Seçeneksiz evrim örneği gösterilirse evrimin arkasında irade olmadığı kanıtlanmış olunmaz, evrilen şey her ne ise onun zorunlu olarak değiştiği görülmüş olunur yani iradenin olmadığı nokta burda evrilen şeydir, evirenin iradesizliği veya evrimin arkasındaki iradenin yokluğu değildir. Kalemi yere atınca kalem zorunlu olarak düşüyor, yok ben düşmeyim de kaçayım diyemiyor. Burda kalemin düşmesinde kalemin iradesinin olmadığı ve zorunlu olarak yere düştüğü görülür ama bu olayın arkasında iradenin olmadığını kanıtlamaz. Bir de su örneğinde kimyasal, biyolojik ve fiziksel evrim yok, sadece konulan bardağa şeklinin uyum sağlaması var. Uyum sağlama derken konulan bardağın şeklini alıyor yapısından ötürü. Fakat hiçbir şekilde kimyasal yapısı değişmiyor, su kimyasal bileşen olarak yine aynı fakat konulan şeye göre şekli değişiyor. Su zaten konulan şeye göre şeklini değiştiren bir yapıya sahiptir, bu demek değildir ki kimyasal yapısı değişir. Belli bir kimyasal yapısı var ve bu kimyasal yapı konulan kaba göre şeklinin değişmesine olanak sağlıyor fakat kimyasal yapı hala aynı. İndirgemeci ve sığ yaklaşımla canlılara yaklaşıldığında bu tür yanlışlara düşülebilir.
Evrim değişim anlamında kullanılmış olabilir ama evrim dendiğinde akılda canlanan başka bişeye dönüşümdür, yani türden türe veyahut bir kimyasal başka kimyasala dönüşmesi veyahut cansızların canlıya evrilmesi gibi. Evrim deyince akla gelen bu ama kelime anlamıyla sürece yayılmış değişim de denebilir. Fakat sürece yayılmış değişim diyerek onun arkasından gizlice biyolojik ve kimyasal evrim dahil edilmeye çalışılabilir, buna dikkat etmek lazım. Bağlamları ayırmak mühim. Neyse su örneğinde su bardağın şeklini alıyor, şekilden şekle giriyor. Suyun iradesinin olmadığını burdan anlayabiliriz ama iradesi olmayan sudur, bu sistemin arkasında irade yoktur anlamına gelmemektedir. Teistler evrenin zorunlu değil mümkün varlık olduğunu savunur. Tanrı iradesiyle seçip istediği gibi yaratıp kontrol ediyor diye düşünürler, yani o kadar yaratma modellerinden bu seçilmiş ve suyun kaba göre şekil alması durumu yaratılmış diye düşünülür. Belli koşullara göre suyun şekil alması ve bu sistemin işlemesi tanrıdan bağımsız mıdır? Sistemi kuran zaten tanrı teistlere göre lakin bazıları tanrı kurduktan sonra tanrıdan bağımsız olarak kendi kendine işlemiş diye de düşünür. Tanrı müdahale edememiştir ifadesi yanlış olacaktır. Teistlere göre tanrı araçsal sebeplerle müdahale ediyor, her an her saniye yaratıyor ve kurduğu sistemi de yine bu koşullar üzerinden ve sebepler üzerinden yönetiyor denebilir. Ateistler belki bu noktada tamam ortada sistem var ama bu sistemin sebeplerin iradi kullanımıyla yönetilmesinin kanıtlamayacağını veya bilinemeyeceğini söyleyebilirler. İşte düzen, hassas ayar gibi veya başlangıç gibi şeyler üzerinden de kendi kendine olamayacağını ve bir plancının olmasını gerektiğini savunuyor teistler.
|