cronicy kardeş,
yine kendini kontrol etme hususunda problemler yaşıyorsun.(laf arasında; tabirin caiz olup olmaması senin için önem teşkil etmez, o yüzden kelime israfı yapmayalım) özür dileyerek şunu söylemek zorundayım ki senin şu durumda bende ışık görmenden daha hayırlı bir durumdur görmeme halin.
bilime tapmak konusuna gelince. orada tapmak kelimesinde kastım gayet açıktır. konuyu saptırmaya sarfedeceğin eforu anlamaya sarfetmen daha manalı olurdu.(tıpkı şahit olmak kelimesi tek bir anlamda kapalı kalamayacağı ve kalmadığı gibi buradaki tapmak kelimesi de akla ilk gelen anlamda mahkum bırakılamaz. zihinleri sadece izin verdiğimiz bahçelerde oynamaya bırakarak, onları özgür kıldığımızı söyleyemeyiz. düşünceler her bahçede oynamaya izinli oldukları takdirde özgür olur.)
cümlelerinden hala düşünmekten, yüzleşmekten korktuğumla ilgili birşeyler seziyorum inşallah yanılıyorumdur. zira daha evvelki bir yazıda da söylediğim gibi eğer yüzleşmekten korksaydım tam da bir kardeşin yaptığı gibi her haksız çıkışımda konuyu değiştirirdim ya da gideceğimi söyleyip, umarsızca geri dönerdim. amacım mevzuuyu kişiselleştirmek değil ama bazı ithamlarda bulunurken kendimizin ne yaptığımıza da bir göz atmamız gerekir.
Nur kardeşe cevaben yazdığın yazıda da bir-iki husus dikkatimi çekti. Birincisi önermen.. İkincisi -Kuran ağzı- lafın, üçüncüsü üslubun..
kendinle yüzleş cronicy kardeş.. bunu sahip olduğum tüm samimiyetle söylüyorum.. lütfen..
selametle bereketle hidayetle
How can you be so sure?
|