Fenike Uygarlığı ve Dini
Fenikeliler tarihe alfabeyi bulan uygarlık olarak geçtiler. M.Ö. 2. binyılda farklı Fenike kentleri ayrı tarzlarda geliştirilmiş alfabe yazısını kullanmaya başlamışlardı. Kuzeyde Ugarit'te çiviyazısına dayanırken, güneyde Mısırlıların hiyeroglifinden geliştirilmiş bir alfabe ortaya çıktı. Fenike alfabesinin eksikliği seslileri gösteren işaretlerin olmaması idi. Bu özellik bu alfabenin ardılları olan İbrani ve Arap alfabelerinde de sürdü.
Fenike edebiyatında ağırlıklı olarak dinsel ve mitolojik temalar işlendi. Ancak bunlar dışında tarihsel bir edebiyatın da başladığı görülüyor. Ras-Şamra höyüğünde yapılan (Ugarit) kazılarında Fenike uygarlığı ile ilgili binlerce tablet bulundu. Ugarit ile ilgili daha fazla bilgi için:
http://mezopotamya.tripod.com/ugarit_kenti.html
Fenikelilerin dininde resmi devlet dini ve tarımcı halk dini bir noktada birleşiyordu. Her devletin resmi tanrıları vardı. Örneğin Gebal'da Adonis ve Astarte; Ugarit'te Aleyin ve Alet; Tyr'de Melkart ("eşi"nin adı bilinmiyor) resmi tanrılardı. Baal (El) ve Baalat hepsinde kutsal tanrı ve tanrıça idi.
Halkın dini ise bitki ve üreme tapımlarına dayalı idi. Bu nitelikler tanrılara yakıştırılıyor ve resmi din ile halk dini birleştirilerek her ikisini birden ifade eden bir Fenike dini yaratılıyordu. Tarımla ilgili kültler yağmur, bereket, çift sürme ve ekme, hasat, buğday ve şarap tanrılarına adanmıştı. Başarılı bir hasat için, bereket ve bol doğum için bu tanrılara tapılıyor, büyüler ve ayinler yapılıyordu. Fenikelilerin dini, böylelikle, *daha sonra ortaya çıkacak olan İbrani dininin temellerini atıyordu.