Tekil Mesaj gösterimi
  #7  
Alt 18-08-2015, 22:48
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şuanda  online konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.709

Onur Üyeliği 

Standart

ylmz3490´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Merhaba. Ateistler aşağıdaki sorulara nasıl cevap verir?

1- Mutlak iyi ya da kötüyü dinler olmadan belirleyebilir miyiz? Mesela bir topluluğa göre ayıp sayılan şey başka topluluğa göre doğal sayılabiliyor. Burada kişiden kişiye değişen bir anlayış olacağı için din devreye girmez mi? Çünkü din kesin kanunlar içerdiği için mutlak iyi ve kötüyü belirlemez mi?
İyi ve kötü esas ölçüt alınamaz. Mutlak olarak görülemez ya da ifade edilemez kavramlar. Bu anlamda din temelli yaklaşım sadece arızadır, bir çeşit felç sorunu...

Hukuk daha yerli yerinde bir yaklaşım olamaz mı? İnsanlar birlikte yaşarlar haliyle birlikteliğin koşulları gereği çeşitli kaideler ortaya çıkar, lakin bu bir otoritenin kendi sitemini dayatması biçiminde olmamalı.

Örneğin bir insana rızası dışında bir şeyler yaptırmak. Ahlakla değil, hukuk, hak ve özgürlüğün kavranmasıyla ilgili... Fakat bu dindir, Allah buyurdu yapmazsan yanarsın yönlü baskı, hukukun dışındadır ve gayrı meşrudur... İyi mi kötü mü tartışması yapacaksak bu koşullarda kötüdür. Hani din iyi olanı belirleyecekti? Bu konuları mutlaklaştıran ve tabulaştıran hiç bir din, inanç, görüş iyi olanı belirleyemez, aksine kötülüğü yaşatır, böylelikle sürekli iyi olmaklığı da diri tutar. Uzatmak istemedim ama detaylara girersek çok daha anlaşılır örneklerle ifade edebilirim.

İyi ve kötü birbirini içeren subjektif kavramlar, bir şeyin iyi olması ancak kötü sayesindedir, bir şeyin kötü olması da iyi sayesinde. Açıkcası iyi ve doğru yol(ideoloji) olduğunu iddia eden dinler, kötü olanı da yapıları gereği üretirler-içerirler. Her konu da iyi ve kötü düzleminde ele alınamaz, zira göreceli ve kişiye-duruma görelik arzeder. Bu tür konular buz(iyi-kötü) üzerinde ele alınabilir konular değil. İyilikten sıkça bahsedilen yerde üretilen kötülüktür...
Boolean´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
2- Vicdan nasıl oluştu? Vicdanın evrimleşmesi mümkün mü?
Vicdan insanın bilinciyle ilgili bir konu...
Boolean´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
3- Teizmin argümanlarından biri olan "ateistler ahlakı temellendiremezler. Ahlaklı pek çok ateist olsa bile objektif ahlak için teizme ihtiyaç var" iddiasına ne cevap verirsiniz?
Ahlak -> ahlaksızlıktır. Ahlaka sadece ahlaksızlar ihtiyaç duyar, o nedenle teizmin ahlak ihtiyacı anlaşılabilir bir şey. Yine dünya insan topluluklarını incelediğimizde ahlakın yüksek olduğu ülkeler dinin hakim olduğu ülkelerdir ve doğru orantılı olarak ahlaksızlığında. Çünkü bu tür konular otoriter bir merkezin buyruklarıyla ele alınabilir konular değildir ve kimin ahlaklı ya da ahlaksız olduğunu belirleme şansları da, hakları da yoktur.. Ahlaksızlık ve kötülük, insanların hayatına ve her şeylerine 3.şahısların müdahalesiyle başlar, oysa olması greken ortak platformun sağlanmasıdır, yan ahlak değil, akıl ve bilincimizle analiz, değerlendirme ve üzerinde mutabık kalma. tabi ahlak, eğri yol, doğru yol(benim, tek doğru yolum vs), iyi, kötü gibi illet lafızlardan da uzak durmak gerekir. Ahlaka ihtiyacımız yok, gereksinmiyoruzda, ahlaklı da değiliz, ahlaksızda(böyle değerlendirmemek gerekir)..

Örneğin bizim sitemizin kuralları var, madde, madde ifade edilmiştir, bu kurallar herhangi bir ahlak gereksinimi ya da ihtiyaca binaen ya da iyi-kötü yaklaşımıyla değildir, böyle olduğunu öne sürmek bahtsızlık olur. Bu kurallar kullandığımız iletişim aracından olanaklar ölçeğinde yararlanmak ve dahil olanların da uymakla mükellef olduğu kurallardır. Neden kuraldır çünkü aracı işletmek için haliyle katılımcıların birbiriyle ilişki, diyalog kurması için gereklidir, ortamın gereği budur. Ahlakla ilgili mi? Hayır, iyi kötü ile ilgili mi? Hayır. Bu kurallara uymayan kötü müdür, uyan iyi midir? hayır. iyi ya da kötü diye belirleyip, kişileri bu kurallara göre tanımlama ya da ifade etme şansımız ve hakkımız var mı? Hayır. Bir üye bir başka üyenin kendisini ifade özgrülüğünü kısıtlıyorsa bu da ahlakla ilgili değildir, temelde aracı kullanılamaz kıldığı ve bir başkasının özgürlüğünü gasp ettiği için sorunludur ve bunu anlamamız için ihtiyacımız olan şey bilinçtir, ne ahlaktır ne de iyi, kötü... Yani kaidemizde birinci ölçüt, iletişimin herkese açık sağlanması koşulunu yaratmaktır ve bunlar ahlak kuralları değildir ve bizler asla ahlak temelli kural, kaide belirleyemeyiz-ihtiyaçta olmaz, zira yeri-gereği-yurdu olmaz-, sadece ortam ve koşulumuz ve aracın kullanımı temelinde kullanım kılavuzu, kural, kaide oluştururuz o kadar ve tartışmaya açıktır...
Boolean´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
4- Sizin reddettiğiniz Tanrı klasik teizmin tanrıları mı? Yoksa panenteist-panteist tanrı tanımlamalarını da reddediyor musunuz?
Her türlü kutsal-tabu ve metafiziği ret ediyoruz, din ya da siyasi farketmez.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (18-08-2015 Saat 23:10 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla