Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 16-10-2012, 19:41
rastaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
rastaman rastaman isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2009
Bulunduğu yer: kocaeli
Mesajlar: 649
Standart

Albatros farkında mısın bilmem ama yorumun ''dış mihraklar'' söylemini anımsatıyor.İster devlet,ister örgüt,isterse örgütsüz hareketler olsun tüm bölgesel güçler belli bir aşamadan sonra ister istemez global güçlerle dirsek temasına geçer,bu kaçınılmazdır.Ama bu,''orada bir sorun yok,herşeyi dış güçler çıkardı'' gibi bir sonuca bizi götürmemeli.Hiçbir güç,yara olmayan yeri kaşıma gibi bir zaman kaybına girmez.

Eğer yazdıklarıma katılmıyorsanız Kürt sorunu diye bir problemimiz olmadığına,bunun dış güçlerin oyunlarından ibaret olduğuna da inanmanız gerekir;PKK'nin onca dış bağlantısı malum.

Ama o zaman tüm gerçeklerin üzerini örtmüş,kafanızı kuma gömmüş olursunuz.

Bir de bu Suriye olayları havadan düşmedi,Arap isyanlarının bir parçası olarak değerlendirilmeli.Tayyip destek yollamış,Obama falan fıstık demiş,ufak işler bunlar.En temele inmek lazım,neden çıktı bu Arap isyanları;meselenin özü bu.
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 16-10-2012, 21:21
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
Standart

rastaman´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Albatros farkında mısın bilmem ama yorumun ''dış mihraklar'' söylemini anımsatıyor.İster devlet,ister örgüt,isterse örgütsüz hareketler olsun tüm bölgesel güçler belli bir aşamadan sonra ister istemez global güçlerle dirsek temasına geçer,bu kaçınılmazdır.Ama bu,''orada bir sorun yok,herşeyi dış güçler çıkardı'' gibi bir sonuca bizi götürmemeli.Hiçbir güç,yara olmayan yeri kaşıma gibi bir zaman kaybına girmez.

Eğer yazdıklarıma katılmıyorsanız Kürt sorunu diye bir problemimiz olmadığına,bunun dış güçlerin oyunlarından ibaret olduğuna da inanmanız gerekir;PKK'nin onca dış bağlantısı malum.

Ama o zaman tüm gerçeklerin üzerini örtmüş,kafanızı kuma gömmüş olursunuz.

Bir de bu Suriye olayları havadan düşmedi,Arap isyanlarının bir parçası olarak değerlendirilmeli.Tayyip destek yollamış,Obama falan fıstık demiş,ufak işler bunlar.En temele inmek lazım,neden çıktı bu Arap isyanları;meselenin özü bu.
''Kesin Esad'a karşı savaşanlar azılı İslamcılar,El Kaide,İsrail,ABD,Gargamel,Lucifer,Karındeşen Jack,şarkıcı Ajdar ve Nihat Doğan'dan oluşan bir şer ittifakıdır '' yazan sen değil misin? Ali Bulaç da mı Esad yanlısı?

1. Orada kimse ''sorun olmadığını'' söylemedi, söylemiyor.

2. Artık sağır sultan bile Suriye'deki savaşa Türkiye, Katar ve S. Arabistan'ın dahil olduğu(lojistik, silah, para, eğitim vs); Suriye'nin İran, Lübnan ve elbet Rusya kanalıyla direndiğini biliyor. Bunu ne Türkiye'deki ''hükümet yanlıları'' ne de Suriye'deki militanlar reddediyor, reddedebilir.

Peki biz ne diyoruz?

Ali Bulaç'ın ''bile'' söyleyebildiği şeyi: Türkiye (Katar ve Arabistan'ın yaptığına yakın) bu savaşa mezhepçi bir saikten ve bunu önceleyen ideolojik bir ''bagajla'' yaklaşmakta. Buna ister ''neo-Osmanlıcılık'' de, ister Tc'nin ''kendi hegemonik hayalleri'' de, ister ''stratejik çıkarları, de...

Yine Ali Bulaç'ın bile dürüstçe ikrar ettiği bir şeyi ifade ettik, ediyoruz: Suriye'de Türkiye'nin oyunu mezhepçidir ve bu oyun özellikle ''Müslüman Kardeşler'' üzerinden palazlandırılmaktadır. Bunun manası şudur: Bu oyunda rejim karşıtı Kürtler, Aleviler, Hristiyanlar ve diğer laik Sünniler yoktur. Daha da beteri, Türkiye Vahabi-Selefi radikalleri de desteklemeye başlamıştır ve bunlar ''sır'' değildir. Ali Bulaç'ın sözleriyle ''nasıl olsa kısa sürede kazanırız'' diyerek Türkiye'nin ''harici radikalizme'' itibar etmesi... üzerine hiç düşünmeyecek misin? Şiddeti ve çatışmaları Esad rejimi kadar Türkiye ve radikal İslamcı güçlerin kışkırttığını söylemeyecek miyiz? Bunları söylemek bizi ''Baasçı'' mı yapar? Kusura bakma ama Uludere'de öldürülenleri eleştirmek bizi ne kadar ''PKK'li'' yaparsa, bunu söylemek de o kadar Baasçı yapar. Ve senin de egemenin siyasal ''propaganda''sını bu derece sorgusuz sualsiz tekrar etmen düşündürücü değil midir? Yok mudur bu işin hiç ''üçüncü/başka'' bir düşünme tarzı, yolu ve ifadesi? Siyaset bu denli ''siyah/beyaz'' mıdır?

Suriye'de bir rejim sorunu elbet vardı. Suriye olayları da elbet mevcut bir sorunun üzerinde başladı. Fakat bu sorun başta iktidar zümreleri çevresinde yanlış okunup çarpıtılmaktadır! Suriye rejimi Türkiye'ye benzer bir ''askeri/bürokratik'' korparatif bir rejimdir, doğru. Ancak, bunun adından gayrı ''ne sosyalizmle'' ne de ''Nusayrilik''le alakası yoktur. Bilakis, orta ve üst sınıf sayısız Sünni'nin de sınıfsal çıkarının olduğu otoriter bir rejimden bahsediyoruz. Kozmoz aşkına, yoksul ve ezilen Hristiyan ve Alevi zümreleri Esad'a el mi açıyordu düne kadar? Yahut soruyu şöyle soralım: Türkiye'deki Kemalist otoriter rejime ''İslamcı zümreler''in başını çektiği(Refah Partisi çizgisinin örneğin) ''silahlı bir kalkışma'' olsaydı bunların demokrasi ''aşkı''na bu kalkışmayı destekler miydin? Kendi payıma ben böylesi bir ''savaş''ı desteklemezdim. Neden? Çünkü, bu savaşta muvaffak olmaları durumunda -en azından- Kemalizmi aratmayacak yeni bir otoriter rejimi öngörebilirdik. Ancak, seçimle ''iş başına gelmiş'' bir Rp'nin de otoriter bir askeri ''darbe'' yoluyla devrilmesini desteklemezdim!
Gördüğün gibi ''mücadelenin meşruiyeti''ni her zaman ''TALEPLER'' belirler. Özgür Suriye Ordusu denilen ve irili ufaklı sayısız küçük birliklerden oluşan cephenin ''demokrasi nazarında'' şüphelere mahal vermeyecek ASGARİ MEŞRU talepleri mevcut mudur? Dikkat!!!: Topyekun bir ''muhalif cephe''den bahsetmiyoruz. Bulaç'ın bile ifade ettiği gibi ''silahsız gösteriler'' devam ettiğinde Esad'a karşısında yer alan birçok kesim bugün ya rejimle birlikte yahut üçüncü bir cephededir...

Arap ''isyanları''nı değerlendirelim değerlendirmesine de ortaya çıkan şeyin ''demokrasi devrimi olup olmadığını'' da TARTIŞALIM değil mi? Aynen Mısır'daki gibi:

Mısır'da Mursi'yi devlet başkanlığının 100. gününde protesto eden ve gerçek anlamda temsilin sağlandığı bir Kurucu Meclis talebiyle gösteri yapan seküler devrimci gruplara, kendileri aleyhine atılan sloganlar sebebiyle alanda Deve Savaşı'nın sorumlusu olan eski devlet yetkililerinin mahkeme tarafından serbest bırakılmasını protesto eden Müslüman Kardeşler üyeleri saldırdı.

http://www.marksist.org/dunya/afrika...esler-saldirdi
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 16-10-2012, 22:19
rastaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
rastaman rastaman isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2009
Bulunduğu yer: kocaeli
Mesajlar: 649
Standart

Bunun bir mezhep savaşına dönüşmeye başladığını,yüzlerce yıl önceki Osmanlı ve İran'ın güç mücadelesinin bir anlamda devamı olduğunu daha önce de söyledik.Hatta dış politikada tarihin belli bir dönemine cuk oturan dejavulara sıkça raslanır;Balkanlara,doğu Avrupaya,kısacası dünyanın neresine bakarsanız bakın varolan tüm ittifaklarda bunu görürsünüz.

Ama Ali Bulaçmış,mezhep savaşıymış,tüm bunlar asıl sorunun yanında solda sıfır kalır,Arap isyanları neden başladı?

Suriye olayları,mezhep savaşı falan küçük ölçekli işler,dünya sallanıyor,bizse hala tek tek ülkeler ve o ülkelerin etnik dinsel yapılarıyla bir yerlere varmaya çalışıyoruz.Tunusda mezhep sorunu mu var,Mısırlının derdi Şia ya da Sunnilik mi?

Bu isyanlar arasındaki bağlantıyı görmemek,her birini yerel olgularla anlamaya çalışmak ciddi bir fiyaskodur.

''Mücadele seküler diktatörlerle İslamcı diktatörler arasındadır'' diyen adamı oryantalistlerle aynı safta olmakla suçlarım.Şu iletide bile muhalifler İranlı ayetullahlara benzetiliyor,Vartor ne yazmış;

vartor´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ateistlerin Esad'i desteklemeleri gayet normal; Arap baharinin estigi ulkelerdeki, devrilen diktatorlerin yerine getirilen, alternatif seriatcilari mi destekleselerdi diyorsun?
Iran'da $ahi devirip demokrasi getirdikleri gibi bir demokrasi bekliyorsaniz diyecegim yok.
Sanki Humeyni demokrasi vaadiyle gelip diktatörleşmiş gibi bir izlenim veriliyor,Humeyni;Mursi ve Gannuşiyle,hatta Tayyip'le bir tutuluyor.

Senin yazdıkların da pek farklı şeyler anlatmıyor aslında.Bunların hepsi sıradan bir batılının ağzındaki baklalardan çok farklı değil;

''Demokrasi bu ortadoğuluların neyine,sandığı bunların önüne koysan her seferinde İslamcıları seçeceklerdir.En iyisi başlarına laik bir diktatör koymak''

Kapatalım dükkanı gidelim o zaman,nasılsa hepsi diktatörleşecek.Seçimler de iptal olsun,askeriye gelsin başa.Birçoğunuzun yazdıklarının ucu mecburen buraya varıyor.Farkında olmadan 28 şubatçı oluveriyorsunuz.

Ortadoğu halklarının demokrasiyi hak etmediğini düşünüyorsunuz,bir çoğunuz böyle.İsraildeki adam da korku içinde izliyor olayları,birçok batılı da.Bakmayın muhaliflere destek veren tavırlarına,Demokrat partililer bile Obama ve Hillary'nin Arapların demokrasi denemesine''bir şans verme'' politikasını desteklemiyor.

Ne Tayyip ne de Mursi parlementoyu iptal edip bir İslami diktatörlüğe gitmeyecektir,bunu böyle bilin.Aptal değil bu adamlar,diktatörlerin başına ne geldiğini iyi biliyorlar.Gerek de yok böyle bir şeye,dünyanın seçimle gelen bir İslami hukumete Ahmedinejad muamelesi yapmadığını görüyorlar.Onların amaçları toplumu dönüştürmek,ne olursa olsun iktidardan gitmemek değil.Bu çağda başka bir çıkar yol olmadığını biliyorlar.

Bunun diğer bir ayağı da Latin Amerikada yaşanıyor,nasıl ki ortadoğunun İslamcıları parlamenter demokrasinin yöntemlerine teslim olduysa Chavez ve Markos gibi sosyalistlerde aynısını yapıyor,artık hepsi bir zamanlar eleştirdikleri ''burjuva demkorasisi'' nin kurallarına uyuyor.

Bu bağlantıları kurmadıktan sonra gerisi boş.
İlk gençlik yıllarımda yasal bir parti kurup mecliste mücadele etmekten bahseden herhangi bir devrimci oportünizmle,reformizmle suçlanırdı.En radikalim diyenler bile tek tek parti kurdu,tükürdüklerini yaladılar,isim vermeye gerek yok.Bu,tüm dünyada farklı ama yakın zamanlarda yaşandı.

Dinlerin ve ideolojilerin parlamenter demokrasiye boyun eğişidir bu,ve tıpkı diğerleri gibi bir yönüyle iletişim devrimidir.Kitle iletişim araçlarının toplumları her sarsışında olduğu gibi önce din,sonra etnisite,nihayetindeyse ideoloji alanında kendini gösterir.Konuşacağız daha bunları.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 17-10-2012, 00:55
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
Standart

rastaman´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bunun bir mezhep savaşına dönüşmeye başladığını,yüzlerce yıl önceki Osmanlı ve İran'ın güç mücadelesinin bir anlamda devamı olduğunu daha önce de söyledik.Hatta dış politikada tarihin belli bir dönemine cuk oturan dejavulara sıkça raslanır;Balkanlara,doğu Avrupaya,kısacası dünyanın neresine bakarsanız bakın varolan tüm ittifaklarda bunu görürsünüz.
Esad rejimi bir Nusayri rejimi midir peki? Değilse bu savaş niye mezhep savaşına dönmekte? Ali Bulaç'ın bile işaret ettiği yanlışlardan olmasın?

Ama Ali Bulaçmış,mezhep savaşıymış,tüm bunlar asıl sorunun yanında solda sıfır kalır,Arap isyanları neden başladı?
Esad'ın ''mezhepçiliği''nden değil herhalde?

Suriye olayları,mezhep savaşı falan küçük ölçekli işler,dünya sallanıyor,bizse hala tek tek ülkeler ve o ülkelerin etnik dinsel yapılarıyla bir yerlere varmaya çalışıyoruz.Tunusda mezhep sorunu mu var,Mısırlının derdi Şia ya da Sunnilik mi?Bu isyanlar arasındaki bağlantıyı görmemek,her birini yerel olgularla anlamaya çalışmak ciddi bir fiyaskodur.''Mücadele seküler diktatörlerle İslamcı diktatörler arasındadır'' diyen adamı oryantalistlerle aynı safta olmakla suçlarım.Şu iletide bile muhalifler İranlı ayetullahlara benzetiliyor,Vartor ne yazmış;Sanki Humeyni demokrasi vaadiyle gelip diktatörleşmiş gibi bir izlenim veriliyor,Humeyni;Mursi ve Gannuşiyle,hatta Tayyip'le bir tutuluyor.

Senin yazdıkların da pek farklı şeyler anlatmıyor aslında.Bunların hepsi sıradan bir batılının ağzındaki baklalardan çok farklı değil;
Suriye muhalefeti de(Savaşan gruplardan bahsediyoruz) ''demokrasi söylemi'' kullanmıyor pek. Kullananlar da savaşmıyor artık. Anladın mı? Bu savaş ''özgürlük ve az da olsa demokrasi isteyenlerin savaşı'' olmaktan çıktı.

''Demokrasi bu ortadoğuluların neyine,sandığı bunların önüne koysan her seferinde İslamcıları seçeceklerdir.En iyisi başlarına laik bir diktatör koymak''

Kapatalım dükkanı gidelim o zaman,nasılsa hepsi diktatörleşecek.Seçimler de iptal olsun,askeriye gelsin başa.Birçoğunuzun yazdıklarının ucu mecburen buraya varıyor.Farkında olmadan 28 şubatçı oluveriyorsunuz.
Akp'nin demokrat olmadığını söylemek bizi ne kadar ''Kemalist'' yaparsa Suriyeli Vahabi, İhvancı ve Selefilerin de demokrat olmadıklarını söylemek o kadar Esadçı yapar. Sense benzetmek lazımsa, Uludere'de iktidarı eleştirdik diye bizi ve o ''kaçakçıları'' Pkkli yapıyorsun. Uludere'deki vahşete neden olan, tecavüzcü müdürleri atayan ve Hrant'ın katillerini kollayan da Türkiye'nin ''baharı''nın mimarı bir iktidar. Araplar ''demokrasiyi hakketmiyor'' demekle Akp demokrat değil, demek arasındaki farkı anlayabiliyorsun umarım. Daha iyi, aklı selim ve güzel bir yol mümkünken-ütopyadan bahsetmiyoruz- neden buna razı olmamız gerekiyor? Kırk satır mı kırk katır mı, diyelim?




Ortadoğu halklarının demokrasiyi hak etmediğini düşünüyorsunuz,bir çoğunuz böyle.İsraildeki adam da korku içinde izliyor olayları,birçok batılı da.Bakmayın muhaliflere destek veren tavırlarına,Demokrat partililer bile Obama ve Hillary'nin Arapların demokrasi denemesine''bir şans verme'' politikasını desteklemiyor.

Ne Tayyip ne de Mursi parlementoyu iptal edip bir İslami diktatörlüğe gitmeyecektir,bunu böyle bilin.Aptal değil bu adamlar,diktatörlerin başına ne geldiğini iyi biliyorlar.Gerek de yok böyle bir şeye,dünyanın seçimle gelen bir İslami hukumete Ahmedinejad muamelesi yapmadığını görüyorlar.Onların amaçları toplumu dönüştürmek,ne olursa olsun iktidardan gitmemek değil.Bu çağda başka bir çıkar yol olmadığını biliyorlar.

Bunun diğer bir ayağı da Latin Amerikada yaşanıyor,nasıl ki ortadoğunun İslamcıları parlamenter demokrasinin yöntemlerine teslim olduysa Chavez ve Markos gibi sosyalistlerde aynısını yapıyor,artık hepsi bir zamanlar eleştirdikleri ''burjuva demkorasisi'' nin kurallarına uyuyor.

Bu bağlantıları kurmadıktan sonra gerisi boş.
İlk gençlik yıllarımda yasal bir parti kurup mecliste mücadele etmekten bahseden herhangi bir devrimci oportünizmle,reformizmle suçlanırdı.En radikalim diyenler bile tek tek parti kurdu,tükürdüklerini yaladılar,isim vermeye gerek yok.Bu,tüm dünyada farklı ama yakın zamanlarda yaşandı.

Dinlerin ve ideolojilerin parlamenter demokrasiye boyun eğişidir bu,ve tıpkı diğerleri gibi bir yönüyle iletişim devrimidir.Kitle iletişim araçlarının toplumları her sarsışında olduğu gibi önce din,sonra etnisite,nihayetindeyse ideoloji alanında kendini gösterir.Konuşacağız daha bunları.
Mezhepçi bir kirli savaştan parlamenter demokrasiye boyun eğecek ''asgari bir demokrasi'' ÇIKMAZ. Çıkması için;

a. Esad'ın uzlaşma ve barışla gitmeye zorlanması

b. Ülkedeki ''laik, sol, liberal, Alevi,Kürt ve Hristiyan'' zümrelere garanti verilmesi

gerekir.

50 SEFER SÖYLETMEK ZORUNDA bırakma: Ali Bulaç'ın bile gördüğünü sen göremiyorsun: Ülkenin neredeyse yarısı kendilerince farklı sebeplerle İslamcıların savaşının tarafı değil. Kozmoz aşkına bu adamların hepsi de Esad'a bayılmıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 19-10-2012, 00:28
rastaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
rastaman rastaman isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2009
Bulunduğu yer: kocaeli
Mesajlar: 649
Standart

AlbatrosS´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Esad rejimi bir Nusayri rejimi midir peki? Değilse bu savaş niye mezhep savaşına dönmekte? Ali Bulaç'ın bile işaret ettiği yanlışlardan olmasın?
Ali Bulaç ortadoğu meselelerinde yazmadan önce biraz tarih çalşmalı.

İran-Irak savaşına bakalım;

Esad;

Laik,Arap,Baasçı,Şii

Saddam;

Laik,Arap,Baasçı,Sunni

Humeyni

İslamcı,Fars,Şii


Diğer tüm Arap ülkeleri Saddam’ı desteklerken,Suriye net bir şekilde mezheptaşı İran’ı desteklemiştir.Öyle ya,Saddamla aralarında aynı partinin adamı olmaları dahil bir çok ortak nokta varken Şeriatçı Humeyniye destek vermesi bile Esad rejiminin Nusayri/Şii yönünü görmek için yeterlidir.
Savaştan önce de Esadların Irakla yaşadığı en önemli sorun,’’Iraktaki Şiilerin durumu’’ydu

Tarih yine tekerrür ediyor,her zaman olduğu gibi Şii İran ve Nusayri Esad ailesi omuz omuza.

Esad rejimi mezhepçi değil de İran ne arıyor Suriyede?Onbinlerce İranlı ‘’turist’’ var şu an Suriyede.Kimi savaşçı,keskin nişancı,kimi mühendis.İran boşuna mı yırtınıyor Suriyede,eğer İran’ın Esad rejimine gözü kapalı destek vermesinin nedeninin mezhep dayanışması olmadığını iddia edebilecek biri varsa buyursun gelsin.

Esad İsrail karşıtıysa Kaddafide öyleydi,İran neden sahip çıkmadı Kaddafiye Esad’a yaptığı gibi? Tam tersi Libyadaki isyancılara destek verdi mollalar,ne çabuk unuttunuz?


Suriyede Nusayri yönetimi olduğu konusunda İranlılar da yanılıyor demek.İran yönetimi milyarlarca dolarını Esad için boşuna harcıyor yani,Esad da kara kaşı için mollaları nükleer santraller konusunda destekliyor.Tüm dünyayı karşısına alma riskini göze alarak.

Esad ailesi birçok Levanten Hristiyan için önemlidir,hem Suriye hem Lübnanda.Rejim gücünü sadece Nusayrilerden değil,Hristiyanlardan da alır,bu çok normal.Esad ailesi başa geldiğinden beri Suriye ve Lübnan Hristiyanlarının koruyuculuğunu oynuyor;Suriye ordusunun bir zamanlar Lübnana girmesinin temel nedeni de budur.

Bu politika hem Esad’a Avrupada yıllarca kısmi bir sempati kazandırmış,hem de içeride güçlü Hristiyan cemaatleriyle yerini sağlamlaştırmıştır.


Esad rejimi Nusayri-Şiici değilse eğer;

- Lübnan’ı işgal eden Suriye,Lübnanda Hristiyanlara ve Şilere verdiği desteği,hoşgörüyü neden Lübnanlı Sunnilerden esirgemiştir?Neden Lübnan sunnileriyle devamlı sorun yaşamıştır?

Esad rejimi Nusayrici değilse eğer;

-Lübnan iç savaşının başından sonuna kadar Suriye neden Şii gruplara destek vermiştir?Bu o boyuttadır ki Şii Emel örgütüne yıllarca-ve hala-Suriye’nin paravan örgütü gözüyle bakılmıştır.Bu Lübnanlı Şii örgütün kurucusu Musa el Sadr’ın İranlı olduğunu belirtelim.Örgütü kurar kurmaz ilk icraatlarından biri de Suriyeli Nusayrilerin ‘’Şii’’ olduğunu belirten bir fetva yayınlamak olmuştur.

-Kuruluşundan bugüne Hizbullah en büyük yardımı Nusayrici Esad yönetiminden almıştır.Düşünün laik ya da şeriatçı olmaları hiç önemli değil,aralarındaki bağ’’Şiilik’’ o kadar önemli.

Öyle üç beş Sunni bakan atamakla olmuyor bu işler,bu rejimin mezhepçi yönleri örtmekle kapanacak gibi değil.


AlbatrosS´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Akp'nin demokrat olmadığını söylemek bizi ne kadar ''Kemalist'' yaparsa Suriyeli Vahabi, İhvancı ve Selefilerin de demokrat olmadıklarını söylemek o kadar Esadçı yapar. Sense benzetmek lazımsa, Uludere'de iktidarı eleştirdik diye bizi ve o ''kaçakçıları'' Pkkli yapıyorsun. Uludere'deki vahşete neden olan, tecavüzcü müdürleri atayan ve Hrant'ın katillerini kollayan da Türkiye'nin ''baharı''nın mimarı bir iktidar. Araplar ''demokrasiyi hakketmiyor'' demekle Akp demokrat değil, demek arasındaki farkı anlayabiliyorsun umarım. Daha iyi, aklı selim ve güzel bir yol mümkünken-ütopyadan bahsetmiyoruz- neden buna razı olmamız gerekiyor? Kırk satır mı kırk katır mı, diyelim?
Yukarıda anlattığımız gibi,Akp de tıpkı kemalistler ve Türkiyeli sosyalistler gibi ‘’mecburen demokrat’’.Çünkü hızla gelişen iletişim,kitlelere sandıktan başka yolları olmadığını anlamalarını sağlıyor.Markos ya da Chavez ne kadar demokratsa Erdoğan da ancak o kadar demokrat.Hepsine birden yaşama şansı vermek,ama uyanık olmak zorundayız.Hem Chavezgillere,hem de Erdoğangillere karşı.

AlbatrosS´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Mezhepçi bir kirli savaştan parlamenter demokrasiye boyun eğecek ''asgari bir demokrasi'' ÇIKMAZ.
Mezhepçi olmayan bir diktatörden de mezhep savaşı çıkmaz.

AlbatrosS´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Çıkması için;
a. Esad'ın uzlaşma ve barışla gitmeye zorlanması
b. Ülkedeki ''laik, sol, liberal, Alevi,Kürt ve Hristiyan'' zümrelere garanti verilmesi

gerekir.
Zaman kaybı bunlar,Suriyenin bir an önce bölünmesi gerekir.Tıpkı Türkiye,İran,Irak ve daha birçok bölge ülkesi gibi.

AlbatrosS´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

50 SEFER SÖYLETMEK ZORUNDA bırakma: Ali Bulaç'ın bile gördüğünü sen göremiyorsun:
Ali Bulaç’ın bir halt göremediğini biraz önce kanıtlarıyla gösterdim.Laik tribünlere oynamış Bulaç,Suriyedeki iktidar hakkında fena halde yanılıyor.Erdoğan da yanılıyor,Suriyeli Kürtlerden yediği gol bile bunu anlamaya yeter.Allasanız da pullasanız da başından beri mezhepçidir Esad rejimi,durduk yere başlamadı hiçbir şey.
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 19-10-2012, 03:03
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.351

Onur Üyeliği 

Standart

Çok kısa bir iki şeye değinmek gerekir.

Mesele özünde mezhep meselesi değil. Mezhepler ülke stratejileri için hem kolay yönlendirilen hazır bir güç olarak hem de en temelde kaldıraç olarak kullanılıyor. Temel siyaset mezhep siyaseti değil. Suriye, İran, Rusya üçlüsü ile Arabistan, Türkiye, Amerika üçlüsü arasında çatışma 10 yılı aşkındır sürmekte. Önemli bir sorun Rusya ile Avrupa arasında enerji krizi olarak kendisini göstermişti.... Kısaca ciddi bir enerji paylaşımı ve dağıtımı sorunu yaşanıyor. Batı bu sorunu ne kadar yaşarsa, çeşitli doğu ülkeleri ellerinden de o kadar kolay sıyrılıyor(İran gibi ülkeler)

Suriye elbette Irak'ı değil, İran'ı desteklemiştir, zira bunun asıl ve tek nedeni de mezhep değildir, yine ABD-Rusya(Çin) merkezli kamplaşmadan dolayıdır... Bu kamplaşmalar da bir kaç yıllık değil 20 yıllık süreçleri kapsıyor...

AKP nin Libya, Mısır açsından göstermediği şiddetli taşeronluğun altında -ki elbette- mezhepçilik yatıyor. Fakat bu; AKP nin yaklaşımının temelinde, ana belirleyen unsur olarak mezhep sorunu var demek değildir. Esad'ın sünni olmaması, AKP ve ABD gibi ülkeler açısından iyi bir koz, iyi bir zayıf yan.... AKP ise zaten bu zayıf yana-yöne vurmaya dünden razı, her yönüyle işine geliyor. Hem mezhepçi bakışı hem de taşeronluğu cuk diye rayına oturtabiliyor ve sözde üzerinden etkili bir siyaset yapıyor görünüyor...

Bu savaş ne zaman biter?

1.) ABD ve müttefikleri ortadoğu enerji sorununu aştığında.(Yani başarılabilirse, Çin ve Rusya yalıtıldığında)
2.) Doğudan batıya enerji akışı, boru hatları vs ABD ve müttefiklerinin projeleri çerçevesine oturduğunda.. Ciddi bir enerji hattı sorunu yaşanıyor ve İran, Suriye, Libya gibi ülkeler ABD ve müttefikleriyle değil, Çin ve Rusya ile işbirliği yaptılar(kısaca, çağımızın egemen sistemi kapitalizm açısından, kendi iplerini, kendileri çekti. Gerçi en doğrusu dünya kaynaklarının, insanca ve ihtiyaç çerçevesinde kullanımı olmalıdır, ama gel görki dünya toplumları sağır, dilsiz ve ama(kör).... 3-5 Kara para babasının, soyguncu bezirganın dünya hayatı adına, milyonlarca insanın sömürüldüğü, ezildiği hatta ekonomik çıkarları-siyasetleri uğruna katledildiği bir dünya var olduğu sürece bu paylaşım çerçeveli savaşlarda var olmaya devam edecek. Esad değil kim gelir ve giderse gitsin, bu savaşlar yine sürecektir....)

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 21-10-2012, 01:09
TurkceRap TurkceRap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 892
Standart

rastaman´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yazdıklarına katılıyorum,fakaat...
Allah aşkına ALKA,şu forumda Suriye başlıklarında yazılanlara bir bak ve bana forum ateistlerinin bu savaşta herhangi bir tarafı desteklemediğini söyle.

Solun her renginden ulusalcılara kadar geniş bir kesim burada Esad yönetimini destekliyor,birbirimizi kandırmayalım.Hayır,Esad'ın bilmediğimiz bir yönü varsa söylesinler,biz de sevelim.Adam tıpkı Saddam ve Kaddafi ayarında despot bir baas diktatörü.

Bu savaş bunların göstermeye çalıştığı gibi ABD ve İsraile karşı verilmiyor,bu tesbiti doğru yaptığınızda karşınızda ''ABD ve işbirlikçilerine karşı savaşan direnişçi Esad'ı'' değil,''iktidarı bırakmamak için onbinlerin ölümünü umursamayan sıradan bir 3.dünya ülkesi diktatörünü''buluyorsunuz.


Kusura bakma da ben olaya böyle bakanları suçlayamıyorum malesef...

Yakın tarihte belkide bir ilk oldu, ilk defa bir diktatör mazlum oldu, acı ama gerçek.

Ne solcuyum ne ulusalcı, ama körfez ülkelerine bakıyorum, bir de o ülkeleri yönetenlere, hemen hemen hepsi ülkelerini babasının çiftliği gibi yönetiyor.

Bir Tarafta Suriyeye demokrasi getirmeye kalkan Monarşik Suudi Arabistan-Katar, diğer yanda onlara görece daha çağdaş görünümlü Laik Esad, hangisinin daha iç açıcı olduğunu söylemeye gerek yok.
diğer muhalfet dediklerinin Şamdaki barışcıl muhalefetle pek alakası yok, Libyadan şuradan-buradan gelen kiralık katili, Cihadisti, elkaidesi boku-püsürü.

Hiç kusura bakmayın, ortadoğuda bir dönüşümü, demokrasiyi herkes gibi ben de isterim, ama dincilerden özgürlük bekleyecek kadar da avanak değilim.

Ben diğer taraftan olaya kahrolsun emperyalizm çerçevesi dışından bakmak istiyorum.

Abd.li stratejistler Ortadoğu denklemine hatalı yaklaştılar, keza her ülkeye/bölgeye farklı bir yaklaşım benimsenmeden böyle bir dönüşümün olması mümkün değil.

ilk hata Türkiyede yapıldı, Akp.nin Suriyeye girme konusunda neden kamuoyu desteği alamadığını uzun uzun bilahare yazmak isterim, ama Örn. Türkiyede olaylar rüzgarın tersine gelişti.

Ben şahsen Türkiyedeki en büyük hatanın tüm kesimleri kucaklayan merkez bir partinin iktidara gelmemiş olması olarak görüyorum.

Gerçi Akp bu tarz söylemlerle yola çıktı ama populizm ve otoriterlik sevdası yüzünden yıprandı, yoksa bu dönemde akp kamuflaj olarak kullanılıp insanımız için çok büyük kazanımlar elde edilebilirdi.

Mesela Tunus'da strateji büyük ölçüde doğrydu, Irak'da güç kullanılması hataydı, Mısırda olaylar naasıl gelişecek göreceğiz, ama oradada ppek iç açıcı değil, Libyada en azından siyasl zeminde doğru bir adım atıldı.

Suriyeye dönecek olursak, eğer amaç yıkmak değilde bölmekse bu strateji yanlış değil ama eksik, ama köklü bir değişim isteniyorsa bu değişim laik öğelerle olmak zorunda, çünkü Suriye Arapca konuşan ülkeler arasında laik yapıyı en içselleştirmiş olanı diyebiliriz, o yüzden bir değişim olacaksa bu ya sosyal demokrat öğeler taşıyan bir yapı ya da Merkezci ve seküler bir yapı olmak zorunda, yoksa siz Esad'a en muhalefet edenini bile Esadın etrafında kenetlersiniz ki, adam kahraman da olur, mazlum da.

"Solcu politikacılar özgürlüğünüzü çocuklar ve fukaralıkla mücadele namına elinizden alırlar, sağcı politikacılar ise bunu aile değerleri ve uyuşturucu ile mücadele adına yapar. Heriki durumda da iktidar büyür ve güçlenir, siz ise daha az özgür olursunuz."

Harry Browne

http://www.liberteryen.org
http://www.freemarketforever.com
http://www.libertariansforum.com
http://www.theuklibertarian.com
http://www.cato.org
http://www.lp.org
http://www.aynrand.org
http://www.mises.org
"Daima birşeyi yapmamanızı öğütleyen birileri olacaktır. Esas mesele onlara aldırmamayı bilmektir.
Tim Robbins

Konu TurkceRap tarafından (21-10-2012 Saat 01:19 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 21-10-2012, 01:25
TurkceRap TurkceRap isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Jan 2010
Mesajlar: 892
Standart

ALKA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Forumdaki ateistlerin çoğunluğunun Esad'ı desteklediğinden tam olarak emin değilim, forum genelinde muhaliflere yapılan eleştiri daha yoğun olsa da bu otomatik olarak Esad'ın desteklendiği veya masum olduğu anlamına gelmiyor.

Zira daha önce Libya, Tunus ve Mısır örneği görüldü. O dönemde hatırladığım kadarıyla forumda da bunun bir demokrasi ve özgürlük harekatı olduğuna inanılarak genellikle muhaliflerin desteklendiği mesajlar yazılmıştı ama hayal kırıklığıyla Arap Baharı'nın ne demokrasiye ne de eşit haklara götürdüğüne tanık olunduğundan, bilakis İslamcıların iktidarı ele geçirip diğerlerinin haklarının kısıtlanmasına götürdüğünden Suriye olayında bu sefer ters etki yarattı diye düşünüyorum. Bu yüzden daha çok muhalifler eleştiriyor olabilir. Ama özüne bakarsan birisi askeri diktatörlük diğeri dini diktatörlük..


vALLAHA Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi de, bu forumda da, internet aleminde başka mecraalard da ayakları yere basmayan, reelpolitik gerçekliklerden bihaber birsürü insan var malesef.

"Solcu politikacılar özgürlüğünüzü çocuklar ve fukaralıkla mücadele namına elinizden alırlar, sağcı politikacılar ise bunu aile değerleri ve uyuşturucu ile mücadele adına yapar. Heriki durumda da iktidar büyür ve güçlenir, siz ise daha az özgür olursunuz."

Harry Browne

http://www.liberteryen.org
http://www.freemarketforever.com
http://www.libertariansforum.com
http://www.theuklibertarian.com
http://www.cato.org
http://www.lp.org
http://www.aynrand.org
http://www.mises.org
"Daima birşeyi yapmamanızı öğütleyen birileri olacaktır. Esas mesele onlara aldırmamayı bilmektir.
Tim Robbins
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 29-11-2012, 19:33
ALKA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ALKA ALKA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990

Başarı Ödülü 

Standart

TurkceRap´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
vALLAHA Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi de, bu forumda da, internet aleminde başka mecraalard da ayakları yere basmayan, reelpolitik gerçekliklerden bihaber birsürü insan var malesef.
Konuyla ilgili, Suriyeli muhalifler de ikiye ayrılıyor. Kabaca ilki "Suriye Ulusal Koalisyonu", bu grupta Suudi militanlar çoğunlukta ve şeriat yanlısı ve örgüt İslamcı gruplar tarafından yönlendiriliyor.

Diğeri de "Demokratik Değişim için Ulusal Koordinasyon Komitesi", bu grupta da daha ziyade İslamcı olmayan yapılanmalar tarafından yöneltiliyor. Bu gruplar mesela Türkiye'yi topraklarından Suriye'ye Suudi militanlar sokmakla ve Suriye'ye zarar vermekle suçluyor.


Suriyeli muhaliflerden Türkiye'ye suçlama

Beşşar Esad rejimine karşı mücadele eden Suriye Ulusal Koalisyonu dışındaki muhaliflerin şemsiye örgütü Demokratik Değişim için Ulusal Koordinasyon Komitesi, Türkiye'yi topraklarından Suriye'ye Suudi militanlar sokmakla suçladı.

Rusya 'nın Sesi Radyosu'na konuşan Demokratik Değişim için Ulusal Koordinasyon Komitesi Sözcüsü Heytem Menna, "Bu militanlar Suriye 'ye zarar veriyor. Ne yazık ki Türkiye gibi siyasi güçler, onların Suriye'ye sızmasına müsaade ediyor. Ve burada amaç sadece Suriye değil. Ülkemiz bu hedefin sadece bir halkasıdır" dedi.

Suriye Ulusal Koalisyonu'ndan sonra gelen en önemli muhalefet grubu olan Hasan Abdül Azim liderliğindeki Demokratik Değişim için Ulusal Koordinasyon Komitesi 13 muhalefet partisini bünyesinde barındırıyor. (DHA)

http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=81
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 06-03-2013, 20:35
Brian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Brian Brian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Jul 2011
Mesajlar: 742
Standart

Suriye'deki insanların neden ayaklandığı konusunda bazı önemli noktalar geçiştiriliyor.

Bu önemli nokta Suriye'de yaşanan kuraklığın ve artan gıda fiyatlarının Suriye'yi son derece olumsuz etkilemesidir. Milyonlarca insanı son derece yoksul bırakan, yüz binlerce insanın geçim kaynaklarını kaybettiği olaydan söz ediyoruz.

http://www.irinnews.org/Report/85963...-to-the-cities

http://www.irinnews.org/Report/88554...ater-shortages

Bazı araştırma ve çalışmalar İklim Krizi ile bu Ayaklanmalar arasında bağlantı olduğunu söylüyor.

http://www.scientificamerican.com/ar...ed-arab-spring

http://thinkprogress.org/climate/201...social-unrest/

http://www.guardian.co.uk/environmen...ots-new-normal

http://www.americanprogress.org/issu...limate-change/

İnsanlar aç kaldıklarında ayaklanırlar. Çünkü açlık direk olarak insanların yaşamlarını tehdit eder. Onları çaresiz bırakır. (Tabii ayaklanacak bir yapı, örgütlenme ve silah olursa ayaklanabilir insanlar.)

Yani Suriye ayaklanmaya son derece uygun bir kitle vardı. Bu insanlar artan gıda fiyatları ve bölgeyi vuran kuraklıktan son derece olumsuz etkilendiler. Bunun yanında bu kuraklığı ve birden artan gıda fiyatlarından ortaya çıkan şoku Esad rejimi başarılı şekilde idare edemedi.

Elbette kapitalizmde kriz birileri için fırsattır. Ve birileri bu fırsatı kullanmak, bu fırsattan istifade ederek kendi çıkarlarını gerçekleştirmek isteyebilir. Bu krizden kimin yararlanmak istediği açık.

Bazı tahminlere göre, bunları küçümsememek gerekir, iklim krizi bölgeyi epey etkileyecek gibi görünüyor. Tabii tüm bunları dünyadaki ekolojik krizi, enerji krizi, artan enerji fiyatları, kapitalizmin yaşadığı krizi de değerlendirmek gerekir. Bunlar birbiriyle ilintili.

http://www2.ucar.edu/sites/default/f...ceanLabels.jpg

Konu Brian tarafından (06-03-2013 Saat 20:45 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Özgür Suriye Ordusu dağılıyor'mu xcan Politika 0 30-09-2012 03:36
İmamın Ordusu (.com) ahmetsln Politika 8 05-04-2011 00:44
Teknolojide Karınca Ordusu Kur'an'da Mucize Yoktur 16 03-12-2009 02:58
TSK Kiminle Asimetrik Savaşta ? theatre Politika 25 28-08-2009 07:37
Müslüman virüs pornoyla savaşıyor... exclusive Konu-dışı 5 20-03-2007 13:59

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:21 .