Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Dil, Mantık & Zihin Felsefesi

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 20-07-2017, 13:24
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart Evren nasıl oluşmaz! - Ters Mantık

Evren nasıl oluştu?
Bu soruyu çok duyarız.

Pekâlâ
Evren nasıl oluşmaz! meseleye bir de böyle bakalım mı?
Bunu bilirsek belki önümüz açılır. Hep aynı açıdan bakmak, herkesin düşündüğü gibi düşünmek pek çözüm değildir çoğu zaman.

Evren varken evren gene oluşur mu?
Şimdi bir evrenimiz var ve bunun üstüne yeni bir katman gibi, evren oluşur mu?
Evrenin oluşması için, bu evrenin olmaMAsı lazım ki evren oluşsun değil mi!
Bu açıklama bizlere yeter mi, detaya inelim bakalım.

Bizler 1 kere doğuyoruz, kendimiz varken, tekrar içimizde veya dışımızda tekrar doğamıyoruz, bizden 2 tane hiç bir zaman olmuyor. adeta yer yok!

Evrende böyleyse ondan da 2 tane olmaMAsı lazım, evren de kendi kendinin üstüne doğamaz. yani ona da yer yok!
Başka evrenler aynı insanlar gibi vardır belki ama bu içinde yaşadığımız evren, kendi içinde iki tane olamaz.
Yani evrenimiz tek!

Hasılı evren varken, yeni evrenin oluşacak yeri yok! Ve evrenimiz tek.
Peki bu evren nasıl oluşabilir sorusunun cevabı, Anca evren olmadığında, yer müsait olduğunda diyebiliriz ki evren anca öyle oluşur.

Toparlayalım.

Evrenin oluşmaMA şartı, evren varken yerin müsait olmaması, alan olmaması, evren kendinin üstüne yazamaması.
Oluşma şartı ise, ortada bir evrenin olmaması.
Hasılı bize birde alan lazım.

Devam...

Şimdi üstte söylediklerimi nereden anlıyoruz, referansımız ne?
Tabi ki de içinde yaşadığımız bu koca dünya, gözlemler vb. az çok yeterli bizim için, en azından bana yeterli.
Hoş gerçi bize göre koca olan, evrenin karşısında nokta bile değil, koca dünya demek aslında içinde bulunduğumuz buhranın boyutudur.

Takılmışız bir "ilk" lafına gidiyoruz, oysa "ilk" diye bir şey yoktur, ilkler vardır... tekrarlar vardır...
5 dediğimiz sayı 1 in 5 kez tekrarıdır. Diğerleri de böyledir. Esas olay tekrardır.

Var olan şeyler, tekrarlanabilirler, bu özellikleri vardır.
Bing Bang denilen şey bile, bir tekrarın sonucudur, "ilk" değildir, ilklerdir. yani tekrarlanabilirlik bing bang içinde geçerlidir.

Peki bu mümkün olabilir mi?

İçinde yaşadığımız hayat tekrarlarla anlamlıdır. Onu anlamlı kılan sadece yaşamak değil, aynı zamanda ölmekte anlamlı kılar. Kimse ölmeseydi yaşam daha mı anlamlı, dinamik mi olurdu, yoksa daha mı anlamsız, statik mi olurdu?
Dinamik olmasaydı hiç bir kuş uçmaz, hiç bir balık yüzmezdi, hiç bir ceylan koşmazdı, nasıl olsa ölmüyorum deyip miskin miskin kalırlardı. Yaşam kendi kendini statiklik içerisinde yer bitirdi.

Bunuda toparlayalım.
Yaşam kendini tekrarlama yeteneğine sahip. Ve dinamiklik özelliğine.

Devam edelim...

Dünya, evren için bir tohumdan ötesi değil, bu tohum bu yeteneğini evrenin içinde olmasından dolayı almıştır. Yani yaşam yoktan değil, vardan değil. Kendini tekrarlama ile var olmuştur diyebiliriz, O dinamik olarak vardır.
Bir tohum içinde ormanı gizliyorsa, yaşam tohumuda kendi içinde tüm yaşamı gizler. Bu potansiyelin kendini göremeyiz ama gözlemleyerek fikir üretebiliriz.
Cansız dediğimiz şeyler bile bu anlamda canlıdır, yaşam da hiç bir şey cansız olamaz, değil mi ki onu TAM olarak bilmiyoruz, onu canlı/cansız diye ölçemeyiz bile.

Topladıklarımızıda toplayalım, Evren nasıl oluştuya şimdi bakalım birde.
Yer olmalı, alan lazım dedik.
Tekrarlama ve dinamiklik dedik.
Tohum ve potansiyel dedik.
Şartlar uygun olduğunu evren çiçek gibi açacaktır, zaten açmıştırda, açtığı içinde yaşıyoruz, açmasa bunca fırtına da kopmazdı, bu çiçek illaki bir gün ölecektirde, bu kaçınılmaz bir sondur.
Öldüğü gün yeniden de doğacaktır. Bu bir son da olmayacaktır.
Çünkü
Evren kendini yok ederek, kendine alan açmak zorunda!

Tekrarlama böyle bir şeydir, tekrarlayan şeyide "ilk" noktasına getirip sıkıştırmak, sadece buna odaklanmak, insanın "ilk" sevdasındadır. Bunu ya Tanrı vardıra bağlayacaktır, ya da Tanrı yoktura bağlayacaktır. Odak nokta Tanrı.

Mevzu daha derin.

Bu evren 1 kere varsa ve bunu farkındalık, gözlem vb. sayesinde de deneyimliyorsak, bunun üstünde fırtınalar kopartıyorsak, evrenin var olduğunu biliyoruz demektir. Bunda bir sıkıntımız yok. Evren var. Sanırım bunu herkes kabul eder.

İşte bu "var olması" onun TEKRARLAMA yeteneği olduğunu da gösterir.
Evren kendini tekrarlamak zorundadır.

O zaman "ilk" diye bir şey çöpe gider.
İlkler var dediğim şey devreye girer ki zira işin içinde çoğul bir durum vardır, tekil değildir bu ve sayısı da bilinemez bir durumdadır.

1 evrenin içinden çıkamadık, ? sayıda ki evreni nasıl hesaplayacağız denirse.
Hele biri bir anlayalım, ötesini anlamasakta olur derim.

Kısaca ilk diye bir şey mantık olarak yok, tekrarlama denen şey var. Fakat Makro boyutta bu tekrarlama denen şey, adeta statikmiş gibi görünür ve ilkmiş gibi hissedilir.
Zaten günümüz insanı da bu Statikliğe kapıldığı için ilk 'i gözlemliyoruz zanneder. Ötesine geçemez.

Ötesine ancak sonunda geçilir ki sona gelince de bizim felsefelerimiz çöker. Çünkü son felsefesi veya düşüncesi diye bir şeyde çok yoktur.

Kim bilir bu durum belkide 1 evrenin kendi içindeyken kendini bilememesinden kaynaklanır, bu durumda bizlere öylece yansır. Bu evren varsa biz varız, yoksa yokuz gibi bir hisse kapılırız. Biz yoksak ötesinin berisinin de anlamı yoktur deriz gibi, daha ilerisine düşüncemizi kapatırız.

Bu çok saçma tabi, bu evreni bu evren içinde tanımlayamayız, dışına çıkmak gerekir ki tanımlayalım. Bunuda anca kozmik düşünce gücümüzle yaparız ki bu evrenin dışına bile çıkabiliriz.
Bunun cevabı "Ters Mantık" ta yatıyor, bu da herkes gibi düşünmemekten geçer. Zaten bunuda anlatmaya çalışıyorum. Amacım elbet bilgiçlikte değil, neticede ilk okul mezununun buna tahsilide, etiketide yetmez.

Yaşa ve öl ve de efsanevî ol!
Herşeyi patlat, azdan çok ol!
Sar en başa, yeniden inşâ ol!
Evrende yaşıyor, sonra sır ol!


14 milyar yıllık bir zaman diliminde bile çuvallayan bizler, ilk ve son konusuna çok takılmışız, bu Tekil ve Statik düşünceden kurtulmalıyız. Çoğul ve dinamik düşünmek zorundayız.
Evren hep vardı!
Bu statik bir düşüncedir. (öncesi yok)

Evren vardan var oldu!
Bu da statik bir düşüncedir. (öncesi yok)

Evren yoktan var oldu!
Bu da statik bir düşüncedir. (öncesi yok)

Evreni Tanrı yarattı!
Bu da statik bir düşüncedir. (öncesi yok)

***

Evren doğuyor, ölüyor!
Bu dinamik bir düşüncedir. (öncesi var, hemde bir sürü)

Evren dögülerini tekrarlıyor!
Bu da dinamik bir düşüncedir. (öncesi var, hemde bir sürü)
Evren kendini tekrarlamıyorsa, böyle düşünülüyorsa, bu statik bir düşüncedir. öncesi sonrası olsun olmasın fark etmez. Değil mi ki 1 evren üzerine düşünülüyor bu statiktir. O bitti mi düşüncede biter.
Ama
Evren kendini tekrarlıyorsa, işte bu dinamik bir düşüncedir, öncesi sonrası çok fark eder, değil mi ki ? sayıda ve sayısını bilmesekte, biliriz ki içinde yaşadığımız evrenin öncesi sonrası vardır. Onu oluşturan sebepleri vardır. Ve daha önceleride sonralarıda vardır, Bu dinamikliktir, o bitsede düşünce asla bitmez.

Hikaye hep devam edecektir.
Düşünce de hep var olacaktır.

Google böyle desede;
"Evren nasıl oluşmaz" için hiçbir sonuç bulunamadı.

Tekrarlama denen şey varolduğu sürece, bu yazı gibi bir yazı, ? zamanda, ? boyutta, ? kişi tarafından gene yazılacaktır.
Bu Potansiyel olarak varsa-ki yazdığıma göre var demektir-Potansiyele inanıyorum..

1 kere yazılması, onun ? boyutta tekrar yazılması anlamına gelir ki gene yazılacaktır.
Ya da
Bu yazı ? boyutta pek çok kez yazıldı ki ben böyle diyenlerin tebessümüyüm.

Onlar benim için tebessüm ederken, bende onlar için tebessüm ediyor olacağım.
Müthiş !!...

Sevgiler

? = Bilinmez

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 20-07-2017, 13:37
Amon yarebbi Amon yarebbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Apr 2017
Mesajlar: 720
Standart

Felasife EVREN diye neye diyoruz.?

Sınırları olana mı ?
Sınırları olmayana mı ?
İnsanın gözlemlediği kadarına mı ?

Biliyoruz ki , eskiden insanlar gözlerini yukarı diktikleri ve görebildikleri yere kadar evren diyordu.
Daha sonra güneş sistemi kadarına , daha sonra galaksi kadarına ve bu gün galaksiler topluluğuna evren diyoruz. Yarın ne gözlemlenirse o !

Tanrıcılar için evren , sonu ve başı olan.
Bilim için gözlemlenen kadar olan.

Ben evren diye İSİM verebildiğimizin sınırları olmadığını düşünüyorum . Başlangıcı da , sonu yok. Değişim den başka bir şey de olmuyor. Bu zaten ortada olan ve herkesin farkın da olduğu bir durum.

HER tip tanrıcının ortaya koyduğu sınırlar , kabul edilemez. Hele birde zaman denen uydurmanın içine koyulunca dahada saçma oluyor. Altı üstü denilince ise yuh artık denmesi gerekiyor.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 20-07-2017, 13:38
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart

Güzel bir deneme. Ancak...

"Evren yoktan var oldu"nun da dinamik olması gerekmez mi? Çünki öncesi var: yokluk.

Ayrıca "evren sürekli olarak yoktan var oluyor", "Big Bang sonsuzca tekrarlanıyor" da dinamik.

Bir de, "ilkler" yaklaşımı ile "ilk" yaklaşımı arasında tekrarlanması dışında bir fark var mı? Özellikle de o "kim yarattı" sorusu açısından?
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 20-07-2017, 14:18
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Postalabd´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben evren diye İSİM verebildiğimizin sınırları olmadığını düşünüyorum . Başlangıcı da , sonu yok. Değişim den başka bir şey de olmuyor. Bu zaten ortada olan ve herkesin farkın da olduğu bir durum.
Evet sevgili Postalabd değişimi herkes biliyor ve fark ediyor ama sistemin kendini KOMPLE değiştireceği bilgisi yok, bunu bilende yok.
Her şey sil baştan yeniden yapmak, TEKRARLAMAK böyle bir bilgi duymadım ben.

Fırtına içinde bulunduğumuz sisteme göre kopuyor. Herkeste bunu Sonlu/Sonsuz diyerek sınırlandırıyor esasında.
Çünkü bildikleri, gördükleri bu!
Bu sisteme sonsuz demekte onu sınırlandırır, sonlu demekte. Fark etmez.
Çünkü konuşulan şey, bu Evren, o da şimdi ki evren, yani bu sistem.

Ben bundan bahsetmiyorum tabiki. Bu çok dar bir bakış açısı benim için.

Nero´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Güzel bir deneme. Ancak...

"Evren yoktan var oldu"nun da dinamik olması gerekmez mi? Çünki öncesi var: yokluk.
Yokluk düşüncesi dinamik mi? yokluğun öncesi ne? var mı?
Statik tabikide, hemde Statikliğin kralı yokluk düşüncesi.

Varlıkta yoklukta sonsuz bir biçimdeyse, statik düşüncedir bu, istediğin kadar dinamik et edemezsin.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 20-07-2017, 21:53
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Elde 1 sonuç artık var.
Google amcada böyle bir şey yok diye artık diyemeyecek.


Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 20-07-2017, 21:55
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart

Felâsife´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Elde 1 sonuç artık var.
Google amcada böyle bir şey yok diye artık diyemeyecek.

Demek ki her şeyin bir ilki var!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 20-07-2017, 23:42
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Nero´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Demek ki her şeyin bir ilki var!
Ehehe,

"Var" olması bunun "tekrarlanacağı, tekrarlandığı" anlamına geliyor benim için. "Ters Mantık" böyle söylüyor.

"İlk" diye bir şey yok, hiç olmayacakta.

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 20-07-2017, 23:46
Nero Nero isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 24 May 2017
Mesajlar: 1.869
Standart

Tekrarlanması ilki olduğu anlamına da gelmez mi?
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 21-07-2017, 00:41
Felâsife - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Felâsife Felâsife isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.035
Standart

Nero´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tekrarlanması ilki olduğu anlamına da gelmez mi?
Düz mantığa göre gelir elbet.
Çünkü aradığın "ilk ve başlangıçtır", onuda bir şekilde bulunca aradığının ötesine geçemezsin ki, aradığın ilk'ti ve ilki de buluncada, olay biter, oradan geri gelirsin.
İlk'i bulmuşsun ötesi var mı?

Ama "Ters Mantık" dediğim şeyde ben "ilki" aramıyorum ki düz mantığı aramıyorum ki, düz mantığın doğrularıyla hareket etmiyorum ki?
O yüzden adı Ters mantık!
Hatta "doğru" denen şeyi bile çöpe atıp, her şeyi sil baştan yapıp, öyle bir arayışa geçiyorum.

Yazıdan bunu fark etmişsindir, yeniden bir bakış açısıdır bu.
Amacımda ilki aramak değil, böyle olsa düz mantıktan giderdim, aslında ne oldu/oluyor bunu aradım yazıda. Çıkan şeyde "ilk" değil, "tekrar"dı.

"Tekrar" denen şeye dünyadan bakalım... ney ilk olmuşta, sonradan tekrara geçmiş, her şey tekrarın sonucu.
Yani şu an "ilk" denilen şeyler, hayatta olan şeyler, varlıklar da ilklik yok, olan tekrarlardır.
Biz bile geçmiş insanların tekrarlarıyız, hayvanlarda öyle, bitkiler, denizler, ormanlar vs.

Referansım dünya yani, burada olandan kıyasla makro evrene de böyle baktım. Evrenin de ilki, başlangıcı yok dedim. Dünya evrenden kopuk olamaz, bunu bağımsız olarak geliştiremez, sistemin içinde çünkü.
İçinde olduğu içinde, bizlerde Dünya da "tekrar" denen şeyi tekrar tekrar görüyorsak, bu rast gele değil, bir anlamı olmalı, o anlamıda dile getirmeye çalıştım.

Buna dayanarakta ..."Tekrarlanması ilki olduğu anlamına da gelmez mi?"... sorusuna gelmez derim.
Zira zilyon kere aynı şeyler tekrarlamışsa ve biz 1 in de karar kılamamışsak "ilk" i nasıl biliriz, bu ilk diyebiliriz?

Dediğim gibi "ilk" arayışındayız, bundan kurtulmadıkça da ilk'ten öte geçemeyiz. Kafamız da hep "ilk" ne olur?

Neyse ben gene aynı şeyleri yazmak tebessümündeyim gibi hissettim kendimi

Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 24-08-2017, 13:42
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 2.251
Standart

Evrenin oluşması?
Sanırım oluşma işini ve kavramını anlamsal olarak ve ne ifade ettiği olarak düşündüm..
Evrenin evrene dönüşmesi mi?
Bilmiyorum

Evren değilde felsefe mesela varlık`a çözümleyrek sanırım bu problemi çözüyor.
Varlık sonuçta yokluktan başlayamaz ve gelemez diyoruz. Bir baş koymuyoruz. Bu durumda bir şeyin ve durumun (ya da eylem ve hareketin de) oldurmadığı, öylece var bir var'dan ya da öylece var bir varlıktan sözedeceğiz. ..
Bir oluşma durumunun bile oldurmadığı olma..
Sanırım burada varlık dediğimizin bir antisi, karşıtı ve yokluğu yok...
Olma dediğimizin olmaması ya da olmayışı da yok. Bu zorun demek...

Evren ya da evrenler ya da sonsuz evren gibi bir paradigma belki de varlık içine içine paradigmalanirsa?
İnsanların doğumu gibi evrenlerin doğumu olabilir ya da ağaçlar gibi evrenler büyüyüp ölebilir ya da gerçeğin ve gerçekliğin mekaniği sorgusu devreye girer.
Sanırım bu bize varlığı açiıklamaya yetmeyecek..
Dengeli düzenli ritmik bir hareket olmalı...

Evren başladı (evren oluştu) demek evet bence öncesini ve evren yokkeni ve evren yokken yokluğunda ne vardıyı belirsizleştiriyor..
Boşlukta bi şeyler kımıldadı oluştu gelişti demekle aynı şey değil mi bu?
İşte bunda çelişki var diyoruz..
İşte o kımıldama statik olmalı diyoruz.

Parmenides hareket yok diyor. Bence hareketin aynısallığından ve değişimsizliğinden sözediyor.
Bu aslında şu demek. Çalkalanarak varolan ve kimsenin çalkalamadığı hep çalkalanarak varolan şey
Statik bir biçimde çalkalanır...

Varlık kendi hareketi ile birlikte var demeliyiz. Yani sonradan bir hareket geliştirmiyor gibi bir anlamda bu... Durağan statik halden varlık'a varlık gelmek
Hal değişimi yok diyoruz. O anlamda
Yani var varolmasına karışık hareketini zorunlu olarak aynılıyor. Ya da hersey algıdan ibaret...

Olma oluşma gibi durumlar hep harekete bağımlı ve son tahlilde hep hareketi vurguluyor gibi olacak...
İşte bu hareketin döngüselliği aynılığı gibi bir durum düşünmeyi deniyoruz...

Olma olmama filleri genelde yer, durum, biçim de belirtiyor.. Sonuçta ağaç yok, kuş yok derken onların nesnesi/nüvesi ve enerjisi şimdi zamanda var ve yokluktan gelişmiyor...Yani ağacın ve kuşun var-olacağı atomlar var bunlar bir yokluktan gelişmiyor. Bu temel gözlem. Bunu varlık a uyarlarsak?

Varlıkın ya da evrenin nesnesi diyoruz o halde.
Bu cümlede boşluk var. Kendisi demeliyiz. Onu neyle bütünledik?
Evren durumunda degildi.. Ama bir halde vardı....

Varlık var durumundaydı ama -o hiç değişmedi
aynı şey hiç değişmiyor- yargı bu

Sanırım olma oluşma derken ,biçimlenme-nihai biçimini alma olgunlaşma gibi durumalrdan da sözediyoruz
Belki de niha i bir biçim yok ancak etimolojik olarak düşündüm ve inceledim, yordum bunu..
Olaşma ondanlaşma,
Bunu kafamda geliştiremiyorum
O'luşacak ya da O'laşacak bir O yok
Kendileşme bile diyemeyiz
Hareketle ilgili bir kaf karşıklığı yaşıyorum şimdi
---
Evren evre-faz ...evren(eviren)
Evirme çevirme işindeki evren

Evirme ya da evrilme hareketinin bir kaptaki hamur ya da içerik için düşünüldüğünde ne hale geldiğini düşündüm.
Bu anlamdaki harekette evrilen evrilme ve evrense?
Onu sınırlamış mı oluruz.

Eğer bir dairenin ve kapalının içinde evrilirsek
Evrilme var. Bu hereket var demek.sözde..
Hareketsizlikten gelen hareket mi?

...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
evren, mantık

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:51 .