... Erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık... (Sebe Suresi, 12)
Allah'ın Hz. Süleyman'ın emrine verdiği büyük nimetlerden biri "erimiş bakır madeni"dir. Bu ayeti, farklı şekillerde yorumlamak mümkündür.
Erimiş bakırın kullanılması ile, Hz. Süleyman döneminde elektrik kullanılan yüksek bir teknolojinin varlığına da işaret ediliyor olabilir. Bilindiği gibi bakır, elektriği ve ısıyı en iyi ileten metallerden biridir ve bu yönüyle elektrik sanayiinin temelini oluşturmaktadır. Dünyada üretilen bakırın önemli bir bölümü elektrik sanayiinde kullanılmaktadır.
Ayette geçen "sel gibi akıttık" ifadesi de elektriğin çok geniş alanlarda kullanılabileceğine işaret ediyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)
Küçücük bir ayetten bu inanılmaz anlamlar mı çıkıyor. Bu açıkca bir abartı. Göremiyor musunuz. O kadar belli ki... Ayrıca bakırla elektriğin ne gibi bir ilişkisi olabilir. Altın bakır kadar iyi bir elektrik iletken değil mi? Tabii bakır çok daha kullanışlı ve bol. Tunç da yapıyorsun. Bunlar çocukca yorumlar. Ciddiye alınmaya değmezler..
Ben sevgili DreimalAli'nin sorusunu daha ciddiye alıyorum.
Bakır azı yararlı ve gerekli, çoğu zararlı ve gereksiz bir elementtir.
Bakır ağır metaldir ve bağlı olmayan iyonları toksiktir. Vücuttaki bakırın hemen tümü bir proteine bağlıdır. Bağlı olmayan bakır iyon miktarı sıfıra yakındır. Bu şekilde bakırın toksisitesi önlenir. Aslında genetik olarak bakırın apoproteinlere bağlanmasını sağlayan sistemler oluşmuştur. Bu mekanizma ile bakırın zehirli etkisi nötralize edilmiştir.
Hemen her diyet günde 2-3 mg bakır içerir. Yani bakır yayın bir metaldir. Vücuda giren bakırın fazlası karaciğer aracılığı ile safra ile atılır. Her insanda ortalama 150 mg kadar bakır vardır. Bunun 10-20 mg ı karaciğerde depolanmıştır.
İki türlü bakır yetmezliği vardır.
İlkinde bakır yetmezliği kazanılır. Çok ender olarak bakır gıdalarda yoktur veya yeterince gıda alınmaz. Örneğin Kwashorkor denen durumda olduğu gibi. Bunu duymuşsunuzdur. Afrikalı çocukların hastalığıdır. Bakır yetmezliğinde anemi de ortaya çıkar.
Bazan bakır yetmezliği doğuştan kazanılır. Bu Menkes sendromu olarak da bilinir. Her 50 bin doğumda bir görülür. Yani ender bir hastalıktır. Serumda ve karaciğerde bakır miktarı çok azdır. Ayrıca bakır taşıyan proteinlerde yetmezlik vardır. Bebeklerde mental retardasyon, kıl anomalileri anemia ve diğer anomaliler ortaya çıkar. Tedavisi yoktur. Bakır histidin tedavisinin bile yararı olduğundan kuşku duyulmaktadır.
Bakır zehirlenmesine gelince. Bakır kaplar, taslarla yenilen asitik yiyecek ve içeceklerdeki bakır miktarı yüksek olduğundan bakır zehirlenmesi görülebilir. Hasalarda bulantı kusma ve diyare görülür. İntihar amacı ile birkaç gram bakır alınırsa hemolitik anemi ve böbrek yetmezliği ortaya çıkar. Ölüm kesindir
Bakır zehirlenmesi akut ise mide yıkanır ve hastaya dimercaprol verilir. Bu ilaç bakıra tutunarak onun vücuttan atılmasını sağlar. Penisilamin de kullanılabilir.
Bir hastalık daha vardır ki sirozla niteliklidir. Hindistan çocukluk sirozu olara bilinir. Bakır kaplarda kaynatılan sütlerle vücuda giren bakır tarafından hastalık ortaya çıkar. Penisilaminle tedavi edilir.
|