Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 16-06-2006, 08:53
ulas1 ulas1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Feb 2006
Bulunduğu yer: ADANA
Mesajlar: 72
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

ne güzel hadisler ilk hadis beni perişan etti.Diyanet bazı hadisleri kaldıracakmış sana zahmet bunlarıda yollada bunlarıda kaldırsınlar fazla ağırlık yapıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 16-06-2006, 12:33
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

ulaş diyanet neye göre kaldırcakmış?
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 16-06-2006, 18:56
deli_cevat deli_cevat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jan 2006
Mesajlar: 808
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

diyanet'in hadis kaldırma gibi bi yetkisi mi warmış

Gelenek ve Gelecek 'Ne Yapmalı'cılarındır
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 17-06-2006, 02:18
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Ezkamo hocam, seni kutlarım, gayet güzel disiplinli bir şekilde, fazlaca laf kalabalığına da boğmadan hadis dünyasının saçmalığını içinden seçtiğin hadislerle bize gayet güzel anlatıyorsun. Zaten fazla birşey söylemeye gerek yok, hadisler kendilerini gayet açık ve net olarak anlatıyorlar. Deli saçması, zırvalıklardan oluşuyor çoğu. Ancak bunlar yaşanmış gerçekler.

Bir insan gerçekte bilmediği konular hakkında böyle arka arkaya bir sürü saçma sapan şeyi nasıl sıralayabilir. Aydan, güneşten, cennetten, meleklerin büyüklüğünden, hayvanlardan, kıyametten, herşeyden bilgisi var ama hepsi de uydurma, deli saçmaları. Hadislerin bir kısmı uydurma olabilir tabii. (ayrıca bunlar kutubu sidde hadisleri) Ama bir kısmı bile bize bir fikir vermeye yetiyor. Yani hadislerin Muhammed'e ait olmadığını, hepsinin uydurma olduğunu düşünmek mümkün değil.

Benim hala anlam veremediğim şey şu. Bu kadar saçmalık nasıl bir araya gelebiliyor. Halbuki kendilerinden önce bu topraklarda yaşamış ve güçlü kültürel ürünler vermiş uygarlıklar var. Böyle bir cehalet ve ilkellik nasıl yaşıyor Araplarda. Aynı topraklarda

M.Ö. 5000-2000 arası Sümer uygarlığı
M.Ö. 4000-2000 arası Mısır uygarlığı
M.Ö. 2000-500 arası Babil, Asur, Kenan vb. uygarlıkları
M.Ö. 1000-300 arası Pers uygarlığı
M.Ö. 300- M.S. 300 arası Yunan uygarlığı etkileri

Tarihler üç aşağı beş yukarı aklımda kaldığı kadarıyla. Nasıl oluyor da M.S. 600'da hepsinden daha geri bir ucube çıkıyor ortaya. Bir tane mantıklı laf var mı şu hadislerde gerçekten. Hiçbir peygamber bu kadar saçma laflar etmemiştir herhalde.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 17-06-2006, 03:10
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Hadislerden İnciler(7)

Hadis No : 4816
Ravi: Cabir
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kul, hayrıyla, şerriyle kadere inanmadıkça, kendine (hayır ve şerden) isabet edecek şeyi atlatamayacağını, (hayır ve şerden) kaçacak olan şeyi de yakalamayacağını bilmedikce iman etmiş olmaz." *
Kaynak: Tirmizi, Kader 10, 2145

Hadis No : 4833
Ravi: Huzeyfe
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her ümmetin Mecusileri vardır. Bu ümmetin Mecusileri "kader yoktur!" diyenlerdir. Bunlardan kim ölürse cenazelerinde hazır bulunmayın. Onlardan kim hastalanırsa ona ziyarette bulunmayın. Onlar Deccal bölüğüdür. Onları Deccal'e ilhak etmek Allah üzerine bir haktır." *
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 17, (4692)

Hadis No : 4837
Ravi: Nafi
Tanım: Bir adam İbnu Ömer (ra)'e gelerek: "Falan kimse sana selam ediyor!" diyerek, Şamlı birisinden selam getirdi. İbnu Ömer (ra): "Bana ulaştığına göre, o kimse kaderi inkar ediyormuş. Eğer o böyle bir bid'a fikre saplandı ise, sakın ona benden selam söyleme! Zira ben, Resulullah (sav)'ı işittim: "Bu ümmette hasf (yere batırma), mesh (suret değişmesi) [ve kazf = taş yağması)] olacak. Bu musibetler kaderi inkar edenlere gelecek." *
Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 7, (4613); Tirmizi, Kader 7, (2153, 2154

Hadis No : 4826
Ravi: İbnu Amr İbni'l-As
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah (cin ve ins dahil) mahlukatını bir karanlık içinde yarattı. Sonra üzerlerine kendi nurundan serpti. Bu nur, kimlere isabet ettiyse hidayeti buldular, kimlere de isabet etmediyse sapıttılar. Bu sebeple diyorum ki: "Kalem, Allah Teala'nın ilmi hususunda kurumuştur." *
Kaynak: Tirmizi, İman 18, (2644)

Hadis No : 4828
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kuvvetli mü'min, Allah nazarında zayıf mü'minden daha sevgili ve daha hayırlıdır. Aslında her ikisinde de bir hayır vardır. Sana faydalı olan şeye karşı gayret göster. Allah'tan yardım dile, acz izhar etme. Bir musibet başına gelirse: "Eğer şöyle yapsaydım bu başıma gelmezdi" deme. "Allah takdir etmiştir. Onun dilediği olur!" de! Zira "eğer" kelimesi şeytan işine kapı açar." *
Kaynak: Müslim, Kader 34, (2664) *

Hadis No : 4818
Ravi: İbnu Amr İbni'l-As
Tanım: Resulullah (sav), elinde iki kitap olduğu halde yanımıza geldi ve: "Bu iki kitap nedir biliyor musunuz?" buyurdular. Cevaben: "Hayır, ey Allah'ın Resulü! bilmiyoruz. Ancak bildirmenizi istiyoruz!" dedik. Bunun üzerine sağ elindekini göstererek: "Bu Rabbülalemin'den (gelmiş) bir kitaptır, içerisinde cennet ehlinin isimleri mevcuttur. Hatta onların babalarının ve kabilelerinin isimleri de mevcuttur ve sonunda da icmal yapmıştır. Bunlara asla ne ilave yapılır, ne de onlardan eksiltmeye yer verilir. Hiç değişmeden ebedi olarak sabit kalır" buyurdular. Sonra sol elindekini göstererek: "Bu da Rabbülalemin'den bir kitaptır. Bunun içinde de ateş ehlinin isimleri, onların atalarının isimleri ve kabilelerinin isimleri vardır. En sonda da icmallerini yapmıştır. Bunlara asla ne ziyade yapılır, ne de eksiltmeye yer verilir!" buyurdular. Ashabı sordu: "Öyleyse ey Allah'ın Resulü, niye amel ediliyor? Madem ki her şey önceden olmuş bitmiş, yazılmış ve artık yazma işinden fariğ olunmuş (bir daha yapma gayreti de niye)?" Resulullah şu cevabı verdi: "Siz amelinizle doğruyu ve istikameti arayın! İtidali koruyun. Zira, cennetlik olan kimsenin ameli, cennet ehlinin ameliyle sonlanır; (daha önce) ne çeşit amel yapmış olursa olsun. Keza cehennemlik olanın ameli de cehennem ehlinin ameliyle sonlanır, hangi çeşit amel ile amel etmiş olursa olsun!" Resulullah (sav), sonra elindeki kitapları atıp, elleriyle işaret ederek dedi ki: "Rabbiniz kullardan artık fariğ oldu, bir kısmı cennetlik, bir kısmı da cehennemliktir." *
Kaynak: Tirmizi, Kader 8, (2142) *

Hadis No : 4821
Ravi: İbnu Mes'ud
Tanım: Sadık ve Masduk olan Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra bu kadar müddette "alaka" olur. Sonra bu kadar müddette "mudga" olur. Sonra Allah bir meleği dört kelimeyle gönderir: (Bu melek) rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar, sonra ona ruh üflenir. Kendinden başka ilah olmayan Zat'a yemin olsun, sizden biri, (hayatı boyunca) cennet ehlinin ameliyle amel eder. Öyle ki, kendisiyle cennet arasında bir ziralık mesafe kaldığı zaman ona yazışı galebe çalar ve cehennem ehlinin ameliyle amel ederek cehenneme girer. Aynı şekilde sizden biri (hayatı boyunca) cehennem ehlinin amelini işler. Kendisiyle cehennem arasında bir ziralık mesafe kalınca yazışı ona galebe çalar ve cennet ehlinin amelini isteyerek cennete girer." [Rezin şu ziyadede bulundu: "Resulullah şunu da buyurdular: "Nutfe düştü mü, kırk gün rahimde uçar. Sonra kırk günde alaka olur. Sonra kırk günde mudga olur. Bir nefis olarak yaratılma safhasına gelince, Allah onu tasvir edecek (şekillendirecek) bir melek gönderir. Melek iki parmağının arasında toprak olduğu halde gelir. Onu mudgaya karıştırır. Sonra onu yoğurur, sonra da emredildiği üzere onu tasvir eder."] *
Kaynak: Buhari, Kader 1, Bed'ü'l-Halk 6, Enbiya 1, Tevhid 28; Müslim, Kader 1, (2643); Ebu Davud, Sünnet 17,

Hadis No : 4822
Ravi: Amr İbnu Vasıta
Tanım: Abdullah İbnu Mes'ud (ra)'u dinledim. Demişti ki; "Şaki, annesinin karnında iken şaki olandır. Said de başkasından ibret alandır." (Bunu işittikten sonra) Resulullah (sav)'ın ashabından Huzeyfe denen zata uğradı ve İbnu Mes'ud'un söylediğini anlattı ve sordu: "Kişi amelsiz nasıl şaki olur?" Huzeyfe (ra): "Buna hayret mi ediyorsun? Ben Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim: "Nutfenin (rahme düşmesinden sonra) kırk iki gece geçti mi, Allah ona bir melek gönderir (ve onun vasıtasıyla) nutfeyi şekillendirir; işitmesini, görmesini, derisini, etini, kemiğini yaratır. Sonra melek sorar: "Ey Rahim! Bu erkek mi, dişi mi?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Sonra sorar: "Ey Rabbim! Eceli nedir?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Tekrar sorar: "Ey Rabbim! Rızkı nedir?" Rabbin dilediğini hükmeder, melek de yazar. Sonra melek elinde sahife olduğu halde çıkar. Artık buna ne bir şey ilave eder ne de eksiltir." *
Kaynak: Müslim, Kader 3, (2645)

Hadis No : 4838
Ravi: İbnu Amr İbni'l-As
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah mahlukatın miktarlarını, semavat ve arzı yaratmazdan elli bin sene evvel, arşı da su üzerinde iken yazdı." *
Kaynak: Müslim, Kader 16, (2663); Tirmizi, Kader 18, (2157) *

Hadis No : 4829
Ravi: Aişe
Tanım: Bir çocuk ölmüştü. Ben: "Ne mutlu ona! Cennet kuşlanndan bir kuş oldu!" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Sen Allah'ın cenneti de cehennemi de yarattığını, beriki için de öteki için de ahali yarattığını bilmiyor musun?" buyurdular. *
Kaynak: Müslim, Kader 30, (2662); Nesai, Cenaiz 58, (4, 57); Ebu Davud, Sünnet 18, (4713) *

Hadis No : 4830
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Resulullah (sav)'dan müşriklerin çocukları hakkında sorulmuştu. "Allah onları yarattığı zaman ne yapacaklarını iyi biliyordu!" buyurdular. *
Kaynak: Buhari, Kader 3, Cenaiz 93; Müslim, Kader 28, (2660); Ebu Davud, Sünnet 18, (4711); Nesai, Cenaiz 60 *

(Biliyorsunuz imanın şartlarından biri kadere inanmaktır.Kadere inanmadığınız sürece müslüman ola-
mazsınız.''Allahın dediği olur.''temel ilkeleridir.Allah zaten her kesin kaderini belirlemiştir.Bu kaçınıl-
mazdır.Siz ne yaparsanız yapın her şey takdir-i ilahidir.Sizin aklınız iradeniz önemli değildir.Yoksul
olarak dünyaya gelmişseniz bu anlayışa göre yoksul olarak öleceksiniz.Yoksulluk benim kaderimdir
deyip oturup kalkıp allaha şükredeceksiniz.Eğer şöyle yapsaydım başıma bunlar gelmezdi demek yok.
Onlara göre''Eğer''kelimesi şeytana kapı açar.''Sakın bana uydurma hadislerden söz etmesinler.Çünkü
işlerine gelmeyenleri uydurmadır deyip işin içinden çıkıverirler.Takiyyecilikte üstlerine yoktur.Biz
her halde uzayda yaşamıyoruz.Müslüman bir ülkede yaşıyoruz.Mesleğim gereği bir çok yerde görev
yaptım.Bu dinden kaynaklanan kaderci anlayışı net bir şekilde gördüm.Bu kaderci anlayıştan dolayı-
dır ki müslüman ülkeler hep geri kalmıştır.Bir eğitimci olarak diyorum ki kaderimiz bizim kendi elimiz-
dedir.Kader bir aldatmadır...uyutmadır...sömürüdür...Bilimsel düşüncede kadere yer yoktur.Yeter
ki iradenizi kulanın.İradeli olduğunuz sürece aşamıyacağınız engel yoktur.Hadislerde bir şey dikkatimi
çekti.Bu nasıl allahtır ki kulları arasına kin ve nefret tohumları ekiyor.Kadere inanmayanlara düşman
gözüyle bakılıyor.Halbuki onların anlayışına göre onların sorumlusu da allahın kendisi değil midir?
Kuranda da hadislerde de bu açık bir şekilde ortaya konulmamış mıdır?Kuranın allahı imanlı kullarını
hep el üstünde tutuyor.Diğerleri sanki onun kulları değil...Onlar cennetlik...Diğerleri cehennemlik...
Sen zaten onların kaderlerini belirlemişsin.Düşünen ve sorgulayan bir kulun olarak bu ne yaman
çelişki yüce allah!...Ama ben iyi biliyorum ki sen kuranın allahısın.Darısı bunları bilmeyenlerin başına....Ne dersiniz?....)
(Devam edecek)
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 17-06-2006, 09:33
ulas1 ulas1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Feb 2006
Bulunduğu yer: ADANA
Mesajlar: 72
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Zamanında diyanetinde kitaplarında bulunan hadislerden hoşuna gitmeyenleri kaldıracaklarmış ve yeni düzenlemeler yapıp yeniden kitap haline gitirilecekmiş.bazı hadislerin yanlış intibabıraktığını özelliklede kadın haklarıyla ilgili hadisler üzerinde baya bir kayıt silmeyi düşünüyorlar.gerekçede yalan hadis olmasıymış.bugune kadar akılları neredeydi bilmem ama
saklayabildikleri kadar saklasınlar. hadisi silerler ama kuranı ne yapacak bilmiyorum
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 19-06-2006, 02:47
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

(Sargon)
Bir insan gerçekte bilmediği konular hakkında böyle arka arkaya bir sürü saçma sapan şeyi nasıl sıralayabilir. Aydan, güneşten, cennetten, meleklerin büyüklüğünden, hayvanlardan, kıyametten, herşeyden bilgisi var ama hepsi de uydurma, deli saçmaları. Hadislerin bir kısmı uydurma olabilir tabii. (ayrıca bunlar kutubu sidde hadisleri) Ama bir kısmı bile bize bir fikir vermeye yetiyor. Yani hadislerin Muhammed'e ait olmadığını, hepsinin uydurma olduğunu düşünmek mümkün değil.

Sevgili Sargon,
Bu tabu dokunulmazlığı sayesinde bu günlere geldi.Bu tabuya dokunulduğu zaman
bir saçmalıktan ibaret olduğu açık ve net bir şekilde ortaya çıkıyor.Turan
Dursun ve İlhan Arsel bu tabunun gerçek yüzünü zaten bizlere gösterdiler.
Ama toplum olarak eğitim ve kültür seviyemiz düşük.Okuyan bir toplum değiliz.
Böyle olunca da varlıklarını sürdürmeye devam ediyorlar.En çok garibime giden
de bu kutsal kitabın mükemmel bir kitap olduğu safsatasıdır.Gerek kutsal kitap
gerekse hadislerin içeriği konusunda insanların yeterince bilgilerinin olmadığı
kanısındayım.Kuran bir nevi putlaştırılmıştır.Çünkü babamdan biliyorum.Beyaz
bir örtünün içinde duvara asılı olarak dururdu.Hadislere gelince.Bu hadisler
gökten zembille inmedi.Kutsal kitapları temel alınarak şahitli ve ispatlı
bu hadisler oluşturuldu.O dönemin bilgisi ve kültürüdür bu hadisler.Asıl sorun
orta çağa ait yetersiz bir kitabın yarattığı sıkıntılardır.Orta çağda bilim
ne gezer.Bilim olmayınca adamlar kafalarına estiği gibi yorum yapmışlar.Çağı-
mızda bilgi çağı olunca hadisler uydurma oluyor.Şimdi merak ediyorum güya
saçma ayetler ayıklanacakmış.O zaman doğru dürüst hadis kalmaz ki.Bir de diğer
müslüman ülkelerin tavrı ne olacak.Eğer onlar da kabul ederlerse demek ki
islamda reform olayı başlayacak.Bence de doğrusunu yapmış olacaklar.Avrupa
reformlar yoluyla dinlerini çağa uyarladılar.Darısı müslüman ülkelerin başına.
Ne gariptir ki kitabımız değişmedi diye övünüyorlar.Değişecek dostum değişecek.
Çünkü değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.Yorumlarda değiştiler.Yakında
pratikte de değişecekler.Değişmedikleri sürece yok olmaya mahkumdurlar.Er geç
bu gerçeği göreceklerdir.Sevgilerimle...
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 20-06-2006, 02:10
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Hadislerden İnciler(8)

Hadis No : 5361
Ravi: İbnu Ömer
Tanım: Resulullah (sav) (bir bayram namazında kadınlar tarafına geçerek): "Ey kadınlar cemaati! (Allah yolunda) sadakada bulunun, istiğfarı çok yapın. Zira ben siz kadınların cehennemde çoğunluğu teşkil ettiğini gördüm" buyurdular. Dinleyenlerden cesaretli bir kadın: "Niye cehennemliklerin çoğunu kadınlar teşkil ediyor, neyimiz var?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Ağzınızdan kötü söz çıkıyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan sizden başkasını görmedim!" dedi. O kadın tekrar: "Ey Allah'ın Resulü! Aklı ve dini eksik ne demek?" diye sorunca Aleyhissalatu vesselam açıkladı: "Aklı noksan tabiri, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk olmasını ifade eder. Dinlerinin eksik olması tabiri de onların (hayız dönemlerinde) günlerce namaz kılmamalarını, Ramazan ayında oruç tutmamalarını ifade eder." *
Kaynak: Buhari, Hayz 6, Zekat 44, İman 21, Küsuf 9, Nikah 88; Müslim, Küsuf 17, (907), İman 132, (79); Nesai

Hadis No : 5360
Ravi: Huzeyfe
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hamr (sarhoş edici içki), günahın her çeşidinin kaynağıdır. Kadın, şeytanın oltasıdır, dünya sevgisi her çeşit hatanın başıdır." [Rezin tahriç etmiştir.] *
Kaynak: Rezin

Hadis No : 1735
Ravi: Sevban
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ciddi bir sebep olmadan, kocasından hul' yoluyla boşanan kadın, cennetin kokusunu alamaz." [Ebu Davud'un bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Hangi kadın zevcesinden boşanma taleb ederse..." Ebu Hüreyre'nin Nesai'de gelen bir rivayetinde: "Kocasından hul' suretiyle boşanan kadınlar (günahça) münafıklar gibidir" buyurulmuştur.] *
Kaynak: Tirmizi,Talak 11, (1186, 1187); Ebu Davud, Talak 18, (2226); Nesai, Talak 34, (6, 168) *

Hadis No : 1736
Ravi: İbnu Abbas
Tanım: Sabit İbnu Kays İbni Şemmas (ra)'nın hanımı Hz. Peygamber (sav)'e gelerek: "Ben Sabit'i ahlak ve diyanetinden dolayı itab etmiyorum. Ancak İslam'da küfre düşmekten korkuyorum -bu sözüyle nefret ettiğini söylemek istedi-" dedi. Resulullah (sav): "(Mehir olarak aldığın) bahçesini iade eder misin?" diye sordu. Kadın: "Evet!" deyince, Sabit'e: "Bahçeyi al ve onu boşa!" dedi. *
Kaynak: Buhari, Talak 12; Nesai, Talak 34, (6, 169); İbnu Mace, Talak 22, (2056)

Hadis No : 4294
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah kıskançtır, mü'min de kıskançtır. Allah'ın kıskanması, mü'minin Allah'ın haram ettiği şeyi yapmasıdır. *
Kaynak: Buhari, Nikah 107; Müslim, Tevbe 36, (2761); Tirmizi, Rada 14, (1168) *

Hadis No : 4295
Ravi: İbnu Mes'ud
Tanım: Resulullah (sav)'ı işittim, şöyle diyordu: "Allah'dan daha kıskanç kimse yoktur. Bu sebeptendir ki fevahişin açığını da kapalısını da haram kıldı. Medihten Allah kadar hoşlanan bir kimse de yoktur. Bu sebeptendir ki nefsini medhetmiştir." *
Kaynak: Buhari, Nikah 107, Tefsir, En'am 7, Tefsir A'raf 1, Tevhid 15; Müslim, Tevbe 33, (2760); Tirmizi, *

Hadis No : 4296
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Sa'd İbnu Ubade (ra) dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, ben zevcemle birlikte bir adam yakalasam, dört şahit getirinceye kadar ona mühlet mi tanıyacağım?" "Evet!" buyurdu Aleyhissalatu vesselam. Sa'd: "Asla dedi, seni hakla gönderen Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun, şahid aramazdan önce kılıncımı indiririm." Resulullah (sav): "Şu efendinizin söylediğine bakın! Evet (biliyoruz ki) o kıskanç bir adamdır. Ama ben ondan da kıskancım, Allah da benden kıskanç" *
Kaynak: Müslim, Li'an 16, (1498); Muvatta, Akdiye 17, (2, 737); Ebu Davud, Diyat 12, (4532) *

Hadis No : 4297
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) bir gece yanımdan çıkıp gitmişti. (Benim nöbetimde) hanımlarından birinin yanına gitmiş olabilir diye içime kıskançlık düştü. Geri gelince halimi anladı ve: "Kıskandın mı yoksa?" dedi. Ben de: "Evet! Benim gibi biri senin gibi birini kıskanmaz da ne yapar?" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Sana yine şeytanın gelmiş olmalı" dedi. Ben: "Benimle şeytan mı var?" dedim. "Şeytanı olmayan kimse yoktur" dedi. "Seninle de var mı?" dedim. "Evet, ancak ona karşı Allah bana yardımcı oldu da müslüman oldu" buyurdu. *
Kaynak: Müslim, Münafıkun 70, (2815); Nesai, İşretü'n-Nisa 4 (7, 72)

Hadis No : 4298
Ravi: Aişe
Tanım: Safiyye (ra) gibi güzel yemek yapanı görmedim. (Bir defasında) Resulullah (sav) benim odamda iken, Safiyye ona yemek yapıp [göndermişti]. Çok şiddetli bir kıskançlık hissettim. Öyle ki beni bir titreme sardı. (Gidip) kabını kırdım, sonra da pişman oldum ve: "Ey Allah'ın Resulü" dedim, "yaptığım bu hareketin keffareti nedir?" "Tabağa aynıyla tabak, yemeğe misliyle yemek" buyurdular. *
Kaynak: Ebu Davud, Büyu 91 (3568); Nesai, İşaretu'n-Nisa 4, (7, 71) *

Hadis No : 5351
Ravi: Ubey İbnu Ka'b
Tanım: Resulullah (sav) gecenin üçte ikisi geçince kalkar ve: "Ey insanlar! Allah'ı zikredin! Allah'ı zikredin! "Sarsıcı" kesinlikle gelecektir; "takipçi" de onun arkasından gelecektir. Ölüm, içindeki (şiddet ve sıkıntılarla gelecek, (öyleyse ahirete hazırlanın!)" derdi. Übey devamla dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü dedim, ben sana çok salat oku(mak istiyorum. (Duamda) ne miktarını sana salat u selam yapayım?" "Dilediğin kadar!" buyurdular. "Dörtte bir (yeter mi)?" dedim. "Dilediğin kadar!" buyurdular, "Eğer artırırsan, bu senin için daha hayırlı!" dediler. "Üçte iki(ye ne dersiniz?)" dedim. "Dilediğin kadar!" buyurdular, "Eğer artırırsan, bu senin için daha iyi!" dediler. "(Kendim için dua ettiğim vaktin) tamamını size salat u selam okumaya ayırayım mı?" dedim. "Bu takdirde, (dünyevi ve uhrevi) dilediğin kabul edilir, günahın affedilir!" buyurdular. *
Kaynak: Tirmizi, Kıyamet 24, (2459)

Hadis No : 1934
Ravi: Ebu Ümame
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim yatağına temiz (abdestli) olarak girer ve uyku basıncaya kadar Allah'ı zikrederse gecenin herhangi bir saatinde uyanıp da Allah'tan dünya veya ahiret hayırlarından bir şey isterse Allah Teala, istediğini mutlaka ona verir." *
Kaynak: Tirmizi, Da'avat 100, (3525)

Hadis No : 1930
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir yere oturur ve orada Allah'ı zikretmez (ve hiç zikretmeden kalkar) ise Allah'tan ona bir noksanlık vardır. Kim bir yere yatar, orada Allah'ı zikretmezse, ona Allah'tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür ve bu esnada Allah'ı zikretmezse, Allah'tan ona bir noksanlık vardır." [Hadisin metni Ebu Davud'a aittir. Sondaki ziyade İbnu Hibban'ın Mevarid'inden alınmadır (2319)] *
Kaynak: Ebu Davud, Edeb 31, (4866), 107, (6059); Tirmizi, Da'avat 8, (3377)

Hadis No : 1932
Ravi: Ebu Musa
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "İçerisinde Allah zikredilen evlerin misali ile içerisinde Allah zikredilmeyen evlerin misali, diri ile ölünün misali gibidir." *
Kaynak: Buhari, Da'avat 66; Müslim, Salatu'l-Müsafirin 211, (779)

Hadis No : 1931
Ravi: Ebu Müslim el-Eğarr
Tanım: Ben şehadet ederim ki Ebu Hüreyre ve Ebu Said (ra) Resulullah (sav)'ın şöyle söylediğine şehadet ettiler: "Bir cemaat oturup Allah'ı zikrederse, mutlaka melekler etraflarını sarar, Allah'ın rahmeti onları bürür, üstlerine sekine iner ve Allah onları yanında bulunan (büyük melek)lere anar." *
Kaynak: Müslim, Zikr 39, (2700); Tirmizi, Da'avat 7, (3375)

(Kadınlar aklen ve dinnen eksik yaratıklardır.Ve gerekçe olarak aklen=İki kadın şahitliğinin bir erkeğe
eşit olması.Dinnen=Kanamalarından dolayı namaz kılmamaları ve oruç tutmamaları.Güler misin?Ağlar
mısın?Üstelik cehennem kalabalığının çoğunluğunu kadınlar oluşturuyormuş.Gerekçe olarak erkeğe
itaat etmemeleri.Çünkü bunların gözünde kadın bir seks kölesidir.Erkeğinin tarlasıdır.İkinci sınıftır.
Erkeğine itaatkar evinin kadını olmalıdır.Onun söz hakkı yoktur.Efendisi ne derse ona uymalıdır.Kadın
adeta bunların gözünde bir şeytandır.Kesinlikle ona güvenilmez.Ondan sonra utanmadan islamiyet
kadına değer verir yalanını söylerler.Ey aklı başında kadınlarımız!...İşte kuranın allahı ve peygambe-
rinin size biçtiği değer.Yorum sizlere ait...Bu hadislerden bir şey daha anladım ki allah kıskançmış.
Adam zina olayında dört şahidi nasıl bulayım diyor.Kılıcım hangi güne duruyor o anda o kadını öldü-
rürüm diyor.Peygamber de ben ondan allah da benden daha çok kıskanç diye paye çıkarıyor.İşte
namus cinayetlerinin sebebinin bu zihniyet olduğunu artık kimsenin yadsımaması gerekir.Demek ki
dört şahit olayı işin hikayesi.Zaten bu dört şahit olayı bir saçmalıktı.Bu iki kişi gidip de dört kişinin
yanında bu işi yapacak değiller ya.Ama şunu da biliyoruz ki Ayşe için çıkan dedikodulardan dolayı
dört şahit getirildiği söyleniliyor.Bir de hadisin birinde peygamberin şark kurnazlığını görüyorum.
Bir salat pazarlığı görüyorum.Sonunda mümin kendine ait zamanını hep peygambere salat getirmeye
karar veriyor.Bunun karşılığında ise müminin dileklerinin kabul edileceği ve günahlarının bağışlanaca-
ğı belirtilir peygamber tarafından.Gerçi kuranda allahın bile peygambere salavat getirdiği ayeti var.
Bu ne ki daha...Bir de imanlı kardeşlerimize bir tavsiyem var.Yatağınıza abdestli bir şekilde girerek
allahı zikr ederek uyuyun.Gece uyandığınızda dileğiniz neyse allahınız onu kabul ediyor.Yani ister
bu dünyayla ilgili ister öbür dünyayla ilgili istekleriniz yerine geliyor.Denemesi bedava....)
(Devam edecek)
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 21-06-2006, 03:35
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Hadislerden İnciler(9)

Hadis No : 5350
Ravi: Ebu İdris el-Havlani
Tanım: Ebu İdris el-Havlani, Ebu Zerr (ra)'den anlatıyor: "Resulullah (sav), aziz ve celil olan Rabbinden naklen anlattığına göre, Rabb Teala şöyle buyurmuştur: "Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram ettim, onu sizin aranızda da haram kıldım. Öyleyse birbirinize zulmetmeyin. Ey kullarım! Hidayet verdiklerim dışında hepiniz dall (doğru yoldan sapmışlar)sınız. Öyleyse benden hidayet isteyin de sizi hidayet edeyim! Ey kullarım! Benim yedirdiklerim hariç, hepiniz açlarsınız. Öyleyse benden yiyecek isteyin de size yiyecek vereyim! Ey kullarım! Benim giydirdiklerim hariç hepiniz çıplaklarsınız! Öyleyse benden giyinme talep edin de sizleri giydireyim! Ey kullarım! Sizler gece ve gündüz hata işliyorsunuz. Ben ise bütün günahları affederim. Öyleyse benden mağfiret talep edin de sizleri bağışlayayım. Ey kullarım! Bana zarar verme mevkiine ulaşamazsınız ki bana zarar veresiniz! Bana fayda sağlama mertebesine de ulaşamazsınız ki bana menfaat sağlayasınız. Ey kullarım! Şayet sizlerin öncekileri, sonrakileri; insi olanları, cinni olanları hepsi de sizden en muttaki bir insanın kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümde hiç bir şeyi zerre miktar artırmazdı. Ey kullarım! Eğer sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insi olanlarınız, cinni olanlarınız sizden en facir bir kimsenin kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümden zerre kadar bir eksiklik hasıl etmezdi. Ey kullarım! Eğer sizlerin öncekileri ve sonrakileri, insi olanları, cinni olanları bir düzlükte toplanıp bana talepte bulunsaydiniz, ben de her insana istediğini verseydim, bu, benim nezdimde olandan, iğnenin denize batırıldığı zaman hasıl ettiği eksilme kadar bir noksanlık ancak meydana getirirdi. Ey kullarım! Bunlar sizin amelleriniz, onları sizin için sayıyorum. Sonra bunların karşılığını size ödeyeceğim. Öyleyse sizden kim bir hayırla karşılaşırsa Allah'a hamd etsin. Kim de hayır değil de başka bir şey bulursa, kendinden başka bir şeyi levmetmesin (kınamasın, başına geleni kendinden bilsin)." *
Kaynak: Müslim, Birr 55, (2577); Tirmizi, Kıyamet 49, (2497)

(Benim de Rab teala'ya cevabımdır.Ey Rab Teala!:Harama ve helala ne gerek vardı.Mademki nimet-
lerini yarattın.Haramı yaratmasaydın olmaz mı.Eğer kulların birbirine zülm ediyorsa bunun sorumlusu
sen değil misin?Hidayet verdiklerim diyorsun.Şimdi oldu mu rab teala.Tek şartla sana hidayet edece-
ğim.Tüm kullarına eşitliği sağla söz sana hidayet edeceğim.Bak yine yedirdiklerim hariç diyorsun.Yine
olmadı.Yemiyenler adına sana yalvarıyorum.Ben bir yiyen olarak ne olursun onlara da yedir.Onlar
gece gündüz sana dua ettikleri halde neden onlara yedirmiyorsun.Hani siz isteyin ben vereceğim
diyorsun.Hani nerde rab teala.Kullarınla dalga mı geçiyorsun?Senin giydirdiklerini biz iyi biliyoruz.
Eğer beni de onlar gibi giydirirsen istemiyorum.Ben bu halimden çok memnunum.Senin adını kullana-
rak ve *kul hakkı yiyerek hep giyiniyorlar.Sen ise bu olup bitenlere seyirci kalıyorsun.Ey rab teala.
Gece gündüz hata işlediğimi nerden çıkarıyorsun.O senin sevgili kullarına mahsus.Ben ne günah işlerim ne de afedilmeye ihtiyacım var.Zaten böyle dediğin için o sevgili kulların hata üstüne hata
işliyor.Ondan sonra rab tealamız bağışlayıcıdır deyip ibadete sarılıyorlar.Şu mülkünden insanlara
eşit bir şekilde dağıtsaydın ne kaybın olurdu.Kalkmışsın bir de övünüyorsun rab teala!...İğnenin denize
batırıldığı kadar bir noksanlığı niye kullarına çok gördün rab teala..Bu mu büyüklük.Bu mu adalet.
Bu mu her şeye kadir olmak rab teala...Ben size sonra bunların karşılığını ödeyeceğim diyorsun.Ben
yanına gelince mi rab teala...İstemez kalsın...Çocuk mu kandırıyorsun...Bana bu dünyada cehennemi
yaşat ondan sonra da öbür dünyayla beni avut.İyilikler benden kötülükler nefsinizden diyorsun.Şimdi
bu senin büyüklüğüne yakışıyor mu rab teala.Hani sen her şeye kadir değil miydin rab teala?...
Benim sorumlum sen değil misin rab teala...Yoksa sen rab teala değil misin?...Birileri seni kullanarak
sömürü mü yapıyor?...Günahı da vebali de ikinizin boynuna....Başka ne diyeyim....Anlayan anlar...)

Hadis No : 1929
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah'ın, yollarda dolaşıp zikredenleri araştıran melekleri vardır. Allahu Teala'yı zikreden bir cemaate rastlarlarsa, birbirlerini "Aradığınıza gelin!" diye çağırırlar. (Hepsi gelip) onları kanatlarıyla kuşatarak dünya semasına kadar arayı doldururlar. Allah, -onları en iyi bilen olduğu halde- meleklere sorar: "Kullarım ne diyorlar?" "Seni tesbih ediyorlar, sana tekbir okuyorlar, sana tahmid okuyorlar. Sana ta'zim (temcid) ediyorlar" derler. Rabb Teala sormaya devam eder: "Onlar beni gördüler mi?" "Hayır!" derler. "Ya görselerdi ne yaparlardı?" "Eğer seni görselerdi ibadette çok daha ileri giderler; çok daha fazla ta'zim, çok daha fazla tesbihde bulunurlardı" derler. Allah tekrar sorar: "Onlar ne istiyorlar?" "Senden," derler, "cennet istiyorlar" "Cenneti gördüler mi?" der, "Hayır ey Rabbimiz." derler. "Ya görselerdi ne yaparlardı?" der. "Eğer görselerdi," derler, "cennet için daha çok hırs gösterirler, onu daha ısrarla isterler, ona daha çok rağbet gösterirlerdi." Allah Teala sormaya devam eder: "Neden istiaze ediyorlar?" "Cehennemden istiaze ediyorlar" derler. "Onu gördüler mi?" der. "Hayır Rabbimiz, görmediler" derler. "Ya görselerdi ne yaparlardı?" der. "Eğer cehennemi görselerdi ondan daha şiddetli kaçarlar, daha şiddetli korkarlardı" derler. Bunun üzerine Rabb Teala şunu söyler: "Sizi şahid kılıyorum, onları affettim!" Resulullah (sav) sözüne devamla şunu anlattı: "Onlardan bir melek der ki: "Bunların arasında falanca günahkar kul dahi var. Bu onlardan değil. O başka bir maksadla uğramıştı, oturuverdi." Allah Teala: "Onu da affettim, onlar öyle bir cemaat ki onlarla oturanlar da onlar sayesinde bedbaht olmazlar" buyurur. *
Kaynak: Buhari, Da'avat 66; Müslim, Zikr 25, (2689); Tirmizi, Da'avat 140, (3595)

(Bu sefer seni terletmeyeceğim sorularımla rab teala...Ben de tüm insanları şahit tutarak kullarını
aldattığın için seni af etmiyorum rab teala.Çünkü sen bizi değil biz seni yarattık rab teala.Böyle
rab tealayı başımıza musallat edenler utansın.Şu insanoğlu ne kadar garip değil mi?...)
(Devam edecek)
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 21-06-2006, 06:01
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.615

Onur Üyeliği 

Standart Re: HADİSLERDEN İNCİLER

Cocukluk yillarimdan beri gorusum, tanri kavramini, bizim, insanlarin yarattigidir.
Zaten ne kadar insana benziyor su allah. Seviyor, nefret ediyor, kiziyor, kiskaniyor, yakiyor, yikiyor, toplu insan kirimina girisiyor, kendi fikrinin en dogrusu oldugunu, ona itaat etmeyenleri ebediyen aci cektirecegi tehditlerini savuruyor.
* Su dunyadaki zevkleri yasaklarken, cennetin zevk ve sefa alemi olacagini vaadediyor, yani celisiyor. Peygamberlerine ozel seks ayetleri indirip, onlarin da tasvibini aliyor.
Sanki dunyayi yonetmeyi kafaya koymus bir DIKTATOR, Etrafinda dalkavuklari.
*Daha saymakla bitiremiyecegimiz insani ozellikleri biriktirmis, insandan tek farki, hayali ,varligi hakkinda hicbir emare olmayan, sadece fikirlerde yasayabilir olmasi.
Bazilarimiz, fikirlerinin esiri olarak yasamayi kabul ederken, gercekle hayali ayirt edebilen kucuk bir zumre bu yoldan sapmayi yeg tutuyor,
Genel gorusun aksine, insan ve insanligi on planda tutan bu gurup .en acimasiz tartismaya , kufure, tehdit ve hakarete maaruz tutulup, hatta olduruluyor.
Hepimizin gozdesi,"Kofteci cemal" ne guzel dile getirebiliyor, insanligin ne oldugunu nasil olmasi gerektigini.
Semavi dinlerin tanrisi, biz ateistlerin saygisini coktan kaybettigi gibi, icinde insanlik emaresi bulunan,ancak bir yaratici oldugunu savunan, Aldostu,Pante, Sodomo,CEmaL,gibilerinin de tanrisi *olmadigi muhakkak.
*Saygilar ve sevgiler tum insan olabilenlere.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler

Başlık Düzenleme Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:38 .