Tekil Mesaj gösterimi
  #1  
Alt 31-07-2007, 12:50
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart İngiliz Ajanı Said Nursi / Mutezile'nin yazısı

Said nursi 1877 yılında bitlis'in hizan ilçesine bağlı nurs köyünde doğan ve 24 mart 1960 tarihinde ölen ve bidayette saidi kürdi diye anılan bir şahsın esas gayesi, türklüğü tahrif ederek ayrı bir kürt devleti kurmaktır . nitekim yaşamı boyunca bu amacını gerçekleştirmek için etkinlik göstermiştir. Elinden geleni yapmıştır.Yazmış olduğu risalei nurda,türkiye cumhuriyetin ve atatürk'ü karalayıcı yazılara da rastlamaktayız.Said nursi kürt teali cemiyetinin kurucuları arasında faaliyet göstermişti.Vatanı bölmek için elinden gelen gayreti göstermiş,
"volkan" dergisinde dini savunan yazilar yazmıştı. bu evrede sultan 2. abdulhamid'in ilgisini cekince gozaltina alinmis, bir sure *toptaşı tımarhanesinde yatırılmıştır.

halkın temsil edildiği parlamentonun kaldırılarak,padişahın mutlak egemenliğinin geri getirilmesi için çıkan ve sloganı: "halk burada çoban nerede?!" olan bu ayaklanma mustafa kemal atatürk'ün komuta ettiği yıldırım orduları tarafından bastırılmıştır.

said nursi'nin bölücülüğünü kanıtlayan eseri iki mekteb-i musibetin şahadatnamesi yahut divan-i harb-i örfi ve said-i kürdi; onu savunan nur cemaatindeki insanlarımız acaba bu gerçeği görünce acaba ne düşüneceklerdir.çoğunlukla at gözlüklerini çıkarmayıp yine tutucu görüşleriyle ve bahaneleriyle direneceklerdir.

kitap toplam 48 sayfadır ve kitâbın "hâtime" kısmında saîdi kürdî şu satırları yazmaktadır:

"soydaşlarıma (ebnâ-i cinsime) burada birkaç söz söylemezsem, bence bahis eksik (nâtamam) kalır. ey asurîler ve keyânîlerin cihangirlik zamanında, onların öncüleri (pişdar) ve kahraman askerleri olan arslan kürtler! beşyüz yıldır yattınız, yeter artık, uyanınız, sabahtır. yoksa vahşet ve gaflet sizi vahşet sahrasında yağma edecektir.

ayrıca saîdi nûrsî kürdî şöyle söylemektedir:
"süphân ve ağrı dağları gibi geleceğin yüksek dağlarının doruğunda ayağa kalkmış, nefse esir olmayı yasak etmiş ve başkasına tecâvüzü câiz görmeyerek şeriâte dayanmış olan, hürriyet sultânı, yüksek sesle sizin gibi mâzinin en derin derelerinde gâfil ve dağınık bir kavme, cehâlet ve yoksulluğa hücûm için, fen, sanat ve silâh başına, ileri arş."

*


Yazmış olduğu risalei nur'da mustafa kemal atatürk'e deccal yakıştırmasını yapmış ve ona hakaret etmiştir.

*“ben bir manevi alemde, İslam deccalini gördüm. yalnız bir tek gözünde teshirce bir manyetizma gözümle müşahade ettim ve onu bütün bir münkir bildim. İşte bu inkarı mutlaktan çıkan bir cüret ve cesaretle mukaddesata hücum eder.(...) fakat kahraman ve mücahit ordunun ve dindar milletin ruhundaki nur–u iman ve kur’an ışığıyla hakikat–i hal–i göreceği ve o kumandanın çok dehşetli tahribatını tamire çalışacağı rivayetlerden anlaşılıyor.” (şualar458–459,siracun nur 247)


ölmüş gitmiş dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir hadis–i şerif’in ihbariyle kur’an’a zararlı bir adam çıkacak demiştim.sonra mustafa kemal’in o adam olduğunu zaman gösterdi. (emirdağ lahikası i/278,yirmiyedinci mektuptan sabık reis–i cumhur’a ve üç makama gönderilen istida)



Ayrıca bundan geri kalmayan said nursi vatanımız üzerinde savaşmış,yabancı askerlere de övgü dolu şu sözlerini söylemiştir.

*“birinci dünya savaşı’nda bizimle savaşmış da olsa, bir hristiyan ölmüşse şehit sayılır , ahirette mükafatı vardır.” (kastamonu lahikası,s.45)

“ne dinden olursa olsun bir nevi şehit hükmündedir. mükafatı büyüktür, belki onu cehennemden kurtarır. elbette şimdi fetret gibi karanlıkta kalan ve hz. İsa’ya mensup hristiyanların mazlumlarının çektikleri felaketler, onlar hakkında bir nevi şehadet denebilir.” (kastamonu lahikası,s.75)

hatta o mazlumlar kafir de olsa, ahirette kendilerine göre o dünyevi afattan çektikleri belalara mukabil rahmet–i ilahiyenin hazinesinden öyle mükafatları var ki, eğer perde–i gayb açılsa o mazlumlar haklarında büyük bir tezahürü rahmet görünüp, “ya rabbi şükür elhamdü lillah diyeceklerini bildim ve kati surette kanaat getirdim.” (kastamonu lahikası,s.45)



Said nursi,misyonerleden övgüyle söz etmiş ve onlarla yakın olmayı yazmış olduğu risalelerinde açıkça belirtmiştir..

*
“müslümanlık – hristiyanlık ittifakını bozmaya çalışanlara karşı üç zümre; nurcular, hristiyan ruhaniler ve misyonerler uyanık olmalıdır.”

(emirdağ lahikası i, s. 1712, tarihçe–i hayat, s.434’den )


“misyonerler ve hristiyan ruhanileri, hem nurcular çok dikkat etmeleri elzemdir. çünkü herhalde şimal cereyanı, islam ve isevidininin hücumuna karşı kendini müdafaa etme fikriyle İslam ve misyonerlerin ittifakını bozmaya çalışacak.” (lem’alar,111,141)



İşte said nursi'nin insanların beynini yıkamaya çalıştığı risalei nurundaki nur sözlü yazıları(!) Said nursi ve onun peşinden giden şakirtleri,ülkemizin karanlık yüzleridir.Birsürü insanımızın sosyal hayatıyla oynayan bu insanlar,cumhuriyet için de büyük bir tehlike oluşturmaktadırlar.Din denen kisveyi çocuklarımıza anlatarak,onları küçük yaştan itibaren onları değiştirip,istedikleri gibi kullanma amacına gireceklerdir...Dünya'yı tanımadan,ne olduğunu bilmedikleri koccaman risalelerle beraber hayatı öğrenmeye çalışacaklar..Peki bu hayat nedir? Sosyal hayatın olmadığı,eğlencenin olmadığı,sosyal aktivitelerin olmadığı,kız arkadaşın,erkek arkadaşın olmadığı bir yaşam.Bir nur şakirdi böyle şeyler yapmaz ve kuran hizmetine kendisini adar.Bu nurcuların sapkın bir cemaat olduğunun en büyük kanıtıdır.Nur cemaati,özellikle gençlerimiz için büyük bir tehlike oluşturmaktadırlar.


Bu cumhuriyet düşmanları aramızda ben de bir zamanlar böyle insanların arasındaydım,iyiki de olmuşum,böyle kişilerin gerçek yüzlerini öğrendim ve hayatta önemli bir tecrübe kazandım..Tabiki de ordan kurtuldum..Size rica ederek söylüyorum:Çevrenizde,ailenizde yakınlarınızda bu cemaate giden insanlar varsa lütfen onlara engel olun,yoluna taş koyun ama yine de oradaki zararı görmesine engel olun..Bir evlat yetiştirmek kolay değil,bir kardeş sahip olmak kolay değil. Lütfen vicdanınızın sesine kulak verin.Çocuklarınızı bu din tüccarlarının eline teslim etmeyin..Bırakmayın...

saygılarımla...
Alıntı ile Cevapla