Re: Hindistan-Pakistan Farkı
Bazı yanlış anlamalara karşı birkaç bilgi vermek lazım;
Namı diğer Kaydı Azam'ın ağzıyla;
-O, Türkiye’yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti.
Kemal Atatürk’ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir.
Atatürk gibi bir önder önlerinde bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde Hind Müslümanları bugünkü durumlarına hala razı olacaklar mı?
Muhammed Ali Cinnah (Millet Gazetesi, 10 Kasım 1954)
Bu düşünceler ile kurulmuş olan veya kazanılmış bağımsızlığa rağmen sonu hiç de iyimser değildir Cinnah'ın ülkesinde.
Zannımızın aksine bağımsız bir Hindistan devletinden ayrılan bir toprak parçası değildir, Pakistan.
14 Ağustos 1947’de İngiltere’nin Hindistan’a bağımsızlık tanımak zorunda kalması üzerine, aynı gün hem Pakistan hem de Hindistan devletleri kurulmuştur.
Her ne kadar aynı halklar gibi görülsede, inançsal olarak derin ayrılıkları vardır. Kim bilir bu ayrılıkların temelleri belki de gerekli idi o zaman için.
Bu gün Afrikada aynı ülke içinde farklı inanış ve hatta kabilelerdeki katliamları görünce.
Ortadoğuda, aynı ülkenin vatandaşı ve hatta aynı dinin inananları iken bile farklı mezheplerden dolayı, linçler, savaşlar, katliamlar ve öfkeyi görünce. Neyse...
Yazarımızın bir yerdeki korelasyon bağlantısı beni biraz düşündürdü.
Pakistan'ın dini anayasası ve askeri hiyerarşisini takibi veya gereği gibi belirtmiş.
"Pakistan İslam temellerine dayalı bir anayasaya sahiptir. Son yıllarda dinci radikalizm yayılmış, medreseler dahi şiddet odakları haline gelmiştir...
İkinci faktör, asker'dir. Pakistan'da ordu (Hindistan'ın aksine) politikanın dışında kalmamış, sıkça müdahalelerde bulunmuş veya yönetime el koymuştur. Buna rağmen radikalizm ve şiddet son bulmuş ve de istikrar sağlanmış değil..."
Ülkemin darbelerini düşündüğümde bu korelasyonun, en azından ülkem için söz konusu olamayacağını görüyorum.
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın
|