Re: Evrim Gerçeği ve Adım Adım Aydınlanma.
Darwin ünlü Beagle gemisine 2.Biyolog olarak atandığında (ki bu araştırma gemisinin resmi biyologu değildi) inançlı bir Hıristiyan’dı. Kendisinin ve biyoloji biliminin kökten değişecek“ kaderine” yolculuk yaptığını şüphesiz ki bilmiyordu.
Daha yolun başındayken bir balina avı gemisinin kaptanı, Sandwich adalarına özgü bir bit türünün Avrupalı’larda yaşayamadığını söylemişti. Bit çeşitleri aynı atadan ayrılmadıkça bunun nasıl olabileceğini sormuştu kendi kendine. “Eğer parazitler gerekliyse , yaratıcı neden bir çeşit bit yaratmamıştı ki ?”
Darwin’in *oldukça uzun sayılacak bir süre bekleyerek yayınlamaya cesaret ettiği Türlerin Kökeni adlı kitapla ortaya koyduğu “Evrim Teorisi” belki de üzerinde en çok tartışılan bilimsel teoridir. Daha da ilginç olan Darwin’in kendi teorisini adlandırırken “evrim” (evulution) kelimesini kullanmamasıdır. O değişikliklerle türeyiş diyordu kendi teorisi için.
Ama tuhaf olan onun hakkında çok seyler söylenmesine ragmen “meslekten” olanlar dışında üzerinde görüş bildirenler tarafından çoğunlukla bilinmemesidir. Peki bu popülerliğini “pek bilinmeyen bir teori” olarak neye borçludur ? Ortak kökenden ,değişikliklerle türleşmenin teorisi olan evrim teorisi , binlerce yildir insan belleğinde köklü biçimde yerleşmiş “yaratılış” inancına meydan okuduğu için mi gündemden hiç düşmemektedir. ?
Dünya üzerinde var olan *milyonlarca canlı türünün ,ayni kökenden geldiğini söylemek oldukça cesur bir tutumdur. Ancak “tanrının suretinde” yaratılan insana da , doğadaki bu sürekliliğin bir parçasıdır diye bahsetmek *asıl kavganın koptuğu noktadır..
Peki dilimizden hiç düsürmedigimiz “evrim” sözcüğünün anlamı ve çağrışımları , teori ile ne denli uyumlu ? Ve neden Darwin ve 19.yy evrimcileri bu sözcüğü kullanmamaya özen gösteriyorlardı ?
TDK sözlüğünde evrim sözcüğü söyle tanımlanıyor : “Zaman içinde birdenbire olmayan Kesintisiz, niteliksel ve niceliksel gelişme süreci.” Darwin, Lamarck vs Haeckel ,evrim teorisinin 19.yy daki büyük isimleri latince “evolvere” sözcüğünden gelen “evulution” kelimesini ,en azından kitaplarının ilk baskılarında özenle kullanmadılar.
Bu çelişkinin açıklanması için iki olguya dikkat çekmek gerekiyor. Birincisi Tdk sözlüğünde dikkat edeceğimiz “gelişme” kavramı. Yani evrimin dildeki algılanışı ile basitten karmaşığa zorunlu bir gelişme süreci olması ile Evrim Teorisinde böyle bir zorunluluğun öngörülmemesi. Darwin sürekli olarak kendine hatırlatma gereği duyduğu bir düstura sahipti: “Asla ,üstün ya da aşağı demeyeceksin”. Eger bir amip kendi çevresine bizim kendi çevremize sagladigimiz kadar iyi uyum sağlamışsa bizim daha “üstün” olduğumuz iddia edilebilir mi ? Kısaca Darwin “evrim” sözcüğünün içerdiği kaçınılmaz ilerleme kavramından uzak durmaya çalışıyordu.
İkinci olarak Darwin Türlerin Kökenini kaleme aldığı dönemde var olan bir “evrim” teorisi mevcuttu ve Darwin’in evrimciliği ile ilgisiz bir yaklaşıma sahipti.1744 yılında Alman biyolog Albrecht von Haller evrim sözcüğünü bir “önoluş” teorisini tanımlamak için kullanmıştı. Bu insan embriyosunun önceden oluşmuş insanlardan geldiğini, bir tür Rus matruşkası gibi kökeni Adem’in erbezlerine kadar giden “minnacık insanlardan” geldiğini savunan bir görüştü. Yani embriyolar aslında sadece boyut olarak büyüyen minicik ve tam insanlardı. Görülemiyorlardı çünkü çok küçüklerdi. Dünyanın yaşı da dinsel inanışa göre M.Ö 4004 yılında başladığı için ,bize bugün çok tuhaf gelse de kabul gören bir görüştü.
İste bu iki nedenle Darwin ve diğer evrimci bilim insanları evrim sözcüğünden özenle uzak durmaya çalıştılar. Evrim sözcüğünün değişikliklerle türeyişle eş anlamlı kullanılmasını Victorian Ingiltere’sinin “alimlerinden” Herbert Spencer’e borçluyuz.(!) Kendisi ile gurur duyan bir Victoria dönemi alimi için evrenin gelişim sürecini yöneten ilke ilerlemeden başka ne olabilirdi ki ? Böylelikle organik değişimin organik ilerleme olarak anlaşılmasının yolu açildi.
Evrim kuramının babası, organik değişikliğin yalnızca değişen çevreye daha iyi uyum göstermek anlamına geldiğini, ilkesel bir ilerleme ya da gelişme ile ayni anlama gelmediğini söylerken yalnız kalmıştı. O kendine “asla üstün ya da aşağı demeyeceksin” diye hatırlata dursun evrim teorisi zihinlere kaçınılmaz bir mükemmele doğru gelişim olarak yer etti.
Şimdi forumlarımızda zaman zaman rastladığımız “evrim bunu niye çözmüyor” tarzı yaklaşımların,
evrime, yani sürece verilen isme neden bir yaratıcıya atfedilen özellikler vermesini daha iyi anlayabiliriz.
İnsani olan her şey kabûlüm.
|