![]() |
Mühürlü Kalpler
Geçtiğimiz günlerde bir akrabam (kendisi müslümandır, ve islamiyeti anlamını bile bilmediği dualardan ibaret olduğunu sanıyor ekseriyetteki müslümanlar gibi ) islamiyetten bir türkü tutturdu gitti. Sıkıldım ve ona
"37- Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir. (Ahzab)" bu ayetten ve üzerine kafa patlattığımız birkaç ayetten daha bahsettim. inanmadı. böyle birşey olamaz dedi. açtım kitaptan ayeti okutturdum. Ayetin öncesine sonrasına da baktık. Baktı olacak gibi degil insanların beyinleri kuran-ı kerimi yorumlayacak kapasitede degildir dedi. Tahmin edeceginiz gibi dumur oldum. :) Bu noktada akla onlarca soru gelebilir. fakat demek istedigim şu ; hangimizin kalbi mühürlü? Allahın bana vermiş oldugu bu akılla bana vermek istedigi mesajları iceren kitabını anlayamacaksam ne işime yarıyacak inanmak ? bu soruları bahsi gecen akrabama da iletebilirdim fakat bu platformda bu düşünceye sahip arkadaşlar da yabana atılmayacak kadar çok.. saygılar |
Aslinda beyinleri muhurler iman denilen sey, insanda muhakeme kabiliyoeti kalmaz ki. Bununiki nedeni olabilir, birincisi senelerdit beyinlere islenen korku, digeri ise , yine beyinin kendi mudafa sistemi. Senelerdir inandigi, hayal ettigi seyin, yanlis olmasina tahammul edemez, dolayisiyla cesitli kiliflar hazirlar; kendini, gercek disi da olsa, maslara inanmaya devam etmeye zorlar. Aksinin ne kadar guc oldugunu, cogu dini dogmalarla yetisip, sonradan ateist olanlar iyi bilir.
|
37. Hani sen Allah'ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, "Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah'tan sakın" diyordun. İçinde, Allah'ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü'minlere bir zorluk olmasın. Allah'ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.
muazzam bır ayet...zeydı bosatıyo dıye bılıyorum...o evlenmek ıstyo zeyd ayrılıyo o alıy. ve kuran dıyokı bunu yaptıkkı yarın bu durumda olanlar madur olmasın.. sunu unutmayın kuran ve algılatılan mkuran arasında fark var..islam ve algılatılan ıslam... |
İslamın algılattağı diğer dinlerden pek bir farklı değil. Allaha ibadet, iyi harketlerde bulunma ahiret gününe, kadere inanma vs vs .. fark iceren sosyal yasam ve hukuk kuralları. Birde onlarca akıl mantıktan yoksun çelişkili sözler..
sorunun büyük kısmıda burada zaten. Çoğu müslüman algılamaya çalışmıyor... ve algılatmalarına müsade ediyor(!) saygılar |
Bu aynı Mısır'a ilk defa giden birinin Mısır'da gezerken yerde bir parça Araça yazılı bir kagıdı kuran sayfasından sayıp yerden kaldırıp öpmesine sonra hangi ayetten diye sordugu birinden bu bir roman sayfasında demesine benziyor.
Benimde tanıdıklarım var, bana sen ne dersen de ben şüphe etmeyecegim diyorlar. Korktukları ne acaba? |
Bir deney yapılabilir.
İnançlı bir arkadaş bulunur. Bu ayette Allah ve Zeyd kelimeleri değiştirilir ve bu ayetin İncil'de bulunduğu söylenir. Arkadaşın vereceği tepki dinlenir. Büyük ihtimal İncil'in değiştirilmiş olduğuna dair Hristiyanlığı küçümseyici sözler söyleyecektir. Sonrasında bu ayetin Kuran'da olduğu gösterilir. Ama bu deneye rağmen inançlı insan inancından vazgeçmez. Bunu da biliyorum. Hemen Muhammed'in özel bir durumu olduğunu söyleyecektir. Bu deneyi daha açık bir ayet ile yapmayı düşünüyorum. |
Alıntı:
cok haklısınız sayın vartor... |
Saman altında iğne aramak gibi bir şey yapıyorsunuz.Her ayete hinlik ve şüpheyle baktığınızdan bu durumlar ortaya çıkıyor.sizler bakış açınızı değiştirmezseniz anlayamazsınız.Bu matematik normal yaşamda benin ne işime yarıcak X/y/Z bunları kare köke al bunu yap.Bunları ben nerde kullanıcam diyen ve o dersten hiç bir şey anlamayan çocuğun akibetine benzer.
Saygılar. |
Alıntı:
Kuran-ı Kerim insanları dinede yakınlaştırır.uzaklaştırırda. bu bizim duygu ve düşüncelerimizin derinliği.VE algılama yeteneğimizdir. |
Bakara
(191) Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir. Al-i İmran (157) Andolsun, eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır. Nisa (74) O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz. Nisa (89) Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı. Buraya kadar olan ayetlerde cihadın hiç de öyle kalemle, tebliğle yapılmadığı gayet net. Şimdi bir de kimlerin öldürülmeyeceğine bakalım: Nisa (92) Bir müminin bir mümini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir...... Nisa (93) Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır. Demek ki neymiş, Allah sadece MÜMİN ÖLDÜRÜLMESİNİ YASAKLAMIŞ. GERİ KALANI SERBEST... İnsanların duygu ve düşünceleri sizin tabirinizle DERİN olabilir. Ancak bu derinlik insanlara mahsus, kur'an'ın 1400 yıl önceki yazarına değil... Uzakdoğu felsefesinin derinliğine, Konfiçyus'un adalet anlayışına ne kur'an'ın, ne kur'an'ın Allahının ulaşması mümkün değil. İmalat ortada... |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:17 . |