Bu kefalet konusu, daha once de islenmisti gazetelerde. Ustelik oldukca da eski bir konu.
27.12.2006
Peki; Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın bu kadar hararetle savunduğu Yasin
El Kadı kimdir?
Adı; 11 Eylül sonrasında Amerikan resmi belgelerinde “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” diye geçen bir Suudi iş adamı. 53 yaşında ve Cidde’de yaşıyor. ABD Hazine Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı’nın terörist listelerinde de onun adına rastlanıyor. Federal Soruşturma Bürosu tarafından (FBI) “terörü finanse etmekle” suçlanıyor ve tüm dünyada aranıyor!
Ama gelin görün ki; buna rağmen Türkiye’ye gelip gidiyor, gayrimenkul alıp satıyor, şirket kurup ortak oluyor!
Üstelik Başbakanımız ona kefil olduğunu haykırıyor... Hem de Meclis çatısı altında!
***
Sayın Başbakan:
Madem dostunuz El Kadı’ya bu kadar güveniyorsunuz, o zaman diğer dostlarınız olan “ABD’li makam”larla ilişkiye geçip, neden onun “aranan teröristler listesi”nden çıkartılmasını söylemediniz?
Yoksa söylediniz de ciddiye mi almadılar?
Ayrıca bu beyefendiye bu kadar güvenmenizi gerektirecek “yakınlığınız” nereden geliyor?
Askerlik arkadaşınız mı kendisi?
Yoksa o da Kasımpaşalıydı, hatta sizin forvet olarak oynadığınız takımda kaleciydi de haberimiz mi olmadı?
***
Hukuk devletlerinde bir kişinin suçlu olup olmadığına siyasi makamlar değil, yargı organları karar verir.
Tüm dünya polisi bu adamı ararken, siz tutup “Ben ona kefilim” derseniz, gün gelir bu kefaletin bedelini çok ağır ödersiniz!
Bunu sakın unutmayın...
http://haber.gazetevatan.com/0/100189/4/yazarlar