Üç kişiye ''parmak çocuk'' masalını anlatsanız , sonra da onlara '' hadi bakalım , ne anladıysanız bir de siz anlatın '' deseniz , bu masalı size üçü de farklı farklı anlatacaktır .
Muhammet de ne yapsın ; duymuş oradan buradan bu masalları , kafasında kalanları anlatmış durmuş .
Yalanın kök saldığı nerede görülmüş ki Muhammet'inkileri kök salsın ; elbette ki bir yerlerde açık verecek , duyduklarını yanlış aktaracaktı .
Sanırım arasıra tembel öğrencilik yapmış , ev ödevlerine pek muntazam
çalışmamış . Oysaki , kölelerinden öğrendiklerini , sağdan soldan , ondan bundan duyduklarını bir kez de evde tekrar etseydi , bu kadar çok açık vermez , daha inandırıcı olurdu !
Hem zaten o hep inandırıcı şeyler anlatmamış mıdır ?!
İş sadece bu masalla bitse , ona da razıyız . Kuran'ın neredeyse yarısı bu türden masallarla dolu .
En sevdiğim masalı ise , Mirac gecesinde göğe çıkıp Allah'la görüşmesi ve sıkı bir pazarlık sonucu 50 vakitten 5 vakte indirdiği namaz emriyle geri dönmesi ve sonra da Mekkelilerle polemiğe girişmesi :
- Muhammet ; sana deli derler . De ki onlara , asıl deli sizsiniz , durun hele siz , cehennemde göstereceğim ama ben size , akılsızlar , maymunlar , cehennemin kütükleri , yaban domuzları , aşağılık hayvanlar ...
Hiçbir ispatı , hiçbir vesikası olmayan bu masallara koca koca insanların inanmasına ne demeli bilmem ki .
Hele ki sırtını Allah'a yaslayan Muhammet'in , Allah'ın ağzını kullanarak Mekkelilerle polemiğe girişmesini hala daha anlayamamış olanlara ...
|