Sık sık yinelenen şehir devleti kavramına burada açıklık getirmekte fayda var. Aslında tanım itibari ile tam tabir ticari koloni olması gerekirken devlet olmanın getirdiği; bayrak, sikke, kanun yapma ve uygulama vb. devlet adına bir çok olmazsa olmazı barındıran egemenlik sonuçlarının hiç birisini o dönemin şehir devletleri barındırmamaktadır, mesela egemenliğin olmazsa olmazı olan para basımında her ne kadar
İslam devleti adına ilk parayı Ömer’in 639 yılında bastırdığı kabul görüp konuşulsada gerçek anlamda İslam devlet parasını ilk defa bastıran
Abdulmelik_Bin_Mervan’a kadar bölgede kullanılan yabancı paraların tıpkı basımının Arap ticari değerlerine adapte edilmesinden başka bir şey değildir Ömer ve ardıllarının yaptıkları. Bildiğimiz anlamda bir şehir devlet değildir söz konusu edilen Taif ve Mekke, asıl olarak iç işlerinde bağımsız ve dış işlerinde dönemine göre egemen bir devlete bağımlı bir çeşit ilkel site-devlet nitelindedir. İç işlerinde de sık sık Bizans lehine yapılan balans ayarları ilede meşhurdur hatta.
İslam tarihinde sık sık söz edilen ve genel olarak ticaretle anılan Kureyş’in Kusay ile birlikte yarı göçebe ve Mekke dışında kervanlara kılavuzluk hizmeti ile süren yaşamı birden Mekke şehrinin hakimi ve bölge ticaretinin kontrolünü elinde tutan kabile olması ile başlamıştır aslında. Öncesinde ise özetle belirtildiği gibi sadece kılavuzluk ve güvenlik hizmetleri karşılığında basit gıda ve giyecek ihtiyaclarının karşılandığı ve takas usulü ile lokal olarak yapılan bir ticaretin içinde yerel etkin olmayan bir kitledir Kureyş. Kabilenin adına ve geçmişine yönelik rivayetler ve inanışlar oldukça çok ve değişiktir. Kelime anlamından yola çıkarak tüccar kökenli bir söylem neticesinde kabile adına kavuştuğunu savlayanlar olduğu gibi, kabile adının bizzat pagan dönem inanışları neticesinde dönemin tapınılan kabile tanrısı neticesinde kazanıldığı veya ismin yabancı kökenli olup sonradan Arap diline kazandırıldığı şeklinde görüşler olduğu gibi Beni Nadr’a dayandırılan ve öncesinde İsmail’e ve İbrahime kadar giden bir soy kütüğü ile adlandırılsada Beni Nadr’a değilde Fihr b. Malik soyundan İbrahim’e dayandıranlarda vardır, özetle tam ve gerçekçi bir bilgi elde mevcut değildir. Günümüzdeki genel kanaat ise Kusay vasıtası ile Mekke’de toplanan kitlenin Kureyş adını aldığı yönündedir, bu yüzden Kusay’ın lakaplarından biriside ‘’toplayan/toparlayan’’ anlamındaki ‘’Mücemmi’dir’’.