Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #61  
Alt 08-03-2006, 01:03
-MEV- -MEV- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 92
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

senin anlamak istemedigin bir konu var burda.....empoze konusu......kimsenin kimseye bir sey empoze ettigini ben goremiyorum.....neye neden inandigimizi aciklamaya calisiyoruz.....karsimizdaki bunu kabul etmek benimsemek zorunda degildir....sadece karsimizdakinin getirdigi aciklamayi mantiksiz bulmakla ve su su su sebebplerden dolayi mantiksiz buldum diye aciklamakla mukellefiz....yoksa tanri dusuncesinin sana empoze olmus olmasi kimsenin umrunda degil....

demissin ki

--------Bir ateist bu ilkel düşünceyi sorgularken bu şekilde davranarak, bir yaratıcının mutlaka başka bir yaratıcısı olmalı diyecektir. Bundan daha doğru ne olabilir ki? Tanrı yaratılmamıştır ile madde yaratılmamıştır arasında ne fark var ki? --------

birbirleriyle celisen bu 3 cumleyi nasil oluyorda arka arkaya yazabiliyorsun.....ateist yaraticinin yaraticisini ararken maddenin nesini arayacak ???......ulasabildigi en son nokta bir zerre olmayacakmi.....peki bu zerrenin nasil yaratildigini sordugumuzda neden kimse dogru duzgun bir cevap alamiyor......madem tanrinin oncelik sonsuzlugu yok nasil oluyorda madde bu oncelik sonsuzluguna sahip olabiliyor ayni mantik icersinde.....takim tutmaya benziyor bu biraz....
Alıntı ile Cevapla
  #62  
Alt 08-03-2006, 01:26
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

Darwin ;
Ateistlerde çok iyi biliyor ilkel olmayan tanrı düşüncesinin ne olduğunu..
Katılmıyor , inanmıyor ayrı konu..
Ama , ilkel Tanrı modelini eleştirmek kolaylarına geliyor..
Güreş tutan tanrı , insan suretine giren tanrı ya da 6 günde kainatı yaratıp , 7.gün dinlenmeye çekilen tanrıyı çürütmek kolay..
Tanrıyı , dinler veya kutsal kitaplar üzerinden eleştirmek de basit ..
Doğanın acımasızlığı , güçlünün zayıfa karşı üstünlüğü , yoksulların-ezilenlerin din afyonuyla-cennet vaadiyle uyutulması , tanrı habercilerinin açıkları , kader konusunun saçmalığı , küçük yaşta yaşama veda eden talihsizlerin dramı , doğa felaketleri üzerinden tanrının inkarı ucuz politikalar değil mi?
İlk tanrı inanışlarının , ilkel dinlerin , sahte peygamberlerin empoze ettiği basit ve insanımsı tanrı imajı , doğruları-gerçekleri yok edebilir mi?
Örneğin ;
Doğru bir bilgiyi , sevilmeyen , ahlaksız , zalim , zorba birinin ileri sürmesi
o bilgiyi yanlış kılabilir mi?
Atom bombası , izafiyet teorisini yok edebilir mi?
Ben de evrim teorşine inanıyorum ama açıklanamıyan konular var?
Sen bana bir gözün kendi kendine nasıl oluştuğunu izah edebilir misin?
Kraliçesi ölen arı kolonisinin de ölüme mahkum olduğunu , bu koloni yaşamının evrimini , içgüdünün izahını yapabilir misin?
Sen bunların izahını nasıl yapamıyorsan ve bilimin birgün bunları açıklayabileceğine inanıyorsan , Tanrı düşüncesinde olanlar , istediğin tarifi , biçimi , modeli veremezler.
Tanrıyı gökte aramıyacaksın , kendinde arayacaksın..Beynini , kalbini , karaciğerini , böbreklerini , dna'nı incele , Tanrıyı bulmana yardımcı olacaktır..Herhangi bir organına yeni bir yer beğen , bir hayvanın gözünü ya da kulağını başka bir tarafa yerleştir , mevcut olandan daha mükemmelini yapabilecek misin bakalım..
Tanrı nasıl düşünüyorsan öyledir..
Daha geniş açıklama için diyalektik tasavvuf başlığını okuyabilirsin..
Alıntı ile Cevapla
  #63  
Alt 08-03-2006, 01:35
Darwinist Darwinist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Mar 2006
Mesajlar: 8
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

Maddeyi 5 duyumla algılayabiliyorum. dokunuyor, hissediyor onunla etkileşime giriyorum. Düşüncelerime sığdırabiliyorum. Bir yaratıcıyı bile onsuz tasvir etmem imkansız. Maddeyle bu kadar içiçe bulunduğum halde bana bir yaratıcıdan bahsediyorsun.
Peki bir ruh nedir? Bir yaratıcı nedir?Cevabı yok.
Arıyorsun ömrünün sonuna kadar. Hakkında hiç bir fikir sahibi olamayacağın sonsuz kere sonsuz belirsizlikte bir hayalin sonucuna vardığında ne hissedeceğini de düşündün mü? Kusura bakmayın burdan sonrası yok gibi bir tabela mı bulacağını düşünüyorsun?

Tanrı ezelden beri vardır demek, hiç bir yaratıcısı yoktur demekle, bunu madde için de belirtmek aynı kapıya çıkıyor aslında. Madde de ezelden beri vardı. Hiç yaratılmadı. Yani bunlar arasında bir fark göremiyorum ben. En küçük zerreye bile varsam en azından onun daha küçük zerrelerden oluştuğunu bulabileceğim. Çünkü modelleme yapa yapa ilerleyeceğim maddenin yapıtaşları arasında. Bunun sonu yok tabi. Son benim evreni gözetleyebildiğim bu küçük yaşamım sona erince gerçekleşiyor. O yüzden umadde benim için hiç yokolmayan ve hiç yaratılmamış bir olgu.
Sen ise tanrını ararken hiç bir modelleme yapmadan ilerleyeceksin. Çünkü tüm modelleri rafa kaldırdın. Belleğinde kocaman bir boşluk (ki boşluk bile yokluk değildir) *ve kendinin de anlam veremediği sonsuz kudretli bir zat var.

İlkellerin düş dünyalarındaki madde tanrılar daha anlaşılır ve rahatlatıcıydı. Tahtında oturan, herşeyi gözeten bir tanrı düşüncesi daha anlaşılır bir durum. Ne kadar soyutlarsan bunu, o kadar içinden çıkılmaz hale geliyor. Bence uçsuz bucaksız bir mevzu yerine sınırları olan bir yaratıcı hayal edin. Daha mantıklı işte o zaman onun zeki olduğu konusunda gerçekçi savlar ileri sürebilirsiniz. O zaman işler daha anlaşılır bir duruma gelir. Zeka sınırlı bir kavramdır. Kapasitesi bellidir. Böyle bir yaratıcı akla mantığa daha uygundur.
Alıntı ile Cevapla
  #64  
Alt 09-03-2006, 00:13
-MEV- -MEV- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 92
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

darwinist dostum benim kafami karistiran konu su.......

senin demek istedigin maddeyi sonsuza kadar kucultebilirmiyiz......zerre ye ulastiginda onunda zerresi onunda zerresi.......sonsuza kadar kuculen bir soylem var yazdiginda.......ok ama bu zerreler bir ayaraya gelip akli oluturacak akli nerden buldu...madem ki kusurlar icersinde bu sistem exclusive dostumun dedigi gibi.......bu kusurlar icersinde yuzen sistem nasil akli olusturacak zekaya bedenleri ve senin bahsettigin o 5 duyuyu olusturacak zekaya sahip oldu......

Tanri bilinmek isteseydi su anda bi yerlerden bize bakiyor olurdu......ama ateizm olamazdi o zaman.....secme ozgurlugun olamazdi....oyunu hep kendi kurallarinizla oynamak istiyorsunuz....sonrada bizim kalplerimiz muhurlu biz ne yapalim deyip elinizin tersiyle itiyorsunuz....ama muhurden kasit ONYARGIdir......bu oyunun kuralinda alenen bilinmek diye bir sey yok....ogretmen sinifta olsaydi kimse yaramazlik yapamazdi.....ama ogretmen ortada yok diye sinif aziyor.....onemli olan ogretmen yokken sinifta uslu durmak degilmidir.....
Alıntı ile Cevapla
  #65  
Alt 09-03-2006, 02:22
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

"Maddeyi 5 duyumla algılayabiliyorum. dokunuyor, hissediyor onunla etkileşime giriyorum. Düşüncelerime sığdırabiliyorum. Bir yaratıcıyı bile onsuz tasvir etmem imkansız. Maddeyle bu kadar içiçe bulunduğum halde bana bir yaratıcıdan bahsediyorsun.
Peki bir ruh nedir? Bir yaratıcı nedir?Cevabı yok."
5 duyunla algılıyamadıkların da var.Ya da güvenerek inandıkların.
Örneğin ;
Karadeliklere inanıyoruz çünkü bilime güveniyoruz..
Bazen de hislerimize güvenerek inanırız.Tanrı'yı da hissediyorsan inanırsın boşuna ispat bekleme.

"Tanrı ezelden beri vardır demek, hiç bir yaratıcısı yoktur demekle, bunu madde için de belirtmek aynı kapıya çıkıyor aslında. Madde de ezelden beri vardı. Hiç yaratılmadı. Yani bunlar arasında bir fark göremiyorum ben."
Mesele burada zaten.Maddenin ezelden olduğuna , hep var olduğuna inanabiliyorsan , tanrının da ezelden hep var olduğu inancını da mümkün görebilmeli , normal karşılayabilmelisin.Senin normal karşılayamadığın , ezelden varolanın canlı oluşu , mükemmel oluşu.Sen öyle düşünme. Bilinmez olarak düşün.

"İlkellerin düş dünyalarındaki madde tanrılar daha anlaşılır ve rahatlatıcıydı. Tahtında oturan, herşeyi gözeten bir tanrı düşüncesi daha anlaşılır bir durum. Ne kadar soyutlarsan bunu, o kadar içinden çıkılmaz hale geliyor."
Tanrıya inananları ne çok düşünüyorsun böyle Darwin?O anlaşılır durum dediğin , yüzyıllardır din savaşlarına , katliamlara , vahşetlere sebep olmuyor mu?
O anlaşılır dediğin , gericiliği , yobazlığı oluşturmuyor mu? Hürriyetleri kısıtlıyor , baskı rejimi oluşturuyor ,insanları sevgiden , hoşgörüden , barıştan uzaklaştırmıyor mu?

Dinlerin baskısı , taassubu , çatışması yerine Tanrı sevgisinin , insan sevgisinin , hoşgörünün , barışın temellerinin oluşturulacağı bir inanç anlayışı toplumlara yerleşse kötü mü olur.
2007 dünyada Mevlana yılı olarak kutlanacak.Dünyaya Mevlana'yı , Yunus Emre'yi onların Tanrı anlayışını , onların hümanizmini yaymaya çalışsak , İslam'da gerici mezheplerin egemenliği yerine Tasavvuf anlayışı egemen olsa , insanlar cennet hesapları yerine , hababam ibadetle kendilerinbi kandıracakları yerde , kamil insan olabilme gayesiyle , kendilerini terbiye etseler ve tüm varlıklara hatta cansız varlıklara dahi sevgiyle yaklaşsalar kötü mü olur?
Bu hayal midir sence?
Ateizmin yanında çok kuvvetli ve geçerli bir yoldur bence..
Yine de sana mani olmayalım , sen de maddeyi sev , sonuçta ortak bir tarafımız var.Ben maddeyi de seviyorum onu şekillendireni de..
Alıntı ile Cevapla
  #66  
Alt 09-03-2006, 10:16
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

Sen bana bir gözün kendi kendine nasıl oluştuğunu izah edebilir misin?
Kraliçesi ölen arı kolonisinin de ölüme mahkum olduğunu , bu koloni yaşamının evrimini , içgüdünün izahını yapabilir misin?
Sen bunların izahını nasıl yapamıyorsan ve bilimin birgün bunları açıklayabileceğine inanıyorsan , Tanrı düşüncesinde olanlar , istediğin tarifi , biçimi , modeli veremezler.
Göz, böbreklerden daha kolaydır evrim açısından. Harcıalem bir mevzudur. Diğerlerini de açıklarsın, sosyal yapıları oluşturan evrimsel kurallar bunları da belirler. Evrimin süreç olarak açıklayamadığı hiç bir şey yoktur. Ama mesela dersen ki, porsukların soyağacı nedir? Bu zincirde bir takım halkalar belli değildir. Hepsi o kadar. Evrim, günümüzde en çok tecavüz edilen bilimdir, bilir bilmez herkes böyle konuşur durur. Mesela siz, işte evrim şudur budur vs. diyorsunuz. Bunu söyleyecek biyoloji bilginiz var mı? Etiket demiyorum, bilgi diyorum dikkat edin.

Diğer yanda iki (ve daha fazla) alakasız konuyu birleştirmeye çalışıyorsunuz. Domates kırmızıdır, bu yüzden uçaklar uçar gibi bir tabir üzerindesiniz. Tanrının varlığını yokluğunu tartışırken, maddenin ilk yaratanı olup olmadığını argüman olarak kullanmaya çalışıyorsunuz. Ama maddenin bir zaman yok olduğuna dair hiç bir emare yok, bu yüzden bu argüman ile Tanrının varlığını izah edemezsiniz. Maddenin ezeli olduğunu söylemedik, ama ezelimidir, değilmidir bilinmediğini söyledik. Kaç defada bu noktanın ötesine bir tanrı koyabilirsiniz, bu imkan mevcuttur, velakin bu ancak garajdaki ejderha olur dedik.

Big bang'ı diğer bir sürü şey gibi çarpıtıp bir tanrı, daha doğrusu bir yaratıcıya argüman etmek fos bir iştir. Big bang teorisi, hiç bir şekilde maddenin yok olduğu bir anı tarif etmez. Kainatın yaşı? Peki dünyanın yaşı? Peki senin yaşın? dünyanın yaşı, oluştuğu maddenin dünya formuna girdiği zamandan beri geçen süredir. Senin yşaında gene oinsan olduğundan bu yana geçen süre. Kainatın yaşı da, şu anki formuna kavuştuğu big bangtan bu zaman geçen süredir. Ama big bangın olabilmesi için o noktada maddeye dönüşecek olan şeyin bulunması gerekiyor. Bunun daha öncesinde ne halde olduğunu bilmiyoruz, ama orada var olduğunu biliyoruz.

Sorun, maddeyi algılamadaki hatalarınız. Madde, proton, nötron ve elektron yığını değil. Maddenin aslında daha aşağılarda daha farklı bir formu mevcut. Bu hadronlar vs. seviyesinin de altında bir yerde. Tıpkı, bir proton hidrojen, 26 Proton demir olup çok farklı özellikler sunuyor olduğu gibi, bu alt düzey maddeyi oluşturan malzemede farklı kombinasyonlarda farklı durumlar oluşturabiliyor. Big bang denen şey, bu alt düzey parçacıkların madde olmayan bir halde mevcut olması durumu. Dahası bizim madde olarak algıladığımız şey, aslında gene bir algı hatası. Tıpkı düz dünya kavramının bir sürü şeyi açıklayamıyor olması gibi, bu madde modelide bir sürü şeyi açıklayamıyor, örneğin yerçekimi, örneğin kütlenin uzayı sarması vs. İşte, maddeyi oluşturan temel elemanların yapısını henüz çözemediğimiz için siz onun form değişim zamanı olan big bangı bir yaratılış anı olarak kabul ediyorsunuz.

Dahası bu noktada, maydanoz yeşildir, o yüzden yağmur yağar gibi bir diğer alakasız yoruma erişiyorsunuz. Big bang zamanından bir öncesinde madde yok olmuş olsun. Bu anda orada bir tanrı olması bir çıkarım olamaz. Bu noktada tanrı yerine konabilecek pek çok şey olabilir. Farklı tanrılar değil, başka şeyler. Başka bir kainattan bir kurt deliği mesela. Kısaca, bu noktanın gerisine gözlemler gerekir, orada ne vardı anlamak için. Yani, sizin bu varsayımınız, her zaman olduğu gibi negatif argümanlara dayanmaktadır. Burada bir tanrının varlığına dair bir pozitif argüman görülmemektedir. Ve dahası, big bangın başlangıcında maddenin orada olmadığına dair de bir bilgi yoktur.

Tanrı bir zaman yoktu, şimdi var vs. ile tanrı her zaman vardı konusu değil tartışma. Konu, tanrının var olup olmadığı. Ve ne big bang, ne başka şeyler bir tanrının varlığına pozitif argüman değil. Ancak, bilinmeyen, meçhul noktalara tanrıyı koyabiliyorsunuz. Ama bu noktalar her gün giderek daha azalıyor. Dahası hiç bir kavram negatif argümanlara dayandırılarak kabul edilemez. Bilinmiyor demek, bilinmiyor demektir. Bilgimiz olmayan bir noktada yorum yapmak abestir.

İzahı mümkün olmayan bir şeyde yok. Tesadüf denen kavramı da tamamen yanlış anlayıp kendi lehinize kullanmaya çalışmakta, önce bir dizayner tarif etmeye uğraşmakta, böyle bir dizayn olduğu noktasında da bunun tesadüf olamayacağını söylemektesiniz. Oysa bir dizayner yok. en basit mevzu, doğadaki canlı türleridir. Bakın görün, trilyon canlı çeşidi mevcuttur, yaşayan, yaşamış. Hepside ortadadır. Sizin yapmaya çalıştığınız, örneğin insana doğru olan canlı gelişimini ele alıp bu yoldaki adımları hesaplayıp, bu adımlardan tesadüfen geçilemez demek. Ama her adımdan geçilmiş ve o adımlarda insanın ve atasının yanında bir sürü daha acayip canlı oluşmuş. Siz o anda ortada olan olasılıklardan sanki diğerleri yokmuş, burada bir akıllı dizayncı oturmuş gibi düşünüyorsunuz. Ve bilhassa o andaki olasılıklardan oluşan bir sürü diğer şeyi görmezden gelerek sanki bir tek bu yol vuku bulmuş gibi görmeye çalışıyorsunuz. Bakalım, dünyanın yörüngesi... Denir ki bu tesadüfen olamaz. Nasıl yani? Zilyon tane yıldız, zilyon kere zilyon tanede gezegen mevcut. Ve git bak, aklına gelebilecek her olasılığa tekabül eden trilyon tane gezegen bulursun. Yani olasılıkların hepsi zaten olmuştur, olmaktadır. Dünyada bunlardan biridir. Aynı şekilde, göz tesadüfen olamaz denir. Gidin bakın gözün tesadüfen oluşması için gereken olasılık kümesindeki hemen her çeşit göz doğada mevcuttur. Doğada, kainatta tesadüf filan yok. olası olan her şey oluyor işte bu var.. Siz sanki diğer ihtimaller hiç olmamış gibi bunu ileri sürüp resmen kandırmaca yapıyorsunuz..

Ve en başta evrim teorisinde izahı mümkün olmayan hiç bir şey yoktur. Sorun yaptığınız izahın bir kanıta dayanması gereğidir. İnsanın 300 milyon önceki atası neye benziyordu? Buna dair bir fosil kaydı filan bulamazsanız, buna cevap veremezsiniz. Ama bu o vakitte insanın atası olan canlının kırlarda koşup oynadığı gerçeğini değiştirmiyor. Örenğin, 2000 yıllarda, insanın evrim ağacı yeniden yazıldı, beraberinde evrim teoriside. Yani büyük ihtimalle okulda okuduğun evrim teorisi bilimsel olarak çürütüldü. Yerine yeni bir teori kondu. Buna göre evrim esnasında türden türden dönüşüm değil, bir türün pek çok alt türe dönüşümü ve bunların aynı zamanda dünya üzerinde mevcut olması durumu söz konusu. Yani "evrim" gene yerinde, değişen "nasıl" sorusu.

Materyalizm, bir "izm" dir. Bilimi kullanmaya çalışabilir vs. ama bu onun "izm" olduğu gerçeğini değiştirmez. Ve bilimin ideolojisi yoktur. Bu nednele materyalizmin doğru veya yanlış olması, yii yada kötü olması vs. hususları bilimsel bilgiler açısından bir anlam taşımaz. Türkiyede evirmi kabul eden müslümanlar, yurtdışında evrimi kabul eden hristiyanlar vs. vardır, olacaktır. Vatikan bile resmen evrimi tanıyor artık. Doğru olan, gerçek olan bilimdir. Bilimin bulgularını bir ideolojiye dönüştürme olayı ortadaki gerçekleri değiştirmez. burada tartıştığımız şey, bilimdir, idolojiler değil. Siz aynı şekilde teizm ideolojisi ile bilimi kendi silahınız olarak kullanmaya çalışıyorsunuz. Onlarda aynı şekilde. Sizden farkları, bilimini keşfettiği gerçekleri inkar etmeye çalışmamaları. Gerçekleri ideolojiye değil, ideolojiyi gerçeklere uydurmaya çalışmaları.

Örneğin:

Bu zincirlemeyi kabul etsek dahi , bu maddenin ilk devinimini nasıl açıklıyorsunuz? Bu noktaları muğlak bırakarak sıyrılamazsınız?
Bir ilk devinim olduğunu vs. nerden çıkarıyorsunuz? Big bang anı, ilk andır, ondan önce zamanda yoktur. Hal böyleyken siz o andan öncesi için bir zamanmış gibi düşünerek bir çıkarımda bulunmaya çalışıyorsunuz. Zaten big bangın plank zamanından öncesini anlamadaki, gözlemedeki güçlüğümüz buradan geliyor. Bu anda madde bizim algı çerçevemizin dışında bir halde. Haa, bu halin nasıl olduğunu modelleyebilirsek, bu modeli kullanarak bir gözlem imkanı bulabiliriz. Ama henüz bulamadık. Kara delikler, kara madde vs. üzerine bu kadar gidilmesini sebebi budur. Gördüğünüz gibi, dayanaksız sorgularla uğraşıyorsunuz. Yapmaya çalıştığınız, negatif argümanları büyütmek ve açılan boşluğa tanrıyı sokmak. Ama maalesef sanal bir boşluk bu. Çünkü işte böyle anlamsız, kendisi yanlış olup cevabı aranmayacak sorularla uğraşıyorsunuz...

Nerde ne sorununuz olduğunu görelim hadi hep beraber. Basit olandan başlayalım. Bana tesadüfen olamayacak bir şey söyleyin, beraberce inceleyelim...
Alıntı ile Cevapla
  #67  
Alt 09-03-2006, 14:44
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

liopleurodon ;
Bigbang'i kabullendiğinde konuşacak birşeyiniz kalmamasına rağmen , içi boş söz kalabalığından başka bir şey değil yazdıkların.
Kaldı ki tanrı inancında olduğum halde , bigbang'e tereddütle yaklaşıyorum ve alternatif teorileri umutla bekliyorum , hatta kendim kafa yoruyorum.
Sen düşüncelerini sadece dünya yaşamına ve evrime yoğunlaştırmışsın. Bilimin aciziyetini göremiyorsun herhalde.Bilime dört elle sarılıyorum ama henüz yolun başında olduğunu görüyorum.Pek fazla yol katedebileceğini de sanmıyorum.Mars'a gitmekten aciz insanoğlu , kendi galaksisini çözme imkanı görülmeyen insanoğlunun , diğer galaksilere hatta olası diğer evrenlere ulaşması mümkün mü?
Böyle bir aciziyet karşısında Tanrı inancı ya da inançsızlığı bilimsel olabilir mi hiç?
Bu konuda felsefi yaklaşımın ötesinde , akıl yoluyla sonuca varmanın ötesinde bilimsel bir yol yoktur.Neyin keşfiyle Tanrının olmadığının ispatı yapılabilir ki , yaşam sürdükçe bu inanç da sürecektir , çünkü ne bilimin ne de insan beyninin gücü izah edebilir ölçüde değildir.
Gözün izahı nasıl kolaymış , böyle basite alarak geçmişsin.Bir topic açta , aydınlansın millet."Vücudun ışığa duyarlı bölgelerindeki evrimsel gelişme" diyerek kestirmeden sunma ama"
Işık mı o bölgeyi geliştirdi , ışığı hisseden o bölge mi kendini geliştirdi.Bu geliştirmeyi yaparken "deneme-yanılma yöntemi mi kullandı" , tesadüfler neticesinde mi sistem kuruldu ve beyin irtibatı sağlanarak , evrim tamamlandı.
Yoksa dna şifresinde hazır program mevcut muydu?
Yok , dersen ki bugün için bu açıklanamaz , öyleyse bilinen bir gerçekmiş gibi , asıl kandırmacayı sen yapma insanlara , böyle basite alarak..

Buralardan zahmet edip de bir çaba içine girme bence , boşa kürek çekersin.Sen felsefi olarak evrenin , maddenin ilk oluşumunu düşün.
Yokluğu-hiçliği düşün.Yokluktan birşey çıkar mı çıkmaz mı buradan başla.
Başlangıçsızlık , sonsuzluk safsatalarına sığınma.Herşeyin bir başlangıcı vardır bilimsel olarak.Başlangıçsızlık , nedensizlik metafizik görüştür.Sonsuzluk vs.soyut ve gerçek olmayan kavramlardır. Dolayısıyla ilk maddeyi düşün.Devinim neymiş demişsin.Biyolojiden çık biraz da Fiziğe , Mekaniğe , Kinetiğe vakit ayır.Deniz kenarında duran bir çakıl taşının , kendi kendine , bir dış etki olmadan bir hareket ya da değişime giremiyeceğini bil.Ya da uzaydaki bir çakıl tanesinin kendi kendine yeni bir oluşuma geçemiyeceğini bil."Geçer" diyorsun , kanunları hiçe sayıyorsun demektir.Metafizik düşünüyorsun demektir.

Tamam da , "Tanrı nasıl oluyor" dersen *kardeşim , işin içine Tanrı yani ilahi kavramlar girdi mi herşey olur..
Örneğin , gördüğümüz evren , yaşadığımız dünya tanrının bir yanıltmasıdır belki de , gerçek çok daha farklı olabilir.
Alıntı ile Cevapla
  #68  
Alt 09-03-2006, 15:44
liopleurodon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
liopleurodon liopleurodon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2006
Mesajlar: 1.372
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

Panteidar, bir adam vardır, Darwin zamanında taa. "Göz ahha, indirgenemez karmaşıklık vs." diyerek atlamış, evrimcileri "ne diyo bu sibop" deme noktasına taşımıştır. Bundan sonrasında, hurra edilip, gözün evrimi belki bilinen en iyi evrimsel gelişme oluvermiştir. Dileyen, evolution of eye yazar, ulu bilge Google'a sorar..

Hani mesele ne bileyim balinanın evrimi, zürafa mevzusu filan olsa neyse.. Hoş onlarda iyi bilinir ama izahı göz kadar kolay değildir.

Deniz kenarında duran bir çakıl taşının , kendi kendine , bir dış etki olmadan bir hareket ya da değişime giremiyeceğini bil.Ya da uzaydaki bir çakıl tanesinin kendi kendine yeni bir oluşuma geçemiyeceğini bil."Geçer" diyorsun , kanunları hiçe sayıyorsun demektir.
Anlamak istediğin anlamışsın. Profilimden giderek yazdıklarıma bak, tesadüf diye bir şey olmadığını, hiç bir şeyin kendi kendine olmayacağını defaten söyledim. Taş kendi kendine asla hareket etmez. Ama kainattaki her şey bir şekilde bir sürü etkinin altındadır. Bunlar yüzünden bir harekete başlar ve kendisi bir başka etki kaynağı olur. İşte budur olayın özü. Garip bir şekilde, yaratılışçıların savı olan kendi kendine kavramını bana atıyorsun. Ben her zaman uygun ve gerekli şartlar oluşunca derim. Ve kainattaki entropi yüzünden her an her yerdeki koşullar o kadar yoğun bir şekilde değişir ki, mikro/makro ölçekte ve/veya kısa/uzun belli zaman periyodunda maddenin geliştirmesi imkanı bulunan herhangi bir formun (canlı, cansız vs.) oluşmaması imkansızdır. Yani, 35 kafası olan bir ejderha, maddenin olabilirlik sahasındaysa, mutlaka olacaktır, belki dünyada, belki andromeda bir gezegende. Olabilirlik çerçevesi bellidir. Bu sürekli değişen koşullara uyumlu olabilmek mesela.. Bakıyoruz, dünyadaki yaşam, insan, nebatat vs. vs. Bunlar maddenin olası form uzayında gayet olası, son derece mümkün şeyler ve bunların olması bir şans, tesadüf filan değil, bir zorunluluk nerdeyse. O kadar kolay yani bu formların oluşması. Ama birileri çıkıp bunun olması için doğaüstü bir yaklaşım bekliyorlar işte bu sorun. Bu notada ikiye ayrılıyor ortalık. Bir dizayn edici. biris işte. Adı vs. meçhul. Birde Allah gibi, dinlerin tarif ettiği bir tanrı. İkincisi fosladı, çok oldu foslayalı. Ama birincisi ince bir konu. Bu tür bir tanrıya olabilir, bende inanıyorum diyene söyleyecek bir lafım yok. Ama ben inanmıyorum. Çünkü kainatın, maddenin vs. böyle bir doğaüstü mefhuma ihtiyacı yok. Öyle bir süper mefhum varsa, bu olsa olsa doğanın kendisidir. ama olması gerekmez, garajımdaki ejderha gibi bir hal yani..

Tanrı nasıl oluyor demem. Çünkü öyle bir mefhumun olmasına gerek yoktur. Bu fizik kanunlanularını birinin yamzasına filanda gerek yoktur vs. vs. Kısaca, mevcut madde bu işler için yeterlidir. İşte dediğim budur. Tanrı nasıl oluyor diye başlayınca arkası gelmez, cin, ruh, hayalaet, peri, iblis, yecuc vs. derken kafa mafa kalmaz adamda, malum müslüman tiplemesine dönersin. Siz iki yoldan birine gidebilirsiniz. Ama dinlerin yoluna giderseniz, tamamen zırvanın içinde bulursunuz kendinizi, hatırlatayım. İsterseniz bakın. Ne temel hristiyanlık, ne islam kaynakları hiç bir felsefi/bilimsel soruna bir cevap veremez. Genesis, Exodus vs. ve/veya bunların islamdaki karşılıkları yada, taa aristo öncesine uzanan ontolojik, teleolojik argümanlardır ki, bunlarında safsata oldukları malumdur..
Alıntı ile Cevapla
  #69  
Alt 09-03-2006, 16:33
Da Vinci Da Vinci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Feb 2005
Mesajlar: 154
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

Bir başlığın konusu bu kadarmı çarpıtılır. İlk yazıma bakmayı ve ona cevap vermeyi denemek ister misiniz?
Alıntı ile Cevapla
  #70  
Alt 09-03-2006, 18:02
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 706
Standart Re: Bilimsel yaratılışçılara tek bir soru

Dostlarım ;

[s:5d9bee76c1]İlkellerin düş dünyalarındaki madde tanrılar daha anlaşılır ve rahatlatıcıydı.
Tahtında oturan, herşeyi gözeten bir tanrı düşüncesi daha anlaşılır bir durum.
Ne kadar soyutlarsan bunu, o kadar içinden çıkılmaz hale geliyor.
Bence uçsuz bucaksız bir mevzu yerine sınırları olan bir yaratıcı hayal edin.
Daha mantıklı işte o zaman onun zeki olduğu konusunda gerçekçi savlar ileri sürebilirsiniz.
O zaman işler daha anlaşılır bir duruma gelir.
Zeka sınırlı bir kavramdır. Kapasitesi bellidir.
Böyle bir yaratıcı akla mantığa daha uygundur.[/s:5d9bee76c1]

Siz ilkel tanrı kavramı ile dinlerin öne sürdüğü tanrı kavramları arasında bocalamayın..

Kapasitesi belirli,
sınırlı zeka(nız) ile de,
dinlerden bağımsız bir yaratıcı kudrete inananlara,
tavsiyelerde bulunmayın.

Benim aklım buna eriyor,
ben böyle inanıyorumda kalın..

Çünki,hepimizinki,
sadece zan..
sadece zan..Hiçbirimizinki gerçek değil ki..diğerine öneride bulunsun..
Ben dinlerden bağımsız bir yaradana inanıyorum..
Aksi veya farklı inançtakilere de öneride bulunmuyorum.
Ben böyle zannediyorum diyorum.
Bu işler iddia ve isbat konusu değil..

Bilim sadece maddi olarak var olanlar konusunda çalışır.
Bilimsel düşünme bu şekilde algılanırsa doğru olur..

Aksi , bilimsellik zehabı ile ahkam kesmektir.
Kıymet-i harbiyesi,
kocamaaan bir ..sıfırdır.


[s:5d9bee76c1]Tanrı nasıl oluyor demem.
Çünkü öyle bir mefhumun olmasına gerek yoktur.
Bu fizik kanunlanularını birinin yamzasına filanda gerek yoktur vs. vs.
Kısaca, mevcut madde bu işler için yeterlidir. İşte dediğim budur.
Tanrı nasıl oluyor diye başlayınca arkası gelmez,
cin, ruh, hayalaet, peri, iblis, yecuc vs.
derken kafa mafa kalmaz adamda, malum müslüman tiplemesine dönersin.
Siz iki yoldan birine gidebilirsiniz.
Ama dinlerin yoluna giderseniz,
tamamen zırvanın içinde bulursunuz kendinizi, hatırlatayım. [/s:5d9bee76c1]

İşte..sevgili Exclusive dostumuzda,
sevgiyle tenkit ettiğimiz mantık bu..

Alınmazsanız..
Tahtıravalli'ci zihniyeti..

Bir tarafda Ebabiyl kardeşimiz.."Her şey Allahtandır.Kuran-ı Kerim'de herbirşey açıklanmışş.."
zihniyeti..
öbür yanda..
"yook kardeşim..Ne yaratan var..ne yaratılan..Nassı olmuşsa olmuş made varolmuş..o kadaar.."
sözde bilimselciliği..

Tepki..karşı tepki..

"Bir Hilal uğruna , ne güneşler batıyor "dediği gibi şairin..

Bir inat uğruna..
ne gerçekler kaynıyor..

Renkleri.."Siyyaaah baboo" diyene..
Ötekide "Beyaz len oğlum..Gormuyonmu beyyaz ahanda.." diyor.

Gri ton..
O da ne kardeşim..
Öölee bi ton çıkarmayın şimdii...

Azıcık tonlu baksak sevgili gençler..
Daha sinirsiz..
Daha kibirsiz..
Daha önyargısız..

İnançları sadec çember sakallıların tekelinde görmeden..
Sadece Musa'ya" De ki İsrail özoğlumdur" dedirtip de ..ötekileri ..hiç gibi açıkta bırakan..vicdansız..
İsa'yı ,kendi öz varlığından yaratan , günahlarımız için oğlunu kurban eden, münhasır..
veya "Seen..seen olmasan yaratmazdım bu kainatı"mantığıyla, yarattığına durmadan salat etmeyen

bir yaratıcı..başlatıcı..belki parçasının biz olduğumuz..
Her türlü fiziksel,biyolojik v.b. kanunları başlatan,
"10 yaşınadaki bir kızcağıza hacı tecavüz derken nerdeydi Allahınız ve doğruları.."mantıksız mantığıyla sorgulanmıyan..

Gururunuza ve okumuşluğunuza
ve kültürlülüğünüze dokunmadan..
Böyle de algılanabilir diye düşünseniz..

Siz bilirsiniz..düşünmiyebilirsiniz de..
Nasihat etmiyorum..
Zekam sınırlı..
Gerçeği bilmiyorum..

Zekamın sınırlılığı konusunda da samimiyim..
İnsanlara karşı değil..
Yartılışa karşı zekam sınırlı..
İşte bu yüzden zaten..
Araştırıyorum..
Ve de ön yargısız ..kızmasız..kibirsiz..
Araştırıyorum..
Bir mühendis olarak,
bütün bilimsel kanunlar içinde..
Ama yaratılan maddeye vazedilmiş kanunları
idrak edebilme gayreti ile..


Hoşça kalın..


***********….*************….***********….********* ****….*********
Her şey Tanrı 'dan sudur etmiştir (oluşmuştur). Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı 'ya dönmektir. Bunun da yolu tek evrensel yasa olan evrim/tekamül den geçmektir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:33 .