Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 22-08-2008, 13:02
çakırcalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
çakırcalı çakırcalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Aug 2008
Mesajlar: 467
Standart

ozedonus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hayatımızın her alanında bir trans halini yaşarız; örneğin sinemada bir korku filmi izlerken… Filmde aslında sizi korkutan, ürküten şey gördüğünüz görüntünün korkunçluğu değil., duyduğunuz müziğin yarattığı strestir hissetiğiniz aslında. Burda müzik bir psikolojik telkin aracı olarak kullanılmıştır. İşini de başarıyla yapar.

En basitinden bu ve buna benzer telkin edilmeleri, bir nevi beyni yıkanmışlığı gün içinde defalarca yaşarız. Tabi telkin edilme yalnızca sinema salounlarında gerçekleşmiyor. Bu etkili silahı dediğiniz gibi siyasiler, politikacılar, çeşitli örgütler kullanmaktadır.Ama bunların yanısıra bu telkini aynı zaman ateizm de çok etkili bir şeklide kullanmaktadır.

1.AŞAMA: Kutsallığı gözden düşürmek..Normalde tarihte ya da şu anda yaşamış ve ne olursa olsun hiç kimse söylenmeyecek sözlerin insanların kutsal saydıkları şeylere çok ağır bir argo ve küfürlerle yazılması..

İşte bu durum aslında Turan Dusun,İlhan Arsel gibi şahıslarla başlayan ateizmin ilk telkin ve hipnotik trans uygulamasıdır. Mantığı şudur :Senin duyduğunda salat-u selam ettiğin Zat’ın adını en laubali ve en argo biçimde kullanacak ki insanların gözünden kutsallığını düşürebilesin. İnsanların gözünden kutsallığı düşürebilmek çok önemlidir. Çünkü kutsal insanların bazı hareketleri,tavırları ve hallerini normal bir insanı yargılar gibi yargılayamayız.

İşte biraz sonra yazacağımız şeyleri gerçekleştirebilmek için ateist kesim bu ilk aşamayı okuyucunun gözünde yapmalıdır. Tabi bu durumu yemezseniz ateistlerin bir çok iddiasını zaten okurken güleceksinizdir.İşte bunun için ilk aşamada size en başta Allah, peygamber ve İslam hakkında herhangi bir insana yada aklınıza ne geliyorsa şeye karşı söylenmiyecek sözleri, ithamları yazarlar. Çeşit çeşit sıfatlar, lakaplar takarlar.

Ateizmin hipnotik transının ön temizlik aşaması…


İkinci aşama: Ön temizlği aşıp artık tam anlamıyla yıkanacak bir beyne sahip olduğunuza göre artık asıl noktaya ulaşabiliriz. Ne dedik? Kutsallığı gözden düşür, böylece kutsal olanı kendi hissettiklerinle yargılayabilecek duruma gel. İşte bu noktada sıklıkla Hz.Muhammedin evliliklerini duyarsınız. İşte bu noktada bi şekilde Hz.Muhammedin kutsallığını insanların gözünden düşürebilir ve onu sıradan bir insanı yargılar gibi yargılayabilecek konuma getirebilirsen yapılan evlilikleri de kendi hissettiğin gibi düşündürtebilirsin. Yani nefsani olarak.Son derece argo tabirlerle kullanılan bir kişinin artık evliliğinin nefsani olduğu yönünde bir engel kalmamıştır.


Üçüncü aşama: Sıra geldi bu süreçte yaşanan haberi eksik verme olayına. Haberi eksik vermek yada sadece bir görüntüden ibaret vermek sizin yanlışı doğru, doğruyu yanlış olarak nitelendirmeni sağlayabilir .Zaten bu konu kuranda fasıkın haber getirmesi ayetleri ile beyan edilmiştir. Ateizmde bu durum genelde ayetleri mealden okuyup parça parça kesip çıkararak ve burası çok önemli: ne için geldiğini söylemeyerek demagojik ve spekulatif yorumlar yapma üzerine kuruludur. Oysa kurandaki her ayet neden geldğine dair vuku bulan olayla bir bütündür. Olayın ne olduğunu bilmeden ayetlerin çoğunu anlamak imkansızdır. Savaş sırasında gelen ayetler vardır, dolayısyla o durumda tutunulması gereken sert tavırları aktarır ve barış sırasında gelen ayetler vardır. Yalnızca peygambere hitaben onun özel hayatına onun özel hallerine hitaben gelen ayetler vardır ..dolaylı olarak kimi zaman müslümanları kimi zaman da tüm insanları muhattap alan ayetler vardır."Dolaylı olarak" dedim.. çünkü Kuran’ın tek muhattabı peygamberdir bunu bilmek önemlidir. Bizler kuranın dolaylı muhattaplarıyız.


Şimdi ateizmin hipnotik trans ve telkin ile beyin yıkama sürecin en son ve en ilginç aşamasına geldik:

DÖRDÜNCÜ AŞAMA: SONUÇLARI NEDEN GİBİ GÖSTERME. Aslında bu cümle herşeyi açıklıyor olsa da sonuçları neden gibi göstermenin üzerinde biraz durmanın faydası var. Sonuçları neden gibi gösterme tarihsel materyelizmin bir cinliğidir. Tarihsel materyalizme göre: bütün tarihsel ve toplumsal olayların belirleyici nedeni ve temeli ekonomik olaylardır.Aslında problemin özü de budur. Evet ekonomik gerekçelerden ötürü belli başlı tarihe not düşülmüş olaylar gerçekleşmiştir ama islamiyet açısında ekonomi bir neden değil bir sonuctur. İşte bu noktada nedenleri sonuç olarak gösterilmeye çalışlması beyin yıkmanın son aşamasını teşkil etmektedir.

Peygamber yada sahabeler İslam devriminden sonra belli bir ekonomik ve sosyal güce ulaşmışlardır mutlaka, ama bunlar asla neden değildir; olamaz. İslamiyetin tüm diğer toplumsal hareketlerden temel farklarından biri de budur. İslamiyette amaç kendini feda etmektir, haksızlığa , zulme, ahlaksızlığa karsı.

Peki sonucunda ekonomik ve sosyal bir güç kazanırsan ne olur. O zaman 3-5 tane sonuçları neden yapmaya meraklı kendisine tarihçi(?)ve sosyolog(!) diyen bir zat çıkar, bu mücadelenin dünyevi hırslar için yapıldığını soyler.

İşte ateizmin bu ve benzeri forumlarda yaptığı telkinle ateistleştirme metodundan bir demet..
1- Evet, kendinizi çok iyi tarif etmişsiniz. Çünkü aynen bu ateistlere yüklemeye çalıştığını özelliği kendiniz taşıyorsunuz ve yıllardır da bunu özenle uyguluyorsunuz. Varlığınızı borçlu olduğunuz Mustafa Kemal Atatürk'e "Beton Kemal" diyerek bu büyük insanı halkın gözünde basitleştirmeye çalışmanız gibi. Oysa bir ateist olarak beni, Muhammet'in uçkuru hiç ilgilendirmiyor. Onun uçkuru, karısına veya 6 yaşındaki kızına göz koyduğu ve bunları normal gören kişileri ilgilendirir. Beni ilgilendiren, Muhammet'in bunları yapabilmek için ayet uydurma ve uydurduğu ayetlerin akıl ve ahlak dışılığıdır.
Bu arada ateizm, Turan dursun veya İlhan Arsel'le başlamış bir kavram değildir. Başını Kur'an'dan kaldırıp birazcık olsun felsefe tarihi okursan, ateizmin tarihiyle ilgili de biraz bilgin olabilir.

2- Burada da 2. şıktakine bağlı olarak aynı şeyler geçerli. Mustafa Kemal Atatürk'e "Beton Kemal" türünden lakaplar takarak onun manevi değerini yıktıktan ve annesi, babası, etnik kimliği hakkında çeşitli uydurmalar yaparak onun halk gözündeki tüm saygınlığını ortadan kaldırdıktan sonra, getirdiği devrimlere karşı gerici devrim için zemin hazırlamış olmanın rahatlığıyla sistemi ahtapot gibi kuşatmaya giriştiniz.

3- Aynı uygulamaların devamı olarak Mustafa Kemal Atatürk hakkında bir takım tarihi gerçekleri çarpıtarak, eksik bilgiler ve hurafelerle dolu yeni bir tarih yazma çabası içine girdiniz.
Yalnız burada Kur'an'ın tüm çağlara hitab etmesiyle ilgili asıl şık konusuna geçeyim hemen.Kur'an'daki her ayetin o tarihte meydana gelen bir olay üzerine geldiğini söylüyor, sonra da Kur'an'ın her çağa hitap ettiği tezini savunuyorsunuz. Bu tarihte peygamber var mı ki, peygamber ve karılarıyla ilgili ayetler geçerliliğini korusun? Bu tarihte cihat var mı ki cihat ve ganimetle ilgili ayetler geçerliliğini korusun? Ebu Leheb hala yaşıyor mu ki, onunla ilgili inen ayetler geçerliliğini korusun? Bu tarihte Zeyd var mı ki o ve karısıyla ilgili inen ayetler geçerliliğini korusun? Bu örnekler Kur'an sayfaları kadar çoğaltılabilir, çünkü tamamen o tarihe ait olaylara ve Muhammet ve çevresinin uçkurları başta olmak üzere özel yaşamlarına ait ayetlerden ibarettir Kur'an.

4- Felsefeyle, materyalizmle, determinizmle, nedensellikle ilgili bir parça bilgi sahibi olsaydın, her nedenin aynı zamanda bir sonuç, her sonucun da aynı zamanda bir neden olduğunu bilir, dolayısıyla (bilerek veya bilmeyerek) böyle saçma bir polemiğe hiç girmezdin. Ve tabi "Evet ekonomik gerekçelerden ötürü belli başlı tarihe not düşülmüş olaylar gerçekleşmiştir ama islamiyet açısında ekonomi bir neden değil bir sonuctur." türünden abuk subuk bir ifade de kullanmamış olurdun.

Sonuç olarak: Ateistler, Muhammet'in uçkurunu düşünerek ateist olmamışlardır. Tanrı kavramını sorgulayarak ve tanrının olmasını mümkün görmeyerek veya ona gerek görmeyerek ateist olmuşlardır. Muhammet'in uçkuru, ateistlerin değil, müslümanların sorunudur.
Alıntı ile Cevapla