Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 07-12-2006, 19:45
vys vys isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Feb 2006
Mesajlar: 56
Standart İncil'den sonra dünyada en çok basılan ve okunan y

‘Avrupa’da hayalet kolgeziyor- komünizm hayaleti. Eski Avrupanın bütün güçleri, bu hayalete karşı kutsal bir sürek avında birleştiler; Papa ve Çar, Metternich ve Guizot, Fransız radikaller ve Alman polisler…’

Bu sözlerle başlayan Komünist Manifesto ilk yayınlanışından 158 sene geçti.
Londra’da bulunan Koministler Birliği 1847’de yapılan kongresinde Marx ve Engels’e ‘halkoyuna sunulmak üzere tam bir teorik ve pratik parti programını hazırlamakla’ görevlendirilir. Diğer çalışmalarını bir yana bırakarak Marx özenle hazırladığı metni Brüksel’den Londra’ya ulaştırdığında takvim yaprakları 1848’in Ocak ayının son günlerinden birini gösteriyordu.
Komünist Liga, manifestoyu bastırabilmek için 25 pound borç bulup kıta Avrupa’sından gotik matbaa harfleri getirtmek zorunda kalmıştı. Birliğin üyesi J.E. Burghard böylelikle broşürü Livepool sokağındaki küçük matbaasında basabilecek olanağa kavuşmuş oldu. Basım hatalarıla dolu ilk baskı 215x134 mm. Ebatlı 23 sayfaydı.

Komünist Manifest’in değişik dillerde ve değişik biçimlerde (afişleri, çizimli anlatımları..) o kadar çok baskısı oldu ki bugün hiç kimse bu broşürün dünyada ne ölçüde basıldığını tam olarak bilemiyor.
Ancak, Komünist Manifesto’nun, İncil’den sonra dünyada en çok basılan ve okunan yayın olduğu kabül ediliyor. Baskı sayısı olarak İncilden sonra gelebilir ama ateşte yakılmak, imha edilmek açısından birinci olduğunu herkes kabul edecektir. Çünkü egemen güçleri bu denli ürküten ve korkutan dünyada başka bir yayın gösterilemiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22-12-2006, 10:46
vys vys isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Feb 2006
Mesajlar: 56
Standart Re: İncil'den sonra dünyada en çok basılan ve okunan y

Sisteme başkaldırmadan önce kendi kendimize baş kaldırmalıyız; kendi kişiliklerimize, inançlarımıza, bedbahlığımıza ve egemen politika karşısındaki pasifliğimize baş kaldırmalıyız. Maskelerimizi çıkarıp, yüzlerimizdeki yaraları görmeliyiz. En çok da, kafalarımızı önyargılarımızdan arındırmalıyız.” Sevgi Manifesto'da değildir; sevgi parti kurallarında ya da komitelerinde de değildir. Sevgi kalplerimizdedir. Eğer içimizde eylemlerimizin güdülerini damıtacak bir fermentasyondan geçmezsek, toplumumuzda gerçek bir dönüşümü asla yaşama geçiremeyiz.
Çünkü bizler yeniden ve yeniden sevginin ideolojiyi değil, ideolojinin sevgiyi izlemesi gerektiğini görmeyi başaramadık. Teori bize yol gösterir ancak zorluklarla baş etmemizi mümkün kılan kalbimizdir. Siyaset politikalar üretebilir ancak bireye kişilik kazandıramaz. Marx'ın teorilerini analiz etmede uzman olabiliriz ancak acı ve nefret dolu bir kalbimiz varsa, çevremizde bizim küçük sevgili doktrinimize karşı çıkan kim varsa onu yok etmek için hazırızdır. Çünkü devrimcinin nasıl davranması gerektiğini bilsek de sahip olması gereken özellikten yoksunuzdur.
Siyasi görüşlerimiz ve eylemlerimiz bizi öylesine sarmalamıştır ki sevgi artık kelime dağarcığımızda olan bir kelime değildir. Deneyin ve siyasi bir toplantıda sevgiden bahsedin. Bir sivil toplum örgütü toplantısına gidin ve sevgiyle ilgili bir konuşma yapın. Size gülecekler ve romantik deli diye lakap takacaklardır. Çoğunluk sevgiyi bir zayıflık işareti olarak görür. Siyasetimizde ve devrimci davamızda sevginin yeri yoktur. Peki insanlarınıza karşı içinizde gerçek sevgi olmadan, nasıl olur da toplumunuzda değişimi gerçekleştireceğinize dair motivasyonunuz olduğunu iddia edebilirsiniz?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-12-2006, 14:38
commandante commandante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Nov 2006
Mesajlar: 305
commandante - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Re: İncil'den sonra dünyada en çok basılan ve okunan y

Avrupa'da bir hayalet dolaşıyor - Komünizm hayaleti. Avrupa'nın tüm eski güçleri bu hayalete karşı kutsal bir sürgün avı için ittifak halindeler, Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polisleri.

İktidardaki rakiplerince çığlık çığlığa komünist diye saldırılmayan hiçbir muhalefet partisi var mı? Daha ilerici muhaliflere olduğu gibi, gerici rakiplerine de damgalayıcı bir komünizm suçlamasıyla karşılık vermeyen hiçbir muhalefet partisi var mı?

Bu gerçeklikten iki şey çıkıyor.

Komünizm, artık tüm Avrupa güçlerince bir güç olarak kabul edilmiştir.

Komünistlerin, bakış tarzlarını, amaçlarını ve eğilimlerini tüm dünya önünde açıkça ortaya koymaları ve Komünizm hayaleti masalının karşısına bir parti manifestosuyla bizzat çıkmalarının tam zamanıdır.

Bu amaçla en değişik milliyetlerden Komünistler Londra'da toplandılar ve İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Flamanca ve Danimarka dilinde yayınlanmak üzere aşağıdaki manifestoyu oluşturdular...................................... .....................

dinlerin olmadığı beyinlerin zehirlenmediği bir dünya için....


http://commandantembaran.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:57 .