evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Saygideger arkadaslar;
Hatirliyorumda, 60'lar, 70'ler, hatta 80'ler ve 90'lar da Turkiye; kendi hayvanini kendi uretir/tuketir; kendi urununu, kendi eker/bicerdi.
Gecenlerde Televizyon haberlerinde, domatesin "zam sampiyonu" oldugu soyleniyordu. Gerci gorunen domatesler, Ulkenin domatesleri ne de benzemiyordu ya, neyse. Domatesin su anki ulke fiati (giderek yukseliyor), Avrupa Ulkelerini gecmis durumda.
Ustelik, et konusunda, ithal etlerin "daha ucuz" olacagi, soylendi, ama; soylentide kaldi.
Butun bunlar hangi politik uygulamanin sonucu dersiniz. Kendi kaynaklarini, ya sat, ya kurut; disaridan ihrac et ve yine de borctan kurtulama, bollugu yakalayama.
Artik, bir sonraki nesile, ulkemizin bir tarim ve hayvancilik ulkesi oldugunu, bir masal gibi; oturur anlatiriz.
Saygilarimla;
evrensel-insan
|
Cok guzel bir konu yakalamissiniz sayin evrensel-insan..
DTO(Dunya Tarim Orgutu) sagolsun demek gerekir sanirim.
Sadece bu degil elbette..
"Buralar bir zamanlar dutluktu" derler ya buyukler, niye derler ki acaba?
Domates dediniz de aklima geldi. Turkiye tatillerinde, bir Canakkale domatesi gelirdi, o ne koku, o ne guzellik icine beyaz peyniri basip isirirdik .. Peynir de o zamanlar cok pahali bir sey degildi.