Meraklısı için arayıpta bulunmaz bilgiler bunlar. Teşekkürler.

Tabi "
İlm-i hâl" denen olay meselenin toptan adıdır, Vahdet-i vücut denen şeyinde bir sonucudur.
Vahdet-i vücut bu noktada yaşayan canlı bir bilgidir. O yüzden bir Sufi bu olaya tanık oldukça, onu yaşadıkça, doğal bir şekilde "bilgi" sahibi olur ki bunada "
İlm-i hâl" denmiştir.
Aslında söyleyeceğim şey tuhaf gelecek belki ama dinlerde, bilimlerde aslında CANLI BİLGİDİR. O yüzden ki ara ara kendilerini güncellemek zorunda kalırlar. Buna mecburdurlar.
Bu onların canlı bilgi olmasından kaynaklanır. Çünkü bilgi geliştikçe, kabuğuna sığmaz ve eskiyi atıp yeniyle yola devam etmesi gerekir, netekim öylede olur.
Bilginin canlı olması, insanla beraber gelişmesi, Sufi camiada hiçte yabancı bir kavram değildir bu yüzden, İlm-i Hâl dendiğinde, Vahdet-i vücut dendiğinde Sufi bunun yaşayan, dinamik, canlı bir şey olduğunu bilir.