Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik > Elektromagnetizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 17-10-2020, 20:49
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 2.873
Standart Nikola Tesla ve gizli Eter fiziği

Nikola Tesla diyor ki ;

İnsanlık eteri anlarsa bunlar olur!

.
İstediği maddeyi etere dönüştürebilir
Maddi ve sürekli türeyen enerji oluşturabilir
Dünya'nın boyutunu değiştirebilir
Mevsimleri kontrol edebilir
Evrenin sınırları boyunca seyahat edebilir
Gezegenlerin çarpışmalarını yeni güneş, yeni yıldız, ısı ve ışık kaynağı üretmek için kontrol edebilir
İnsan kendisini sonsuz biçimlerde canlandırıp geliştirebilir

Nikola Tesla diyor ki

"Ben tüm detaylarda çalıştım ve çok yakında dünyaya umut verecek gelişmeleri duyuracağım. Çalışmam bu kuvvetin nedenlerini ve gökyüzündeki cisimlerin onun etkisindeki hareketlerini o kadar tatmin edici bir şekilde açıklıyor ki, boş spekülasyonlara ve sahte kavramlara son verecektir. Sadece bir güç kaynağının varlığı cisimlerin hareketlerini açıklayabilir ve varsayımla uzay eğriliği teorilerini ortadan kaldırır. Bu konuda tüm literatür boşunadır ve unutulmaya mahkumdur. Çünkü, tüm eterin varlığını ve olaylarda oynadığı vazgeçilmez rolü tanımadan evrenin işleyişini açıklamaya çalışırlar. "

Ve diyor ki

Eter, ışık hızının yakınında "sonsuz küçük kıvrımlarla" maddeye dönüşebiliyor ve tekrar eski formuna geri dönebiliyor.

Ve diyor ki

Kuvvet kaybolduğunda ve hareket kesildiğinde, madde tekrar etere dönüyor (bir nevi atomik bozulma şekli)

Tesla nın bilinen fiziğin uzaydaki yerçekimi etkisinin , atalet ve momentumun oluşmalarını eteri sağladığını ,
yani Einstein nin yazdığı uzaydaki eğilip bükülme hikayelerinin Boş bir hikaye olduğunu söylüyor.

Uzayda Boşluk diye bildigimiz alanlarda eter diye isimlendirdigi şeyin etkileşiminin tekrar maddeye dönüşmesi iddiası enteresan ve böyle bir bilim adamı yaptığı deneylerde somut bir şey görmese bu derece iddialarda bulunmaz galiba !

Nikola Tesla ,takdir edilesi bir bilim insanı
Tesla yı bana göre diğer bilim insanlarından( Einstein vs ) ayıran ne yaptıysa gözlem ve deneyler ile yaptı
Yaptı ama şu populercilik mekanında yer bulamadı.

Eter anlaşılırsa ortaya çıkacak diye yazdığı şeylere bakınca insan şok oluyor.
Manyetik alan manyetizma ve bunlara bağlı olan her konuda onun üzerine birisini tanımıyorum.


Not;. Eter bildiğimiz eter değil.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-10-2020, 11:25
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 12.328

Onur Üyeliği 

Standart

Eter diye değil madde diye düşünelim... Taşlar yerine oturur...

Daha üst yapıları ise formlar olarak düşünebiliriz.

Nesneleri boşlukda değil, madde okyanusunda düşünebiliriz, böylece bir çok etki ve yayılım (ister dalga ister parça etkisi) açıklanmış olur.

Maddeyi ise(dolaysız ifadeyle), bildiğimiz form, moleküler yapılar gibi katı, sıvı, gaz gibi düşünemeyiz...

Bütün inekler hayvandır, ama her hayvan inek değildir. Bütün "A nesneleri", maddedir, ama her madde A nesnesi değildir, bütün nesneler maddedir(genel ifade, inek ve hayvan örneği gibi)...

Bu genel ifade ile özelde maddeya dair konuşulunca, maddeyi de aynen bu form-yapılar gibi düşünmeye çalışıyoruz, haliyle daha alt zeminde, bu form yapılara benzediğini düşündüğümüz madde parçacığı arıyoruz, oysa bu form-yapılar, daha küçük form-yapılardan, daha küçükleri de daha küçük, daha küçüğü ise artık form-yapı değil..

Bizler ve araçlarımız, etki-tepki prensibi ile çalışır. Nesnelere dair soyutladığımız ne varsa, aslında etki alanı üzerinden çıkarımdır, bunu bir ağ gibi düşünebiliriz, öyleyuse bu etki nasıl yayılabilir?.

Tüm bunları düşünürken, boşluk olarak düşündüğümüz alanların, madde ile dolu olduğunu, bir okyanus içi gibi düşünebiliriz, böylece çeşitli kuvvet etkileri aktarımı sağlanabiliyor.

Çeşitli parçalar bir araya gelince, farklı bir etkileşim ağı oluşuyor, böylece form-yapı olarak, şahsına münhasır bir ayrı duruşa sahip oluyorlar, karar noktasına eriştiklerinde ise, aşırı etkiye-kuvvete maruz kalmadıkça, ne parça vermeye, ne de almaya uygun değiller(geçirgenlik azalması). Su içinde yağ gibi...

Sicim teorisi örneğin, bizim araçlarımız belirli büyüklükteki parçacıklarla etkileşebilir, daha alt parçacıklarla etkileşim sağlanamadığı için şaşırıyorlar ve yer, yer analoji yaparak bir şeylere benzetip, teori üretiyorlar, boyutlar üfürmek zorunda kalıyorlar(oysa boyutlar, zamanı da dahil ettiğimiz bir yığın kavramlar, form-yapı ve aralaırndaki ilişki seviyesinde anlamlı). Temeldeki sorun ise maddeyi bir türlü kabullenememek... Var olan her şeyin madde olduğu düşünülürse, bir çok cevapsız sorun çözülebilir, karanlık madde vb türetmeye gerek kalmaz. Biz maddeyi(salt madde, form-yapı değil) doğrudan görmüyoruz zaten, etkileşimler sayesinde, maddi yapılar sayesinde ulaşıyoruz ve etki düzeyi bir sınır oluşturuyor, daha altında kalan etkileri ya yorumlayamıyor ya da daha altında etkileri algılayacak araçlar üretimiyoruz(çünkü araçlarımızda maddi zemin açısından makro düzeyde)..

Manyetik alan da, maddi etki alanı(maddenin etkleşimi), yayılımı... Kısaca toz gibi...

Bazı ifadeler abartı
Evrenin sınırları boyunca hareket etmek örneğin.
Dünyanın boyutu zaten değişiyor(gök taşları, tozlarla vs), ancak bu iradi müdahale ve farkedilebilir bir büyüme değil. O kadar basit değil.

Maddi ve sürekli türeyen enerji oluşturmak, aslında var olan kapasiteyi kullanıyor, kullanmayı keşfediyoruz, açığa çıkartıyor, ilişkilendiriyoruz, ki esasında yine temeldeki etki-tepkidir. Yani biz maddenin çeşitli etkileşimlerini keşfediyor, amaca yönelik kullanıyor, ilişkilendiriyor böylece etki-tepki açığa iş(değişim, dönüşüm) çıkartıyor.

Bazı şeyler mümkün, bazı şeyler ise mümkün değildir...
Örneğin tozlara bir birim etki oluşturulduğunda, basit parçacık oluşturduğunu düşünelim, bu etki, 3 toz parçasını birleştiriyor olsun, bu birleşen 3 parçacık da, aldığı etkiyi, aktarıyor, aktardığında da dağılıyor, aktardığı alanda ise yine 3 parçalı parçacık oluşuyor, aktarıyor ve bu böylece, 3 parçacığı birleştiremeyecek olana kadar(etki sönümlenmesi) devam ediyor olsun, böylece bu 3 parçalı parcacık oluşumu, çok hızlı yayılım gösterir(dalga gibi). Uzak noktalara hızlıca erişmek için, bir nesnenin bileşenlerine ayrılıp, bilmem çok uzak noktadaki tozlarla(madde) yeniden birleştirilmesi gerekir, ancak etki absorbe(soğurulmak, emilmek) olur ve böylece etki kaybı, parçacık oluşumunun sağlayamayacak veya sağlıklı oluşturamayacak düzeye iner(kabul edilebilir kısa mesafeler söz konusu olabilir)..

Neyse, bizim soyutladığımız bir çok kavram, örneğin kuvvet, alan, enerji vb, esasında etkiye dairdir, yani maddi etkileşimlerdir ve bizler de, gözlem araçalarımız da, etkileşim sayesinde veri ediniriz. Tepki ölçümü veriyi oluşturur ve yorumladığımız tepkidir.

Son olarak, uzay boş ve doludur(pikseller gibi değil, toz gibi), varlık-yokluk birlikte düşünülmeli.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 30-11-2020, 12:28
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 2.873
Standart

Nikola Tesla, çift yarık deneyinin ve neticesinin farkına vardımı?

1800 lü yıllarda, şartların gereği basit ama anlaşılır , 1960 lı yıllarda net ve hatta gözlem yolu ile neticesi alınan bu deneyin olduğu tarihler arasında yaşayan Tesla , çift yarık deneyinin en son neticesi olan dalga fonksiyonun gözlemlendiği anda parça fonksiyonu
Yani daha net söylemle

Dalganın gözlemlendigi an form yapıya dönüştüğünü teorik olarak biliyormuydu.

1961 yılına kadar. Dalga ve parçacık fonksiyonları haricinde bir gözlem yok.

Tesla , "
Eter, ışık hızının yakınında "sonsuz küçük kıvrımlarla" maddeye dönüşebiliyor ve tekrar eski formuna geri dönebiliyor"
derken çift yarık deneyinin neticesine benzer bir şey mi demek istiyordu yada bu deneyin neticesini 1961 den önce kendi deneyleri esnasında görüp dahada ilerisine gittiğindenmi , .
"Ben tüm detaylarda çalıştım ve çok yakında dünyaya umut verecek gelişmeleri duyuracağım"
dedi.


Açıkçası
Gözlemlenen dalga fonksiyonun parçacık fonksiyonu oluşturması insanın kafasını kurcalıyor.

Tarihteki filozofların
"Düşüncemi maddeyi , maddemi düşünceyi oluşturuyor" çatışmasında
Hem Tesla , hemde çift yarık deneyi çok ilginç bir yerde duruyor.

Çift yarık deneyi ve neticesinde ki durum HOKUS POKUS olmadığından materyalizm için bir kenara atılamaz ve yatsınamaz.

Deneydeki dedektör , ölçtüğü şeyle bir etkileşime giriyor ve neticeye etki ediyor. Etkiside pek basit bir durum değil , dalga denileni bildiğin parçacığı yani genel anlamda bilinen maddeye , hacmi olan bir şeye çeviriyor.

Deneydeki dedektör normal yaşamda ben isem gözlem yaptığım herşeyin ama her şeyin üzerine etkim olması gerekiyor. Acaba böylemi?

Şu similasyon cümleleride bu tip bir deneyin neticesinden temel buluyor gibi ..
Geçmişin bu duruma atıf yapan filozoflarınıda işin içine katarsak
Ne olduğunu materyalizme , evrime , sadece duyularımıza bakarak bilebilirmiyiz?

Tesla durumun farkında olduysa manyetik alan ve parcacık ilişkisinde bir çok bilim insanın bilmediğini biliyor olabilir
Tesla hayal perest biriside değil.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:28 .