Sevgili VraeL
ilgili olmak bence iyi bir şey. her tarihi esere baktığımızda gizem hissetmiyor muyuz? Aslında bu gizem dinsel bir duygu değil, geçmişi yaşıyor olmak duygusu. Normalde örneğin her şey geçmişde kaldı ise o tarihi eser neyin nesi? Bu iradi anlamda düşünülmeden de yaşanılan bir duygu. iradi yönde zihin geçmişde kalmış, artık burada olması olası olmayan bir algı üretir, yani bir biçimde o gerçekliği geçmiş düzleminde tüketir, tarihi eser ise o algı ile bir biçimde reel açıdan çakışır buda gizem verir.
Piramitlerin inşasıda bu gün sorundur, zaman hesabı yapılır, aboov bu imkansız denir, fakat hesabı yapan piramidi bu günki inşaat algısıyla(yetersiz ekip, sayıca kısıtlı) düşünür, öyle değil, 4 koldan aynı zamanda bir çalışmayı ve uç noktada birleştirmeyi düşünelim, o halde zamanı da 2-3 e bölecez. Gizem katıyoruz bu tür şeylere doğru ama orada önemli olan kullanılan tekniği bir biçimde kavramaya çalışmaktır. Piramit ne zaman tek koldan inşa edilebilir bir duruma gelir o zamanda alan daraldığı için zaten süreç yine hızlı işleyecektir, yani yükseldikçe zorlu koşullar yavaşlatıyor, fakat binanın biçimiyle, zorlaşan koşullar ters orantılı. koşul zorlaşıyorsa, bina için döşenen taş sayısıda beraberinde azalıyor.
Bir bina 4 koldan, 4 duvar biçimiyle aynı zamanda örülüyor ise bu normal olarak dönerek ören bir ekipden %60-66 oranında daha hızlı olur.
"Bu gelen büyük tanrı Motoro, Vateas'a yaptığı ziyaretten dönüyor!"
aklıma bir şeyi getirdi, bizde doğdukdan sonra bu toplumda bir dolu şablon edindik, inançlarda var bir biçimde, bir biçimde bildik doğrular, aslında o yelkenli bizim içinde başka biçimde geçerli. Bilmediğimiz ama bildiğimizi sandığımız her şey bir yelkenliye muhtaç...