Re: Allah Korkusu
Nazi'at/ 40-41. Kim Rabbinin azametinden korkup da kendini kötülükten alıkoymuşsa, varacağı yer şüphesiz cennettir.
İslam'da ahlak eğitimi ve terbiye, korku esaslıdır.
İnsanlar kötü nefisli olarak kabul edilir ve nefsinin insanı her zaman kötülüğe sürükleyeceğine inanılır. Kötülüklerden ve günah işlemekten ise o anda aklına Allah korkusu gelirse kurtulabilir.
Allah'tan korkmuyorsa kötülük ve günah kaçınılmazdır, engellenemez.
Naziat 40-41 ayeti de bunu vurguluyor.
Bu konuyla ilgili olarak şöyle bir öyküden bahsedilir:
Bir müslüman, İmam Şafi'ye gelerek sıkıntısını anlatır:
"Hanımla tartışmaya girdik. O beni cehennemlik adam olmakla itham etti, ben de tam aksine onun cehennemlik, kendimin ise doğrudan cennetlik olduğunu söyledim, hatta, ben cennetlik değilsem benden boş ol, dedim. Öfkem geçince de pişman oldum; ama iş işten geçti. Kime sordumsa sen hanımını boşamışsın, dediler. Lütfen bir kurtarış yolu bulun, benim yuvam yıkıldı mı? Cennetlik sayılamaz mıyım ben?"
İmam Şafii adama şu soruyu sorar:
Sen yüz yüze, göz göze geldiğin günahları işlemene hiçbir mani olmadığı halde sırf Allah korkusundan dolayı o günahtan uzak kaldın, haramı işlemekten nefsini men ettin mi? Böyle hallerin var mı?"
Adam cevap verir:
"Efendim, beni günahlardan alıkoyan Allah korkusundan başkası değildir. Nice defalar günahlarla yüz yüze, göz göze geldim. Bir engel de kalmamıştır o günahı işlemem için. Ama kalbimde, gönlümde hissettiğim Allah korkusu beni alıkoymuş, nefsime mani olmuş, o günahı işlememi önlemiştir! "
Bu yanıt İmam Şafii'nin hoşuna gitmiş:
"Madem ki sen Rabbinden korktuğundan dolayı günahlardan uzak kalmışsın öyle ise âyetin haber verdiği gibi gideceğin yer de cennetten başkası değildir. Söylediğin söz yalan sayılmaz. Aileni boşamış olmazsın, git evinde ailenle mutlu yaşa, vesveseye kapılma! Yeter ki bu Allah korkusunu kalbinde, gönlünde hissetmeye devam et."
İslam'da, Toplumu eğitip kültürlü, ahlaklı, sağlam karakterli bireyler yetiştirmek yerine, insanı kötülük potansiyeli olarak görüp, bunu Allah korkusuyla, ölüm, kıyamet, kabir azabı, cehennem korkusuyla engellemeye çalışmak temel anlayıştır.
Ancak Tasavvufta bu anlayış çok farkeder. İnsanın ve ruhun evrimi esas alınır ve insan-ı kamil mertebesine kadar derece derece insanın eğitimine, yetişmesine, yükselmesine önem verilir.
Korku yerine sevgi ön plandadır.
|