Tekil Mesaj gösterimi
  #68  
Alt 09-03-2006, 15:44
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

Panteidar, bir adam vardır, Darwin zamanında taa. "Göz ahha, indirgenemez karmaşıklık vs." diyerek atlamış, evrimcileri "ne diyo bu sibop" deme noktasına taşımıştır. Bundan sonrasında, hurra edilip, gözün evrimi belki bilinen en iyi evrimsel gelişme oluvermiştir. Dileyen, evolution of eye yazar, ulu bilge Google'a sorar..

Hani mesele ne bileyim balinanın evrimi, zürafa mevzusu filan olsa neyse.. Hoş onlarda iyi bilinir ama izahı göz kadar kolay değildir.

Deniz kenarında duran bir çakıl taşının , kendi kendine , bir dış etki olmadan bir hareket ya da değişime giremiyeceğini bil.Ya da uzaydaki bir çakıl tanesinin kendi kendine yeni bir oluşuma geçemiyeceğini bil."Geçer" diyorsun , kanunları hiçe sayıyorsun demektir.
Anlamak istediğin anlamışsın. Profilimden giderek yazdıklarıma bak, tesadüf diye bir şey olmadığını, hiç bir şeyin kendi kendine olmayacağını defaten söyledim. Taş kendi kendine asla hareket etmez. Ama kainattaki her şey bir şekilde bir sürü etkinin altındadır. Bunlar yüzünden bir harekete başlar ve kendisi bir başka etki kaynağı olur. İşte budur olayın özü. Garip bir şekilde, yaratılışçıların savı olan kendi kendine kavramını bana atıyorsun. Ben her zaman uygun ve gerekli şartlar oluşunca derim. Ve kainattaki entropi yüzünden her an her yerdeki koşullar o kadar yoğun bir şekilde değişir ki, mikro/makro ölçekte ve/veya kısa/uzun belli zaman periyodunda maddenin geliştirmesi imkanı bulunan herhangi bir formun (canlı, cansız vs.) oluşmaması imkansızdır. Yani, 35 kafası olan bir ejderha, maddenin olabilirlik sahasındaysa, mutlaka olacaktır, belki dünyada, belki andromeda bir gezegende. Olabilirlik çerçevesi bellidir. Bu sürekli değişen koşullara uyumlu olabilmek mesela.. Bakıyoruz, dünyadaki yaşam, insan, nebatat vs. vs. Bunlar maddenin olası form uzayında gayet olası, son derece mümkün şeyler ve bunların olması bir şans, tesadüf filan değil, bir zorunluluk nerdeyse. O kadar kolay yani bu formların oluşması. Ama birileri çıkıp bunun olması için doğaüstü bir yaklaşım bekliyorlar işte bu sorun. Bu notada ikiye ayrılıyor ortalık. Bir dizayn edici. biris işte. Adı vs. meçhul. Birde Allah gibi, dinlerin tarif ettiği bir tanrı. İkincisi fosladı, çok oldu foslayalı. Ama birincisi ince bir konu. Bu tür bir tanrıya olabilir, bende inanıyorum diyene söyleyecek bir lafım yok. Ama ben inanmıyorum. Çünkü kainatın, maddenin vs. böyle bir doğaüstü mefhuma ihtiyacı yok. Öyle bir süper mefhum varsa, bu olsa olsa doğanın kendisidir. ama olması gerekmez, garajımdaki ejderha gibi bir hal yani..

Tanrı nasıl oluyor demem. Çünkü öyle bir mefhumun olmasına gerek yoktur. Bu fizik kanunlanularını birinin yamzasına filanda gerek yoktur vs. vs. Kısaca, mevcut madde bu işler için yeterlidir. İşte dediğim budur. Tanrı nasıl oluyor diye başlayınca arkası gelmez, cin, ruh, hayalaet, peri, iblis, yecuc vs. derken kafa mafa kalmaz adamda, malum müslüman tiplemesine dönersin. Siz iki yoldan birine gidebilirsiniz. Ama dinlerin yoluna giderseniz, tamamen zırvanın içinde bulursunuz kendinizi, hatırlatayım. İsterseniz bakın. Ne temel hristiyanlık, ne islam kaynakları hiç bir felsefi/bilimsel soruna bir cevap veremez. Genesis, Exodus vs. ve/veya bunların islamdaki karşılıkları yada, taa aristo öncesine uzanan ontolojik, teleolojik argümanlardır ki, bunlarında safsata oldukları malumdur..
Alıntı ile Cevapla