Tekil Mesaj gösterimi
  #5  
Alt 20-09-2008, 18:17
çakırcalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
çakırcalı çakırcalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 07 Aug 2008
Mesajlar: 467
Standart

katre_07´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sayın çakırcalı buna benzer bir konu zaten açılmış sayın habılısın muminin14 başlıklı konusu sizin konunuzla aynı old halde neden böyle bir konu açma gereği duyduğunuzu anlayamadım üstelik o konuya yorum da getirmişsiniz:
Sayın katre_07,
Dikkat ederseniz görürsünüz; o konu başlığında Saffat suresi ve içinde geçen "yaratanların en güzeli" nitelemesi doğrultusunda bir tartışma açılmış. Burada ise aynı konuyla birlikte ondan çok daha farklı olarak, Kur'an tanrısının, kendisinden başka da tanrıların varlığını kabulettiği ve bu doğrultuda insanları bilinçli olarak yanılttığı sorgulanmaktadır. Bu konuyu o başlık alltında gündeme getirecek olsaydım, hem konu dağılması, hem de asıl sözünü etmek istediğim konunun sümen altı olması sözkonusu olacaktı. Nitekim siz, ayrı bir başlıkta açıldığı halde bunu görmediğiniz için, hala Allah'ın güzelliğinden çirkinliğinden dem vuruyorsunuz. Oysa konu o değil ki. Allah'ın kendinden başka tanrıların varlığını zaten kabul ettiği; ancak bunların kendisine ortak gösterilmesini kabul etmediği ve hepsinden önemlisi de bilinçli olarak insanları yanıltıp yalan söylediğidir.

çakırcalı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
4- Allah, bağışlamayacağı tek günahın kendisine ortak koşulması (şirk) olduğunu ve bunun dışında dilediğini dilediğine bağışlayacağını (Nisa/48, 116), ortak koşanlara cenneti haram kıldığını (Maide/72) söyleyerek, ortak koşmanın ne denli büyük bir günah olduğunu söylemekle birlikte, "Allah dileseydi ortak koşmazlardı" (Enam/107) diyerek kendisine ortak koşanların da aslında yine kendisinin isteğiyle ortak koştuklarını kabul etmektedir.

Buna rağmen aynı Allah, ahirette ortak koşanların "Allah dileseydi, ne biz ne de atalarımız Allah'tan başka bir yaratıcıya tapmaz, O'na ortak koşmazdık" (Hicr/35, En'am/148) diyecek olduklarında ise "Yanınızda bize çıkarabileceğiniz bir bilgi mi var? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz" diye karşılık verecek (En'am/148) ve bir diğer ayetini (En'am/107) inkar edecektir. Bu durumda Allah düpedüz üç kağıtçı, yalancı, sahtekar, düzenbaz, inkarcı bir konuma düşüyor. Önce yaptığını söylüyor, sonra da yaptığını söyleyenleri yalancılıkla itham edip, bir önceki sözünü yalanlıyor.
"Allah dileseydi ortak koşmazlardı" (En'am/107) diyen Allah, nasıl oluyor da ahirette "Allah dileseydi ortak koşmazdık" (En'am/148, Hicr/35) diyen insanlara "Yanınızda bize çıkarabileceğiniz bir bilgi mi var? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve saçmalıyorsunuz" (En'am/148) diye karşılık verebiliyor?

Kendi sözünü üstelik
ayetle sabitleyen Allah, nasıl oluyor da bunu dediğine dair bilgi istiyor? Kendi indirdiği ayetten haberi mi yok, insanlarla alay edip, onları zor duruma sokmaktan haz mı duyuyor?
Alıntı ile Cevapla