Tekil Mesaj gösterimi
  #5  
Alt 28-11-2013, 19:35
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Ben İslam'ı her zaman güzel ANADOLUMUZUN tertemiz toprağında yetişmiş tasavvuf ile gönüllere dokunan büyük insanları ile sevdim...

Yunus Emre'ler,Hacı Bektaş-ı Veli'ler ve tabiki bence dünyanın gördüğü en büyük Hümanistlerden biri olan Mevlena Celaleddin Rum-i...

Tasavvuftaki insancıllığı,madde ve mananın birbirini tamamlaması,Allah için sev ve onun yarattığına aşık ol,sevgi sevgi sevgi,barış,dostluk,kardeşlik.Bunlardı benim savunduklarım,arzuladıklarım,sevdiklerim,mutlu olduklarım...

Bunlardı beni benden alan,çevreme o değerler üzerinden bakmam,Tanrıyı sevmem...!!!

Hep bunlar üzerineydi gönüden geçenler...

Lakin son zamanlarda inancım ve görüşlerim çok ama çok derin bir darbe aldı,bazı şeyler artık geridönülmez bi şekilde yok oldu gitti içimden,üzüldüm,neden diye sordum hep kendime...

Neden Neden Neden...!!!???

Arapların İSLAM'ı alıp kendi örfi adetlerine göre yorumladığını ve o kadarnlıktan belkide hiçbir zaman çıkamayacaklarını düşünürdüm.Çok okudum,çok ararştırdım,çok analizler yaptım,fakat bir cevap alamadım...
Baştan beri islamı yanlış anlamışsınız ve islamı, özünde islam olmayan şeylerle bağdaştırmışsınız. Gerçek islam, yani Kur'an'da ve hadislerde geçen islam, şu anda Suudi Arabistan'da yaşanan islamdır. Sizin bahsettiğiniz Yunus Emre islamı, Mevlana islamı yahut Ibn Arabi islamı, felsefi ve humanist ilkelerini Kur'an'dan veya hadislerden değil, başka yerlerden alır. Örneğin Sufizm/Tasavvufun felsefi olarak söylediği her şey, bırakalım Mevlana'yı islamın kendisinden 1500 küsür yıl önce Hinduizm metinleri Upanishad'larda yazar. Ayrıca Plotinus'un öğretileri de Sufizmi derinden etkilemiştir. Bunu sadece ben değil, pek çok islam alimi de dile getirir. Pek çok tasavvufi görüş, hatta hepsi, Hint'ten İran'a oradan da İran'la kültür ilişkisinde bulunan müslümanlara geçmiştir. İşte tasavvuf/Sufizm kültürünün temelleri böyle atılmıştır.

Yani Tasavvuf, Hint'te ve zamanında İran'da fazlasıyla bulunan mistik, felsefi ve humanist (ahimsa) görüşlerin derlemesidir. Zaten Kur'an'da fazlasıyla bulunan "bulduğunuz yerde öldürün, boyunlarını vurun, kafirler cehenneme, Allah kıskanç bir insan gibi başka tanrıya taparsan yakar" görüşlerinin "Fenafillah, kim olursan ol yine gel, Allah'ı hiçbir yerde değil kalbimde buldum, Tanrı herkesin yüreğindeki mabettedir" gibi öğretilelerle bağdaşmadığı ve alakasının olmadığı hemen anlaşılır.

Konu anthemoessa tarafından (28-11-2013 Saat 19:43 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla