Bu sert söylem tarzi bize birakilmis cok güclü bir miras. Genc Osmanlilardan basliyor. Ali Suavi'nin bir konusmasindan:
“Artik, kemali cesaretle ve bilatereddüt hükmederiz ki, halife, imam, padisah, hasili her ne kam ve ünvan ile olursa olsun, hicbiri peygamberimizin kaim makami veya vekili degildir. “Padisah peygamber postunda oturuyor” cahil sözüdür. Bir asli seriye müstenid degildir. Riyasete gectikce peygambere vekalet manasi Hulefayi Rasidin’in bile hatirina gelmedi. Nerede kaldi ki sonradan gelen sümüklülere”(Ismail Hami, Ali Suavi'nin Türkcülügü, aktaran Secil Akgün, Halifeligin Kaldirilmasi ve Laiklik)
Bence saldirgan söylem konusunda en ileri gidenlerden biri Tunali Hilmi'dir. 11 "hutbe" yaziyor, kitleleri ayaklandirmaya calisan konusmalar bunlar. Tam bir ihtilalci. Askeri Tibbiyelilerin talepleri bu türden ajitatif metinler oluyormus. Bir yazisi söyle basliyor:
"Ey gaziler: Bilirsiniz ki bu millet asker oglu asker bir millettir. Bu millet askerlik sayesinde büyümüstür." Yazinin sonu da söyle bitiyor: "Asker!.. Ey Gaziler... Ars... Hükümet konaklarina dolunuz, Yildiz'in altini üstüne getiriniz. Ondan yana sican yürekleri öldürünüz. Münafiklari, casuslari, rüsvetci memurlari hep gebertiniz" (Tunali Hilmi, Sekizinci Hutbe, aktaran Serif Mardin, Jön Türklerin Siyasi Fikirleri)
|