Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 05-03-2020, 17:39
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 2.881
Standart Kalem 15 mucizesi

Bilindigi üzere kalem
Suresi , Alak suresinin ardından inen 2. Sure diye islam inanırları tarafından tasdik edilir.

Mucize olan bu durum degildir.
Mucize ortada fol yok yumurta yokken ortaya atılan mucizevi söylemdir.

Bakın şimdi kalem 15 de ki cümle diyor ki ;
- Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.

Evet şimdi ilk inen Alak ve ardından kalem suresinin 15 .ayetine kadar KİME, HANGİ ESKİ MASAL ANLATILMIŞTA , ESKI MASAL BU DIYE ITIRAZ ETMIŞ
GÖRELIM
KAYNAK EVRENI YARATAN


-ALAK: suresi. Ilk inen

1 - Yaratan Rabbinin adıyla oku!

2 - O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı.

3 - Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.

4 - O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.

5 - İnsana bilmediği şeyleri öğretti.

6 - Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.

7 - Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.

8 - Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir.

9 - 10 - Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?

11 - Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,

12 - Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?

13 - Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse,

14 - O adam, Allah'ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu?

15 - 16 - Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.

17 - O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.

18 - Biz de Zebanileri çağıracağız.

VAR MI BURAYA KADAR ESKI BIR MASAL ?
YOK .
haydi devam edelim


-KALEM: 2. Inen sure

1 - Nûn, Kaleme ve yazdıklarına andolsun.

2 - Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.

3 - Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.

4 - Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.

5 - Sen de göreceksin, onlar da görecek.

6 - Hanginizde imiş o fitne ve cinnet.

7 - Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.

8 - O halde, yalanlayıcılara itaat etme.

9 - Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.

10 - Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,

11 - Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,

12 - Hayra engel olan, saldırgan, günahkâr,

13 - Kaba ve haşin, sonra da kötülükle damgalı,

14 - Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).

Buraya kadar yine eski masal yok
Ve mucize ayet geliyor


15 - Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları der.

kime neyi anlatmaya çalışıyor bu AP AÇIK kuran anlayan var
Mı ?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-03-2021, 14:52
LEVH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LEVH LEVH isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Mesajlar: 310
Standart

Demin bir konu açtım, onunla alakalı olduğu için burada ilk ayetlerle, daha doğrusu Alak suresinin ilk ayetleriyle ilgili açıklama yapmak istiyorum. Bunu siz benim yorumum olarak da değerlendirebilirsiniz. Objektif olarak öyle zaten. Neyin objektif olduğu da tartışmalı ayrıca.

Alak suresinin başında, önce "oku" dendiğinde, orada Muhammedin "ben okuma bilmem" dediği ifade edilir. Hatta bundan önce, "oku" diyor, "ben okuma bilmem", "oku", "ben okuma bilmem", işte ondan sonra bu ayetler geliyor. İyi de, Muhammed okuma yazma biliyordu. Bilmemesi akıl fizik kurallarına, hayatın olağan akışına aykırıdır. Çünkü baktığımızda bir tüccar olarak okuma yazma bilmeden hesap yapamaz, sayıları isimlerle örtüştürüp alacak vereceklerini takip edemez, batar gider. Ayrıca peygamberse onun da bir karizması vardır. Etrafınızdaki zenginlere bakın, makam mevki sahibi çoğu 3-5 dil bilir. Şimdiki sonradan görme Anadolu çhomarlarını kast etmiyorum. Geleneksel olarak elit kesim çok dil bilir. Neden? Çünkü cahil denmesin diye. Yani yedi düvele ben peygamberim diye nam salmaya kalkacaksın, okuma yazma bilmeyeceksin. Bu imkansız. Kesin olarak okuma yazma biliyordu.

Burada "oku" dendiğinde "ben okuma yazma bilmem" demesi hakkında iki farklı teorim var. Birincisi, böyle bir şeyi hiç demedi, zaten kuranda da yazmıyor, o yüzden, bu anlatılanlar uydurmadır.

Bir ikincisi, simülatörler tarafından kendisine gaipten iletilen bu sesler üzerine panik yaptı, bildiği halde "ben okuma yazma bilmiyorum" dedi. Bildiğini de unuttu adeta. Hani yolunuzu eşkiya keser de "paranı ver hemen" dediğinde "param yok ki" dersiniz ya anında, aslında vardır, sonra aklınız yavaş yavaş yerine gelir. Bence burada da bu durum oldu. Ben bu ikincisine inanıyorum. Yani söyledi, ama panikle yanlış söyledi.

"Nüzûlü" bölümünde anlatıldığı üzere Cebrâil Hz. Peygamber'e "oku" dediğinde o okuma işinin okuma yazma bilenler tarafından yapılabileceğini düşünerek "Ben okuma bilmem" demişti.
kaynak

Yazılarını göremediğim kıymetli üyelerimiz (Ignore list)
1- Ah*****z 2- K***s 3-S****-J***4-cop****cus
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06-03-2021, 04:04
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 5.391
Standart

Sevgili LEVH,
LEVH´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Alak suresinin başında, önce "oku" dendiğinde, orada Muhammedin "ben okuma bilmem" dediği ifade edilir. Hatta bundan önce, "oku" diyor, "ben okuma bilmem", "oku", "ben okuma bilmem", işte ondan sonra bu ayetler geliyor. İyi de, Muhammed okuma yazma biliyordu.
Vahiy diye birşey yok ki, bunun ezberini-okumasını-okuma yazmasını tartışalım.

Yalancı-hadisçi-hurafecilerin iddialarından anlaşılana göre Muhammed'e verilen bir kağıt-papirüs-kitap yokmuş. Yani Muhammed'in eline okuyabileceği bir metin verilmemiş. (Sözde Cebrail'in vahyettiği) bazı sözleri ezberlemesi, ahaliye hitaben (ezberden) tekrar etmesi, aktarması, nakletmesi istenmiş.

Konuyu Muhammed'in okuma yazma bilmesi üzerinden tartışmak, 'ben okuma bilmem' filan dendiğini düşünmek, yalancı-hadisçi-hurafecilerin yalanlarının üstüne başka yalanlar eklemek olur.

Bazı Müslümanlar bu yalanlara dayanarak 'dinimizin ilk emri oku, İslam eğitime-bilime bu kadar çok önem veriyor' diyorlar. İnsaf.

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz..
(Nazım Hikmet Ran)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 06-03-2021, 15:18
LEVH - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
LEVH LEVH isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Mesajlar: 310
Standart

Şüpheci Dinsiz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili LEVH,
Vahiy diye birşey yok ki, bunun ezberini-okumasını-okuma yazmasını tartışalım.

Yalancı-hadisçi-hurafecilerin iddialarından anlaşılana göre Muhammed'e verilen bir kağıt-papirüs-kitap yokmuş. Yani Muhammed'in eline okuyabileceği bir metin verilmemiş. (Sözde Cebrail'in vahyettiği) bazı sözleri ezberlemesi, ahaliye hitaben (ezberden) tekrar etmesi, aktarması, nakletmesi istenmiş.

Konuyu Muhammed'in okuma yazma bilmesi üzerinden tartışmak, 'ben okuma bilmem' filan dendiğini düşünmek, yalancı-hadisçi-hurafecilerin yalanlarının üstüne başka yalanlar eklemek olur.

Bazı Müslümanlar bu yalanlara dayanarak 'dinimizin ilk emri oku, İslam eğitime-bilime bu kadar çok önem veriyor' diyorlar. İnsaf.
Sayın Şüpheci Dinsiz;
Bu konuda sizden farklı düşünüyorum ve bunu daha önce bir kaç yerde ifade ettim.
Ben dünyanın bir grup ya da bir tek simülasyoncu tarafından idare edildiğine ve vahyin, bildiğimiz manada subliminal yöntemle, uzaktan erişimle kendisine iletilen mesajlar olduğuna inanıyorum.
Bugün bazı bilim insanları dünyaya her metrekareye saniyede terabayt boyutunda dışarıdan veri geldiğini anlatıyorlar. Yani kaynağı bilinmeyen bir yerlerden her saniye habire veri geliyor.
Dolayısıyla Muhammedin mağdur edildiğini, gerçekten Allahtan emirler geldiğine inandırıldığını düşünüyorum. Yani bana göre o yalancı ya da etrafındakiler tarafından manipüle edilen biri değildi, simülasyon tarafından beynine gönderilen yoğun sinyallerle aldatılan bir mağdurdu.
Bir adam mağarada oturuyorsa, birileri onun haberi olmadan sağa sola gizli ses sistemi döşeyip fısıltı şeklinde o ses sisteminden ona emirler gönderirse, o zamanlarda bunun tek makul açıklaması gaipten sesler gelmesidir. Bakın konu bu bakımdan gayet basit aslında. Sadece, o devirde onlardan daha üstün teknolojiye sahip art niyetli birilerinin yaşaması ve ona bunu yaşatmayı istemeleri yeterli. Eşek şakası gibi düşünebilirsiniz bunu.

Yazılarını göremediğim kıymetli üyelerimiz (Ignore list)
1- Ah*****z 2- K***s 3-S****-J***4-cop****cus
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:29 .