Tekil Mesaj gösterimi
  #75  
Alt 17-09-2024, 10:21
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Sorunuzu bu bağlamda ele alacağım için burada yanıtladım.

Alvin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Benim sormak istedigim bir kac soru sunlar:

Neden duygularimiz var?
Baskalarinin acilari karsisinda neden -genelde- uzuluruz?
Adalet nedir? Adil olmak zorunda miyiz?
Adaletsizlik yanlis midir? Neden yanlistir?
Neden duygularimiz var?

Duygular, deneyimlerin daha etkileyici ve anlamlı hale gelmesini sağlar. Bu, bireylerin çevreleriyle ve diğer insanlarla daha anlamlı bir etkileşim kurmalarını sağlar. Duygular, simülasyon cihazının sağlıklı çalışması için gerekli olan temel bileşendir. Duygular olayları yönlendirir, anlamlandırır ve bu sayede tüm bu sistem sağlıklı (!?) bir şekilde çalışabilir.

Baskalarinin acilari karsisinda neden -genelde- uzuluruz?

Üç nedenden dolayı bu olur.

Empati ve Özdeşleşme: Başkalarının yaşadığı acıları kendi acılarımız gibi hissetmek, empatiyi ve duygusal bağlılığı güçlendirir. Bu, insan ilişkilerinin derinliğini artırır.

Kendi Acılarımızın Yansıması: Başkalarının acıları, kendi potansiyel acılarımızın bir yansıması olarak algılanabilir. Bu, duygusal tepkilerimizi şekillendirir.

İşin felsefi derinliğini daha fazla kazmamız gerekirse, bu, ancak zorba bir tiran tarafından sürekli olarak eziyet ve işkence gören tüm bu mahlukatın, bir süreliğine de olsa, sahte, sanal dünyada bu zulümden daha az etkilendiği bir ortamda olduğu halde birilerinin hala acı deneyimlediğini görmek, binlerce, milyonlarca, milyarlarca yıldır deneyimlediği eziyetin hatırlanması ve çaresizliğin dışa vurumudur.

Adalet nedir? Adil olmak zorunda miyiz?

Adaletin Tanımı: Adalet, bireyler arasındaki ilişkilerin ve toplumsal düzenin belirli kurallar çerçevesinde yürütülmesini sağlar. Bu, toplumsal dengeyi ve adil bir ortamı temin eder.

Tanım olarak böyle.

Gerçekte adalet, güçler dengesi sonucu üzerinde uzlaşılmış ilkeler bütününe uygun hareket etmektir. Örnek veriyorum, bir ülkede çoğunluğun azınlığa karşı gücü varsa, bu gücü yasalara da yansıtır ve bu taktirde yasalar azınlığın aleyhine ve çoğunluğun lehine işler. Çoğunluktan birisinin azınlıktan birisine "tek başına zulüm olarak tanımlanacak eylemi", o toplumun adalet anlayışına göre uygun olabilir.

Tanrı'yı içeren bir örnek vermek gerekirse: Tanrı adildir. Bunu her yerde tekrarlayıp duruyorlar. Somut olarak pek de öyle görünmediği halde, neye göre adildir? Tanrı herkesten güçlüdür, Tanrı istediğini yok edebilir, istediğine işkence edebilir, istediğini cennete yeşil vadilerde kuzular ve gül bahçelerinin ortasına koyar, istediğini ateşe atar. Bunu sadece istediği için yapabilir çünkü güçler dengesi yasasına göre istediği her kuralı koyma durumu var. Buna göre baktığın zaman, istediğine istediği iyiliği de yapsa, kötülüğü de yapsa kendi açısından adil olmuş oluyor. Başımızdaki tiranların da hayata yaklaşımı bu şekildedir. Cihad ettiler, kazandılar, ve hala bu gariban halka karşı cihad ediyorlar. Toplumun bütünsel olarak anasına küfretseler de bunun bir karşılığı yok, çünkü terazide denge yok. Bunu demesi adalete uygun olmuş oluyor.

Neye göre adil oluyor? Bu Ying evreninde iyilik karanlığın içinde sönük bir ışık gibi ve kötülük, uzay boğluğu gibi her şeyden daha fazla, adeta her yerden yağmur gibi yağarken, ne kadar adil olunabilir ki? Bu evrenin temel yasası kötülük üzerine kurulu. Bu yüzden, bu evrende adalet, kötülüğün devamının sağlanmasıdır.

Örneğin, aşı yapıp insanları sakat bırakırsan, kanser edersen, kalp krizi yapıp öldürürsen, otizme neden olursan filan, bu evrendeki kötülük yasalarını iyi şekilde temsil ettiğin için güç kazanırsın. Halka söversen, halkın özgürlüğünü elinden alırsan, bir taraftan asgari yaşam standardının altında maaş verip diğer taraftan vergi kaçırıyorlar diye tütüne yasak getirip, tekel ürünleri günahtır diyerek yüzde 300 vergi getirirsen, milletin anasını da s*ksen, bu kötülük evrenine uygun olduğu için adil olmuş oluyorsun ve evren/Tanrı bütün olarak gücünü devam ettirmen veya artırman için sana yardım eder.

Adil olmamak, bu bahsettiğim, üzerinde uzlaşılmış yasalar bütününün reddi anlamına geldiği için yasal sorunlara yol açar. Ama kendi kısıtlı dünyanızda güçler dengesinin size verdiği yetkileri kullanıp etrafınıza uyguladığınız zorbalık, adil olmadığınız manasına gelmez. Zorbalık güçle orantılıysa adildir.

Adaletsizlik yanlis midir? Neden yanlistir?

Bir önceki sorunuzu yanıtlarken bunu da yanıtlamış oldum.

-------------------------

Son söz olarak simülasyoncu hakkında da konuşmak istiyorum. Bu sizin konunuzla alakalı değil. Bu evren Ying evreni olduğu için bu evreni simüle eden simülasyoncu da picin biridir. Çünkü bu evrende adalet kahpeliktir, iyilik kötülüktür, ışık karanlıktır, cehalet en büyük erdemdir. Bizim şanssızlığımız Yang evreninin simülasyoncusu gibi adam gibi adam bir simülasyoncumuz olmaması. Tanrıyı da tersine simüle etmiş olduğu için insanlar çareyi ya deist ya da atheist olmakta buluyor. Çünkü simülasyoncunun kendisi Tanrı rolüne bürünmüş şeytan adeta. Bu simülasyondaki Tanrı'ya ibadet edilmez, aksine şeytan taşlar gibi taşlamak lazım. Ama Tanrı derken tüm evrenler üstü olan kadiri mutlak yaratıcıdan bahsetmiyorum, simüle edilmiş çakma Tanrıdan bahsediyorum. Neyse. Konuşacak çok şey var ama şimdilik bu kadar yeterli.