imhotep, 1929-1946 arasinda uygulanan politikalar zaten fasist yonetimler altindaki ulkelerden alinmis politikalar. Daha once bu konuyu yazmistim. Ordan bir alinti yapayim:
Yine 1931'de cikarilan yeni basin kanunu ile hukumete "ulkenin genel politikalarina aykiri dusen" yazilari basan gazete ve dergileri kapatma hakki verildi. Artik basin hukumetin her kararini sadece alkislamak zorundaydi. Jon Turklerden miras kalan ve biraz bagimsiz gorulen Turk Ocaklari da 1931'de kapatildi. 1933'de "universite reformu" yapildi ve ulkenin tek universitesi Darulfunun'daki 150 ogretim uyesinin ucte ikisinin gorevine son verildi. Turk Kadin Birligi de kapatilmadan nasibini aldi. 1932'de Istanbul'daki butun iscilerin parmak izlerinin alinmasini gibi cok sayida isci aleyhtari kararnameler cikarilmisti. Fasist Italya'nin meshur 1935 kanunu ornek alinarak 1936'da yeni bir is kanunu cikarildi. 1935'de icinde yuksek mevkide sahislarin da oldugu mason localari kapatildi. 1935'de CHP'nin 4. kurultayinda Kemalist ilkeler netlestirilip parti programina konuldu. 1936'da zamanin basbakan Inonu, Parti'nin genel sekreteri sifatiyla devlet idaresi ile parti teskilatinin birbiriyle ozdes oldugunu ilan etti. Zaten valiler parti il baskanlariydi, butun yuksek burokratlar partinin yoneticileriydi. Fiili bir durum resmi olarak aciklanmisti sadece.
Donemin partili devrimcileri devrimin ihtiyaclari, birlik ve beraberlik, fedakarlik uzerine coskulu yazilar yaziyorlardi. Bu yazilardaki ornekler acikca *Italya'dan, Sovyetler Birliginden ve daha sonra da Almanya'dan veriliyordu. Basinin ve universitenin hukumet politikalariyla uyumlu olmasi gerektigi vurgulaniyordu. Kemalist burokrasinin halkcilik ilkesi bir tur fasist korporatizm savunusuydu aslinda.
Gayriresmi Tarih
Ayrica Kemalizm de tam olarak bu donemde formule ediliyor. Kemalizm bence Mustafa Kemal'in dusunceleri demek degildir. Bu donemin konjokturu icin formule edilmis bir anlayistir. 1923-29 arasinda uygulanan ekonomik politikalar bu donemde uygulananlarla taban tabana zitti ornegin. 1923-29 arasi devletci degil liberal politikalar uygulaniyordu. 1929-46 arasinda dunyada fasizmin yukseldigi donemde uygulanan fasizme benzer uygulamalara Kemalizm adi verilmis. Bu bence Mustafa Kemal'in gercekte daha liberal olan dusuncelerine yapilmis bir haksizlik.
Biraz da bu yuzden simdiki nasyonal sosyalist gruplar dusuncelerini Kemalizm adi ile rahatlikla sunabiliyorlar. Devlet burokrasisi zamaninda Kemalizm'e bu tur bir fasizan misyonu yuklemis oldugu icin, bu gruplar bu ismi kullanmakta hic bir cekince duymuyorlar.
Ancak benim sorumun icerigi biraz daha farkli birsey. Su anda bu tur bir baski rejiminin olanaklari var midir?