Tekil Mesaj gösterimi
  #8  
Alt 29-09-2005, 23:35
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

'Üstat' Saidi Nursi; Risalelere başlarken Şakirtlere şunu yazdırır: ''Cifir ve Ebced hesapları, rakkamlar, harfler ve sayılar kullanılarak Gaip'ten ve
gelecekten haber vermek idiiasında olan BOŞ bir bilgidir. Bu Cifir işi me
raklı, zevkli bir iş olduğu için insanı gerçek görevinden uzaklaştırır, boş ye
re meşgul eder. Bir kere bu ''La yelemül'gaybe illallah'' yani: Gaybı Allaht an başkası bilemez ayetine karşı EDEB DIŞI bir davranıştır. Cifir gibi güç
lü temellere dayanmayan gizli bilimler, kötü maksatlar için kullanılmaya çok daha müsaittirler''( Said- Nursi; Lem'alar sayfa 39 Sinan matbaası İst.
1958). İlk zamanlar Said-i Nursinin görüşü gerçekten buydu. Fakat kendis
ini ve Risaleleri kutsallaştırmak için Risale-i Nur'un neredeyse her bölümü nde Cifir yoluyla Kuran ve Resul-ü Ekreme göndermeler yapmaktadır.. Başlarda mahkum ettiği yöntemi, sonraları temel İspat Enstumanı olarak kullanmıştır. Sikke-i tasdiki gaybiden Lemalara, Sönmeze dek her yer Cifir ve Ebced kaynamaktadır.Adının arkasına RADIYALLAHÜANH yazdıran(Ehlib eyt; Ashab-ı Kiram ve Asr-ı Saadet döneminde hayatlarında cennetl e müjdelenmiş on kişi için KULLANILIR); Risale-i Nur'un Kurandan SÜZÜL MÜŞ,üstü örtülü daha muteber olduğunu ima ediyor, kendisinin GELECEĞİ NİN DE 14 ASIR ÖNCE KURANLA MÜjdelenmiş olduğunu VE başta Nur sur esi olmak üzere bunu KURANA, Abdülkadir geylani ve Gazaliy e dayandır ma CÜRETİNİ gösteren said-i nursiyi nasıl yüceltebiliyorlar. Şakirtleriyle konuştum, yıllarca feyz alanlarla da konuştum. Beyin yıkamanın ölçüsüzlü ğü ile şok oldum. Cifir'i Risalelerin hemen her kitabında uygulayan aynı said-i nursi ilk başlarda Allah korkusu ile: 'La yelemül'gaybe illallah' yani; gaybı Allahtan başkası bilemez derken sonra noldu da Cifir ve Ebced naml ı gayya kuyusuna düşmekten uzak duramadı? Ben cevabını sormuyorum. Sorunun sorulmasını istiyorum.

''İşin bu ebced yönünü tahsîl ile öğrenmeye çalışmak abesle iştigâldir. Zannın ardına düşmektir... Ancak, Allah'a kul olan büyük veliyylere Allah (c.c.), sayısal cihete dâir sırrlardan haber verir. Tahsîl yoluyla değil, hîbe yoluyla...'' Çok büyük bir iddia ile geldiğinin sanırım farkındasın. İbn-i Haldun'un Mukkadime'sinde, Ziya paşa'nın harabat'ında, Ahmet hamdi Akseki'de Mezahibin Tefriki ve bir Noktaya Cem'i adlı eserinde CİFİR-Ebced HESAPLARINI yargılamışlar, yanlışlıklarını isbat etmişlerdir. Suyuti, Razi, Kurtubi, Sabuni, Gazali, Buhari, Müslim, al-Taberi, Kazi Beyzavi, Alüsi, Zemahşeri, Tantavi ve daha niceleri Usül-ü Tefsir yerine Cifir Ebced safsatasına ACABA neden başvurmamışlardır? Cevabını önce İbn-i Haldun'un Mukkadime'sinden alalım:'' Cifir Ebced, bunların hepsi ASILSIZ şeylerdir. Çünkü cifir denen şeyle ilgili olarak geleceği ve bilinmeyeni öğrenme konusunda kendisine başvurulabilecek bir ilme dayanan herhangi bir asıl isbat olunmamıştır. Eğer bu konuyla ilgili bir asıl, bir temel olsaydı, elbetteki bu temel gelişirdi ve herkes için cifir ilmini tahsil etmek mümkün olurdu. Sonra ne gereği var? Zaten Cenab-ı hak hiç kimseye gaybdan, bilinmeyenden haber vermek gibi bir ilim bahşetmemiştir. Yalnızca büyük peygamberlerin Ahirette olacaklarla, meleklerle cinlerle ilgili olarakvahiy yoluyla SABİT oldukları için yalnızca bunlara kesinlikle inanır ve kabul ederiz. Daha çok zayıf karakterli kimselerin bu tutum ve özelliklerinden yararlanan birçok açıkgözler türemiş ve kişilerin tutkularını bu konudaki heveslerini tahrik ederek bu konuda ÇIKAR SAĞLAMA yoluna gitmişler ve bunu meslek edinmişlerdir. Oysa bu AŞAĞILIK ZANAATLARIN hepside akla, mantığa ve dinimize uymayan, dinimizin HARAM kıldığı şeylerdir'' (Mukaddeme-i İbn-i haldun S. 399).Cifir - Ebced oyunlarıyla ilgili güzel bir yazı da İslami sitelerden geliyor:

EBCED

''Cümel, Cifr, Sayı sembolizmi.
Ebced veya Ebûced, Arap alfabesindeki harflerin kolaylıkla hatırda kalması için düzenlenen bir hârf dizisi ile bu harf dizisinin her birine tekabül eden bir rakam değeri sistemi ve diziyi oluşturan sekiz kelimenin ilkinin adıdır.
Harflerin her birine 1'den 1000'e kadar matematik değerler verilmiştir.
Bu sekiz temel kelime şöyledir: "Ebced, Hevvez, Huttiy, Kelemen, Se'fes, Karaşet, Sehaz, Dazığ".Rakam değerli harf sistemi, çivi yazısının kullanıldığı döneme kadar inen bir tarihi kökene sahiptir. Bu da vahiyle ilgisi olmayan bir alana yayılmış olduğunu göstermektedir.Rakam değerli harf sistemi, çivi yazısının kullanıldığı döneme kadar inen bir tarihi kökene sahiptir. Bu da vahiyle ilgisi olmayan bir alana yayılmış olduğunu göstermektedir.
Cürhümî alfabesi temeline dayanan Arapça harfler diğer Sâmi dillerinden farklı olarak sıralanmaktadır. Bu sıra İsmail (a.s.) zamanında ilk kez Arapça'ya uygulanmıştır. Sekiz kelimeden ibâret Ebced alfabesi yirmi sekiz harftir. Bunlara kolaylıkla öğrenilsin diye "İslâmî" bir kılıf giydirilmiştir. Meselâ:
1. Ebced'in ilk altı kelimesi olan Ebced, Hevvez, Huttiy, Kelemen, Se'fes, Karaşet; Şuayb (a.s.)'ın kavminden altı askerin adıdır. Bunlar Medyen ülkesinin şahları olup, Kelemen, hepsinin büyüğüydü ve harfleri bu şahlar düzenlemişlerdi. Onlar, Medyen ve Eyke halkıyla birlikte helâk oldular.
2. Harfler altı şeytanın adına göre düzenlenmiştir. Bu şeytanlardan korunmak için kelimelerin sonuna "Fetebârekallahu bi ahseni'l Hâlikın" ibaresi eklenmiştir
3. Ebced kelimeleri haftanın günlerinin adıdır. Harflerin sırası gün adlarındaki sıraya göre düzenlenmiştir.
Bu iddiaların hepsi de İsrailiyattan ibârettir ve uydurmadır. Ebced hesabını İslâm tarihinde ilk kez yahudiler yapmışlardır. Rasûlullah'a gelen bir grup yahudi Kur'an-ı Kerim'deki hurûf-ı mukattaa adı verilen Elif, Lâm, Mim, vb. harflerini Ebced'e göre değerlendirip, "İslâm ümmetinin ömrü, "Elif: 1, Lâm: 30, Mim: 40" olarak toplam 70 veya 71 yıldır" demişler; kendilerine hurûf-u mukattaa ile başlayan "Kef, He, Ye, Ayn, Sad, gibi diğer ayetler hatırlatılınca önce hesap etmeye başlamışlar, sonra bu işin altından çıkamamış, zihinleri karışmış, rezil olmuşlardır. Ashab ve Rasûlullah (s.a.s.) onların bu çocukça hesap işine gülmüşlerdir.Ebced hesabına dayanarak ortaya çıkan Hurûfilik, bu işi Kur'ân ile fal bakmaya kadar götürmüştür. Bir devlet kuruluşu olarak Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, devletin dinî anlayışını yansıtmak üzere 1960'larda yayımlanan ''Allah Bizimle" adlı bir kitapçıkta Ebced hesabı ile Hz. Peygamber (s.a.s.) ile ilgili olan bir âyeti, 27 Mayıs 1960 askeri darbesine tarih düşürmeye çalışmıştır. Oysa bu hesaplar, bir İsrailiyyat uydurması olup İslâm ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.Bütün hurûf-û hecâ denilen yirmi sekiz harfi içine alan Ebced harf tertibinde harflerin sayısal değerleri şöyledir:

Ebced: Elif : 1, Ba : 2, Cim:3, Dal:4 Hevvez: He : 5, Vav : 6, Ze : 7 Hutti: Ha : 8, Tı : 9, Ya : 10 Kelemen: Kef : 20, Lam : 30, Mim : 40, Nun : 50 Se'fes: Sin : 60, Âyn : 70, Fe : 80, Sad : 90 Karaset: Kaf : 100, Rı : 200, Şın : 3002 Te : 400 Sehaz: Se 500, Hı: 600, Zel : 700, Dazığ: Dad : 800, Zı : 900, Ğaym 1000.

Bugün ancak eski kitâbelerde ebced hesaplarına rastlanmaktadır. Arap harflerinin kutsal ve bâtıni bir ilim olan "Cifr" ile ilgili olan sayı sembolizminin Hz. Ali (k.s.) tarafından kodlandığı iddia edilir (S. Hüseyin Nasr, İslâm ve İlim, İstanbul 1988, Çev: İlhan Kutluer, s.77). Bunun uydurmadan başka birşey olmadığı açıktır.''
Kaynak: http://www.sevde.de/islam_Ansiklopedisi/E/ebced.htm

Bir kaç örnek verilebilir burda:---Said Nursi, şöyle demektedir,

Tevrat, İncil, Zebur'un, Peygamberimiz Aleyissalatü Vesselama ait ayetlerinin birkaç numunesini göstereceğiz.
Birincisi : Zebur'da şöyle bir ayet var : Allahım ! Fetretten sonra bize Sünneti ( yasayı ) ihya edecek ( düzeltecek ) olan zatı gönder.
Risale-i Nur Külliyatı 1. cilt. syf. 432 / Yeni Asya Yayınları 1994

Zebur'un hiçbir yerinde böyle bir ayet yoktur.
Said Nursi aynı sayfada devam ediyor,
Zebur'un ayeti : Ya Davud ! Senden sonra, Ahmed, Muhammed, Sadık ve Seyyid olarak anılacak bir peygamber gelecek. Onun ümmeti Allah'ın rahmetine mazhar olacak.Said Nursi, Zebur'un bir ayeti diyor fakat ayet numarası veremiyor. Çünkü böyle bir ayet de yok Zebur'da.
Tevrat'ın 3. ayeti : Musa dedi ki : Ey Rabbim, ben Tevrat'ta insanlara iyiliği emredip onları kötülükten sakındırmak için çıkarılmış, Allah'a iman eden hayırlı bir ümmetin vasıflarını gördüm. Onu benim ümmetim yap. Allah buyurdu ki : O Muhammed ümmetidir.
Syf. 432
Said Nursi burada da, kurnazlık yaparak güya kaynak belirtiyormuş gibi, Tevrat'ın 3. ayeti diyor ki, ayet arandığı zaman bulunamasın. Tevrat'ta bir sürü 3. ayet vardır. Hangi bölümün, hangi 3.ayeti ? Bunu söylemiyor, çünkü Tevrat'da bu ifadeleri içeren böyle bir ayet yok.. Böyle bir ayet olmadığı gibi Muhammed'in adının geçtiği hiç bir ayet yok.
Said Nursi yalanlarına devam ediyor,
Tevrat'ın bir ayeti daha : Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Mekke onun doğum yeri, Medine hicret yeri, Şam onun mülküdür. Ümmeti ise hamd edici kimselerdir.
Syf. 433

Tevrat'ın hiçbir bölümünde, Muhammed'in adı geçmediği gibi, Mekke onun doğum yeri, ifadesi de yoktur.Bir başka yalan,
Tevrat'ın bir ayeti daha : Sen benim kulum ve Resulümsün, Sana Mütevekkil adını verdim.
Syf.433
Tevrat'ta böyle bir ayet de yoktur.Gene aynı yerde,
Tevrat'ın ayeti ; Hazret-i İsmail'in validesi olan Hacer, evlat sahibesi olacak. Ve onun evladından öyle birisi çıkacak ki, o veledin eli, umumun fevkinde olacak ve umumun eli huşu ve itaatle ona açılacak.
Said Nursi bu ayetin Tekvin Bap 17'de olduğunu söylüyor. Tekvin Bap 17'de böyle bir ayet yok. Ancak buna benzer bir ifade Tekvin Bap 16'da 11 ve 12. ayetlerde var 11. Ve Rabbin meleği ona dedi : İşte sen gebesin ve bir oğul doğuracaksın ve onun adını İsmail koyacaksın çünkü Rab sana olan cefayı işitti.
12. Ve o insanlar arasında yabani adam olacaktır, onun eli herkese karşı ve herkesin eli ona karşı olacak ve bütün kardeşlerinin şarkında sakin olacaktır.
Tevrat'ın ayeti açık bir şekilde İsmail'den bahsetmekte. Said Nursi, ayetteki İsmail adını kaldırıp onun yerine Muhammed'i düşündüren ifadeler koyuyor
Kaynak:http://www.dunyadinleri.com/soop_ra...p?TID=4057&PN=1

İçin temiz olmadıktan sonra
Hacı hoca olmuşsun kaç para
Hırka tespih post seccade güzel
Ama Tanrı kanarmı bunlara..

Ömer Hayyam
Alıntı ile Cevapla