Müslümanların, Yahudileri tarih boyunca koruyup kolladığı bir gerçek. S. D. Goitein'in ''Yahudiler ve Araplar'' kitabı, bu konulardan bahseder.
Aslında bunun böyle olduğunu anlamak için kitap okumanıza da gerek yok. Yahudilerin ata saydıkları İshak ile Müslümanların ata saydıkları İsmail'in aynı babadan olduğunu bilmek, bu konuları anlamak için yeterli sayılabilir.
Bu yakınlık dışında, başka önemli bir faktör var ki, o da GÜÇ.
Ortadoğu halkları için akrabalık/yakınlık kadar önemli olan bu olguyu da hesap etmek lazım.
''Bugün Müslümanlar niye İsrail'e askeri harekat düzenleyemiyor?'' sorusunun cevabını burada aramak lazım.
En temelde Mezopotamya'da ortaya çıkan kral/tanrı anlayışı ve bu kral/tanrı karşısında ''KÖLE'' olmayı kabul eden kitleleri hesap ederek, bugün yaşananları düşünmek lazım. Mezopotamya halklarının güce karşı bu çaresizliği, bugün de aynen devam ediyor.
Mesela Suriye güçsüz olduğu için Suriye'ye askeri harekat düzenleyen Türkiye, askeri harekat düzenlemek istediği İsrail güçlü olduğu için buna yanaş(a)mıyor. Aynı şekilde Suudiler de güç karşısında çaresizler, Yemenliler de.
Yani İsrail ve Abd'ye, Ortadoğu halklarının diklenmesini beklemek beyhudedir. Bu halklar, binlerce yıldır aldıkları miras sayesinde gücün karşısında duramazlar. Güce/güçlüye karşı çıkmak, bir nevi tanrıya karşı çıkmak gibi algılanmış.
Sözde yahudi karşıtlığı yapıp, arka planda yahudilerle işbirliği yapmaları da böyle anlaşılmalı.
İran'ın saldırısı da füzelerden ibaret. Füze atmak dışında en ufak bir şey yap(a)mıyorlar. Devasa bir ülke, devasa bir insan kaynağı var ama İsrail olduğu gibi duruyor. Birkaç milyon İran'lı silahlanıp İsrail'e gidemez mi, yoksa gitmek mi istemiyorlar? Kayıplarını gömüp, dua ederek, yaşananları unutmak mı istiyorlar yoksa?
En temelde, güce karşı bu çaresizlik algısı yüzünden mi böyleler?
|