Turan Dursun Sitesi Forumları
  #1  
Alt 13-07-2017, 22:17
SelGom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SelGom SelGom isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 03 May 2017
Mesajlar: 369
Standart Big Bang ve Tanrı

Evet bu konuyu biraz konuşalım. Kelam kozmolojik argüman big bang ve evrenin başlangıcından hareket ederek sebebi olduğunu ve bu sebebin de tanrı olduğunu söylemeye çalışır. Yani evrenin başlangıcı olduğunu göstermeye çalışır o yüzden bu fikri savunanlar. Fakat bu forumdaki felsefeci arkadaşların görüşü biraz farklı bu konuya. Varlık başlamıyor, şekil değiştiriyor diye düşünüyorlar. Yani evrenin başlangıcı aslında varlığın biçim değiştirmesi olarak bakıyorlar. O yüzden varlığın dışında bir tanrı gereksiz diye bakıyorlar. Big Bang'te zamanın başlangıcı deniyor. Yani o tekillik denilen varlık durgun idi ve sonra hareket etmeye başladı. Demekki sürekli bir hareket ve değişim içerisinde olamıyor. Sonsuzdan beri şekil değiştiremiyor. Peki bu noktada onun başlaması için tanrı gerekir mi sizce? Tekillik topunun dışında bir başlatıcıya ihtiyaç var. Fakat neden tanrı olsun diyebilirsiniz. Tanrı zaman ve mekanın dışında varlık olarak bahsediliyor. Bir de tanrı zamana bağlı olmadığı için değişmiyordur değil mi. O zaman eninde sonunda zaman ve mekana bağlı olmayan ve değişmeyen bir varlığa ihtiyaç var. Çünkü sonsuzdan beri hareket ve değişim olmuyor. Sonsuzdan beri şekil değiştirerek açılıp kapanabilir mi yoksa evren? Yani tamam big bang'te zaman başladı yani hareket başladı ama hep böyle döngü devam etti diye mi düşünüyorsunuz? Genişledi ve sonra tekrar indi ve tekillik olup durdu. Sonra zaman başladı ve tekrar genişledi sonra tekrar inip tekillik oldu diye mi düşünüyorsunuz? Bu açılıp kapanan evren modeline itirazlar vardı. Bi noktada durmak zorunda kalır deniyor. Döngü duruyor, bi dış sebebe ihtiyaç kalıyor. Yani varlığın hareket potansiyeli kalmıyor enerjisi kalmıyor. Bi dış sebep onu başlatması gerekiyor öyle değil mi? Yani sürekli değişen ve şekil değiştiren şey durup da öylece kalıyorsa yani döngü sonsuza kadar devam edemiyorsa demekki bunu kuran ve var eden bir yaratıcı var demek gerekmez mi? Peki bu yaratıcı neden tanrı? Çünkü hep değişen ve şekil değiştiren varlık modeli olmuyor ve itiraz ediliyor. Onun yerine değişmeyen yani zamana bağlı olmayan ve mekana bağlı olmayan bir varlık gerekiyor. Bilinç, akıl, zeka gibi şeylere de düzen ve hassas ayar gibi şeylerden ulaşılabilir gibi. Siz ne düşünüyorsunuz?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14-07-2017, 00:45
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.328

Onur Üyeliği 

Standart

SelGom´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Big Bang'te zamanın başlangıcı deniyor.
SelGom´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Peki bu noktada onun başlaması için tanrı gerekir mi sizce?
Cevabını vermişsin... zaten sorduğunuz soru saçma, zira başlangıç safsatasıyla, şimdi de tanrının başlangıç sorununu ürettiniz, çarpık zaman kavramı yorumuyla sonsuz paradoks salınacak...

Bizler sadece, varlığın şeylik vasfına anlam veren form-biçim-yapısal değişiminden söz etmiyoruz, zaman kavramının ÇARPIK, SAFSATA, uzaysallaştırılmış, soyutlanmışlığının deformasyonuna dönüşen kullanımınında yanlışlığından söz ediyoruz. Şimdi ifadene göre, zaman Big Bang ile başlıyorsa, o halde başlamayan ne? Big Bang... Uzun, uzadıya vakit yok, kısaca basite indirgeyim-anlaşılabilr metafor- Big Bang'den önce ne vardı? ->Big bang'den önce denebilir bir tabirin şansı yok.

Big bang'dan öncesi yok derken tamam kabul, ama bana anlayabileceğim zaman kavramımla ifade edebilir misin, metafor olarak. Edeyim, Big Bang=sıfır zaman. Tamam, yani sıfırı oraya koyacaksın, sıfırı öncesi, sonrası diye böl... elde ne var şimdi?...

Tamam daha da anlaşılabilir ifadelere çekeyim, ama bu anlaşılırlık zaafı da deforme edicidir. Big Bang'den önce zaman sıfır, dolayısıyla öncesinden söz edilemeyeceği gibi başlangıcındanda söz edilemez, yani sıfır zaman değeri namına sıfırın ötesinde bir zaman atamak geçersiz işlem, haliyle geçersiz bir işlemle, geçersiz bir tanrıdan, başlatandan, başlangıç safsatası-saplantısından söz etmek de geçersiz... Daha da deforme edelim, Big bang'dan önce ne kadar zaman geçti? Sıfır, hiç zaman geçmedi, zaman yoktu. öncesi ve sonrası dolayısıyla bir başlangıç noktası da yok. Neden? çünkü o noktayı anlamlı kılacak öncül bir başka nokta, referans, zaman yok... Kısaca Big Bang başlamadı, başlatan safsatası da gereksiz...

Big Bang konusunun böyle başlangıç safsatalı, mantık dışılığıyla ele alımı nedir? Paradoksal safsatadır, o da ayrı mesele... Zira zaman nedir? şeylerin hali-durumları-hareketi-konumları arasındaki farktır-görsel-yapısal değişkenlik kıyası gibi.

Örneğin bir aracın hızı nedir? Niceliktir, neyin niceliğidir? hareketin. hangisi, hangisinden soyutlanır. peki hız kavramını uzaysallaştırıp, mesafe cinsinden birimlere aktarmaya kalkarsanız, hareketi de hız yolu-mesafesi uzayı içinde-içindelik!- bir temele dönüştürürseniz ne yaparasınız? Saçmalarsanız(Bizim evin yüksekliği 30 km/saattir demek gibi)... zamanı da uzaysallaştırıp, hacimli, içli-dışlı, şeylerin içinde(!) hareket ettiği uzay yerine veya mesafe ölçü birimi yerine kullandığınız an, yine saçmalarsanız çünkü zaman zaten o şeylerin hareketine bağlı bir nicelikti ve birimi mesafe cinsinden değil...

Toplamda-yekünde-zeminde- başlama, bitiş söz konusu değil, bu kavramlar uzayın dahilindeki harekete bağlı açığa çıkan niceliklere bağlı soyutlanmış göreceli, limitlenmiş, KIYASA nazaran, lokal kavramlardır sadece. Kısaca uzay->zamansızdır, uzay başlamaz ve bitmez, varlık->zamansızdır, varlık, başlamaz ve bitmez çünkü bu başlama ve bitme kavramları uzayın, varlığın şu ya da bu biçimi, formu, hareketine nazaran(fiziki hareket!) soyutlanan, kıyasa nazaran kavramlardır.

Uzay-varlık sıfır zamandadır(önce, sonrası yok, ortada!) -niceliksel değer olarak, aynen bir aracın hızı niceliği gibi, aslında yüklenemez, ama anlaşılması namına hız gibi düşünürsek- sadece göreceli olarak ve kıyasla-farkla ortadalığın yansıttığı hareket değişir-değişkenlik arzeder. Şeylerin hareketi yükselir, düşer, birbiriyle olan etkileşimi, reaksiyonları yükselip düşebilir, burada yükselme ve düşme örneğin bir nicelikle anlamlı hale getirilebilir ki buna da hız diyebiliriz, ortamlar daha hızlı veya yavaş değişir-etkişir, şeyler daha hareketlidir(daha yüksek hız niceliğine anlam verir), şeyler daha yavaştır, daha az etkileşir, daha yavaş hız niceliği anlam kazanır, daha az hareket, etkileşim, daha düşük seyirde formsal-yapısal-konumsal fark teşkil eder, şeyin frmsal hareketi-değişimi düştükçe, nicelikleride değişir(hız, değişim niceliği-zaman). çünkü bu değerler niceliktirler ve aslolana bağlıdırlar, asıl olan bunlara bağlı değildir ve öyleymiş gibi kurgu-yargılar üretilemez.

Yukarıdaki paragrafın son cümlesini konuyla ilintilersek, zaman Big bang'e bağlıdır, Big bang zamana bağlı değil dolayısıyla, zamanın Big bang ile başladığı iddia edilirse, Big Bang başlamaz->başlangıç kavramı da Big bang'e bağlı anlam kazanır, ötesine aşırılamaz-böylece öncesinden de söz edilemez-.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14-07-2017, 01:05
SelGom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SelGom SelGom isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 03 May 2017
Mesajlar: 369
Standart

Spartacus hocam Hawking ve bazı diğer fizikçiler de sanırım sizin cevabınıza benzer cevap veriyorlardı. Big Bang'ten önce denemez çünkü zaman yoktu diyorlar. Hatta Krauss da öyle diyor sanırım. Burdaki sorun dil problemi gibi gözüküyor. Önce diyemiyoruz ve kavramlar yetmiyor. Zamanın uzaysallaştırılamayacağını sanırım bu yüzden ifade ediyordunuz. Zaman evrenden bağımsız olarak ele alınamaz o yüzden her şeyin başlangıcı anlamsızdır demek istiyorsunuz gibi görünüyor. Zamanın başlangıcı demek aslında bi nevi hareketin ve değişimin başlangıcı demek değil midir? Yani o tekillik durgundu ve sonra harekete başladı. Harekete başladığında zaman başlamış oldu ve big bang de başlamış oldu. Harekete başladığı andan itibaren önce diyoruz ama 0'dan geriye gidemiyoruz. Aslında önce kelimesi o halden önceki hali kasteder. Mesela önceden ne vardı deriz veya bunun öncesinde ne oldu diye sorarız günlük hayatta. Çünkü şimdi daha farklı bir zamandayızdır atıyorum 2017, ama önce deyince mesela bir kaç sene öncesini kast edebiliriz. Yani geçmişteki durum ve hal için önce deriz. Yani önce dediğimizde bunu anlıyoruz. Big bang'ten önce denemiyor çünkü önceki hal yok di mi. Yani durgun idi. Ama sizin sürekli değişim dediğiniz şey burda sarsılmıyor mu? Size göre değişim bitip başlamıyor idi, değişim sürekli idi öyle değil mi? Ama big bang'te hareket/değişim de başlıyor. Fakat başlıyorsa enerjiyi nerden buluyor ki acep? Öncesinde şekilden şekle girmiyor öylece duruyor ve zaman yok, zaman olmamasına rağmen bu enerjiyi nerden bulmuş? Nasıl hareket edebiliyor ki? Demekki o tekilliği hareket ettiren ve onu kuran tekilliğin dışında bir sebep olması gerekmez mi? Önce ifadesini burda tekilliğin geçmişteki yani zamanda eski hallerini kastederek kullanmıyorum. Tekillik durgun tamam ama tekilliğin dışında ve ona müdahale edip çalıştıran ve kuran tanrıdan bahsedemez miyiz sizce? Yoksa gereksiz midir? Hareket ve değişime başlayan o tekillik kendi kendine kendini başlatabilir mi sizce? Tekilliğin dışında bir sebep gerekmez mi?
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14-07-2017, 01:50
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.328

Onur Üyeliği 

Standart

vaktim yok, belkide 100 kere açıkladım, örneklerle hala anlatamamışım veya anlamamışsın...

Defalarca söylemişimdir, zaman evrenden bağımsız olamaz derkende, daha öncede uyardım evren lafını oraya tıkıştırıp, zaman kavramına hala bir uzaysallık zemini aralanma. Zaman şeylerin-varlığın, hareketine bağlı olarak açığa çıkan biçimsel, formsal, yapısal, konumsal, birbirine ve kendine nazaran hareketin açığa çıakrttığı değişimler arası kıyasla soyutlanan bir kavramdır, -harekete bağlı hız gibi- niceliktir...

Yine defalarca ifade ettim, uzay başlamaz, bitmez, öncesi, sonrası olmaz, ortadadır zaman dediğin kavram ortadanın, hareket-değişimlerine nazaran soyutlanan niceliktir. yani zaman kavramıyla yaklaşırsak -ki anlaman içindir ama deformedir bu yaklaşım- ortada olan başlamadı, bitmedi, öncesi, sonrası yok-böyle bir ifade kullanabileceğimiz bir ayrı uzayı yok!-, ortada deviniyor o kadar. deviniyor ve zaman, hız gibi kavramalra sahip oluyorsun bu kavramalrı asli olanın yerine ikame edip, yerleştirmeye çalışırsan, kendine ziyan edersin sadece, anlamsız, saçma, boş çıkmazlarla kafanı ütüler durursun...

Save hafızanı sildik, sıfır hazıfa, kayıt da tutamıyorsun, gözlemlerini ifade et dersem ne edeceksin? Sıfır hafıza, en basit bir hareketi dahi, uzama vuramıyorsun, yani işte o zamansız çıplak gerçeği, olduğu gibi deneyimliyorsun, dediğimi sanki gerçekleştirebilmişsin gibi düşün ya da kendini zorla, hangi önceden söz edeceksin bana, hangi sonradan, nerede öncesi, nerede sonrası hani-hafızanda yok artık, şimdi nerede? önce olan neydi, sonra ne, yahu o an ne görüyorsan önce dediğinde, sonra dediğinde o! Ama ne diyoruz hareketli, asıl belirleyici olan öncül hareket kelimesinde!... Zaman geçtiği için hareket yok, önce, sonrası diye bir tabir olduğu içinde, hareket bunlardan önce, sonra senin hafızan, daha sonra hafızanda olanla(gerçek olmayanla), verili-ortada olanın kıyası. hafızan yok önce de yok, sonra da çünkü gerçek şimdiden ibaret ne öncesi ne sonrası yok çünkü şimdinin dışında bir önce, bir sonra mekanı-uzayı diye bir nesnellik de yok-o sebeple hafızandaki gerçek olmayan görüntüye muhtaç olan sensin-, çünkü sen bu uzamı şeylerin hareketleri arasındaki kıyasla sanal oluşturdun, kafanda, harekete mesafe cinsinden bir uzay üfürdün, giydirdin, bunu sen yaptın, gerçekte böyle bir zaman, önce-snra uzayı yok!

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14-07-2017, 02:01
SelGom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SelGom SelGom isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 03 May 2017
Mesajlar: 369
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
vaktim yok, belkide 100 kere açıkladım, örneklerle hala anlatamamışım veya anlamamışsın...

Defalarca söylemişimdir, zaman evrenden bağımsız olamaz derkende, daha öncede uyardım evren lafını oraya tıkıştırıp, zaman kavramına hala bir uzaysallık zemini aralanma. Zaman şeylerin-varlığın, hareketine bağlı olarak açığa çıkan biçimsel, formsal, yapısal, konumsal, birbirine ve kendine nazaran hareketin açığa çıakrttığı değişimler arası kıyasla soyutlanan bir kavramdır, -harekete bağlı hız gibi- niceliktir...

Yine defalarca ifade ettim, uzay başlamaz, bitmez, öncesi, sonrası olmaz, ortadadır zaman dediğin kavram ortadanın, hareket-değişimlerine nazaran soyutlanan niceliktir. yani zaman kavramıyla yaklaşırsak -ki anlaman içindir ama deformedir bu yaklaşım- ortada olan başlamadı, bitmedi, öncesi, sonrası yok-böyle bir ifade kullanabileceğimiz bir ayrı uzayı yok!-, ortada deviniyor o kadar. deviniyor ve zaman, hız gibi kavramalra sahip oluyorsun bu kavramalrı asli olanın yerine ikame edip, yerleştirmeye çalışırsan, kendine ziyan edersin sadece, anlamsız, saçma, boş çıkmazlarla kafanı ütüler durursun...

Save hafızanı sildik, sıfır hazıfa, kayıt da tutamıyorsun, gözlemlerini ifade et dersem ne edeceksin? Sıfır hafıza, en basit bir hareketi dahi, uzama vuramıyorsun, yani işte o zamansız çıplak gerçeği, olduğu gibi deneyimliyorsun, dediğimi sanki gerçekleştirebilmişsin gibi düşün ya da kendini zorla, hangi önceden söz edeceksin bana, hangi sonradan, nerede öncesi, nerede sonrası hani-hafızanda yok artık, şimdi nerede? önce olan neydi, sonra ne, yahu o an ne görüyorsan önce dediğinde, sonra dediğinde o! Ama ne diyoruz hareketli, asıl belirleyici olan öncül hareket kelimesinde!... Zaman geçtiği için hareket yok, önce, sonrası diye bir tabir olduğu içinde, hareket bunlardan önce, sonra senin hafızan, daha sonra hafızanda olanla(gerçek olmayanla), verili-ortada olanın kıyası. hafızan yok önce de yok, sonra da çünkü gerçek şimdiden ibaret ne öncesi ne sonrası yok çünkü şimdinin dışında bir önce, bir sonra mekanı-uzayı diye bir nesnellik de yok-o sebeple hafızandaki gerçek olmayan görüntüye muhtaç olan sensin-, çünkü sen bu uzamı şeylerin hareketleri arasındaki kıyasla sanal oluşturdun, kafanda, harekete mesafe cinsinden bir uzay üfürdün, giydirdin, bunu sen yaptın, gerçekte böyle bir zaman, önce-snra uzayı yok!
Hocam anladığımı söyleyeyim. Evrenden bağımsız bir zaman yok ve evren bu zaman yolunun içinde ilerlemiyor. Evrendeki hareket ve değişimlere bakarak zaman kavramını çıkartıyoruz. Yani bu hareket ve değişimler olduğu sürece zaman geçiyor diyoruz, hareket ve değişim yoksa zaman da yok. Zaman olduğu için hareket ve değişim var değil, önce hareket ve değişim var ve kıyasa bakarak da zamanın geçtiğini ifade ediyoruz. O yüzden zamanı evrenin dışına taşırarak mutlaklaştırma, uzaysallaştırma ve öncesinden bahsederek hataya düşme diyorsunuz. Hafıza silme örneği vermişsiniz hocam ama benim dediğim önce ifadesi daha farklı idi. Farklı bir şeyden bahsetmeye çalıştım. T=0 anı diyorlar değil mi zamanın başlangıcı için. İşte önce derken 0'ın öncesini kast etmiyorum. 0'ın öncesi yok çünkü hareket ve değişim yok, durgunluk var. Bunun öncesinden söz etmiyorum. Buna önce demiyorum. Diyorum ki tekillik hareket ve değişim olmadan öylece duruyor ve öylece durduğu için zaman yok diyoruz. İşte durgun iken harekete başlıyor ve biz de zaman başladı diyoruz. Yani hareket ettiğinde buna zamanın başlangıcı demiş oluyoruz. Yoksa ayrı bir zaman yolu yok. İşte bu tekillik kendi kendini başlatamaz ve tekilliğin dışındaki bir sebebin tekilliğin başlamasına müdahale etmesi gerek deniyor. Yani tekilliğin hareket edebilmesi ve zamanı başlatabilmesi için tekilliğin dışındaki bir varlığın tekilliğe etki etmesi gerektiği savunuluyor. Bu noktada teistler tanrıdan bahsediyor işte. Önce kavramını kullanmıyorum çünkü önceki hareketi ve değişimi yani farklı hali yok tekilliğin. Sadece duruyor. İşte o durgun iken tekilliğin dışındaki bir sebep tekilliğe müdahale edip tekilliğin hareket etmesine olanak sağlayıp zamanı başlatıyorsa? Bu olabilir mi sizce
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 14-07-2017, 02:25
SelGom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SelGom SelGom isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 03 May 2017
Mesajlar: 369
Standart

Arkadaşlar zamandan önce mevzusu ve zamandan bağımsız bir tanrının zamana sebep olması, evreni yaratması vs meselesini bir videoda Enis Doko açıklamış. Tam dakikasını vereceğim, güzel izah etmiş.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 15-07-2017, 01:11
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.328

Onur Üyeliği 

Standart

SelGom´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
T=0 anı diyorlar değil mi zamanın başlangıcı için. İşte önce derken 0'ın öncesini kast etmiyorum. 0'ın öncesi yok çünkü hareket ve değişim yok, durgunluk var. Bunun öncesinden söz etmiyorum. Buna önce demiyorum. Diyorum ki tekillik hareket ve değişim olmadan öylece duruyor ve öylece durduğu için zaman yok diyoruz.
Öyleyece durduğu yok, zira durum yok-anlıyor musun?
SelGom´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
İşte durgun iken harekete başlıyor ve biz de zaman başladı diyoruz. Yani hareket ettiğinde buna zamanın başlangıcı demiş oluyoruz. Yoksa ayrı bir zaman yolu yok. İşte bu tekillik kendi kendini başlatamaz ve tekilliğin dışındaki bir sebebin tekilliğin başlamasına müdahale etmesi gerek deniyor.
Aynı saçmalığa geri döndük, KENDİ KENDİNİ BAŞLATMAK ne demek? (Sanırım bu zırvalığı senle, defalarca konuştuk Hala neden öncülleyip, sıkıştıkça başvuruyorsun?) Mecbur musun hala zaman kavramını çarpık yorumlayıp illa bir başlangıç safsatasına? Derdin ne? Öyleyse senin sorunun, benim muhatap olma şansım artık yok, örneğin;

Tamam o halde, tanrıyı başlatan ne? işte ifadene göre, kendi, kendini başlatamazmış, nereye vardı mantık dışı kurgularınız? Üstelik kavramlarımızın kaynağı tanrı üfürüğünün durumları arasındaki kıyas değilken bile, siz cümlelerdeki kavramlarınızı nereden kaynaklıyorsunuz? Zaman deyip duruyorsun sonra o zamanı uzaysallaştırıp kafanın içinde absürt, saçma bir yol tezgahlıyorsun, sonra kendi tezgahladığın o yolun bir yerine bir tanrı yeleştiriyorsun, daha o tanrı zırvalığına dahi hayat vermek için başvurduğun zaman kavramı o tanrı zırvalığından önce ve ondan bağımsız oluyor ve tersin geri o tanrı zırvalığını, ondan bağımsız soyutladığın haliyle kavramlarına bağlı hale getiriyorsun ve evet tanrı zırvalığını da alıp, düpedüz o amuda kaldırdığın zaman kavramı, uzayının içine, zaman uzayının bir yerinde başlatıcı(sürecin->zamanın bir parçası, aşkın değil bağlı!) faktör olarak yerleştiriyorsun, dam üstünde saksağan... ne yapmaya çalışıyorsun? Neyse önemsemiyorum, sen önce zaman kavramına bağlı kalmadan, yani başlangıç, başlatan gibi sebep derekesine yerleştirmeden bir tanrı üfürmeyi başar ki, görelim zamana aşkın oluşunu... tanrıya başlatan ve başlangıç atfı yüklediğin an tanrı dediğin üfürüğün zamana bağlı, o absürt zaman uzayı kurgunun içinde, yani olay'ın bir parçası-sebep-sonuç ilişkisinin bir parçası, ONA AŞKIN değil sürecin bir bileşeni(!) olmaktan öte gidemez-böylece olay ve çarpık zaman kurguna göre, olaylar ve zaman tanrıyı aşkın hale gelir. daha öncede yazdım sana, eğer tanrıyı sebep/sonuç, olay-zaman gibi bir ilişki ve uzaysallığın içine sokuşturacaksan, iddiaların çürür, aşkınlığı kalmaz, ama eğer bu kavramlarının kaynağı, tanrının şu ya da bu niteliği, şu ya da bu biçimlerine, hareketine vb nazaran-objektif- soyutlama-kıyas ise işte ancak o zaman tanrı dediğin o kavramlara aşkın anlam kazanır, ortada da böyle bir durum olmadığına ve dahi kavramlarımızın kaynağı maddenin form-yapıca değişimleri ve hareketine nazaran kıyaslar ise(aşkın olan neymiş?!) ve fazlası gerekmediğine göre, maddenin form-yapıca değişen biçimleri ve hareketleri arasındaki kıyasla hayat kazanan kavramlarının bir yerine tanrı üfürüğü yerleştirmekle, ne o tanrı o kavramlara ne de maddeye aşkın olamıyor çünkü tanrıyı gerekçeleyip, tanıladığın, tamda kendi kavramların ve onun kaynağına bağlılık arzediyor.. Anlıyor musun, sanmıyorum, sanırım binlerce satırla bir kaç yıl açıklama yapmalıyım, anladığında da keyfiyeti devreye sokarsın...

Madem Big bang diyeceksin sadık kalıp defalarca ifade ettim. Defalarca yazdım, hala dönüp başlamaktan birde kendi, kendine başlayamacağından vs dem vuruyorsun.. Big bang başlamadı, başlangıç dediğin her ne ise Big bang ile anlam kazandı tamam, yani başlangıç lafzını alıp Big Bang'e kıyaslayamazsın, kopartıp, ayıramazsın, Big bang başlangıca değil aksine başlangıç Big bang'e bağlı... Anlaşılamaz ne var? Paşam, bir yaratılışçı sarhoşu olarak bu teoriyi istismar edeceksen, Big Bang'den öte köy yok, anlayacağın tabirle-dediğim gibi anlayacağın biçimler deforme ediyor!-, big bang başlangıcı başlattı, böylece bir başlangıç ve başlatan sorunumuz hiç olmadı, çünkü bu sorun Big bang'e öncül değil, ardıldır tamam. Ama, ama Big bang kendi, kendini nasıl başlattı? BİG BANG BAŞLAMADI -ki kendisinin başlamasından söz edebilesin!! -ki daha öncede yazdım, kendi, kendine mi başladı sorusu safsatadır, zira bir şey başlamadan önce bir kendisine sahip değildir, dolayısıyla fizikte ve evrende form-yapıca değişimler ve zeminde, öncülde BAŞLANGIÇ DEĞİL->oluş(dönüş-mek)vardır sadece ve kendilikle ifade ettiğimiz şey, şeylerin görece form-yapılarına nazaran kıyaslar, farklar ve değişimlerdir, dönüşümdür! form-yapı başka bir kendidir, dönüştüğünde açığa çıkan başka bir kendilik, bunlar kendi, kendini oluşturmazlar, olanın hareketi değişim, etkileşimlerince belirlenirler sadece. Oluşta, A->A olmaz, A->B olur(olur->oluş) ve B kendi, kendini oluşturmaz, B, dönüşen(yaratım değil!) A'dır böylece A, B olu-r-ş! ve burada belirleyici olan bir kendilik değil, hareket-değişimdir(bunlarda form-yapıya dair soyutlanan, bir kendilik kavramı değildirler) Hasılı soru geçersiz, absürt, yanlış tamam ...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Etiket
big bang, hassas ayarlar, hiçlik, tanrı, varlık

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:28 .