Erdem Alaca´isimli üyeden Alıntı
Sn. Selalim, sanırım iyilik, doğruluk, insanlık gibi kavramları ancak dinler sayesinde kazanabiliriz demek istemişsiniz. Bir de şöyle düşünsek, diyelim dünya her zamanki haliyle işliyor, ama din/yaratıcı gibi kavramlar hiç olmamış, o zaman hayat gene "en az bu kadar iyi ya da en fazla bu kadar kötü" şeklinde işlemez miydi? Yani dinler/yaratıcı kavramı olmasa; insanlık her yerde birbirini öldürür, her an gözünü çıkarır, her an zevk için tecavüz eder bir durumda mı olurdu?
Bence böyle olmazdı, çünkü dinler varken dahi böyle olayları önlemek için insanlar yasalara başvuruyor, gene de tam olarak başedemiyor. İnsanın iyi, merhametli ya da kötü, gaddar olmasının dinlerle alakası yoktur diye düşünüyorum.
|
Hayır yanılıyorsunuz.
Dünyada boşluğa yer yok ve insanlar kontrol edilemez varlıklar.
İnsanların dine inanmadığı bir dünya ancak güçlünün güçsüzü yediği bir dünya olur. Öyle bir dünyayı tasavvur etmesi bile korkunç. Sizler belki bunu anlayamıyor, tasavvur edemiyorsunuz, dünya yine güçlünün güçsüzü yediği dünya değil mi diyorsunuz ama öyle değil.
Bunun üzerine düşünen herkes cevabını bulur.
Bizi bugünlere getiren yalnızca din.
İnanın din üzerine varolan tüm önyargılarınızı yitirir ve düşünürseniz dinin eşsiz güzelliğini göreceksiniz.
Bir insan nasıl böyle bir güzellikten vazgeçer ve onu yok etmek ister.
Bu akıl alır gibi değil.
Din insanı duygusal kılar, duygular insanı canlı tutar, sokakta biri ölse dönüp bakmayacak insanların olduğu bir dünyada yaşamak istemiyorsanız dinlerle savaşmayı bırakın.
Düşünün!