Tekil Mesaj gösterimi
  #6  
Alt 14-04-2016, 08:18
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.328

Onur Üyeliği 

Standart

Her prensip, ilke, söylem kendi özgülünde anlamlıdır, özgülünün dışına çıkartıldığında, her an her şey söylemek mümkün olur, çünkü koşul, zemin, ortam, kısaca dayanak ortadan kalkmıştır.

200 yıl önce Deterministlerin dayandığı belirlenebilirlik, dönemin mekanik bilim, mekanizm anlayışına göreydi ve o dönemin bilimsel anlayışına göre yerli yerinde bir ifadeydi... O zaman hareket yasalarıda mekanik öngörülüyordu bu bağlamda örneğin newton'un da yasaları mekanik etkiyi yansıtır, bu tür çıkarımlar normaldir(bugün metafiziğin engin sularında yüzenleri, heleki misal belirsizlik ilkesine dayanıp her şey belirsizdir diyebilenleri nasıl görebiliyorsak, o zamanlarda insanlar dönemin mekanizmiyle çıkarımalr yapıyordu lakin o dönemdekilerin ki sağlıklıydı ki, işte tartışabiliyoruz)

Mekanik anlayışa göre her bir olay, önceden öngürlebilir, bir olay, kendisinden önceki olay-ortamlarca belirlenmiştir. Örneğin 1 bozuk parayı havaya attığınızda, yazı gelmesi için kaç tur dönmesi gerekiyorsa, siz önceden bunu sağlarsanız, her defasında yazı gelecektir, böylece yazı gelme durumu, önceden belirlenebilirdir...

BELİRSİZLİK İLKESİNE DAYALI YANLIŞLARI DÜZELTELİM
Yukarıdaki örnekte, paranın her defasında yazı gelmesi için ne yapmamız gerekiyordu?
Kaç tur atacağını bilmemiz. Bildikten sonra ne yaparsak süreğen yazı gelecekti? Atması gerektiği kadar turu attırarak. Bu halde biz yazı gelmesi için belirli bir ÖLÇÜ, ÖLÇÜM, takip vb yapmak durumundayız.

Belirsizlik ilkesi ise, KUANTUM DÜZEYDE bir parçacığın, momentum ve konumu AYNI ANDA TAM DOĞRULUKLA ÖLÇÜLEMEZ ilkesidir... Bu bağlamda;

1.)Verdiğimiz bozuk para örneği mekanik bir örnektir, tüm ortamı dışta bırakmış ve salt para ve attırılacak tur olarak bakılmıştır, nesnel ortamda, herhangi bir olayın önceden belirlenebilir, bilinebilirliği, ancak tüm koşul-ortamın ölçümüyle mümkündür, lakin ortamda salt fiziksel kuvvetler değil determine edilemez ilişkisel ağda vardır ve her koşulda atılan bir paranın yazı geleceği öngörülemez, bunun ölçümleri tüm ortam bileşenlerinin davranışı ve gelecekte alacağı konumu, durumu da ölçmekle, yetmez, belirlemekle mümkündür....
2.) Belirsizlik ilkesinde ise KUNATUM DÜZEYDE bir parçacığın momentum ve konumunu aynı anda TAM doğrulukla ÖLÇME, böylece BELİRLEYEBİLME(subjektif belirlenim) imkanı ortadan kalkar.

Piyasada felesefik birikim kadar aslında bilimsel yöntemlerden de muzdarip bir çok kişi dolaşıyor, bunlar Belirsizlik ilkesinin "kuantum düzeyde bir parçanın momentum ve konumumun aynı anda tam doğrulukla ölçülememesi" neselesini, HER ŞEY BERLİRSİZDİR SAFSATASIYLA tipik bir usa vurum üzerinden çarpıtmak veya aklı sıra pragmatist(faydacı) biçimde alet etmek için kullanıyor...

Determinizmin Belirlenebilirlik İlkesi, 200 yıl öncede eleştirildi, çünkü mekanizm eleştirisi zaten 200 yıl önce başlamıştı, zira belirlenebilirlik ancak herhangi bir özelde ortam, cisim için, diğer bileşenler yalıtılarak anlam kazanabilirdi, mevcut olan bütünselliğin, tüm parçalarını tek bir öznellikte ifade etmek zaten mümkün değildir. örneğin İNSANLAR -> ÖZNEL değil genel bir kavramdır, insanlar içinde 1 Adem, Adem öznedir, özneldir(kaba metaforlar anlaşılması namına), insanalrın davranışlarıda özünde tüm ortm kadar birbiriyle olan ilişkileriyle de tetiklenir, bu bağlamda Adem'i ölçmek mümkündr ama tüm insanlar ölçülemez, çünkü özneleşemez, parça değil bütündür, referanslar ise özne-bireylere göredir ve her bir birey bir durumda sağa yönelmişken aynı durumda aksine solu tercih edebilir, bütün anlamında bu ilişkisel zemin, bütünün özgülünde indirgenemez, özneleştirilemez, bu bağlamda da bütünü kesinkes ölçmek-belirlemek gibi bir mefhum anlamsızdır, sadece bütünün gelişen koşullarda salt bir bireye indirgenemez olan davranışları OLASILIK dahilinde üç aşağı, beş yukarı tahmin edilebilir, kesinkes belirlenemez(tam doğrulukla ölçülüp, tam doğrulukta öngörülemez)...

SAFSATALAR
belirsizlik ilkesi var sen şu elmaya elma diyemezsin, ya armut ise!
Belirsizlik ilkesi var, sen klavyende a tuşusan basmakla A tuşuna basıyorum diyemezsin, o Z de olabilir...

Hayır efendim, kuantum düzeyde, mikro yalıtık ortamda, bir parçacığın momentum ve konumunu tam doğrulukla ölçemeyiz, ilke bunu söyler. Şimdi tekrar para örneğine gelirsek, para örneğimizde ne yapmıştık, aslında yalıtık, özele inmiş, mikro bir ortam belirlemiştik... 100% paraya sonsuza kadar ve her defasında eşit bir tur atmasını öngöremeyiz, çünkü bunu 100% belirleyemeyiz., salt mesele para değildir, paranın bir bütün halinde tüm dinamiklerinin(kuantum düzeyde etken alınıabilir artık), yetmez tüm ortam dinamiklerinin(hissedilemez düzeyde yaşanan depremler, hissedilebilir bir deprem, rüzgar, parayı atan mekanizmada ki tetiklenmeler, etkileşim, havanın sıcaklığı vb bir çok etken, faktörün(nedensellik) hesaba katılması ve tam doğrulukla ölçülmesi gerekir, hepsi bu)

Sonuç: Determinizmin belirlenebilirlik ilkesi zaten diyalektiğin ve ortam bileşenleri ve değişkenlerinin tümüyle önceden öngörülemezliği, öngörülebilirlik için salt ölçüm değil ama ilişkisel ağ kadar, etki-tepki süreçleri ve davranış serbestliğini de 100% hesaplanması gerekirki, bu bağlamda ancak OLASILIKLAR-TAHMİNLER üç aşağı, beş yukarı ifade edilebilir, lakin her koşulda kesinkes şu ya da budur denemez...

Su her koşulda 100 derecede kaynamaz, bir parçanın konumu, şu ya da busu ancak özgül düzeyde ve diğerlerinden yalıtılarak ve diğerleri referans alınarak ölçülebilir, tüm referansların, tümünü birden ölçmek, referans alınacak herhangi bir değer-emare olmayacağı için zaten anlamsızdır, imkansızdır, ortalama rakamlar ifade edilebilir(örneğin Evrenin sıcaklığı şu ya da bu denir, lakin güneşteki sıcaklık binlerce derecedir veya Plüton'un yüzey ısısı ortalasma verilen rakamdan kat be kat düşüktür, çünkü bütünün, ölçülmesi demek onu diğerinden yalıtmak demektir, bütünü esas alınırsa, yalıtılacak bir diğerine sahip olamayız, çünkü yoktur, örneğin uzayın uzunluğu ölçülemez, çünkü uzay referans alınabilir bir ötekine sahip değildir, bu bağlamda bireye indirgenme ve dışınd areferans alınacak başka bir birey öngörme şansı yoktur)... Belirsizlik ilkesinde de bir parçacığın momentum ve konumu ÖLÇÜLEMEZ DEĞİLDİR, tam doğrulukla ölçülememesidir, üç aşağı beş yukarı...

Bu ölçememezlik, parçacığın, belirgin bir momentum ve konumu olmadığı anlamına gelmez, tam doğrulukla ölçülemeyeceği anlamına gelir çünkü momentum ve konum ölçümü birbiriyle orantılı bir ilişki sergiler. Hal böyle olunca kesinkes birisine yönelmek orantısal ilişkiyi zedeleyeceği-dıştalayacağı için, diğerinin kesin doğru ölçümüne ulaşılamaz.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla