Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Turan Dursun > Turan Dursun

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 28-10-2004, 22:50
ella ella isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Oct 2004
Mesajlar: 154
ella - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Kölelik hakkında Turan Dursun'un yanılgıları

Merhaba,
Özellikle cariye ve köle konusu Turan Dursun ve ekibi tarafında en çok suiistimal edilen konudur. Bazı uydurma hadislerin işine gelen kısımlarını seçerek insanlar yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Bunda özellikle insanların kölelik kavramına yüklediği anlamın çok etkisi olmaktadır. Köle kelimesi genelde insanın aklına zenci köleler ve onlara yapılan uygulamaları getirir. Kuran’da geçen bu kavram asılda, insanların kafasındaki köle kavramıyla oldukça farklıdır.
Birinci Kuran’da söz edilen kölelik günümüzdeki savaş esiri olmaya benzer bir anlamı vardır. Öyle insanlar kaçırılarak durduk yere köle yapılamaz. Kuran’a göre yine savaş ancak savunma amaçlıdır. Şimdi düşünün karşınızdaki kişiler sizi yok etmeye, toprağınızdan çıkartmaya, sizi esir yapmaya üstünüze geliyorlar ve siz bunları savaşta yeniyorsunuz. Bazıları savaş esnasında ölürken, bir kısmı ise esir alınıyor. Bu durumda savaş esirlerine ne yaparsanız. Bunları serbest bırakır tekrar sizin üstünüze saldırmaya teşvik mi edersiniz? Tabi ki onları nötralize edecek bir yöntem olarak kölelik hukuku daha doğrusu savaş esirliği hukuku oluşturulmuştur. Savaş esnasında tutsak edilenler belli Müslümanlar arasında dağıtılarak yine Müslüman ailelerin yanında muhafaza edilmiştir.
İkinci olarak kölelerin İslam’a göre sahip olduğu haklar vardır. Öyle dövmek, işkence etmek ya da öldürmek serbestisi gibi bir şey söz konusu değildir. Eğer bir kimse haksız yere bir köleyi öldürse onun için de kısas vardır. Turan Dursun hep işine geldiği hadislere kullandığını söylemiştim. Bu konuda da bir çok hadis vardır. Örneğin onlara iyi davranılması, kendi yedikleri yemekten verilmesi vs. tarzında. Bunların kendi dayatmak istediği düşünceye karşı olduğu için Turan Dursun bu taraz hadislerden kaçınır. Onun yazdıklarını kaçınılmaz doğru zannedenlerde, bu yazılardan etkilenerek kendi aralarında bu olay karşı kin bağlamaktadırlar. Oysa öğrendikleri gerçekler değil, sadece ideolojik önyargıları olan bir kişinin yanlı yazılarıdır.
Üçüncüsü, kölelik yani savaş esirliği hapis cezası gibi verilmiş bir ceza olmasına karşın bu tarz insanlar tümüyle aşağılanıyorlar anlamına gelmez. Hatta onlarla evlenilir de.

4/25- İçinizden özgür mü''min kadınları nikahlamaya güç yetiremeyenler, o zaman sağ ellerinizin malik olduğu inanmış cariyelerinizden evlensinler. Allah sizin imanınızı en iyi bilendir.

Dördüncüsü, her savaş esiri aynı zamanda köle olacak anlamına gelmez. Buna duruma göre karar verilir. Eğer tekrar saldırma durumları yoksa bu esirler serbest bırakılır. Eğer tekrar saldırma ihtimalleri varsa bu durumda köle yapılır.

Beşincisi İslam geçmişten gelen kölelik sistemini korumak yerine onları adım adım özgürleştirmeyi seçmiş ve onarla bir hukuk vermiştir. İşlenen birçok suç ya da hatanın karşılığı olarak köle azat edilmesini ayetlerde istenmektedir. Bunlardan bazıları şöyledir;

4/92- Bir mü''mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü''mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü’mini ''hata sonucu'' öldürürse, mü''min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir.
5/89- Allah sizi, yeminlerinizdeki ‘rastgele söylemelerinizden, boş sözlerden’ dolayı sorumlu tutmaz, ancak yeminlerinizle bağladığınız sözlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Onun (yeminin) keffareti, ailenizdekilere yedirdiklerinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak ya da onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır.


Bu şekilde İslam tarihinde birçok köle özgür bırakılmıştır. Bunların içinde Bilal’i Habeş, Zeyd en meşhurlarındandır. Onların geçmişte köle olmaları, yaşadığı dönemde ve tarihte küçük görülmeleri bir yana, aksine hep önde giden, itibar gören insanlar olmuşlardır.

Altıncısı kölelere kötü davranmayı bir yana bırakın onlara sadaka verilmesi bizzat Kuran tarafından emredilir.

9/60- Sadakalar, -Allah''tan bir farz olarak- yalnızca fakirler, düşkünler, (zekat) işinde görevli olanlar, kalbleri ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah yolunda (olanlar) ve yolda kalmış(lar) içindir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Kölelik öbür boyu süren bir ceza değildir. Ya sahibi bir iyilik olarak onu bağışlar ya da fidye karşılığı onlara özgürlüğünü vermelidir. Allah onlara belli bir bedel ödediklerinde özgür kalabileceklerini ayette şöyle bildirir:

24/33- Nikah (imkanı) bulamayanlar, Allah onları kendi fazlından zenginleştirinceye kadar iffetli davransınlar. Sağ ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe ( fidye karşılığı bırakma) isteyenlere -eğer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın. Ve Allah''ın size verdiği malından onlara verin. Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz, onların (fuhşa) zorlanmalarından sonra Allah (onları) bağışlayandır, esirgeyendir.

Bu ayette bahsedilen bir önemli konu daha vardır. Köle kadınlarla cinsel ilişkiye girmek sahibi için bir hakkıdır. Fakat bu karşılıklı bir rızaya bağlıdır. Bazı uydurma hadislerde söylendiği gibi zorla birlikte olmaya zorlamak söz konusu olamaz. Yapan bu ayetin hükmü gereği harama girer. Bırakın zorla tecavüzü birçok yerde evlendirilmeleri yönünde tavsiyeler vardır.
Ayrıca kadın köleler savaşta esir alınan kadınlardır. Yani Müslümanlara saldıran orduyla beraber olan onların içindeki kadınlardır. Yoksa durduk yere bir ülkeyi fethedip, orada oturan halkın köle yapılması vs söz konusu değildir.
Görüldüğü gibi İslam dinin Kölelik sistemini kurmamıştır. Turan Dursun’un bazı hadisleri çarpıtarak anlattığı kölelikle, Kuran’da anlatılanlar birbirinden farklıdır. Kuran’da savaş esirlerine karşı düzenlenmiş bir hukuk olarak bu kurum vardır. VE her fırsatta bunların azat edilmesi yönünde tavsiyeler Kuranda bildirilir. En son olarak bu konuyla ilgili Kuran’dan size şu ayeti söylemek istiyorum:

90/11- Ancak o, sarp yokuşa göğüs germedi.
90/12- Sarp yokuşun ne olduğunu sana öğreten nedir?
90/13- Bir boynu çözmek (bir köleye özgürlük vermek)tir;


Bu ayetlerde de görüleceği gibi Allah kölelerin bağışlanmasını överek Müslümanlara tavsiye eder. Fakat savaşta bir caydırıcılık olarak da bu yapı olmuştur. Normal şartlarda savaş olmaya bir ortamda kölelik diye bir müessesenin olmayacağı açıktır.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 29-10-2004, 03:56
HACI
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Kölelik konusunda İslam’ı savunmak komik oluyor.. Hiç bir din köleliği İslam kadar kurumlaştırmamıştır. Arap köle tacirleri bugün bile Sudan’da köle alış verişi yapmaktadırlar. İslam dini köleliğin kalesidir.

Bunları söyledikten sonra gerçeklere dönelim.
Kölelik hala vardır. Pakistan, Bengaldeş ve Hindistanda sporadiktir. Afrikada daha yaygındır. Geçenlerde Amerika’da yaşayan bir Hindistan ailesinin kölecilik yaptığı anlaşıldı.. Amerika’da kölecilik daha dün denebilecek 1860’lı yıllara kadar devam etmiştir..

İslam’ın kölelere bazı haklar tanıması onların Müslüman olmasını sağlamak içindir. Başka bir nedeni yoktur. İslam’ın kendini köleliğe karsi savunabilmesi için, daha başından köleliği yasaklamış olması gerekmektedir. İslam köleliği yasaklamadığı gibi, köle azad edin gibi laflarla, bu kurumun yerleşmesine ve legalize olmasına neden olmuştur.

İslam’ın en zayıf taraflarından biri köleliğe verdiği tavizlerdir. Kölelik kurumunu cesaretlendirir ve korur..

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 29-10-2004, 12:00
ben
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

tartışmasız bir konu;
islami kölelik fili olmasada mecazi anlamda devam ediyor........

şehlerin mürüdleri ne sizce?
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 29-10-2004, 14:54
ella ella isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Oct 2004
Mesajlar: 154
ella - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Bu konuda size hak veriyorum. Ama bunun sorumlusu din değildir. Dinin yanlış anlaşılmasıdır. Eğer böyle bir yapıya karşı mücadele edilecekse, yapılması gereken bu insanlara dinin gerçek boyutu anlatılmalıdır. Kuran''ın gerçeklerini görenler, bu tarz bağnaz ve kapalı yapıları terk ederler.
Bu sadece tarikatlar içinde geçerli değildir. Hangi görüşten olursa olsun örgütlerin de benzer yapısı vardır. Onlrada kendilerine söylediğiniz anlamda köleler kılıyorlar. Örneğin PKK''nın teröristleri kendi iradeleri dışında örgüt liderlerine tabi olmuş bireylerdir. Onlarda bu anlamda marksist kölelerdir.
Bu kapalı her yapıda olur. İnsanlar bu tarz gruplara üye olduklarında kendi iradelerinin bir kısmını bu yapıya devrederler.
Dolayısıyla burada eleştirilen din değil, dışa kapalı yapılar olmalıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 30-10-2004, 18:07
veli
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Selamlar herkese;

Ella, nasıl oluyor da köleliğin olmadığını veya var ama onların da hakkı var dı gibisinden şeyleri söyleyebiliyorsun. İki tane kölelerin bazı haklarını koruyan (Bakın kölelik var ama onlara çok yüklenmeyin deniyor) ayet buluyorsun sonra kuran böyle diyor diyorsun.
Sorun zaten burada. Bu kitap çelişkilerle dolu. Başka bir yerde başka bir şey söylüyor. Muhammed işine gelince iyi şeyler söylüyor. İşine gelince aile içi cinsellik sorunlarını (kiminle ne kadar yatacak) bile kuranı alet ederek çözüyor. Yahu evlatlığının karısını, evlatlığı sağken nikahlıyor ve bunu da kurandan ayet okuyup Allah emretti diyor ve hala yok burada şu söylenmek istiyor, yok allahın hikmeti taktiri. (Azhap 37 - Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir)
Gözlerinizi açın biraz.

Siz ise hala kuranı savunuyorsunuz. Ben de bir sene bir sene öncesine kadar çok dindar biriydim. Aynı zaman da ODTÜ de mühendislik okuyan bir öğrenciyim. Kendi kendime sordum: Müslümanım diye geçiniyorum ama kuranda ne yazıyor bilmiyorum. Ve okumaya başladım. Okumamla hayallerimin yıkılması başladı. Önce ilahi bir kitap nasıl anlatım yönünden bozuk olur anlayamadım. Sonra hep erkek söylemi olduğunu fark ettim. Cariyelik kurumunu da görünce ipler koptu. Sonra araştırmalara başladım. Kuranı daha sorgulayarak okudum ve bu kadar saçma sapan bir kitaba insanlar nasıl inanmış hayret ettim.

Azıcık okumuş, pozitif bilimlerden nasibini almış bir insan bilimsel olarak kuranı incelediğinde onun saçmalığını anlayacaktır. Bu arada bilimsellikten korkmayın. Hani kuran bilimle çelişmez ya…

Buradan kafasında şüphe olanlara sesleniyorum: Öncelikle hiçbir şekilde başkasının fikirlerinin yılmaz bekçisi olmayın. Din hakkında bu tür siteleri okumadan önce kuranı bir okuyun. Kuranı öyle herkes anlayamaz edebiyatını da önemsemeyin. Kuranın kendisinde bile herkes anlasın diye indirdik yazıyor. Ondan sonra bu siteleri okuyup yorumlarda bulunun. Başkasının fikirlerini yazmayın burada kendi fikirleriniz olsun.

Bu günkü din adamları özelikle kuranın okunmasını istemiyor. Onu herkes anlayamaz biz anlarız, siz bizim yorumlarımızı okuyun diyorlar. Bu düşünce içinde gidersek koyun olmaktan öteye gidemeyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 13-11-2004, 04:28
ella ella isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Oct 2004
Mesajlar: 154
ella - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Merhaba Veli,
Yazını geç gördüm. Bu yüzden biraz gecikmeli cevap veriyorum. Yukarıdaki yazıda yazdığım bir iki noktaya tekrar dikkat çekmek istiyorum. Birincisi Kölelik müessessi İslam ile beraber ortaya çıkmamıştır. İkincisi ise kölelik sürekli olarak azat edilerek ortadan kalkan bir sistem olmuştur. Üçüncüsü Kuran’da anlatılan köleler savaş esirleridir ve bazı hakları vardır. Kölelik deyince herkes kafasında değişik bir kavram oluştuğu zenci köleler ve onlara yapılan uygulamalar geldiği için yanlış anlaşılmaktadır. Bunlar savaş esirleridir. Eğer farklı kavramlar kafanızda oluşturuyorsa bunun yerine savaş esiri sıfatını kullanın.
Kuran’da tüm Müslümanlar için farz olan her şey vardır. Peygamber içinde farz kılınan şeyleri Allah Kuran’da bildirmiştir. Onun evliliklerini de bu kapsam içinde değerlendirmenizi tavsiye ederim. Zeyd konusu da son derece art niyetli bir şekilde çarpıtılan bir konudur. Uydurma hadislerle olan zırvalar İslam dinin ana kaynağı, doğru olaylarmış gibi anlatılarak bu konu çarpıtılmaktadır. Özellikle Turan Dursun’un kendisi bu hadislerin uydurma olduğunu kitabında söylemesine rağmen, samimiyetsizce bu hadisleri gerçekmiş gibi insanlara anlatmıştır.
Bir sene önce dindar olduğunuzu söylüyorsunuz. Kuran’ı bilmeden nasıl dindar olduğunuzu anlayamadım. Genelde bu tarz tartışmalarda herkes nedense önceden dindar olduğu hikayesini anlatıyor.:-) Kuran’I bilmeden dindar olunmayacağı herhalde çok açıktır.
Ben de İTÜ makine müh. mezunuyum. Mastır ve doktora eğitimimi iktisat fakültesinde yaptım. Amatör olarak biyoloji ( özellikle mikro biyoloji ve DNA )konusunda okumaya çalışıyorum. Herhalde pozitif bilimden nasibim olmuştur. Kuranın bilimle çeliştiği yönündeki iddiaları tümüyle yanlış buluyorum. Bazı ayetler çarpıtılarak ya da bilgisizlikten bazı sonuçlara ulaşılmaya çalışılsa da, gerçekler tümüyle farklıdır. Kuran içinde hiçbir çelişki olmayan, Allah katından gelmiş bir kitaptır. Önyargılı bir şekilde yaklaşmazsanız ayetlerin gerçek anlamlarını araştırırsanız gerçekleri görebilirsiniz.
Kuran’ı okumaya başladıktan sonra anlatım yönünden bozuk olduğunu iddia ediyorsun. Acaba okuduğun mealde bir sorun olmasın? Kuran’ın erkeklere yönelik olduğu düşüncene de katılmıyorum. Allah katında tüm insanların cinsiyet yada ırk ayrımı gözetilmeksiniz eşit olduğunu yine Kuran söyler. Tabi ki Kuran’ı sorgulayarak oku, ama sorgularken sadece ideolojik gözlüklerle yanlı yorumlarla olaya bakma.
Kuran’ın herkesin okuması gerektiğine ben de kabul ediyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum. Turan Dursun gibi ayetlerin belli kısımlarını alıp kendi amaçları için kullanan, uydurma hadisleri gerçek birer kaynakmış gibi gösteren insanların yalanlarına kanmayın.
Kuran’ın ilk gelen ayeti “oku”dur. Eğer okunursa gerçekler görülebilir. İlk ayeti oku diyen bir dinde nasıl Kuran okunması yasaklanabilir ki? Belki sen sadece hurafeler kanarak yıllarca yaşadın. Nasıl Kuran okumadan koyu dindar olunacağını zannettiysen, din adamlarının Kuran okumayın dediğini falan da zannetmiş olabilirsin. Oysa din çok farklı şeyler söyler.
Selamlar.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 13-11-2004, 16:14
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Ella kardeşim..
Bir üniversite mezunu olarak okuduklarınızı yanlış anlamanız beni şaşırtıyor. Ayetler açıkca köleliği kurumlaştırıyor ve onların savaş köleleri olduğu hakkında hiç bir ayrım mevcut değil.. Kölelik önemli bir kurum.. Çünkü köleler ucuz işci sağlıyor.

4/92- Bir mü''mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü''mini öldürmesi yakışmaz. Kim bir mü’mini ''hata sonucu'' öldürürse, mü''min bir köleyi özgürlüğüne kavuşturması ve ailesine teslim edilecek bir diyeti vermesi gerekir.
5/89- Allah sizi, yeminlerinizdeki ‘rastgele söylemelerinizden, boş sözlerden’ dolayı sorumlu tutmaz, ancak yeminlerinizle bağladığınız sözlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Onun (yeminin) keffareti, ailenizdekilere yedirdiklerinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak ya da onları giydirmek veya bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır.
Bu ayetlerin hepsi köleliği meşrulaştırıyor. Köleyi özgürleştirmek demek ceza ödemek demektir. Bir suçun karşılığıdır. Demek ki köleler parasal değerlere sahip insanlardır. Bu aynı zamanda köle ticareti demektir. Allah köle alıp satın diyor.

9/60- Sadakalar, -Allah''tan bir farz olarak- yalnızca fakirler, düşkünler, (zekat) işinde görevli olanlar, kalbleri ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah yolunda (olanlar) ve yolda kalmış(lar) içindir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bu ayet de açıkca fakir ve düşkünlerle köleleri bir tutuyor. Borçlular da kölelerle birlikte zikrediliyor.

Verdiğiniz diğer örneklerin hepsinde köleliğin yasal bir kurum olduğu ve köle ticaretinin desteklendiği sonucunu çıkarmak doğal. Başka bir sonuç çıkarmak bizleri kandırmaya çalışmak demektir. Bunu da size hiç yakıştıramıyorum. Bizi kandırmak mi istiyorsunuz? İslam’ı savunmaya çalışıyorsunuz ama, olmuyor. Beceremiyorsunuz. Çünkü bu tümüyle olanaksız ve nafile bir çaba.. İslam savunulamayacak kadar ilkel ve bağnaz bir din..

Sizi bu gerçekleri görmeye ve İslam’ı terketmeye davet ediyorum. Sizin için ateizm en mantıklı çözüm yoludur. Kendinizi İslam adına heba ediyorsunuz. Değmez! İnanın değmez.. Bu ilkel ve antik din yok olma yolunda.. Bırakın yok olsun gitsin.. Savunmaya değmez..

Selamlar

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 14-11-2004, 03:24
ella ella isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Oct 2004
Mesajlar: 154
ella - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Merhaba Hacı,
Birincisi bu yazında da var ve ışık hızıyla ilgili bir yazında vardı alaycı bir üslup kullanmaya başladın. Senle bu konuda anlaştık diye düşünüyordum. Üstelik bunu da Entropi konulu yazıda sen istemiştin. Her türlü eleştiri yap ama alaycılığa dikkat et bence. Maazallah ben de sana uyarım sonra.:-)
Söylediklerine gelecek olursak:
Birincisi yukarıda da açıkladığım gibi köleliği getiren İslam dini değildir. İslam dini onlara bazı haklar vermenin yanında Müslümanlara da onları her vesileyle bağışlanmalarını tavsiye edilmiştir. Senin örnek verdiğin ayetlere de bakarsan bunlarda kölelerin serbest bırakılması tavsiye edilmektedir. Bu tarz onlarca ayet Kuran’da vardır. Köle kelimesi bize garip gelmesinin sebebi ona yüklediğimiz anlamdır. Bunu şekillendirende Amerika’daki köle uygulamalarıdır. Onda özgür insanlar kaçırılarak köle haline getirilirler ve hiç bir hakları yoktu. İslam’a göre zaten böyle bir durum söz konusu değildir. Köleler savaş esirleridir ve kendi hukukları vardır.
Daha önce de açıklamıştım. Müslümanlar ancak kendilerine saldırı olduğunda savaşmakla yükümlüdürler. Fetih mantığında bir savaş Kuran’a göre olamaz. Şimdi size saldıran bir orduda esir aldığınız askeri ne yapacaksınız? Saldıranları tekrar bıraksan bir süre tekrar aynı şekilde saldıracaklardır. Üstelik bunların savaşa rağmen serbest bırakılması bir anlamda onlar için tekrar saldırmaları için teşvikte olabilirdir. Şu anda belki esir kaplarında bunlar tutula bilirken, o dönemde böyle imkanlar olmadığı için farklı bir uygulamaya gidilmiştir. İslam’dan önce de bunlar köle haline getirilip kendi işlerinde kullanmışlardır. İslam dini gelince ise yine köle haline getirilip kendi işlerinde kullanırlarken bunlara bir çok haklarda verilmiştir. Öyle istediği gibi köle diye insanlar öldürülüp işkence yapılmaz. Yada kadınlara istendiği gibi tecavüz edilmez. Bu durum kasıtlı olarak saptırılmaktadır. Kuran bizzat köle kadınların zorla ilişkiye girmelerini yasaklamıştır. Bunun haram olduğunu bizzat ayette söylenmektedir.

24/33- …….Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz, onların (fuhşa) zorlanmalarından sonra Allah (onları) bağışlayandır, esirgeyendir.

Hatta bekar olan ve evlenecek mümin birisini bulamayanların köle bir erkek ( burasına dikkat edin, eğer Salih bir kişiyse köle erkekle bile mümin bir kadın evlenir) ve köle bir kadınla evlenmeleri bile tavsiye edilmektedir:

2/221- Müşrik kadınları, iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir cariye, -hoşunuza gitse de- müşrik bir kadından daha hayırlıdır. Müşrik erkekleri de iman edinceye kadar nikahlamayın; iman eden bir köle, -hoşunuza gitse de- müşrik bir erkekten daha hayırlıdır.

Başka bir ayette ise şöyle bildirilir:

24/32- İçinizde evli olmayanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah, kendi fazlından onları zengin eder. Allah geniş (nimet sahibi)dir, bilendir.

Yani ortada öyle senin kafandaki oluşan imaj gibi tutan tecavüz ettiği kadınlar falan yoktur. Aksine onların evlendirilmesi tavsiye edilmektedir.
İslam’dan önce insanlar istedikleri gibi tecavüz ederlerken. Bunu İslam ile ortadan kalkmıştır.
Bence İslam dininde köleliğin eleştirilmesi biraz da kafalardaki köle imajının eleştirilmesidir. Oysa Kuran’a göre kölelerin durumu ve konumu çok farklıdır. O yüzden Kuran’daki cariye ve köle kelimelerinin anlamıyla sizin kendi kafanızda ürettiğiniz köle kelimesinin anlamını karşılaştırın. En azında kölelerle ilgili ayetlerin hepsini bir okuyun. Sonra bunların eleştirisini yapın. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak insanlara cahilce yorumlar yaptırıp, sonuçlar çıkartabiliyor insana.
Kölelerin fakirlerle ve borçlularla bir tutulması gerçekten önemli bir noktadır. Hacı güzel bir noktaya parmak basmışsın ama olaya ters taraftan bakmışsın her zamanki gibi. Köleler ömür boyu köle kalmak zorunda değillerdir. Eğer kendileri için tespit edilmiş fidyeyi verebilirlerse Kuran’da onların serbest bırakılmalarını söyler. Bazıları bu parayı bulup serbest kalırlarken, bazıları bu tarz sadakaları toplayarak kendileri için gerekli olan fidyeyi tamamlayabilirlerdi.

24/33- Sağ ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe ( fidye karşılığı serbest bırakılmak) isteyenlere -eğer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın. Ve Allah''ın size verdiği malından onlara verin.

Hatta kendisinin serbest bırakılması için fidyeyi tamamlayanlara serbest bırakıldıktan sonra maddi iyilikte de bulunulmasını Allah tavsiye eder.

Senin yazında söylediğin ayette bildirildiği gibi kölelere sadaka verilmesi ve onların bunları alma hakkı bile kölelerin toplum içindeki durumu gösteren güzel bir örnektir. Buna neden tersinden bakıyorsun anlamıyorum?
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 14-11-2004, 19:15
haci haci isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Nov 2004
Mesajlar: 830
Standart

Tekrar Merhaba Ella:

Sizle alay etmek aklından bile geçmez.. Sizi ateizme daveti öyle mi algıladınız. Ben ciddiyim..
Sizin müthiş polemik yapma yeteneğiniz var. Ama bana karşı ile yaramaz. Gördüğüm kadarıyla Kuzularınsessizliği de sizden hiç etkilenmiyor..

İslam’ın köleliği başlatmadığını söylemekle sanki konuyu saptırmak istiyorsunuz. Bu gerçeği açıklamanıza ne gerek var. Kim İslam’ın köleliği başlattığından bahsetti ki?

Bazı kurnaz cümlelerle ana temadan uzaklaşıyorsunuz. Burada tartışılan konu köleliğin İslam’da bir kurum olmasıdır. İslam köleliK için ne iyi demiştir, ne de kötü. Köleliği sorgulamamış ve onu olduğu gibi kabul etmiştir. Demek ki kölelik İslam için yerleşmiş ve kabul gören bir kavramdır. Köle alıp vermeyi de legalize etmiştir.

Köleler hakkında yaptığınız yorumlar da olayı saptırmayı amaçlıyor. Herşeyden önce bütün kölelerin savaş esiri olduğu doğru değil. Bazılarının savaş esiri olması da, saldırıların Müslüman’lar tarafından yapıldığı gerçeğini yanlışlamıyor. Arap’ların Afrika’ya özel seferler yaptığı ve yakaladıkları zencileri Avrupa ve Amerika’da satılmak üzere pazarladıkları çok iyi biliniyor. Savaş olmasa da kölelik büyük bir ticaret. Bunu Kur’an yasallaştırıyor..

Yakalanan esirlerin geri verilmemesi eski çağların bir geleneği.. Kur’an geleceğe hitabeden bir kitap olsaydı, buna izin vermezdi. Köle azat edin demek, birilerine para yardımı edin demekle özdeştir. Başka bir anlamı yoktur.

Siz Kur’an’daki ayetleri bir önyargı ile değerlendiriyor ve yorumluyorsunuz ama, inanın beni ve bu forumu izleyenleri tatmin edemiyorsunuz. Sizin inançlarınız sorunu başka türlü değerlendirmenizi önlüyor. Bu sizin için kabul edilebilir bir mazeret olabilir. Sizin neden böyle düşündüğünüzü ve nasıl bir çaba ile inandıklarınızı açıklamaya çalıştığınızı biliyorum. Onların hedefine ulaşamadıklarını bilmenizi istiyorum. Çünkü ben olaya çok daha geniş ve tarafsız bir açıdan bakıyorum. Sizin gibi aklımı bir doktrine angaje etmiş değilim.

Selamlar

HACI
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 14-11-2004, 21:24
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Eskiden insanlar istemedikleri halde kole yapiliyorlardi.Bunun karsiliginda yiyecek ve yatacak bir yerleri oluyordu.(ozgur degillerdi.)
Simdi ise (ozgur!)insanlar isteyerek bordro kolesi oluyorlar.Kapitalizmin kolesi oluyorlar.Bir kredi kartinin kolesi oluyorlar.Bunun karsiliginda ise yiyecek ve yatacak bir yerleri oluyor desem yalan olur.Calistigi halde karnini doyuramayan,cocugunu okutamayan,anne ve babasina bakamayan,oturacak bir yer bulamayan ve en acisida hayatini yasayamayan insanlarin sayisi maalessef digerlerine gore cogunlukta.

Bu aci manzaralar sadece islam ulkelerinde degil guney amerikadada var dogu asyadada var afrikadada var ve avrupadada var.
Simdi soruyorum.Kolelik bitti mi?

YENI.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:30 .