Tekil Mesaj gösterimi
  #66  
Alt 09-03-2006, 10:16
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

Sen bana bir gözün kendi kendine nasıl oluştuğunu izah edebilir misin?
Kraliçesi ölen arı kolonisinin de ölüme mahkum olduğunu , bu koloni yaşamının evrimini , içgüdünün izahını yapabilir misin?
Sen bunların izahını nasıl yapamıyorsan ve bilimin birgün bunları açıklayabileceğine inanıyorsan , Tanrı düşüncesinde olanlar , istediğin tarifi , biçimi , modeli veremezler.
Göz, böbreklerden daha kolaydır evrim açısından. Harcıalem bir mevzudur. Diğerlerini de açıklarsın, sosyal yapıları oluşturan evrimsel kurallar bunları da belirler. Evrimin süreç olarak açıklayamadığı hiç bir şey yoktur. Ama mesela dersen ki, porsukların soyağacı nedir? Bu zincirde bir takım halkalar belli değildir. Hepsi o kadar. Evrim, günümüzde en çok tecavüz edilen bilimdir, bilir bilmez herkes böyle konuşur durur. Mesela siz, işte evrim şudur budur vs. diyorsunuz. Bunu söyleyecek biyoloji bilginiz var mı? Etiket demiyorum, bilgi diyorum dikkat edin.

Diğer yanda iki (ve daha fazla) alakasız konuyu birleştirmeye çalışıyorsunuz. Domates kırmızıdır, bu yüzden uçaklar uçar gibi bir tabir üzerindesiniz. Tanrının varlığını yokluğunu tartışırken, maddenin ilk yaratanı olup olmadığını argüman olarak kullanmaya çalışıyorsunuz. Ama maddenin bir zaman yok olduğuna dair hiç bir emare yok, bu yüzden bu argüman ile Tanrının varlığını izah edemezsiniz. Maddenin ezeli olduğunu söylemedik, ama ezelimidir, değilmidir bilinmediğini söyledik. Kaç defada bu noktanın ötesine bir tanrı koyabilirsiniz, bu imkan mevcuttur, velakin bu ancak garajdaki ejderha olur dedik.

Big bang'ı diğer bir sürü şey gibi çarpıtıp bir tanrı, daha doğrusu bir yaratıcıya argüman etmek fos bir iştir. Big bang teorisi, hiç bir şekilde maddenin yok olduğu bir anı tarif etmez. Kainatın yaşı? Peki dünyanın yaşı? Peki senin yaşın? dünyanın yaşı, oluştuğu maddenin dünya formuna girdiği zamandan beri geçen süredir. Senin yşaında gene oinsan olduğundan bu yana geçen süre. Kainatın yaşı da, şu anki formuna kavuştuğu big bangtan bu zaman geçen süredir. Ama big bangın olabilmesi için o noktada maddeye dönüşecek olan şeyin bulunması gerekiyor. Bunun daha öncesinde ne halde olduğunu bilmiyoruz, ama orada var olduğunu biliyoruz.

Sorun, maddeyi algılamadaki hatalarınız. Madde, proton, nötron ve elektron yığını değil. Maddenin aslında daha aşağılarda daha farklı bir formu mevcut. Bu hadronlar vs. seviyesinin de altında bir yerde. Tıpkı, bir proton hidrojen, 26 Proton demir olup çok farklı özellikler sunuyor olduğu gibi, bu alt düzey maddeyi oluşturan malzemede farklı kombinasyonlarda farklı durumlar oluşturabiliyor. Big bang denen şey, bu alt düzey parçacıkların madde olmayan bir halde mevcut olması durumu. Dahası bizim madde olarak algıladığımız şey, aslında gene bir algı hatası. Tıpkı düz dünya kavramının bir sürü şeyi açıklayamıyor olması gibi, bu madde modelide bir sürü şeyi açıklayamıyor, örneğin yerçekimi, örneğin kütlenin uzayı sarması vs. İşte, maddeyi oluşturan temel elemanların yapısını henüz çözemediğimiz için siz onun form değişim zamanı olan big bangı bir yaratılış anı olarak kabul ediyorsunuz.

Dahası bu noktada, maydanoz yeşildir, o yüzden yağmur yağar gibi bir diğer alakasız yoruma erişiyorsunuz. Big bang zamanından bir öncesinde madde yok olmuş olsun. Bu anda orada bir tanrı olması bir çıkarım olamaz. Bu noktada tanrı yerine konabilecek pek çok şey olabilir. Farklı tanrılar değil, başka şeyler. Başka bir kainattan bir kurt deliği mesela. Kısaca, bu noktanın gerisine gözlemler gerekir, orada ne vardı anlamak için. Yani, sizin bu varsayımınız, her zaman olduğu gibi negatif argümanlara dayanmaktadır. Burada bir tanrının varlığına dair bir pozitif argüman görülmemektedir. Ve dahası, big bangın başlangıcında maddenin orada olmadığına dair de bir bilgi yoktur.

Tanrı bir zaman yoktu, şimdi var vs. ile tanrı her zaman vardı konusu değil tartışma. Konu, tanrının var olup olmadığı. Ve ne big bang, ne başka şeyler bir tanrının varlığına pozitif argüman değil. Ancak, bilinmeyen, meçhul noktalara tanrıyı koyabiliyorsunuz. Ama bu noktalar her gün giderek daha azalıyor. Dahası hiç bir kavram negatif argümanlara dayandırılarak kabul edilemez. Bilinmiyor demek, bilinmiyor demektir. Bilgimiz olmayan bir noktada yorum yapmak abestir.

İzahı mümkün olmayan bir şeyde yok. Tesadüf denen kavramı da tamamen yanlış anlayıp kendi lehinize kullanmaya çalışmakta, önce bir dizayner tarif etmeye uğraşmakta, böyle bir dizayn olduğu noktasında da bunun tesadüf olamayacağını söylemektesiniz. Oysa bir dizayner yok. en basit mevzu, doğadaki canlı türleridir. Bakın görün, trilyon canlı çeşidi mevcuttur, yaşayan, yaşamış. Hepside ortadadır. Sizin yapmaya çalıştığınız, örneğin insana doğru olan canlı gelişimini ele alıp bu yoldaki adımları hesaplayıp, bu adımlardan tesadüfen geçilemez demek. Ama her adımdan geçilmiş ve o adımlarda insanın ve atasının yanında bir sürü daha acayip canlı oluşmuş. Siz o anda ortada olan olasılıklardan sanki diğerleri yokmuş, burada bir akıllı dizayncı oturmuş gibi düşünüyorsunuz. Ve bilhassa o andaki olasılıklardan oluşan bir sürü diğer şeyi görmezden gelerek sanki bir tek bu yol vuku bulmuş gibi görmeye çalışıyorsunuz. Bakalım, dünyanın yörüngesi... Denir ki bu tesadüfen olamaz. Nasıl yani? Zilyon tane yıldız, zilyon kere zilyon tanede gezegen mevcut. Ve git bak, aklına gelebilecek her olasılığa tekabül eden trilyon tane gezegen bulursun. Yani olasılıkların hepsi zaten olmuştur, olmaktadır. Dünyada bunlardan biridir. Aynı şekilde, göz tesadüfen olamaz denir. Gidin bakın gözün tesadüfen oluşması için gereken olasılık kümesindeki hemen her çeşit göz doğada mevcuttur. Doğada, kainatta tesadüf filan yok. olası olan her şey oluyor işte bu var.. Siz sanki diğer ihtimaller hiç olmamış gibi bunu ileri sürüp resmen kandırmaca yapıyorsunuz..

Ve en başta evrim teorisinde izahı mümkün olmayan hiç bir şey yoktur. Sorun yaptığınız izahın bir kanıta dayanması gereğidir. İnsanın 300 milyon önceki atası neye benziyordu? Buna dair bir fosil kaydı filan bulamazsanız, buna cevap veremezsiniz. Ama bu o vakitte insanın atası olan canlının kırlarda koşup oynadığı gerçeğini değiştirmiyor. Örenğin, 2000 yıllarda, insanın evrim ağacı yeniden yazıldı, beraberinde evrim teoriside. Yani büyük ihtimalle okulda okuduğun evrim teorisi bilimsel olarak çürütüldü. Yerine yeni bir teori kondu. Buna göre evrim esnasında türden türden dönüşüm değil, bir türün pek çok alt türe dönüşümü ve bunların aynı zamanda dünya üzerinde mevcut olması durumu söz konusu. Yani "evrim" gene yerinde, değişen "nasıl" sorusu.

Materyalizm, bir "izm" dir. Bilimi kullanmaya çalışabilir vs. ama bu onun "izm" olduğu gerçeğini değiştirmez. Ve bilimin ideolojisi yoktur. Bu nednele materyalizmin doğru veya yanlış olması, yii yada kötü olması vs. hususları bilimsel bilgiler açısından bir anlam taşımaz. Türkiyede evirmi kabul eden müslümanlar, yurtdışında evrimi kabul eden hristiyanlar vs. vardır, olacaktır. Vatikan bile resmen evrimi tanıyor artık. Doğru olan, gerçek olan bilimdir. Bilimin bulgularını bir ideolojiye dönüştürme olayı ortadaki gerçekleri değiştirmez. burada tartıştığımız şey, bilimdir, idolojiler değil. Siz aynı şekilde teizm ideolojisi ile bilimi kendi silahınız olarak kullanmaya çalışıyorsunuz. Onlarda aynı şekilde. Sizden farkları, bilimini keşfettiği gerçekleri inkar etmeye çalışmamaları. Gerçekleri ideolojiye değil, ideolojiyi gerçeklere uydurmaya çalışmaları.

Örneğin:

Bu zincirlemeyi kabul etsek dahi , bu maddenin ilk devinimini nasıl açıklıyorsunuz? Bu noktaları muğlak bırakarak sıyrılamazsınız?
Bir ilk devinim olduğunu vs. nerden çıkarıyorsunuz? Big bang anı, ilk andır, ondan önce zamanda yoktur. Hal böyleyken siz o andan öncesi için bir zamanmış gibi düşünerek bir çıkarımda bulunmaya çalışıyorsunuz. Zaten big bangın plank zamanından öncesini anlamadaki, gözlemedeki güçlüğümüz buradan geliyor. Bu anda madde bizim algı çerçevemizin dışında bir halde. Haa, bu halin nasıl olduğunu modelleyebilirsek, bu modeli kullanarak bir gözlem imkanı bulabiliriz. Ama henüz bulamadık. Kara delikler, kara madde vs. üzerine bu kadar gidilmesini sebebi budur. Gördüğünüz gibi, dayanaksız sorgularla uğraşıyorsunuz. Yapmaya çalıştığınız, negatif argümanları büyütmek ve açılan boşluğa tanrıyı sokmak. Ama maalesef sanal bir boşluk bu. Çünkü işte böyle anlamsız, kendisi yanlış olup cevabı aranmayacak sorularla uğraşıyorsunuz...

Nerde ne sorununuz olduğunu görelim hadi hep beraber. Basit olandan başlayalım. Bana tesadüfen olamayacak bir şey söyleyin, beraberce inceleyelim...
Alıntı ile Cevapla