Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji > Evrim

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 30-08-2009, 23:14
emil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emil emil isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Aug 2008
Mesajlar: 151
Standart Evrime bir örnek

Japonya 12. yüzyılda, "Heike" ismindeki samuraylardan kurulu bir kabile tarafından yönetiliyordu. Heiki'lerin şefi ve Japonya'nın o zamanki imparatoru, 7 yaşındaki bir çocuk olan Antoku idi. Bakıcısı ve koruyucusu büyükannesi bayan Nii idi.

Heike kabilesi diğer bir savaşçı kabile olan, Genji ile uzun ve kanlı bir savaşa girdiler. Her ikisi de imparatorluk tahtında hak iddia ediyordu. En büyük ve sonuncu çarpışma ise 24 Nisan 1185 yılında, Japon içdenizindeki Dannoura adasında oldu. Heike savaşçıları bozguna uğradılar. Sağ kalan savaşçılar kendilerini denize atıp boğuldular. İmparatorun büyükannesi bayan Nii, düşman tarafından yakalanmayı aklına getirmek istemiyordu. Küçük imparator bayan Nii'ye sordu:

"Beni nereye götürüyorsun?"

Yanağındaki gözyaşlarıyla genç hükümdara doğru döndü. Küçük hükümdar da gözündeki yaşlarla küçük ellerini kavuşturdu. Önce doğuya dönüp, adanın tanrısına elveda dedi, sonra batıya dönüp, Amida Buda'sına bir dua okudu. Bayan Nii ise, onu kucağına alıp şunları söyledi: "Okyanus dalgalarının altındaki derinlikler artık sığınağımız olsun."

Heike donanmasının Dannoura'da yok edilmesi aynı zamanda, kabilenin 30 yıldır sürdürdüğü egemenliğe de son vermişti. Heike kabilesi böylece yok oldu. Sadece 43 kişi kurtuldu ve hepsi de kadındı. Bu kadınlar savaş yerine yakın bir bölgede bulunan bazı balıkçılara, çiçek ve baharat satıyorlardı. Bu balıkçılardan doğan çocukları ise savaşı anmak için, bir festival yapmaya karar verdiler. Böylece bugüne kadar süregelen ve her 24 Nisan'da yapılan, içinde 7 yaşındayken boğulmuş Antoku'nun mozolesi bulunan, Akama türbesini ziyaret etmeye başladılar. Heike savaşçılarının hayatı ve ölümünü hatırlamak maksadıyla, bir seramoni yapıyorlar.

Çok ilginç bir şey daha var: Balıkçıların söylediğine göre, Heike samurayları denizin tabanında bir yengeç formuna dönüşmüşler. Burada sırtlarında ilginç bir şekil olan yengeçlerden var. İnsan yüzüne benzeyen bu şekil, eski çağlardaki o kızgın samuraylardan birisinin yüz ifadesine çok benziyor. BuHeike yengeçleri yakalandıklarında yenmiyorlar. Dannoura'daki o savaşı anmak için geriye denize atılıyorlar.

Bu efsane burada ilginç bir probleme sebep olmuş:

Bir savaşçının yüz ifadesi, acaba bu Japon yengecinin sırtında nasıl oluşmuş olabilir?
Bu yüz şeklinin oluşmasında buradaki insanlar rol oynadı.

Ama nasıl?

Bu yengeçlerin diğer pek çok özelliği gibi sırtlarındaki şekiller de genlerle nakledilir. Aynen insanlarda olduğu gibi yengeçlerde de özellikler aktarılır. Bu yengecin ilk yakalanan atası, daha az insan yüzüne benziyor olmalıydı. O savaştan çok önceleri buradaki balıkçılar, belki de sırtı insan yüzüne az da olsa benzeyen bu yengeçleri de yiyorlardı. Ama daha sonraları bunları denize geriye atarak, doğanın işleyişindeki seçimi belirlediler. Eğer bir yengeçsen ve sırtın sıradan ise ya da belli belirsiz şekiller varsa, insanlar seni yiyeceklerdir. Ama sırtında insan yüzüne benzeyen bir şekil varsa, seni geriye denize atacaklar ve bir sürü sana benzeyen, bebek yengeç yapmana imkan sağlayacaklar. Pek çok nesil sonrasında ise samuray yüzüne en çok benzeyen sırtlı yengeçler kaçınılmaz olarak hayatta kalıp baskın duruma geçeceklerdir. Taa ki bir samuray savaşçısının yüzüne benzeyinceye kadar. Bir Japon’a benzeyinceye kadar değil, samuray savaşçısına benzeyinceye kadar.

Tüm olan bitenlere karşı yengeçlerin yapabileceği bir şey yoktu. Seçime dışarıdan müdahale edilmişti. Ne kadar samuraya benzersen hayatta kalma şansın o kadar fazlaydı. Bu olaya yapay seçim denir.Darwin’in bahsettiği bilinçsiz seçim. Heike yengeci olayında bunu balıkçılar bilinçsizce yaptılar ve kesinlikle yengeçler bu konuda masumdu. İnsanlar binlerce yıldır kasıtlı olarak hangi bitki ya da hayvanın, yaşayıp yaşamayacağına karar verdiler. Etrafımız, çiftliklerle ve ev hayvanlarıyla, meyveler ve sebzeler ile dolu. Bunlar bir zamanlar serbestçe doğada yaşayan vahşi, ve sonradan çiftlikteki kolay yaşama alışmış canlılar mı? Hayır. Bunların neredeyse tamamını biz meydana getirdik.

Bir at, inek, koyun, pirinç tanesi ya da Heike yengeci için düşünebileceğimiz yapay seçimin özünde, pek çok karakterin nesillere aktarılması yatar. İnsanlar için bitkide ve ya hayvanda iyi karakterlerin bir sonrakine aktarılması verimlilik için önemliydi.

Bu yüzden insanlar bazı türlerin çoğalmasını teşvik ederlerken, bazılarının çoğalmasını engellerler. Seçilen tür sonunda ortamda bol bulunmaya başlar, seçilmeyen ise seyrekleşir ya da yok olmaya yüz tutar. Eğer yapay seçim bu gibi değişiklikleri, sadece birkaç bin yılda yapabiliyor ise, doğal seçim acaba milyarlarca yılda neler yapabilir?
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:16 .