Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 22-12-2004, 12:45
quixsoul quixsoul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Nov 2004
Mesajlar: 163
Standart Dinlerdeki belirsizlikler

İslamın Hristiyanlığı eleştirdiği en büyük nokta Allahın çocuğu olamayacağı.Yani Yaratıcının nasıl bir benzeri yada eşi vs.. yoksa bir oğlu yada kızıda olamaz.Diğer seçenekde incilin çeşitliliği..

Eğer koyu bir hristiyan ile konuştu iseniz kendi dinini savunacak ve kafasına göre tanımlamalar yapacaktır.Bu oğul kısmında hritiyanlar şöyle diyor:

"Aslında Tanrı ile isa arasında geçen oğul kavramı bir soyut kavramdır.Tanrı nın oğlu derken bildiğimiz dünyadaki baba ve anneden oluşan oğul değil ,baba ve oğlun arasındaki ruhsal ilişkiden kasıtdır."

İki kavram yada daha fazla kavram söz konusu ise bu kavramlarda mantıklı bulunur ise o zaman o kaynakda daha doğru dinde belirsizlikler vardır.Farklı görüşler kendine yakın yorumlar yapılıyorsa bu dinin asıl anlatmak istediğini başaramasındandır.

İslama bakıyorsunuz.Öyle tefsir lere varki..Mesela gök kelimesi
-bir ayet açıklamasında "göğün 7 katdan yaratıldığını" söylerken gök bildiğimiz GÖK algılanırken
-bir ayet açıklamasında "göğün genişletilmesinden" bahsederken gök bu seferki EVREN olarak algılanmış.Gerçi genişletmedede çok belirsizlik var..

Mesela korku konusu ele alınırken bu forumda korkunun bildiğimiz dünya üzerindeki "kurtdan aslandan hissettiğimiz" korku değilde daha çok Allaha duyulan güveni işaret eden korku olduğu söylenmişti..O zaman hritiyanlarda kendilerine göre son derece haklı !.Müslümanlar öyle algılıyorsa hristiyanlarda bu oğul kavramını "ruhsal oğul kavramı" olarak algılıyorlar.
Kuranda İtaat etmeyi okuyorsunuz.3 kelimelik cümle basit ve sade.Ancak öyle tefsirleştirilmişki aslında şu şöylede aslında bu böylede.Aslında Allah şuna işaret etmişte..Ve diğer tüm ayetlerde :Muhammedin seçeceği kadınlar konusu,4 eşli evlilikler,zinadaki cezalar,adem ve havvanın çocuklarının nasıl ürediği,şeytanın ayetde cin olarak geçmesi,meleklerin olmayan iradelerinin birden atağa kalkması,din konusunda savaş ve cihat çağrıları,çıplaklığın cennetdeki durumu,cehennemde anlatılan şiddet yanlısı ifadeler,Allahın kitabında kullandığı hakaret,Allahın kendi yarattıklarına bakış açısı,irade konusu,korku konusu vs.. ve daha nice konularda farklı açıklamalar.

Tabiki farklı yorumlar olacaktır.Lakin açıklama dediğimiz "ayetde anlatılan yada anlatılmak istenenler" farklı olunca insanın aklına ilk gelende dinde çok fazla belirsizliğin olması.

Peki tüm dinlerdeki belirsizlikler adı geçen sözde yaratıcıdanmı yoksa insandanmı kaynaklanıyor.
Yaratıcı bu şekilde belirsizlikler olacağını tahmin edemezmiydi?Yoksa bu gerçekten yaratıcınında aşamayacağı bir konumu ? Aslında belirsizlikler önemli değil ancak bir insanın yaşamına mal oluyorsa onu tutsak yapıyorsa bence son derece önemli.Ve bu belirsizlikler benim hayatımı özgürlüğümü kısıtlıyorsa çok önemli..Düşünme vakti..

---------

Benim deist inanca sahip olmam buradan kaynaklanıyor.Yani Yaratıcı bir kitap göndermemiştir ve göndermiyecektir.Dünü yalanlayan kendini aldatan bir insanoğluna ne yazarsanız yazın mutlaka saptıracaktır.Ve anlatılmak istenenler dünya dışına çıktığında belirsizliklerde sürekli dönüp dolaşacaktır.

Mantığın en büyük düşmanı anlam veremediklerimizin tanrısıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22-12-2004, 13:23
ngcoskun ngcoskun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Nov 2004
Mesajlar: 569
Standart

bu aksi ispatalanamadığı için bir kısır döngü olmuştur.
bir müslümanın sevap işlemek için yaptığını bir hristiyan yapmayarak günah mı işliyor yani.yok eğer işlemiyorsa onun allahı farklı mı oluyor.
evet allah bir kitap indirirmemiştir.bu siyaset gibi bir şeydir o zamanların gereği yapılan.
ayrıldığımız nokta kitap indirecek bir allahın da olmaması.
saygılar

Gerçeklikle karşılaştırıldığında, bilimde vardığımız düzey ilkeldir, çocuk oyuncağıdır.Ama sahip olduğumuz en değerli şey de odur.
ALBERT EINSTEIN
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19-07-2015, 10:23
Tumagü İskicap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tumagü İskicap Tumagü İskicap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Jan 2008
Mesajlar: 425
Standart

Hristiyanlığın beyanları ile islam beyanlarını bütünleştirecek bir yol bulmak imkansızdır. her ikisinin de ortak noktaları, tanrının istediği kul olmak için peygamberlerine boyun eğerlik, tanrının kendisinin seçtiği insana itaat etmeye gerek duyulmasının dışında ortak nokta göremiyorum ben. Tanrı'nın arzuladığı kul olmam için benim peygambere boyun eğerliğime ne gerek duyuluyorsa artık her dinin önkoşulu peygambere itaat.
peygamber diyorki allahtan mesaj getirdim
ben de diyorumki allahın mesajı ne
allahtan mesaj getirenlere itaat edin
açık açık bana itaat edin dese kimse umursamayacak onu biliyor tabi.



Allah yanlış hüküm indirip sonradan başka bir hükümle önceki yanlışlığını giderirken suç işlemiyorda ben mi allaha inanmayarak suç işlemiş oluyorum sanki
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19-07-2015, 20:22
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

quixsoul´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İslamın Hristiyanlığı eleştirdiği en büyük nokta Allahın çocuğu olamayacağı.Yani Yaratıcının nasıl bir benzeri yada eşi vs.. yoksa bir oğlu yada kızıda olamaz.
Bunların benzerini Müslümanlar da yaparlar ama kendilerini görmezler, Allahın oğlu kızı olmazda SEVGİLİSİ nasıl olur demezler. Muhammed Allahın SEVGİLİSİDİR onlara göre, hatta onun yüzü suyu hürmetine herşey yaratılmıştır güyâ, o derece sevgilidir.
quixsoul´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Diğer seçenekde incilin çeşitliliği..
Kuranda çeşitli, fark etmiyor ki, Bunca tefsir, meal, çeviri aynı şeyi anlatmıyor, taban tabana zıt olan yerler de varken, orjinalinden de kimse anlamıyor, kuranı tek görmekte üsteki şaşılığın başka bir örneğidir.

Özetle İnanç denilen şeyde, kişiler kendilerini GÖRMEZ ama karşılarında ki kabak gibi görürler! oysa kendilerinin de yaptığı aynısıdır...
Olay, Tencere dibin kara benimki senden kara 'dan ötesi değildir.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19-07-2015, 20:38
Vefik Sami Vefik Sami isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Özetle İnanç denilen şeyde, kişiler kendilerini GÖRMEZ ama karşılarında ki kabak gibi görürler! oysa kendilerinin de yaptığı aynısıdır...
Olay, Tencere dibin kara benimki senden kara 'dan ötesi değildir.
Doğru bir tesbit.
Her "dindar" kendi inandığı kitaptaki çelişkileri "Mecazdır, semboldür vs." diyerek izâha çabalarken, "öteki"ne aynı hakkı tanımaz.
Bu sembol ve mecazlar da nedense hep insan mantığını alt-üst eden âyetler için gündeme getirilir.

Bazen, kendi kendimize "değer" biçtiğimizi düşünür oldum.
Bu değeri anlamlı kılmanın en kestirme yolu da Tanrı fikri.
Fakat; hiç bir şeyin anlamı yoksa, atomlara kadar her şeyi didik didik edip inceleyebilen bir zekânın bizde işi ne ?

Zor işler.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19-07-2015, 21:06
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğru bir tesbit.
Eyvallah.
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Fakat; hiç bir şeyin anlamı yoksa, atomlara kadar her şeyi didik didik edip inceleyebilen bir zekânın bizde işi ne ?

Zor işler.
Zor işler illaki, ama şurası da bir gerçek ki karşıyı kötüleyerek oluşturulan bir iman/inanç siyaset tabanlıdır.
SİYASET inde en keskin tarafı, geçmişi ya da karşıdakini kötüleme üzerinedir.
Kötüleme işininse inançla çok bir işi yoktur, Lakin işin içine siyaset girdiği için, siyasette İnancı solladığı için, kişiler siyaseti de inanç zannederler.

Allahın oğlu olmaz deyip, Allahın sevgilisine ışık yakarlar. oysa bunlar aynı şeylerdir.

Özetle nerede bir kötüleme var, orada illaki Siyaset vardır, çünkü Siyasetin temeli bunun üzerine oturmuştur.

Tabi zeka tek başına yeterli değil, zira insan hırs, heves, arzular, korkular hatta sevinçleri de olan bir canlıdır ve çoğuncada bu hisler insanların zekalarını sollamıştır.
Helede kötüleme işinin tadını alan, kendinde hiç kusur görmediği içinde, böyle garip gurupta ölçüler koyar ki adeta mızrak çuvala sığmaz, sırıtır.

Tüm bu acayiplikleri çözecek olan da genede zekalarımızdır.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 19-07-2015, 21:24
zavalli zavalli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2015
Mesajlar: 441
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eyvallah.

Zor işler illaki, ama şurası da bir gerçek ki karşıyı kötüleyerek oluşturulan bir iman/inanç siyaset tabanlıdır.
SİYASET inde en keskin tarafı, geçmişi ya da karşıdakini kötüleme üzerinedir.
Kötüleme işininse inançla çok bir işi yoktur, Lakin işin içine siyaset girdiği için, siyasette İnancı solladığı için, kişiler siyaseti de inanç zannederler.

Allahın oğlu olmaz deyip, Allahın sevgilisine ışık yakarlar. oysa bunlar aynı şeylerdir.

Özetle nerede bir kötüleme var, orada illaki Siyaset vardır, çünkü Siyasetin temeli bunun üzerine oturmuştur.

Tabi zeka tek başına yeterli değil, zira insan hırs, heves, arzular, korkular hatta sevinçleri de olan bir canlıdır ve çoğuncada bu hisler insanların zekalarını sollamıştır.
Helede kötüleme işinin tadını alan, kendinde hiç kusur görmediği içinde, böyle garip gurupta ölçüler koyar ki adeta mızrak çuvala sığmaz, sırıtır.

Tüm bu acayiplikleri çözecek olan da genede zekalarımızdır.
çok sivri zeka gidiyorsun ama...böle olmaz...

zamanında paganlar içinde de vardı böle sivriler....dünya düz demişlerdi....hatta elips yörüngesinden dünyanın bahsetmişlerdi....

öldürüldüler ve eserleri de yakıldı gitti bitti....

neyse....

az daha basitten gitmeniz lazım forumlarda vs....senle bu düzeyde tartışacak olan lavuk...zaten senin dediklerini biliyordur ama işine gelmediğinden - ekmek kapısı kapanacağından sana itiraz ediyordur...bu böyledir...


dini çok iyi bilen - yani en az seninle tartışacak kadar iyi bilen biri...zaten aslında dindeki yamuklukların farkındadır...


yoksa senle nasıl tartışsın ki ?..


burda senin öne sürdüğün argümanlara karşı gelen ve çürütmeye kalkan adam...kesinlikle dindeki çarpıklıkları en az senin kadar biliyordur !'!!


tabi bu benim fikrim ...naçisane :
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 19-07-2015, 21:59
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

zavalli´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
tabi bu benim fikrim ...naçisane :
Açık sözlülüğün için eyvallah, benimkide naçizane zaten, zorlama bir şey yok. Bildiğimi bildiğimce geçiyorum hepsi o, yoksa forum formatına çokta uygun olmadığımın bilincindeyim de ama ilginçtir, her yolun bir yolcusu olduğu gibi, her sözün bir alıcısıda oluyormuş, geçenlerde hiç mesajı olmayan bir üye, sırf sana teşekkür etmek için üye oldum diye ÖM attı mesela.

Öte yandan gerçek hayatta şurada yazdığımın binde birini en yakınlarım, arkadaşlarım vs. hiç kimse bilmez bile, zira bilirim ki çokları sözünün eri olmadığı gibi, rol yaparlar, rol yapanlar ile de ben ciddi bir şey konuşmam mümkün olmaz.
Hasılı benim tavrımı karşısı belirler.
Ama forum olayı farklı hakikaten, zira çok şeyde öğrenebiliyorum çünkü, bu hoş bir şey.

Tartışma, dini bilme konusundaysa, "çok tartışmam da kendimi üzmem de", zira 10 seneyi geçti o defteri kapattım, ilginç bir şekilde bu foruma girdiğimden beri, kurandır, dindir, tanrıdır bir girdaptır gidiyor bakalım.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:56 .