Sevgili Evrensel
Zaten iki şey vardı tahmin ettiğim, birisi ya soru yağmuruna tutulabilirdim diğeride, yazılanları kişiselleştirip, sataşma gibi temellendirilip, yine üstünkörü geçişlere maruz kalabilirdim, ikincisi olmuş.
Yazım zaten yeterince detaylı, asıl sorun ise benim başlık açıp açmamam değil, bir başlığı kimin açıp açmadığı o başlıkda ele alınanlar üzerinden bir değer oluşturmaz. Yazdıklarım eleştiridir ve detaylıdır. 2 satırlık dır, dur değil açıklamalıdır.
madem tanımlarınız var ve bu hiçde tanımladığınız şeylerle uyum sağlamıyor o halde tanımları, yargıları kaynaklamak daha doğrusu hiç olmazsa iddia ettiklerinizle, iddia edilenlerin birbiri ile olan uyumunu kaynağıyla sağlamak size düşüyor. Yani malesef temelsiz olan tanımlarınızdır ki bu kişisel bir şey değildir, ortada olandır. Buyrun kaynaklayın, temellendirin materyalizmin, gözleme ve algıya dayanmadığı, akla ve tatmine dayandığını, madem aksi her fikre karşı çıkıyorsunuz değil mi?...
Birakin, yazilanlari okuyacak olan yazar ve okur arkadaslar kendileri degerlendirsin.
Bu söylediğiniz ise malesef yine her zaman ki gibi ben söylerim olur, kararı başkaları versin. İyide ortada bir anket yok, sorun karar verme sorunuda değil, bir oylama durumuda değil, bu tarz bir yaklaşım yine ben söyledim oldu anlayışıdır, tribünseldir. Bende yazılanları okuyan birisiyim haliyle bu söylediğiniz anlamsız ve bende değerlendiriyorum-tribünlük işim olmaz-, aksi kaynaklarınız varsa buyrun koyun, tanımlarınızı temellendirin.
Herseyden once neden dile gelenleri uzerinize aliyorsunuz?
Size o kadar soru sordum, cevap vermiyorsunuz, kendinizi ortaya koyamiyorsunuz? o zaman en azindan, kimseye satasmadan, baslik ile gorusunuzu yazarsiniz olur biter.
Üzerime alınmışlığım yok, buna da gerek yok, aynı tanımlarınız onlarca forumda mevcut ama bu konuya o tanımlarla başlamışsanız değerlendirme şansına eriştim diyebilirim. Yazdığım yazı gayet açık ve net, tekrar tekrar değerlendirme yapmam gerekmiyor sanırım...
Size o kadar soru sordum cevap vermiyorsunuz demişsiniz, bunun bu konu ile alakası yok henüz ortada soru yok, ama yine yazıyı okumamışsınız, cevapları okumuyorsunuz ve zaten bu sorunu yazıda dile getirdim..
Eger size gore bilimin ontolojik bir cikmazi yoksa, oturur anlatirsiniz nedenini. Tabi ontolojinin de bilimin de ne oldugunu dile getirerek, varsa da oturur onu anlatirsiniz.
Eğer sorun bilimin çıkmazı ise, idealizm şudur, materyalizm budur deme gereği nerden doğdu? hayır doğdu ise dahi, 2 satıra sığdırdığınız gerçeğin tam tersi tanımlarınızın amacı ne? Geçerken de bunlara da vurayım mı yoksa önce bunları dile getirerek aksi gelecek tüm değerlendirmelerin önünü alayım mı? Ortaya koyduğunuz çıkmaz ne, yazınızdan kaynaklar mısınız?
Cunku artik her baslikta sizlerin bu temelsiz, tabansiz elestiri ve suclamalarinizdan, gina geldi.
yazdığım yazıda bu tür davranışlarınızı da açıkladığımı düşünüyorum, gına getiren diğer insanların düşünce, görüş yada fikirleri değil sevgili Evrensel, sizin bir türlü vazgeçemdiğiniz ama sizden de farklı düşünce ve tanımlara tahammül gösteremiyor oluşunuzdandır, harcanmış emek ve vakit sizin olumlamanız için sarfedilmiyor malesef.
Hadi materyalizm tanımızın materyalizmle kökten ters olduğunu detaylıca açıkladığım yazımda, temelsiz olanın ne olduğunu gösterin? Yani sizin tanımınız temelsiz değilde, neden benim izahatla verdiğim ve tanımlarınızın temelsiz olduğunu izah ettiğim açıklamalarım temelsiz oluyor? var mı böyle bir şey? Ben tanımınızı tekrar, ismi, cismi her şeyi bırakın, temeli GÖZLEME dayalı bir felsefede nasıl olurda böyle bir tanımı yapabildiğinizin temelini varın siz izah edin. Yani artık kendimizi dahi tanımlamamıza müsade göstermeyecek kadar tutucu bir durumamı geldiniz sevgili Evrensel?
Materyalizm-Maddeyi one cikarir, Dusunceyi maddeye baglar, fakat insanoglunun algi yonunu ve kendisini gale almaz, gozlem(!), yanlislanabilirlik ve testedilebilirlik yerine, aklin doyurucu, tatmin edici, dogrulayici yanini one cikararak ispatci, kesinlikci(!!), mutlak v.s. yanasir. Gercek varlik paraleli nesneldir.
Bu idealizmin tanımıdır. Maddeyi öne çıkarır kısmını ayırdığımızda geriye hem idealizm kalır ama hemde bu söze dayanarak bakarsak, maddeyi öne çıkaranın, maddeyi gözlemlemediği konusunda bir beyan vermenizle de hem kendinizle çelişir ama hemde böyle bir tanımlama, zaten buradaki ölçütlerin* kökten materyalizme tersliği bir yana bir zorlama olmaktan öteye gidemez. Gözlemlenen maddedir zaten, herneyse..
Ölçütler: Algı, gözlem, test edilebilirlik, yanlışlanabilirlik(ki bu bilgidir kısaca) yerine aklın doyurucu(idealist ölçüt) tatmin edici(idealist olumlama), doğrulayıcı(genel bir metod)... materyalizm, yerine dediklerinizden öncekileri baz alır(algı, gözlem, deney, doğrulanabilir-yanlışlanabilirlik=bilgi)...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|