Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #81  
Alt 27-10-2007, 14:30
InVitatio
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Biraz da oradan buradan


Gercege Huu
Dosta Piskokemoterapi
Alıntı ile Cevapla
  #82  
Alt 06-02-2008, 11:07
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Biraz da oradan buradan

Terli ve Küçük,
Üşümüş aç ve sefil
Kuytu yerlerde çocuklar.

Elerinde,
Tiner’i,bali’si, çekirgesi
Cümle,kafa yapar bilirsiniz hepsi.

Yerlerde insaf,
Yerlerde onur,
Sürünüyor gurur.

Yerlerde şiirler
Yerlerde *türküler
Ve Tanrı’ya kurban edilen fukara isimler.

Sinsi yardımlara terk edilen çaresizler bir yanda
bir ton pezevenk hamamda.
Uyuşturucu baronu, kalpazan,
Talancı,Yalancı ve kalleş
İş başında her an meşhur ihanet.

Ve kanlı ellerin sıktığı sabah,akşam
Masum vücutlar.
Keyfinde kapital,Keyfinde,
Kalanı onlar için haşarat.

keskin it dişleriyle
sah damarlarını ,avurtlarını parçalar mazlumların
Sermaye paşaları.
Uyuşmuş *köşe yazarları
En kıyak köşe,rant köşesi
İşte o köşe, ****un şosesi.

yalakalık peşinde saygın görünen,
soygunun sözcüleri.

Ağlıyor halkım, ağlıyor teninden;
sessiz sessiz
Manastırlı Hamdi,
Kambur Kerim,
Karayılan da ağlıyor.
Ağlıyorlar; ağlıyoruz;
Şanlı yürekler ağlıyorlar
gökyüzünden.

Deniz Kırgın, *kızgın
O kadar öfkeli,ki
Bugünlerde Atacak neredeyse
Gemileri dehlizlerin dibine.
Deniz,
Öfkeli bakıyor darağacından bugüne.
Bunca yok olanlar,
Heba olan can can ve canlar
Bunca sevda.
Ve bütün bu yaşananlara dair
Ağır bir suskunluk,
Ağır bir korku ve koku.

Aymazlık.işidir *kahpe devranların
Hergün biraz daha Her an biraz
Biraz daha.
Arsızca ve Allah’sızca

Sürüp gitmek geleceğin ak yüzüne
Katran karaları bırakarak ardından
Tüm güzellikleri bırakarak
İntihar cinnetinde, bir barda sıkarak.

Ve seçim meydanlarında
Barış adına,
Yalan nutuklar
Köleliğe Azad edilen güvercinler.
Ve emperyalizmin Kolağaları., Karaoğlan suretinde oyarak.

Yok artık bu işin
İler tutar bir yanı
Ne kağıt parçalarında karalanan
Barış sözcükleri
Ne meydanlarda atılan,
Sahtekar dudakların sözleri
Ne de
Adı *barış olan Kısa metrajlı filmler.


Barış
Yüreklere dolacak
Ve tam alnının ortasından,
İki kaşın arasından
Vuracak.

Karış karış *sarmadan
Şefkatli elini bir çocuğa,
Ve barış
Hergün doğan güneşi
Gülümseyerek
Ve sımsıcak
Selamlamadan
Doğmayacak.
.
Ve adalet dolmadan
Ve açlar doymadan
Ve;
Onur haykırmadan hakkını
Ve paylaşım sökmeden payını

Barış asla olmayacak.
Alıntı ile Cevapla
  #83  
Alt 06-02-2008, 11:10
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Biraz da oradan buradan

Bir Mayıs sabahı,
Güneş ışırken
Kaldırdı kafasını ışlak,yeşil çimenlerden.
İçi ve yüreği
İçkiden.özkemden ve perişanlıktan
Cayır cayır yanıyordu.
Kirli yağlı saçları
Ve ağarmış sakalı
Pis içinde kara
Kirli elleri.
Kara gözlerinde bir anlam
Bir hüzün
Toparlandı.
Romatizması da azmıştı.
Şu mapus damı
Her belayı kondurur
Adama.
Şu mapus damı
Dar eder mavi gökyüzünü
İnsana.

Üç üniversiteli geçiyordu,
İkisi erkek biri kız
Sarı çocuk seslendi
“Hey! Babalık tut”
Titreyen ellerinden
Çok uzak geçti bozukluk.
İki adım attı eğildi
Parayı koyarken cebine
Arkalarından baktı kaldı.
Kirli yüzüne damla damla
Yaş akıyordu.
Kızı da bu yaşlarda olmalıydı.
Neredeydi ?
Ne yapıyordu ?
O da okuyor muydu ?
Sağ olsaydı keşke
En azından sağlıklı ve sağ,
Okumasa da olurdu.

Neden buradaydı ?
Evsizdi,kimsesizdi.
Ne yapmış ?
Ne yaşamış ve ne yazmıştı ?
Son hatırladığı
Bir gece yarısı
telsiz anonsuyla götürmüşlerdi.
Ve suçu insanları sevmekti Kadri’nin
Suçu barış istemekti
Adalet istemekti,
Yazmaktı suçu Kadri’nin.
Sonra gülümsedi belirsiz
Kendine kızdı
“Ulan yine sukoyverdin Kadri”
Diye söylendi kendine.
“Çabucak toplan
Caddeye kalabalığa ulaş.
Topla ekmek,cıgara
Hele vay hele ki
Şarap paranı”
Ağır ağır yürümeye başladı
Tozlu kaldırımlarda
Gürültüler,sloganlar geliyordu
Üniversite çoşmuştu
Eylem vardı.
Birden gençliğini hatırladı
İçini sımsıcak duygular
Sardı.
Ve bir kız koşuyordu
Kanayan burnunu tutarak
Kadri irkildi
Genç bir yürek koşuyordu.
Sanki bir ceylan
Koşuyordu
Aslan pençesi korkusunda.
Belki de kızı koşuyordu
Bir araba durdu
Üç kişi indi
İyi de nişan almışlardı hani
Hiç bu kadar çevik olmamıştı
Namlunun önüne fırlattı
Kendini.
İlk mermi göğsünü parçalamıştı
Kız köşeyi dönüp kaybolmuştu.
Adamlardan biri kızgın
Bağırdı
“Pis şarapçı ne yaptın ?”
Kanlar içinde
Aydınlık yüzüyle
Tebessüm ediyordu.
Ve kirli paltosunun altında
Kırılmış yüreği ile
Yıldızlara gülümsüyordu.

Ve o yürek ;ki Nazım’ın
Ve o yürek ;ki *darağacında Deniz’in
Ve o yürek ;ki Kerbelada Hüseyin’in
Yüreği.
Hoşça kal güzel yürekli adam
Hoşça kal.
Biz seni ve senin gibileri
Asla
Unutmayacağız
Ve
Unutturmayacağız.

Bu arada
Kızın az okumuş
Erken evlenmiş
Eskişehir’deymiş.
Bir oğlu olmuş
Ve adını
“Kadri” koymuş.
Alıntı ile Cevapla
  #84  
Alt 01-01-2011, 16:40
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

Kurt bir akşam acıkmıştı,
dağlarda ava çıkmıştı.
Bakınarak sağa sola,
geldi en işlek bir yola.
dedi
"Bu ne güzel bir yer,
bir kısmetim varsa eğer,
ayağıma gelir kendi."
durduğu yeri beğendi.
Geçti aradan uzun bir zaman,
bir At göründü uzaktan.
Kişneyerek şahlanıyor,
dağı kimsesiz sanıyor.
Titretti bir sevinç kurdu,
çıktı yol üstüne durdu.
At dediki,
"Kurt arkadaş,
öyle uzak durma yanaş.
Bilirim ne diyeceksin,
açsın beni yiyeceksin.
Yeee,
ne çıkar bundan ama,
bak ne geldi aklıma.
Yediğin Arap atı mı ?
yoksa soysuz bir beygir mi ?
Bilinmeyen şey yenir mi ?"
Getireyim diye berat
kurdu aldattı gitti at.
Geçti aradan uzun bir zaman,
bir katır göründü uzaktan.
Çifte atarak geliyor,
dağı kimsesiz sanıyor.
Titretti bir sevinç kurdu,
çıktı yol üstüne durdu.
Katır dedi,
"Kurt arkadaş,
öyle uzak durma yanaş.
Bilirim ne diyeceksin,
açsın beni yiyeceksin.
Yeee,
ne çıkar bundan ama,
bak ne geldi aklıma.
Etim pek tatlı bir ettir,
fakat kemiklerim serttir.
Getireyim sana satır,
kemiklerimi onunla kır."
Getireyim sana satır,
diye aldattı kurdu gitti katır.
Geçti aradan uzun bir zaman,
bir koyun göründü uzaktan.
Gevrek sesi ile meee leyerek geliyor,
dağı kimsesiz sanıyor.
Titretti bir sevinç kurdu,
çıktı yol üstüne durdu.
Koyun dedi,
"Kurt arkadaş,
öyle uzak durma yanaş.
Bilirim ne diyeceksin,
açsın beni yiyeceksin.
Yeee,
ne çıkar bundan ama,
bak ne geldi aklıma.
Ne oyunlar bilirim ben,
bir kere gör de neşelen.
Eski sevincin azalmış,
belli
gönülcüğün dalmış bir karamsar düşünceye,
yiyeceksen keyifle ye."
Oynanayım diye oyun,
kurdu aldattı gitti koyun.

Geçti aradan epey zaman.
Ne giden var ne de gelen.
Yağmur damla damla yağar.
Kurt başlandı söylenmeye,
"Bulmuştun dolgunca bir at,
yeee
keyfinden sırt üstü yat,
nene gerek senin berat,
Kadımıydın be hey sersem,
yerinde ölüp geber sen.
Bulmuştun güzel bir katır,
yeee,
ne eylersin gönül hatır,
nene gerek senin satır,
kasapmıydın be hey sersem,
yerinde ölüp geber sen.
Bulmuştun güzel bir koyun,
yeee,
sonra uyu yüzükoyun,
nene gerek senin oyun,
köçekmiydin be hey sersem,
yerinde ölüp geber sen."

Kurt bir akşam,bütün gece,
inledi durdu delice.
Gün doğarken işi bitti,
açlığından ölüp gitti.

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Alıntı ile Cevapla
  #85  
Alt 14-11-2013, 19:31
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

GÜLER'İN KALBİ.



Güler o gün okula biraz geç kalmıştı.
Sonra öğretmeni onu karşısına almıştı.
"Kızım" dedi,
"Geçen günde derse yetişemedin böyle olmuştu dün de."
Sınıfta çıt yok işte.
Dikilmiş bütün gözler,
mini mini ağızdan döküldü büyük sözler.
"Güneş ılık,gök mavi,yazdan kalmıştı bugün.
Herkes neşe içinde,yalnız birisi küskün.
Koca şehrin gülerken ihtiyarı genci,
uzaklardan gelmişti yarı çıplak bir dilenci.
Caddede kaldırımın bir kenarına çökmüştü.
Her gelene ağlamış ve derdini dökmüştü.
Yaşlı bir bay geçiyor,uzanıyor gene el,
acı bir ses çıkıyor bir tek onluğa bedel.
"Git çalış miskin adam dilenme böyle" diye
"Niye bu süprüntüyü görmüyor belediye."
İtilen o sıska el geriye çekiliyor,
bu sefer de caddeden genç bir bayan geçiyor.
"Amannn çekil yolumdan alıkoyma herkesi !!"
Artık o dilencinin duyulmuyor hiç sesi.
Herkesin arkasından üzgün üzgün bakıyor,
gözlerinden belirsiz gözyaşları akıyor.
Gidemedim bir saat oracıktan ileri,
Ve,
saydım caddeden geçen bütün yüreksizleri."

Öğretmen kıpkırmızı,gözleri yaşla dolmuş,
sınıfta arkadaşlarının rengi sapsarı olmuş.
"Sonra ne oldu benim iyi kalpli Güler'im ?"
"İçime pek dokundu dilencinin duruşu,
uzattım titreyerek eline on kuruşu."

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:28 .