu kişileri ve şu andaki bağlantılarını nasıl yaşadıklarını hep ama hep ülkemizdeki insanlara anlatalım.

maraşta öldürülen insanların o günden sonra bir geleceği olmadı tıpkı ankarada öldürülen öğrenciler gibi. ama haluk kırcı ve diğerleri evlendiler çoluk çocuk sahibi oldular. alparslan türkeş gibi bir adam bile 12 eylülden sonra melek gibi gösterildi. ve hatta şimdiler de yaşar okuyan gibileri de sanki o günlerde olan olayların sorumlusu değillermiş gibi rahat rahat tv lere çıkıp ağlayıp sızlıyorlar. asıl bunları unutturmayalım.

ve faşizmin şimdilerdeki ülkemizi akp ile ele geçirmesine izin vermeyelim.

kolay gelsin

ozgurche21 13-01-2008 22:30

Re: Maraş'lar Unutulmasın !!!
 
marası dersımı unutan ınsan degıldır

dilaver 21-12-2008 20:24

'Ellerinde Alman tüfeği, mavzer, makineli tüfekler vardı. Kadınlarımızın memeleri kesildi. Altı aylık çocuğumuza kurşun sıkıldı. Kolları kesildi, kafaları ezildi. Kadınlarımızın hem ölüsüne hakaret ettiler, hem dirisine. Kocasının yanında yaptılar. Kocası dedi; 'Allah'tan korkun.' Kocasını çektiler öldürdüler. Ardından kadını öldürdüler. 20 yaşında bir babayı oğluyla birlikte öldürdüler. Gözlerine şiş soktular insanların. Seyrantepe'de Kaşanlı ....'ün karısının ırzına geçip, kurşuna dizdiler. Daha sonra külotunu çıkarıp sokağa attılar. Kalaycı Şah İsmail'e de baltayla vurup beynini parçaladılar...'

İnsanın kanını donduran bu ifadeler, 30 yıl önce 21 Aralık 1978'de yüzlerce kişinin öldürüldüğü, bin 500 kişinin yaralandığı Maraş'ta yaşanan katliamın 'devlet sırrı' olarak gizlenen resmi raporlarda yer alan satırlarından bir bölümü. Bu resmi rapor uzunca bir süre devletin karanlık kasasında 'devlet sırrı' olarak saklandı. Saklanmasının nedeni katliamda devlet görevlilerinin aldığı roldü. MİT ve CIA ajanları katliamda önemli roller üstlenmişti. Dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı'nın kurduğu özel ekibin ve dönemin Cumhuriyet Savcısı Dündar Saner'in hazırlattığı raporun bazı bölümleri ise yıllar sonra
Gündem Dergisi'nde, ardından da ÖzgürGündem Gazetesi'nde yayınlandı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in ölümünün ardından açılan arşivlerinde ortaya çıkan belgeler de katliamın MİT görevlileri tarafından planlandığını ortaya koyuyordu. Bugün ise artık 1 Mayıs 1977 Taksim katliamı ile Sivas, Malatya, Çorum ve Maraş katliamlarını devlet çetelerinin gerçekleştirdiği çok iyi biliniyor.

Asla unutmayalım, unutturmayalım.

saygılarımla

emrekalkavan 21-12-2008 21:16

Alıntı:

dilaver´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 94931)
* Yaptırım olmayan bir suç her daim işlenmeye açık değil midir?

bu dediğin cümle islamın en temel ilkelerinden biridir .. sadece türkiye değil ,dünya islama muhtaç..

sansdoute 22-12-2008 00:54

Alıntı:

emrekalkavan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 145521)
bu dediğin cümle islamın en temel ilkelerinden biridir .. sadece türkiye değil ,dünya islama muhtaç..

Doğru çok haklısın sadece Türkiye değil, tüm dünya İslam'a muhtaç!!! Haydi cihada çıkalım!!! Tüm dünyayı kılıçtan geçirelim, müslüman yapalım, kan dökelim!!!

Sorarım Maraş'ta bu katliamı kim yaptı? Kimler gaza gelip dinsiz diye adlettikleri alevileri insanlığa sığmayacak yöntemlerle öldürdü? Bunlar "Allahüekber" diye naralar atan "İslamcılar" değil miydi? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diye sormazlar mı? Hani islam kardeşlik, barış bilmem ne diniydi? Bu mudur kardeşlik? Sizden olmayanı kıtır kıtır doğramak mıdır? Bu mudur hoşgörü?

Yapmayın artık ya! Şu islam hoşgörüdür dinidir falan demeyin! Maraş katliamı görüntülerini görünce yüreğim sızlıyor, peki siz islamcılar siz neler hissediyorsunuz?

"İyi oldu, öldü kafirler!" değil mi? Böyle düşünen bir müslüman olacağıma, "dinsiz" olup cehennemde yanmayı tercih ederim!!!!!!

MehmetEden 07-01-2009 20:37

utanç dolu bir hareket

spartacus 30-12-2011 04:27

http://www.youtube.com/watch?v=GDa6F...ature=youtu.be

Neva 30-12-2011 06:56

Bir baska utanc abidesi olarak duruyor onumuzde...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:49 .