Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 25-08-2014, 15:58
Kuel Tigin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kuel Tigin Kuel Tigin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Aug 2014
Mesajlar: 79
Standart Dr. Sare Davutoğlu'nun tıp hakkındaki görüşleri

Yeni başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Dr. Sare Davutoğlu, tıpta "fetva" savunuyor. Sare hanım, Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı bünyesinde yapılan kürtaj karşıtı projenin yöneticilerinden. Proje yöneticileri, halka ulaşmadan önce yurtdışı temaslarında kürtajın fıkıhi boyutunu araştırıyorlar.

Sare Davutoğlu, Malezya'daki tıp fakültelerinin, İslami inançların sağlığa dair hükümlerinin tıpta değerlendirilmesine imkân sağladığını aktarıyor. Ve ekliyor, "Mesela 1995'te Kuala Lumpur'da yapılan İslami Tıp Birliği toplantısında bu üniversitelerden birinde görevli bir psikiyatri profesörü ‘Genler, cinler ve günahlar' adlı bir tebliğle katılmıştır".

Sare Davutoğlu aynı zamanda, ulu önder ATATÜRK'ün "cehalet yuvaları" olduğu gerekçesiyle kapattığı medreselerin hayranı... Bir başka hayranı olduğu konu ise, Tıbbı Nebevi.

Tıbbı Nebevi şuymuş: "Hazreti Muhammed'in tıp ile ile ilgili hadis'lerini kaynak alan İslam bilimidir. İnsan sağlığının korunmasında, tedavi ve tedavi araçlarının nasıl uygulanacağı konusunda peygamberin tavsiye ve uygulamalarını dikkate alır. (vikipedi)"

Muhammed'in balgamının, öksürüğünün, aptes aldığı; ayaklarını yıkadığı suyun, devesinin ağzından çıkan köpüklerin "kutsal" olduğunu, ve insanların hastalıklarından kurtulmak için bu saydıklarımın bir kısmını "içtiklerini", bir kısmını da "yüzüne-gözüne sürdüklerini" biliyorum - benzer bir tedavi yöntemi uygulanacak herhalde Tıbbı Nebevi ile.

Son olarak Sare Davutoğlu, geçenlerde Ankara'da düzenlenen Uluslararası Tıbbı Nebevi Kongresi'nin danışma kurulu başkanlığını yapmış.

Tıbbı Nebevi Kongresi, İstanbul Doğal Sağlık Araştırmaları Merkezi işbirliği ile yapılıyormuş. Merkezin Onursal Başkanı Aidin Salih, bebeklerin aşılanmasına karşı. Çünkü aşı, çocuklarımızı domuzlaştırıyor ve maymunlaştırıyormuş.

Diyor ki, "Her aşıda domuz ve maymun DNA parçaları kullanılıyor. DNA parçaları çok rahat ve kolay bir şekilde bebeğin DNA'sının içine nüfuz ediyor. İnsan domuzlaşıyor ve maymunlaşıyor"

Kaynak: http://www.aydinlikgazete.com/manset...savunuyor.html

Laik Türkiye Cumhuriyeti'ne çok yakışan bir başbakan ve başbakan eşi - çok şanslı bir milletiz biz.

Eskilerden idim, vardım uçmağa... Oldum Kül Tigin, döndüm geri.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25-08-2014, 16:13
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.615

Onur Üyeliği 

Standart

Daha beteri olamaz derken, basimiza gelene bakin. Bosuna dememisler "gelen gideni aratir" diye....

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 25-08-2014, 17:47
upuaut - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Ancient Egypt
Mesajlar: 3.973
Standart Fizisist kimdir?

Bu konuda şu filmleri izlemenizi salık veririm:

1. İstanbul Kanatlarımın Altında-1996.
2. Fizisist (The Physician)-2013, NOAH GORDON'un aynı adlı romanından uyarlanma.

Her ikisi de mükemmel. İkincisini az önce izledim ve orada İbn-i Sina'yı gördüm.

Şimdi, ikinci filmin üzerinde biraz durmak istiyorum. Çünkü filmin başlığından filmin neyi anlattığını anlamanız mümkün değildir!

Fizisist kimdir?

Tarihi kayıtlara göre dünyada bilinen ilk dişçi, Eski Mısır'da 3. Hanedanlık Kralı olarak M.Ö. 2600'lerde hüküm süren Zoser (Djoser)'in başkatibi Hesy-Ra (Hesire)'dır. Sakkara'da yapılan kazılarda Hesire'nin mezarı olan mastabası bulundu. Bu mastabanın duvarlarında ve içinde bulunan yazıtlarda Hesire için şu ünvanların mevcut olduğu görülmüştür:

1. Katiplerin şefi, yani Başkatip.
2. Dişçilerin ve fizistlerin (fizikçilerin) şefi, yani Başhekim.
3. Ülkedeki 10 büyük fizisistten biri.

Hesire bu özellikleriyle muhtemelen Kral Zoser'in dişçisi idi. O günkü fizisistler, yani fizisist bilimi fiziğe evrilmeden önce, diş çeker, diş köprüsü yapar (bu, tarihte ilktir), kırık-çıkıklara bakar, hastalara bakar ve insan vücuduyla ilgili çalışmalarda bulunurdu.

İşte 2 no'lu film M.S. 1020'nin İngiltere'sinde geçer ve aradan 3700 yıl geçmesine rağmen fizisistlerin yaptıkları işler hep aynı kalmış. Yani M.Ö. 2600'lerde Hesire Eski Mısır'da ne yapıyorsa, M.S. 1020'de İngiltere'de ve genel olarak tüm dünyada aynı şeyler yapılıyordu.

Bu durum benim filmde vurulduğum ilk nokta idi. Filmi seyretmeden önce kapağında "Fizikçi" yazıyordu ve ben de bu filmin Antik Roma döneminde yaşamış bir fizikçinin hayatını anlattığını zannediyordum. Ama 2 saat 40 dakikalık uzun metrajlı bu filmi izledikçe hemen aklıma Eski Mısır'da Kral Zoser zamanında yaşamış Hesire geldi. Hesire'yi zaten daha önceden tanıyor ve özelliklerini adım gibi biliyordum. Bu adam muhtemelen tarihte diş köprüsü yapan ilk dişçi idi. Bilindiği gibi onun bu keşfi günümüzde hala dişçilikte kullanılır.

Ya işte böyle... O günlerde fizikçiler bu tür işlerle uğraşıyordu, arkadaşlar! Ama o günlerdeki fizikçilerin Dr. Sare Davutoğlu gibi acayip takıntıları yoktu. Aslında hiçbir zaman yoktu. Bunu filmden de görebilirsiniz. Bu kara taassup her iki filmde özellikle işlenmiş ve üzerine defalarca vurgular yapılmıştır.

AKHENATON döneminde II. RAMSES'in Anılması

7. Yusuf babası Yakup'u getirip Firavun AKHENATON'un huzuruna çıkardı ve Yakup AKHENATON'u kutsadı.

8. Firavun AKHENATON, Yakup'a, "Kaç yaşındasın?" diye sordu.

9. Yakup, "Gurbet yıllarım 130 yılı buldu" diye yanıtladı, "Ama yıllar çabuk ve zorlu geçti. Atalarımın gurbet yılları kadar uzun sürmedi."

10. Sonra AKHENATON'u kutsayıp huzurundan ayrıldı.

11. Yusuf babasıyla kardeşlerini Mısır'a yerleştirdi; AKHENATON'un buyruğu uyarınca onlara ülkenin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 25-08-2014, 19:22
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Diktatorun "yeni Turkiye" dedigi, kendi onderliginde ve "yeni osmanli" cinin yonlendiriminde; dinde yeni bir evreye giriyor.

Iste "yeni osmanlici" nin, zevcesinin aciklamasi da buna yoneliktir.

Burada iki buyuk tehlike vardir.

Birincisi Islam dini ve inancinin, politik bir cikar ve somuru temelinde "AKP dini" ne donusturulmesi

Ikincisi de, tip gibi insanoglunun yasam ve saglik hakkinin cagdas bilimsel ve bilissel olmayan ustelik politik cikarli dini onderler ile elinden alinmasi ve sagliksiz, bilgisiz, bilimsiz bir dini cikarci onderin; sozlerine (fetva) teslim edilmesi.

Artik toplum, toplumsal olarak dualarla ufuruklerle medyumlarla v.s. "iyilestirecek"

Burada akla su soru geliyor?

Madem bu kadar eskiye ozeniyorsuinuz, tedavinizi de bari o donemin teknigi ile yapin.

Gavur icatlarindan uzak durun, o devirdeki gibi yasayin; yoksa yaptiginiz "elin gelini ile halay cekmek" olur.

Herhalde "yeni osmanlici" nin zevcesi de, saglik bakanligina aday olacak.

Egitimi her turlu bitirdiniz, sira sagligi ve yasami bitirmeye geldi.

Bence buna ilk tepki koyacak olan, gezi bilinci olacaktir.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25-08-2014, 19:47
Kuel Tigin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kuel Tigin Kuel Tigin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Aug 2014
Mesajlar: 79
Standart

Ben Ahmet Davutoğlu'na devlet dairesinde çaycılık yaptırmam. Keza Sare hanıma, ev hanımlığını dahi yasak ederim. Yetiştireceği çocukların geleceğini karartır bu kafa yapısıyla.

Şu bir gerçek ki, başbuğ ATATÜRK'ün ölümünden sonra kimse fazla ciddiye almadı bu "karşı devrim" olayını, ama bugün sonuç ortada. Ve bugün hala, kendini bir ATATÜRK araştırmacısı olarak tanımlayan bir yazar bozuntusu -yaptığı güzel işlerin yanında- ATATÜRK'ü neredeyse camii imamı gibi göstermek istiyor. Bir beş vakit namaz kıldırmadığı kaldı...

Kendisini "Kemalist" yahut "Atatürk'çü" olarak tanımlayan insanlarımızın da beyni felce uğramış. ATATÜRK'ün İslam, Muhammed hakkındaki zehir zemberek sözlerini biliyorlar, bilmeyenlere de benim gibiler öğretiyor; mesela "(Muhammed'in) palaspandıras hırkası...", "...benim bir dinim yok, bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum...", "Muhammed'in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kuran denir", "Muhammed de Mekkeden kalkıp Medine'ye kaçtı" gibi...

Ama buna rağmen hiçbirisi de demiyor ki "Ata'mız böyle dediyse, durup düşünmek, araştırmak gerekir - niye böyle dedi acaba" diye. Varsa yoksa "Bizim dinimiz hoşgörü, akıl ve bilim dinidir; öyle fena şeyler olmaz..."

Evet, sen işine gelmeyen ayet, hadis ve fetvaları görmezden gelip öylece yaşayabilirsin ama, bunları "görmezden gelmeyecek" olan kişiler devletin en üst makamından başlıyor, en alt kademelerine kadar yuvalanmış vaziyetteler.

Tam anlamıyla molla rejimine geçildiği zaman da dersiniz "Bizim dinimiz hoşgörü, akıl dinidir" diye.

Eskilerden idim, vardım uçmağa... Oldum Kül Tigin, döndüm geri.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 25-08-2014, 20:10
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Kuel Tigin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben Ahmet Davutoğlu'na devlet dairesinde çaycılık yaptırmam. Keza Sare hanıma, ev hanımlığını dahi yasak ederim. Yetiştireceği çocukların geleceğini karartır bu kafa yapısıyla.

Şu bir gerçek ki, başbuğ ATATÜRK'ün ölümünden sonra kimse fazla ciddiye almadı bu "karşı devrim" olayını, ama bugün sonuç ortada. Ve bugün hala, kendini bir ATATÜRK araştırmacısı olarak tanımlayan bir yazar bozuntusu -yaptığı güzel işlerin yanında- ATATÜRK'ü neredeyse camii imamı gibi göstermek istiyor. Bir beş vakit namaz kıldırmadığı kaldı...

Kendisini "Kemalist" yahut "Atatürk'çü" olarak tanımlayan insanlarımızın da beyni felce uğramış. ATATÜRK'ün İslam, Muhammed hakkındaki zehir zemberek sözlerini biliyorlar, bilmeyenlere de benim gibiler öğretiyor; mesela "(Muhammed'in) palaspandıras hırkası...", "...benim bir dinim yok, bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum...", "Muhammed'in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kuran denir", "Muhammed de Mekkeden kalkıp Medine'ye kaçtı" gibi...

Ama buna rağmen hiçbirisi de demiyor ki "Ata'mız böyle dediyse, durup düşünmek, araştırmak gerekir - niye böyle dedi acaba" diye. Varsa yoksa "Bizim dinimiz hoşgörü, akıl ve bilim dinidir; öyle fena şeyler olmaz..."

Evet, sen işine gelmeyen ayet, hadis ve fetvaları görmezden gelip öylece yaşayabilirsin ama, bunları "görmezden gelmeyecek" olan kişiler devletin en üst makamından başlıyor, en alt kademelerine kadar yuvalanmış vaziyetteler.

Tam anlamıyla molla rejimine geçildiği zaman da dersiniz "Bizim dinimiz hoşgörü, akıl dinidir" diye.
Sen oyle diyorsun da, AKP yanlisi olmadigini soyleyen ve oyle bilinen kanallar, basta ulusalcilar olmak uzere; tum reklamlarinda "Ataturk'un aslinda ne kadar islam dinini one cikardigi"ni isleyip, duruyorlar.

Yani "Kraldan daha kralci" geciniyorlar.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 25-08-2014, 20:26
Kuel Tigin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kuel Tigin Kuel Tigin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Aug 2014
Mesajlar: 79
Standart

Taktik icabı övdüğü, öne çıkardığı olmuştur İslam dinini, doğrudur. Ama günün şartları gereğidir.

Mesela 1. Meclis de dualarla, kurbanlarla açılmıştır ama sonra; bir gün meclisin önünde ATATÜRK'ün yolunu kesip dua okumaya kalkan bir imama ATATÜRK, "Bu işlerin yeri burası değildir, bu vatan dualarla değil, Mehmetçik'in kanıyla kurtarıldı" diyerek onu kovmuştur.

"AKP yanlısı olmayan kanallar" derken, ben bunların sadece görüntüden ibaret olduğunu, aslında gizli gizli yine emperyalizmin taşeronluğunu yaptığını düşünüyorum. Gazeteler de öyle. Günlerdir doğuda yine çatışmalar var, 3 gün önce galiba iki şehidimiz vardı gene; hangi gazete haber yaptı, hangi televizyon gösterdi?

Ele geçirilmemiş hiçbir kurum, siyasi parti, kanal, gazete vs. yok bana göre.

Eskilerden idim, vardım uçmağa... Oldum Kül Tigin, döndüm geri.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 25-08-2014, 20:48
inferno inferno isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Oct 2013
Bulunduğu yer: Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinden.
Mesajlar: 502
Standart

bırakın onlar üfürükçülerle iyileşsinler
bizi ancak evrim paklar, evrimsel süreçte üfüre üfüre yok olurlar
başka bir düşüncem de kalmadı artık. Bizler bilim adamlarına teslim oldukça onlar da üfürükçülere teslim olsunlar.
n'apalım!.. böyle gelmiş böyle gidiyor.

Ben içimdeki vicdanımın bana söylediklerini yaparım. Bunu bana Tanrı yasaklamış olsa bile.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 25-08-2014, 22:02
drecco drecco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Aug 2014
Mesajlar: 144
Standart

Son bir kaç yıldır dünyada hakim sistemin ortadoğudaki ilk amacı olan basra körfezi ile akdeniz arasında güvenli ve kontrol altında olan bir koridor açma projesi var.Bu proje de kullanılan ülkelerdeki siyasal sistemlerin hiç bir önemi yok.Yeni osmanlıcılık,kürt devleti vb. bunlar Hakim temel sistemin dizaynı için bugün var yarın yok yansımalarıdır.Dolayısıgla burada kulanılan argümanlar içinde medya,tv ,vb her argüman sistem tarafından işletilir yönlendirilir.Burada sare davutoğlunun ne dediği uzun süreçte önemsizdir.Toplumun belirli yönde dizayn edilmesi için gerekli en uç argümanlarından sadece biridir.Diğer yandan başka bir başlıkta diyanet denen kurumun kredi kartı kredi ve kurban ilişkisine dair yayınladığı bir şey var.Bunların hepsi toplumu sistematik şekilde dizayn etme gelecekteki durumlara uygun hale getirme projesinden başka birşey değildir.
Ortadoğudaki toplumların büyük bir kısmının inanç sistemleri zaten belli.Koyundan öte topluluklar.
Ameliyathane kapısında,içerde tamamen bilimsel bilgiler ve de yeteneği ışığında işini yapan doktor,dışarda ise içerdeki kimsenin yaşaması için anlamını dahi bilmediği dua denen metinleri okuyan aile dost efradı ve bundaki büyük açmaz.İnsanoğlunun çaresizlik tükenmişlik yanıt verememe,isyan acı duygusunun en yoğun yaşandığı durumlar adına ne derseniz deyin hep bir sığınma ihtiyacında zaten.Bunun doktor mu,din mi,tanrılaştırdıkları şey mi olduğunun hiç bir önemi yok ki.İçerdeki doktorun inancı yapısı teolojik bakışı ne kadar önemli olur ki.Bu en küçücük ayrıntıyı bile egemen sistem kullanır ve koyun ötesi iki ayaklılar peşinen kabul eder.Beyninin sorgulama,cevap arama kısımları körelmiş,hiç oluşmamış toplumlara sare hanımın söylediği çok bile gelir.Akıl mantık-din tanrı ,ateş-barut.Her iki olguda yan yana geldiler mi sonuçları insanlık için felakettir.
Bunu görmek için (dayanabilirseniz) akşam haberi diye verilen metinleri dinlemek,gazete denen kağıt parçasını okumak,cuma günü herhangi bir caminin önünde bulunmak, bir kaç dakikalığına öğretmen olmak lazım.Hatta fazla bile gelir.
Sevgiler

Konu drecco tarafından (25-08-2014 Saat 22:07 ) değiştirilmiştir. Sebep: imla düzeltme
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 25-08-2014, 23:58
Nevandaar Nevandaar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Nov 2011
Mesajlar: 555
Standart




Birazda ahlaksız batının nelerle uğraştığına göz gezdirelim:

Gelecekte Sokaklarımızı Genetiği Değiştirilmiş Ağaçlar Aydınlatabilir!


Bakterileriniz Sizi Şişmanlatıyor Olabilir Mi?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cenazesi Hakkındaki Görüşleri- Röportaj Turan Dursun 10 29-07-2021 11:45
Putin Davutoğlu'nu nasıl çağırdı? Obama'yı hatırlatan hareket Ahlaksız Politika 4 15-05-2018 15:48
Davutoğlu Guardian’a konuştu: Tek ayak üzerinde kırk yalan buna denir xcan Politika 2 18-06-2013 09:59
Cenazesi Hakkındaki Görüşleri - Röportaj ALKA Turan Dursun 0 11-11-2012 09:48
Darwin’in Din ve inanç hakkındaki görüşleri mehmetsalih Evrim 3 07-06-2009 22:08

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:54 .