Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 14-07-2010, 17:06
YasasinBilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YasasinBilim YasasinBilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jul 2009
Bulunduğu yer: şemsipajapaşası
Mesajlar: 1.217
Standart Kuran'da Beyin Yerine Kalpten Bahsedilir

Sevgili arkadaşlar;

Kur-an'ın yazıldığı 7. yüzyılda, beynin ne işe yaradığı bilinmemekteydi.

Aklın ve de düşünme yeteneğinin kalp tarafından gerçekleştiğine inanılıyordu.

Bu nedenle Kur-an'da düşünmenin beyin aracılığıyla yapıldığına dair bir ayet bulamazsanız. Aksine, düşünmeyle ilgili fonksiyonlar kalbe yüklenmiştir.

Bu da Kur-an'ın o dönemdeki bilgiler çerçevesinde yazıldığının bir kanıtıdır.

Tanrı kelamı olsa mutlaka beyinden ve beyinle düşünmeden bahsedilirdi.

Görüşlerinizi merak ediyorum.

saygılar...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14-07-2010, 17:16
AerA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AerA AerA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
Standart

Kanımca düşünmek ile alakalı bir ayet olmamakla beraber aslında hepsi inanmak ile, kalpten inanmak, üzerinedir. Sebep bu olabilir. Çünkü tarih boyunca kalp organına yakıştırılan görevlerin haddi hesabı olmamakla beraber Arapca tercümelerinde de benzeri bir benzetmeye gidilebilmiş olabilir.

Ama bir doktor çok rahatlıkla söyleyebilir ki "insan yapısı hakkında halen çok az bilgiye sahibiz", ki böyle olunca 6.YY Arabının tıp hakkında fazlasını bilmesini beklemek çok yanlış olur. Sarılığa bile içine cin girmiş diyebilirler, veyahut üfürükle tedaviye (!), tükürükle tedaviye (!) kaçabilirler ki yapmamışlar mı?

Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14-07-2010, 17:21
aliyarasfal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyarasfal aliyarasfal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
Standart

Doğrusu akletmez misiniz, düşünmezmisiniz? şeklinde çok sık kullanılan ayetler olduğunu biliyorum ama bu düşünme ve akletmenin hangi organca yapıldığı yada direk beyin ile ilgili bir bölüm yada düşünme organı olarak beyinin gösterildiği ayetler olduğunu hatırlamıyorum. Varsa iyi bilen arkadaşlar sunarsa sevinirim, böylece daha net bilgiler ışığında tartışabiliriz.
Şimdilik saygımla gittim..

Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14-07-2010, 17:31
YasasinBilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YasasinBilim YasasinBilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jul 2009
Bulunduğu yer: şemsipajapaşası
Mesajlar: 1.217
Standart

aliyarasfal´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğrusu akletmez misiniz, düşünmezmisiniz? şeklinde çok sık kullanılan ayetler olduğunu biliyorum ama bu düşünme ve akletmenin hangi organca yapıldığı yada direk beyin ile ilgili bir bölüm yada düşünme organı olarak beyinin gösterildiği ayetler olduğunu hatırlamıyorum. Varsa iyi bilen arkadaşlar sunarsa sevinirim, böylece daha net bilgiler ışığında tartışabiliriz.
Şimdilik saygımla gittim..
İçinde kalp kelimesi geçen 121 ayet vardır. Bunların bir kısmında duygunun kaynağı olarak (bugünkü inanıştaki gibi) anılmıştır.

Bir kısmında ise düşüncenin kaynağı olarak (bugünkü bilgilere ters).

Hac Suresi(46)Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Muhammed Suresi(24)Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?

Nahl Suresi(22)Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

İsra Suresi(36)Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

İsra Suresi(46)Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Kehf Suresi(57)Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

saygılar..
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14-07-2010, 17:39
AerA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AerA AerA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
Standart

sayın YasasınBilim ;

Öncesindede söylediğim gibi bence burada düşünmekten kasıt hep "kalpten inanmak" şeklinde. Düşünce ve eleştirel bakışın bir dinde işi ne ola ki?

saygılar

Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 14-07-2010, 18:19
YasasinBilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
YasasinBilim YasasinBilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jul 2009
Bulunduğu yer: şemsipajapaşası
Mesajlar: 1.217
Standart

AerA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sayın YasasınBilim ;

Öncesindede söylediğim gibi bence burada düşünmekten kasıt hep "kalpten inanmak" şeklinde. Düşünce ve eleştirel bakışın bir dinde işi ne ola ki?

saygılar
Sevgili AerA;

Kur-an dinle ilgili bir kitap olduğu için tabii ki inanmaktan bahsedecektir. Kalben inanmak Türkçe'de kullandığımız bir deyimdir. Kalp organıyla inanma eyleminin bir alakası yoktur.

İnanmak, bir fikri, bir görüşü anlamak ve benimsemektir. Bu da beyin adını verdiğimiz organla gerçekleşir.

Burada irdelenmesi gereken olay, Kur-an'ın beyinden bahsetmemesi, bu da yetmezmiş gibi beyin gerektiren faaliyetlerde kalbi kullanmasıdır.


İsra Suresi(36)Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

Yukarıdaki ayet ne demek istediğimi daha net açıklıyor. Bu ayette dinen inanmak yerine rutin bir olaydan bahsediyor ve bilgi sahibi olma işlevinini kalp tarafından gerçekleştiriyor.

Bu da o zamanki bilimsel bilgilerle sınırlı, hatalı bir bilgidir. Kur-an'ının bildikleri ancak muhamedin bildikleri kadardır. Tanrı bu işe müdahil olsaydı mutlaka beyinden bahsederdi.

saygılar...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 14-07-2010, 18:27
AerA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AerA AerA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
Standart

Tabiki sayın YasasınBilim ;

Gerçek anlamda bir Tanrı var olsaydı nelerden, nelerden bahsedecekti ama elimizde sadece belli kişilerin beyninlerinde şekillenip sonrasında toplumuna mal olmayı başarmış Tanrılardan başka hiç bir şey yok. Birgün adı Yehova, birgün Ra, birgün Quetzalquatl, Bugün adı Allah, dün El-Lah'dı yarın bakalım ne olacak. gerçi artık yeni tanrılar oluşturmaktansa yeni mesheplere, tarikatlara meyil etti teoloji.

saygılarımla.

Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 14-07-2010, 19:28
troyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
troyya troyya isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 19 Aug 2008
Mesajlar: 1.186
Standart

YasasinBilim´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili arkadaşlar;

Kur-an'ın yazıldığı 7. yüzyılda, beynin ne işe yaradığı bilinmemekteydi.

Aklın ve de düşünme yeteneğinin kalp tarafından gerçekleştiğine inanılıyordu.

Bu nedenle Kur-an'da düşünmenin beyin aracılığıyla yapıldığına dair bir ayet bulamazsanız. Aksine, düşünmeyle ilgili fonksiyonlar kalbe yüklenmiştir.

Bu da Kur-an'ın o dönemdeki bilgiler çerçevesinde yazıldığının bir kanıtıdır.

Tanrı kelamı olsa mutlaka beyinden ve beyinle düşünmeden bahsedilirdi.

Görüşlerinizi merak ediyorum.

saygılar...

hey Allahım yarabbim..

http://www.diyanet.gov.tr/kuran/fihrist.asp?index=16


caheletin de bu kadarı dedirtiyor...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 14-07-2010, 20:13
aliyarasfal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyarasfal aliyarasfal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
Standart

Sayın troyya;
Cehalet kısmını dikkate almayıp verdiğiniz linki incelediğimde konuyla alakasız bir çok ayet ve ayetlerin genelinde akletmezmisiniz, düşünmezmisiniz tarzı düşünmek ve akıl kelimesinin kuranda kullanıldığı üzerine kanıt sunduğunuzu gördüm.Soru ise kurana göre düşünme ve akletme organı hangisidir idi.

Alıntı yapıyorum;

Hac Suresi(46)Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Muhammed Suresi(24)Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilitleri mi var?

Nahl Suresi(22)Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

İsra Suresi(36)Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

İsra Suresi(46)Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.

Kehf Suresi(57)Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.


Burdan anlaşıldığı kadarı ile anlama ve düşünme organı kalp olarak belirtilmiş kuranda.Siz düşünme ve akletmenin kelime olarak kuranda olduğunu kanıtlamışsınız. Ama yukardaki ayetlerle kalbin bu işlevleri yerine getiren organ olduğunu görmezden gelmişiniz. Düşünmek ve akletmek kuranda yazmasada biliniyor o devirde. Ama kitabınız kalbi düşünme ve akletme organı olarak yazınca haliyle sormak gerekmiyor mu beyin yada kafa diye belirten ayet yok mu diye?Çünkü evrensel tanrı kavramı iddiası olan apaçık bir kitap böyle bir yanılgıya düşmemeli.Tekrar yanlış anladığınızı soruyu düşünerek, lütfen kalp dışında düşünme ve akletme organı beyin yada kafa bölgesini işaret eden yada açıkça söyleyen ayet var mı? Yazarsanız sevinirim.Eminim siz cahil değilsiniz sadece yanlış algılamışsınız soruyu.

Şimdilik saygımla gittim...

Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 14-07-2010, 20:33
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

Eskiden insanlar düşünce idrak gibi şeylerin beyinde değil de kalpte oluştuğuna inanırdı:

"Burundan bir çengelle girilip beyin parçalanır ve parça parça çıkarılıp atılırdı. Beynin korunmamasının nedeni Eski Mısırlılar’ ın beyine önem vermemelerindendir: Eski Mısır’da yaşam kalpten girer, kalpte yaşar, kalpten çıkardı. Eski Mısırlılara göre, düşünce merkezi de yine kalpti. Bu nedenle kalp çıkarıldıktan sonra mumyalanıp tekrar yerine konulmasına rağmen, beyin hiçbir şekilde saklanmamıştır, beyin önemsenmediğinden dolayı, hiyerogliflerde bile yer almamıştır."
Kaynak: http://www.girgin.org/ansiklopedi/misirdamumyalama.htm

Kuran'da bakalım ne diyor:
Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır. (A'RAF SURESİ / 179)

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kur-an'da sevgiye yer yoktur! YasasinBilim İslam 136 05-04-2015 00:56
ayetlerde neden kalpten bahsedilir? hak geldi İslam 47 27-07-2010 21:18

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:25 .