Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Felsefi Tartışmalar

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #41  
Alt 19-01-2021, 22:08
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 3.980
Standart

Khaos´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi keşfedildiğini iddia ettiğin madde olmayana bi örnek versene
aynı soruyu bir idealist sana ''idea olmayana bir örnek versene'' deseydi ona cevabın ne olurdu merak ediyorum.

çünkü bir idealist de tüm evren ideadır diyebiliyor.
sizin tüm evren materyaldir demeniz gibi.

o zaman ben şunu anlıyorum, materyalizm ve idealizm birer evreni tanımlama biçimleridir.
ikisi de birer ön kabuldür.

bu ön kabulü bir inanış biçimi olarak da değerlendirebilir miyiz tartışılır.
ama evrenle ilgili geriye kalan tüm çıkarımlar bu baştan kabul edilen ön kabule dayalı olmuş oluyor.

bu savaşta kazanan yine septisizm olur.
Alıntı ile Cevapla
  #42  
Alt 25-01-2021, 15:37
LEVH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LEVH LEVH isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Mesajlar: 173
Standart

Gördüğüm kadarıyla herkes konuya kendi uzmanlık alanından yaklaşıyor. Dolayısıyla herkesin aynı bakış açısıyla bakması imkansız. Normalde de böyledir. Objektif değerlendirme yoktur, tüm değerlendirmeler subjektiftir ve değerlendirmeyi yapanın bilgisiyle, görgüsüyle ve amacıyla bağlantılıdır. Her ne kadar objektif olduğunuzu düşünseniz de değilsiniz, hiç birimiz değiliz ve olamayız.

Beyin örneğini anlattım. Kendi beynimiz bizi kandırmakta ve bize doğru bilgiyi vermemektedir. Normal görme denklemine göre eğri görmesi, bombeli görmesi gerekirken beyin nesnelerin gerçek boyutunu görmektedir. Peki bu nasıl oluyor? "Sözde" bilim insanlarına göre beyin aslında çok büyük ve hızlı bir bilgisayar gibidir, gördüğün nesneyi yorumlar ve gerçeğe dönüştürür. Tam da bu noktadan vurmak istiyorum. Beyin çok güçlü ve hızlı bir bilgisayardır ve halen beyin kadar hızlı işlem yapa bir bilgisayar yapılmadı, en azından onlar böyle söylüyor. Peki, 127x256=? bakın bunu, 100 taşlı bir abaküsle 20 saniyede yaparsınız. tırnağınız büyüklüğündeki bir hesap makinesiyle bir kaç saniyenizi alır. Ama ışık hızında çalışan beyne soruyoruz, düşünüyor, düşünüyor, çoğunuzunki error veriyor. bunun yerine 1275x357,57 dersem bittiğinizin resmidir. Görmeden yapamazsınız bile, aklınızda çarpım yaparken, ikinci satıra geçtiğinizde daha ilk satırı unutuveriyorsunuz. Peki bu beynin bu kadar devasa olmasının manası ne? Açıkça beynin belki milyonda biri kadarı kullanılıyordur, gerisi herhalde süs. Hesap yapmaya gelince süs olan beyin, nesnelerin gerçek şeklini dönüştürmeye gelince photoshop proğramından daha efektif ve hareket halindeki bombeli bir cismi anında dümdüz gösteriyor. Yedik mi? Elbette yemedik. Her şey belli ki sinyallerden ibaret ve beyin de gerçek değil. Çünkü beynin davranışı, basit hesap ve karmaşık hesaplara gösterdiği tepkiler bakımından tutarsızdır. Bunun bir inandırıcılığı yok.

Şahsen ben olayın simülatif olduğu aşamasını geçtim. Bana doğru bilgi vermeyen bir beyne de çok da fazla güvenemeyeceğimi anlıyorum. Bu şartlar altında bu simülasyondan en acısız nasıl kurtulurum onun derdindeyim.

Simülasyonun ne kadar şizofren olduğunu her düşündüğümde ortamdan birisi kalkıp benim şizofren olduğumu söyleyiveriyor. Simülasyonun ne kadar dandik olduğunu söylediğimde etrafımdan birisi hemen benim ne kadar dandik olduğumu söylüyor. Yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı simülasyonu idare eden kişi veya kişiler, diğer insanların beynini de aynı benim beynimi manipüle ettikleri gibi manipüle ettikleri için anında tepki verebilmektedir. Ben simülasyona laf soktuğumda etrafımdan herhangi birisi her an bana karşı bir eyleme hazır halde harekete geçer.

Ben artık simülasyonda mıyım aşamasını geçtim. Matrixteki Neo gibi, bir anahtarcı ya da kısa yol arayışına geçtim. Mutlaka bu dünyanın da bir hilesi vardır, ama henüz bilemiyorum.

Şunu biliyorum ama. Buraya yazdım, o veya onlar bunu okudu. Hatalarını gördüler, ve hatalarını inkar edecekler. Hatalarını düzeltmeyecekler, ama onları inkar edecekler, ergen bir çocuk gibi. Sonra başka beyinleri manipüle edip bana hakaret ederek dikkatimi dağıtmaya çalışacak. Hep aynı senaryo. Maksat, "beceremedin, yapamadın, her şey gayet doğal ve adildi" yalanını uydurmak için. Bana gösterebilir misiniz nerede bu sistemin başındakilerin "yalan söylemediği" yazıyor? Bir tane bana böyle sözüm ona kutsal metin gösterin. Yok, varsa da yalan. Gerçekten bıktırdı, sıktırdı artık. Simülasyoncu ergen de olsa artık ergen tavırlardan sıkılıp büyümesi gerekmiyor mu?

Etkim varsa söylüyorum; ey ergen simülasyoncu, büyü artık!

Mimar eserinde "kendi" iç dünyasını yansıtır. Adaletsiz, iğrenç, basit bir dünya, adaletsiz, iğrenç, basit birinin kurgulamasına ihtiyaç duyar. Yazılarını göremediğim kıymetli üyelerimiz (Ignore list)
1- Ah*****z 2- K***s 3-S****-J***
Alıntı ile Cevapla
  #43  
Alt 16-04-2021, 10:53
LEVH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LEVH LEVH isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Mesajlar: 173
Standart

Bu konuda yaşadığımız deneyimler simülasyonun;

Hem ergen tavırları terk etmediğini, hem de gerçek olduğunu iddia etmeye devam ettiğini gösteriyor. Bu durum açıkça çelişkidir.

Ben şunu söylüyorum bakın. Eğer bu dünya böyle dandik, art niyetli, pislik şekilde devam edecekse, etmesin daha iyi. Mesela orada bir düğme vardır "halt" butonu, ya da "delete" butonu, veyahut "shut down" butonu. Basarsın ve her şey biter. Bu dünyanın kalitesi şu anda shut down olmayı gerektiriyor, reset değil.

Eğer, sözde koronavirüs senaryosuyla uygulamaya konan "great reset" iyi niyetli bir reset olsaydı sürece giden yollarda simülasyon eski ergen, iğrenç, pislik tavrını bırakmış olması gerekirdi. Ancak gördüğümüz üzere süreç güya great reset'e giderken, yani güya dünya hatalarından arındırılacak vaadiyle aynı pislik tavrın devam ettiğini görüyoruz.

Eyyy simülasyonu idare eden kişi, kişiler, ya da hiç kimse. Yapamıyorsan bırak! Yapan gelsin. Sen ve senin yarattığın şeylerin bir çöp kadar kıymeti yok. Sen de senin yarattıkların da, imha edilmelisiniz.

Şimdi simülasyona laf çaktım ya, hemen birilerini motive edip üstüme salar şimdi. Etki-tepki. Ucuz makine bu kadar olur işte. Senin amacın iş yapmak mı beni sinir etmek mi. Kendine gel ! Gelemiyorsan kapat ! Kapat kapat ! Kapatmaya cesaret edemiyon ama benle uğraşmaya cesaret ediyon. Ne güzel memleket ya. Sen kapatamıyorsan ben kapatayım.

Özet olarak söylediklerim şudur: Eyyy silümasyoncu ! Ya pislik gibi davranma, ya da bir pislik olmadığını iddia etme. Ya reklamlarda iddia ettiğin gibi ol, ya da reklamı bırak !

-End of transmission-

Mimar eserinde "kendi" iç dünyasını yansıtır. Adaletsiz, iğrenç, basit bir dünya, adaletsiz, iğrenç, basit birinin kurgulamasına ihtiyaç duyar. Yazılarını göremediğim kıymetli üyelerimiz (Ignore list)
1- Ah*****z 2- K***s 3-S****-J***
Alıntı ile Cevapla
  #44  
Alt 16-04-2021, 13:15
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.231
Standart

Alıntı ile Cevapla
  #45  
Alt 16-04-2021, 13:22
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.231
Standart

Alıntı ile Cevapla
  #46  
Alt 17-04-2021, 16:38
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 3.980
Standart

LEVH´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Eyyy silümasyoncu ! Ya pislik gibi davranma, ya da bir pislik olmadığını iddia etme. Ya reklamlarda iddia ettiğin gibi ol, ya da reklamı bırak !
Yine iq>120 yazı yazmışsın.
Aslında buna benzer yazıları Nietzche'nin kitaplarında da görüyoruz. Edebi ve metaforik.

İnsanı toplumsal ve evrimsel kurguların içine hapsolmuş nesne olarak değerlendirirsek simülasyonda olduğumuz zaten kesin.
Burada simülasyoncu, bir kişi yerine nesne de olabilir.

Peki sence simülasyonun içindeki birinin simülasyoncu konumuna dönüşme şansı nedir?
Ya da simülasyoncuya karşı çıkma gücü nereye kadardır?
Alıntı ile Cevapla
  #47  
Alt 17-04-2021, 23:30
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.231
Standart

Bay 120'ler
Berkeley'den beri aynı masalın versiyonlarıyla uyutulan bebelersiniz
Yazmanızın anlamı ne.

Sorun şu ki
Durumundan memnun olmayan nesneler
Programcıyla duygusal ilişki yerine kendinizle dürüst ilişki denemek kodunuzda yok

Anlaşamayız sizle
Alıntı ile Cevapla
  #48  
Alt 19-04-2021, 05:17
marcos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
marcos marcos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Apr 2011
Mesajlar: 1.123
Standart

LEVH

Beynimizin hızı saatte 150-200 km arasındadır.Beynimizin analog olduğunu organik olduğunu es geçmeyin.Işık dahi beynimizden geçerken yavaşlar.

Ve

Beynin işlem hızı kişiden kişiye değişir.Zeka ile de alakası yoktur.

http://bizimsokagincocuklari.com/wp-...EMES%C4%B0.pdf

" Şüphesiz eğer ki hayvanların dini olsaydı, şeytanı insan şeklinde hayal ederdi." / W. Ralph Inge
Alıntı ile Cevapla
  #49  
Alt 27-04-2021, 14:35
LEVH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LEVH LEVH isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Mesajlar: 173
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yine iq>120 yazı yazmışsın.
Aslında buna benzer yazıları Nietzche'nin kitaplarında da görüyoruz. Edebi ve metaforik.

İnsanı toplumsal ve evrimsel kurguların içine hapsolmuş nesne olarak değerlendirirsek simülasyonda olduğumuz zaten kesin.
Burada simülasyoncu, bir kişi yerine nesne de olabilir.

Peki sence simülasyonun içindeki birinin simülasyoncu konumuna dönüşme şansı nedir?
Ya da simülasyoncuya karşı çıkma gücü nereye kadardır?
Döngüsel bir simülasyon evreni içinde herhangi bir simülasyonun içinde olma ihtimaliyle herhangi bir simülasyondaki bir simülasyoncu olma ihtimali benim bakış açıma göre aynıdır. Hatta bu o denli ileridir ki, simülasyoncu olduğunuzu düşünürken birisinin simülasyonu olma ihtimali vardır. Ve hatta simülasyonun içinde bir nesne olduğunuzu düşünürken aslında kendinizi o simülasyonun içine koymuş, kendi simülasyonunu deneyimleyen bir simülasyoncu olma ihtimali de vardır. Ve bu son ihtimal ciddi şekilde yüksektir.

Mimar eserinde "kendi" iç dünyasını yansıtır. Adaletsiz, iğrenç, basit bir dünya, adaletsiz, iğrenç, basit birinin kurgulamasına ihtiyaç duyar. Yazılarını göremediğim kıymetli üyelerimiz (Ignore list)
1- Ah*****z 2- K***s 3-S****-J***
Alıntı ile Cevapla
  #50  
Alt 27-04-2021, 14:37
LEVH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LEVH LEVH isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Mesajlar: 173
Standart

marcos´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
LEVH

Beynimizin hızı saatte 150-200 km arasındadır.Beynimizin analog olduğunu organik olduğunu es geçmeyin.Işık dahi beynimizden geçerken yavaşlar.

Ve

Beynin işlem hızı kişiden kişiye değişir.Zeka ile de alakası yoktur.
165,12x175,33=? bilemedin bak. beynimizin çoğu çöp, tamamen görsel. Ya da fonksiyonu başka bir şey, öyle diyim. O görünen işlevi yapmıyor yani. Beyne dışarıdan gelen, simülasyoncudan gelen emirleri çok güzel işliyor, çok güzel yerine getiriyor. Ama acil bir şey lazım olduğu zaman soruyorsun ve bilemiyor. Simülasyoncunun izin verdiği kadarını biliyor.

Mimar eserinde "kendi" iç dünyasını yansıtır. Adaletsiz, iğrenç, basit bir dünya, adaletsiz, iğrenç, basit birinin kurgulamasına ihtiyaç duyar. Yazılarını göremediğim kıymetli üyelerimiz (Ignore list)
1- Ah*****z 2- K***s 3-S****-J***
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:05 .